Nasıl anlatsam?


Gülseren E. YENİÇAY

Gülseren E. YENİÇAY

22 Kasım 2020, 08:48

‘İki köy arasında kaldık!
Dışarı çıksan Tahtalıköy!
Evde kalsan Bakırköy!’
Korona nedeniyle hafta sonu geceleri sokağa çıkma yasağı geldi ya, tekerleme gibi bu deyiş neredeyse çoğunluğun ağzından düşmüyor.
‘Tahtalıköy’ ile ‘Bakırköy!’ sözcüklerinden ne demek istendiğini her halde bilmeyen yok gibidir…
Zaten son günlerde hepimiz bir yakınımızın, bir tanıdığımızın mutlaka ve mutlaka covid- 19’dan vefat ettiğini öğreniyoruz…
Dün çok değerli akrabam Neriman Yağcı’nın korona illetini atlatamayarak aramızdan ayrıldığını öğrendim…
İyiliklerini, hayırlarını, saygınlığını, hanımefendiliğini anlatacak halde değilim…
Sayısız isim var…
Hangi birini yazayım, anlatayım…
Milli Piyango’nun bir zamanlar ‘Size de çıkabilir!’ diye bir sloganı vardı…
Şimdi bu sloganı, ‘Siz de olabilirsiniz!’ diye kullanabiliriz.

Faydası yok…

Biri, ‘İnsan beklemeyi, artık bekleyecek bir şeyi kalmadığında öğrenir!’ demiş…
Kafa karıştıran bir deyiş,,,
Aynen şöyle:
‘Herkes iyi insanlarla karşılaşmak istiyor; ama hiç kimse iyi olmak için uğraşmıyor…’
‘Ne garip!’ değil mi?
Sözün özetini Adnan Erbesler söylüyor:
‘Lütfen alışkanlık yapın;
Güne gülümseyerek başlayın;
Gün, yaşanır biter…
Tekrarı yok!
Gülümseyin…
Ağlamayın size bir faydası yok…’

Yararlanmayı biliyorlar

Birilerine yine iş çıktı…
Televizyonlarda gördüğümüz bazı sahtekarlar var…
Nedense bunların ne mal olduklarını biz öğrendik ama tv, yöneticileri ya da patronları, program yapıcıları öğrenemedi gitti…
Zaten birçoğunun da belli bir ücret ödeyerek ekrana çıkarıldıklarını da bilmeyenimiz yok ama bunlara inananımız da çok…
Hepsi bir günde ‘koranadan nasıl kurtulacağımızı’ yazıyor, kitaplarını pazarlıyor…
Aynen Nasreddin Hoca’nın fıkrasında olduğu gibi…
Hoca’ya ‘Eski ayları ne yaparlar?’ diye sorduklarında, ‘Kırpar kırpar yıldız yaparlar!’ yanıtını verdiği gibi…
Adam açıkça Dünya Sağlık Örgütünü ya da bilimsel çalışma yapanları eleştirmiyor, ‘Yalan!’ diyebiliyor bilime…
Hatırlarsanız, bir zamanlar şarlatanlar çıkmış, ‘Çocuklarınızı da kendinizi aşı yaptırmayın!’ diyecek kadar ileri gitmişlerdi…
Şimdi bunlar kobay gibi kullanılmaya bile razılar, ölüm korkusu ile…
Ama ‘Biz felaketleri menfaate çevirmeyi biliriz!’ diyenler, biraz da mürekkep yalayanlar sahneyi bir şekilde boş bırakmıyorlar.
‘Kitabımda tarif ettiğim çayı iç, kitabımda tarif ettiğim yemeyi ye!’ gibi laflarla insanların beynine girmeyi, ceplerindekini almayı beceriyorlar…
Bazıları da, sahte ilaç ya da bir başka imalatı satarak halkın sağlığı ile oynamayı önemsemiyorlar…
Ama şöyle de bir gerçek var..

Faydası yokmuş…

Dünya genelinde sağlık uzmanları Corona virüsü enfeksiyonuna karşı hangi ilaçların kullanılması gerektiği konusunda fikir ayrılığına düşerken Dünya Sağlık Örgütü’nden (WHO) yeni bir açıklama geldi.
WHO yetkilileri virüs enfeksiyonu nedeniyle hastaneye yatırılan hastalarda Remdesivir ilacının kullanılmasına karşı çıktı.
WHO’nun açıklamasında, Amerika başta olmak üzere birçok ülkede Corona virüsüne yakalananların tedavisinde kullanılan bu ilacın ölüm riskini azalttığı ya da solunum cihazı gereksinimini ortadan kaldırdığı yönünde bilimsel bir kanıt olmadığının altı çizildi.
Şimdi bir de bizim gerçeğimize bakalım;

Kabul olur mu?

Ben şaşırdım…
Bakalım siz ne diyeceksiniz?
AKP İzmir Milletvekili ve Plan ve Bütçe Komisyonu Üyesi Yaşar Kırkpınar, TBMM’de devam eden bütçe görüşmeleri esnasında Kemalpaşa, Kiraz, Dikili ve Aliağa ilçelerinde yapılacak olan hastaneler için Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’dan destek istedi.
Verilen bilgiye göre, İzmir Milletvekili ve Plan ve Bütçe Komisyonu Üyesi Yaşar Kırkpınar, TBMM’de devam eden bütçe görüşmelerinde İzmir ve İzmirlilerin talep ve beklentilerini bakanlara aktarmaya devam ediyor. Milletvekili Kırkpınar, Sağlık Bakanlığı 2021 yılı bütçe görüşmeleri sırasında söz hakkı alarak hem bakanlığın çalışmalarını anlattı hem de İzmir’de bazı ilçe devlet hastanelerinde yapılacak olan çalışmalar noktasında Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’dan destek istedi.
Kırkpınar, ‘Hem ülkemiz hem de İzmir’imiz için yapmış olduğunuz hizmetler son derece önemlidir. Özellikle İzmir ile ilgili birkaç konuyu belirterek desteklerinizi talep ediyoruz.
İzmirli hemşehrilerimizin talebi de bu doğrultudadır.
Aliağa ilçemizde bulunan devlet hastanesi 65 yataklı olarak hizmet veriyor. Hazineye ait olan arazi üzerine inşaa edilecek olan 250 yataklı yeni devlet hastanesinin proje çalışmaları devam etmektedir.
Sürecin biraz hızlandırılmasını talep ediyoruz.
Yine Kemalpaşa ilçemizde 50 yataklı devlet hastanemizin ek olarak yapılacak olan 50 yataklı binanın ihalesi gerçekleştirildi, ödeneğin hızlandırılması noktasında himmetlerinizi bekliyoruz.
Dikili ilçemizde bulunan devlet hastanemiz 25 yataklı olarak hizmet veriyor.
70 Yataklı devlet hastanesinin ihalesi geçtiğimiz haziran ayında yapıldı. Ancak yer tesliminin henüz yapılmadığını sürecin hızlandırılması noktasında desteklerinizi bekliyoruz’ dedi.
Kiraz’da yapımına başlanan ancak büyükşehir belediyesi tarafından yürütmeyi durdurma kararı aldırılarak hastane inşaatının durdurulduğunu belirten Kırkpınar, şunları söyledi:
“Kiraz ilçemizde bulunan devlet hastanemiz 30 yataklı olarak hemşehrilerimize hizmet veriyor. İlçemizde çok ciddi anlamda yeni bir hastaneye ihtiyaç var. 75 yataklı yeni hastane inşaatının ihalesi sonuçlanmış ve inşaat çalışmaları başlatılmıştır.
Ancak İzmir Büyükşehir Belediyesi hastane inşaatının imar mevzuatına aykırı olduğunu, rant sağlandığını iddia ederek dava açıp çalışmaları durdurmuştur.
Buradan hem büyükşehir belediye başkanımıza hem de İzmir Milletvekillerimize seslenerek vatandaşlarımızın sağlığı için sürecin olumlu yönde sonuçlandırılması için desteklerini beklediğimizi ifade etmek istiyorum.’
Bu arada ben de bir ilave yapayım:
Urla Devlet Hastanesi’nin büyütüleceğini ve yatak sayısının arttırılacağını adı hiçbir zaman zirveden inmeyen İzmir Milletvekili Binali Yıldırım tarafından da ‘Müjde’ olarak iki seçim öncesinde açıklanmış ve duyurulmuştu.
Bunu da bu isteklere ilave edebiliriz.
Üstelik hiçbir mani yok…
Çünkü Başhekim de AKP’li, belediye Başkanı da Kayyum olarak atanan Kaymakam..
Daha fazla bir şey söylememe de gerek yok…
Çevre de müsait…
Ama şimdilik…
Şimdi bir de yine bir başka İzmir Milletvekili CHP’li Prof. Dr. Kamil Okyay Sındır’a kulak verelim:

İnananlar ve inanmayanlar var…

Sağlık Bakanlığı’nın 2021 yılı bütçesinin görüşüldüğü Plan ve Bütçe Komisyonunda konuşan CHP İzmir Milletvekili Kamil Okyay Sındır, tüm dünyanın ve Türkiye’nin salgınla savaştığı bir dönemde Sağlık Bakanlığı’na genel bütçeden yüzde 5,7’lik bir pay ayrılmasının asla kabul edilemez olduğunu söyledi.
Sındır, ‘İzmir’de bulaşıcı hastalıktan vefat sayısı 48, aynı gün Türkiye’de Kovid-19 vefat sayısı 103, iktidara kimse inanmıyor!’ dedi.
Sındır konuşmasında şu görüşe yer verdi:
‘Üniversite hastaneleri borç batağı altında;
Sağlık Uygulama Tebliği nedeniyle medikal ihtiyaçlarını alamıyorlar ve büyüyen borçlarını ödeyemiyorlar.
Üniversite hastanelerindeki bu borçlar artık içinden çıkılamaz bir hale gelmiş; tıbbi cihaz üreticisi ve tedarikçisi firmalara borçları yaklaşık 17 milyar liraya ulaşmış.
Bu 2021 yılında şehir hastanelerine ayrılan bütçeye neredeyse eşit. Sağlık Uygulama Tebliği'nde bir düzenleme yapılmasını gerekiyor. Türkiye’de sağlık sektöründe yaşanan sıkıntılar ortadayken Sağlık Bakanlığı’na genel bütçeden yüzde 5,7’lik bir pay ayrılması da asla kabul edilemez.
Salgının yurdumuzun dört bir yanını sardığı bir dönemde ve sağlık sektörünün alarm verdiği bir zamanda en azından yüzde 10’luk bir pay ayrılmalıydı.’

Bakanlık bütçesini kim yutuyor?

Sağlık Bakanlığı bütçesinde şehir hastanelerinin payına dikkat çeken Sındır, ‘Sağlık Bakanlığı'nın 2021 yılı bütçe teklifinde yer alan 77,9 milyarlık toplam bütçenin neredeyse dörtte biri yani yaklaşık yüzde 21,3'ü hizmet ve kira bedeli olarak şehir hastanelerine gidiyor.
Şehir hastanelerinin Bakanlığın sermaye giderlerindeki payı ise yüzde 53,8. 2022 yılında bunun yüzde 59,8'e çıkması öngörülüyor ve bakanlık toplam bütçesindeki oranı da yüzde 24,2. 2023 yılında ise şehir hastanelerinin Sağlık Bakanlığı bütçesindeki payı yüzde 25, bakanlık sermaye giderlerindeki payı ise yüzde 57,5 ulaşıyor.
Şehir hastaneleri bakanlık bütçesinin dörtte birini yutacak.
İktidar olarak, şehir hastanelerinde KÖİ, kamu-özel iş birliğindeki uygulamalardan vazgeçtiğinizi ifade ediyorsunuz ama pazarlık usulü yapılan ihalelerle sonuç değişmiyor. Yine aynı düzen bu şekliyle devam edecek’ dedi.

Ömrümüz yetmez

Bakın!
Bayraklı sırtlarında, Altınyol’dan Karşıyaka’ya giderken ya da Çanakkale yönünden gelirken gördüğümüz İzmir Şehir Hastanesi ben diyeyim iki, siz üç deyin…
Yani bu kadar açılışı ertelendi…
Bakan da bunu kabul etti ve ‘İnşallah 2021’de!’ dedi…
Yani bir şey kalmadı bu ifadeye göre…
Yani bütün para Reis’in ‘Hayalim!’ dediği bu inşaata gidiyor…
Karşıyaka Devlet Hastanesi yıkıldı…
Yerine yenisi yapıldı mı?
Bundan sonra kimse yapılmasını beklemesin…
İlçelerimizin beklentileri de şimdilik boş…
Herhalde AKP’li Milletvekilleri de bunu biliyorlardır..
Üstelik Milletvekili Kırkpınar’ın görevine düşen komisyon üyeleri bunu çok daha iyi biliyorlardır.
Para kimde ise o patrondur…
Ama para kimsede yok…
Bence ‘Canımızı veririz’ diyen İzmir’de birçok AKP’li müteahhit ve büyük paralar kazanan büyük iş adamları, onların dernekleri de var…
Onlar ortaya çıkıp bu sorunu seçimlerden önce seçsinler…
Yoksa hep lafta kalır…
Çoğumuzun ömrü de yetmez…

GÜNCEL

Çeşme Belediyesi 'Geri Dönüşüm İhalesi'ne çıkıyor

Çeşme Belediyesi ilçedeki geri dönüştürülebilir atıkların değerlendirilerek ekonomiye kazandırılması için üç yıllık süreliğine ihaleye çıkıyor.

Sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda adım adım ilerleyen Çeşme Belediyesi atıkların kontrol altına alınması ve doğal kaynakların verimli kullanılması amacıyla “Sıfır Atık” Projesi kapsamında ihaleye çıkıyor.
İhale neticesinde katı atık üretimi; önleme, geri dönüşüm ve tekrar kullanma yoluyla önemli ölçüde azaltılıp çevre kirliliği minimize edilerek, bölge ve ülke ekonomisine katkı sağlanacak.
Doğal kaynakların sürdürülebilir yönetimi ve etkin kullanımı teşvik edilerek israfın önlenmesi, enerji verimliliğinin tesis edilmesi ve “Sürdürülebilir Kalkınma İçin Küresel Amaçlar” metninin 11. Maddesi olan Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar ilkesi doğrultusunda kişi başına düşen olumsuz çevresel etkilerin azaltılması sağlanacaktır.

Bilinçsiz ilaç kullanıyoruz

18- 24 Kasım Dünya Antimikrobiyal Farkındalık Haftası tüm dünyada sağlık örgütleri tarafından kutlanmaktadır.
Bu hafta boyunca yapılan etkinliklerle Antimikrobiyal Direnç Gelişimine karşı her bireyde farkındalık oluşturmak hedefleniyor.
Antimikrobiyal direnç; canlılarda hastalığa neden olan mikroorganizmalara karşı gereksiz kullanılan başta antibiyotikler olmak üzere tüm ilaçlara karşı canlı organizmada kendiliğinden gelişen bir durumdur.
Canlı organizmanın gereksiz ilaç kullanımlarına bağlı olarak vücudundaki bakterilerde gelişen direnç onun hasta olduğunda ve gerçekten ihtiyacı olduğunda kullanması gereken ilaçlardan vücudunda gelişen dirençten dolayı yararlanamaması demektir.
Dolayısıyla bugün konuştuğumuz Covid- 19 pandemisi gibi yakın zamanda normalde tedavi edici ilacı olduğu halde vücudumuzda gelişen direnç nedeni ile basit hastalıkları bile atlatamamamız söz konusu olabilecektir.
Nasıl doğayı ve doğal olanı dengesini koruyarak yaşamamız tüm dünyada sağlık için önemli ise, hastalıklardan korunmaya yönelik önlemleri zamanında almak, koruyucu hekimliğin önemini tek sağlık yaklaşımı ile güçlendirmek de o kadar önemlidir.

Hayaller hayat olsun

‘Hayaller Hayat Olsun Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği’ yöneticileri ile üyeleri ve yardımseverler, Bornova’de bulunan Portakal Cafe’de sosyal mesafe kurallarına uyarak tanışma toplantısını gerçekleştirdi.
Toplantıda, hem tanışma hem de derneğin bu güne kadar yapmış olduğu sosyal ve kültürel faaliyetleri anlatıldı.
Toplantıya Bornova Belediye Başkan Yardımcısı Barbaros Taşer de katılım gösterdi
Dernek Başkanı Sayın Şahin Kaya, Hayaller Hayat Olsun Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği’nin yapmış olduğu faaliyetleri ve etkinlikler hakkında bilgilendirme yaptı.
Kaya, Hayaller Hayat Olsun Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği’nin dernek olmadan önce platform olarak faaliyetlerine başladığını ve 15 yıl boyunca binlerce aileye gıda, temizlik, giyim, ayakkabı, elektrik, su, kırtasiye, kira, maddi yardım, mobilya ve beyaz eşya gibi birçok ihtiyaçsal ve gerekli ürünlerle desteklerde bulunduğunu dile getirdi.
Bunun yanı sıra binlerce aileye iş bulma konularında vesile olduklarını ve sokak canlılarına kulübe yapıp mama ve yemekleri konusunda ihtiyaçlarını giderdiklerini belirtti.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.