Şüphesiz sizler de düşünmüşsünüzdür...

Neden Ak Parti 22 yıldır iktidarda ve...

Ak Parti bu süreci nasıl yönetti, hala da yönetiyor...

Tabii bu konuda çok çeşitli görüşler var...

Deniyor ki, ''Tamamen Recep Tayyip Erdoğan'ın başarısı''

Sayın Cumhurbaşkanı Genel Başkanlıktan çekildiği gün, Ak Parti'nin işi biter, ve bir zamanların efsane partisi Anavatan Partisi'nin bugünkü durumu gibi olur, diyen de var...

''Muhalefet yeteri kadar ihtiyaca cevap veremiyor'' diyen de...

Tüm partileri işin içine katıp ''en iyisi bu'' diyen de var...

''İnanıyoruz, güveniyoruz'' diyende...

Ak Parti'nin bunca zaman Türkiye'nin siyasi hayatına yön verecek kadar güçlü olmasının tek nedeni, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın iyi bir ''orkestra şefi'', ''iyi bir antrenör'' olmasından geçiyor...

Nasıl ki bir orkestra şefi hangi enstrümanın nerede ses vereceğine hükmediyorsa, Erdoğan da her bir Ak Parti'li yöneticinin ne zaman ortaya çıkacağına karar veriyor.

Diğer bir deyişle Tayyip Erdoğan çok iyi bir antrenör...

Nasıl ki bir antrenör hangi futbolcuyu, hangi maçta oynatacağına, ne zaman yedek kulübesine çekeceğine karar veriyorsa, Erdoğan da her bir Ak Parti'li yöneticinin ne zaman sahaya çıkacağına isabetli bir şekilde karar veriyor...

...Ve en önemlisi de Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bunu ''vefa duygusu'' ile birleştirmesidir...

Bugün görevinden çekilen bir bakan, bir süre sonra ya aynı bakanlığa tekrar getirilebiliyor, ya da parti içinde aktif görevler verilebiliyor kendisine...

Birkaç istisna hariç Ak Parti'li yöneticiler şunu biliyorlar:

''Partimiz hep bizim arkamızda'', ''Liderimiz bize vefasızlık yapmaz''...

Örneğin önceki dönemlerden tanıdığımız Adalet Bakanı Bekir Bozdağ. Sayın Bozdağ 3 kez Adalet Bakanlığı koltuğuna oturmuş bir siyasetçidir...

İlk görevinden ayrıldıktan sonra, partisine ve liderine asla kırgınlık göstermemiş, aktif olarak Ak Parti iktidarında çeşitli görevlerde bulunmuştur. Bozdağ dönem dönem 3 kez de Adalet Bakanı olmuştur...

İşte işin sırrı da budur. Lider vefasıdır kısaca...

Yine şunu belirtmekte yarar vardır...

Ak Parti'li hiç bir yönetici, mevcut görevinden ayrıldığı zaman köşesine çekilmeye mahkum edilmez...

İşte Ak Parti'nin, parti içi barışı sağlamasının kısaca özetidir bunlar...

Muhalefette ise bu iş komedi gibidir. Halen milletvekili görevini yürüten ama yapılacak seçimlerde aday gösterilmeyen bir vekilin, kendi partisine değil de iktidara oy vermesinin şaşkınlığını daha tüm ülke üzerinden atmış değildir...

Umarız Ak Parti vefası, CHP'ye de örnek olur...