23 Haziran'da Tünelin ağzındaki kayayı kaldıracağız

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Aytun Çıray, YSK'nın iptal kararının ardından uzun süre ciddi ciddi seçimleri boykot etmeyi konuştuklarını belirterek, 'Ama sonunda sandıklara gitmeyerek değil, sandıkları patlatarak reaksiyonumuzu ortaya koyma kararı aldık' dedi

23 Haziran'da Tünelin ağzındaki kayayı kaldıracağız
09 Mayıs 2019 Perşembe 11:54

DW Türkçe'nin canlı yayınına katılan İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Aytun Çıray, İYİ Parti olarak YSK'nın kararını değerlendirdiklerini, çok ciddi olarak "yenilenecek seçimlere girip girmemeyi tartıştıklarını" aktararak, fakat İstanbul kamuoyunun ve meydanların Ekrem İmamoğlu'na teveccühü ile hukukun üstünlüğünün ortadan kalkmasına karşı oluşan milli şuur nedeniyle bundan vazgeçtiklerini anlattı. Çıray, "Sandıklara gitmeyerek değil sandıkları patlatarak reaksiyonumuzu ortaya koyacağız" dedi.

Son seçim vurgusu

Türkiye demokrasisinin bu kararla büyük yara aldığını vurgulayan Çıray, "Demokrasinin sonuna mı gelindi tartışmaları yapılıyor. Sandıksal demokrasiyi korumak açısından Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının bu meşru zemini son defa değerlendirmeleri gerekiyor. Aksi halde Türkiye'de seçimli demokrasi sona erecek" diye konuştu.

Tünelin ucuna kaya koydular

Çıray, şöyle devam etti: "Biz demokrasi mücadelesi veriyoruz. İmamoğlu'nun seçilmesi ile tünelin ucundaki ışık görülmüştü. Biri geldi o tünelin ucuna bir kaya koydu. Şimdi biz o tünelin ucundaki kayayı kaldırıp Türk milletini ışığa ve demokrasiye kavuşturmakla görevliyiz. Ve bunu yaparken de kimsenin burnu kanamadan yapmak zorundayız. Sağ salim oraya götürmek zorundayız. Hiç şüphesiz bu YSK artık gayrimeşrudur. YSK derhal görevini bırakmalı."

Vicdanlarda birlik olduk

YSK'nın referandumda da 'tam kanunsuzluk' yaptığını, dolayısıyla aldıkları kararın sürpriz olmadığını kaydeden Çıray, "Türkiye ne yazık ki yıkılmakta olan bir devlet görüntüsü veriyor. Türkiye'nin tüm kurumlarına sesleniyorum; Türkiye hepimizin. Ama öte yandan Türkiye bugün seçim sonuçlarının iptali ile bir büyük birlik havası da yakaladı. Vicdanlarda birlik ortaya çıktı. Vicdan birliği ortaya çıktı. Doğu ve Güneydoğu'daki vatandaşlarımız bu tür haksızlıkların her zaman sadece kendilerine yapıldığı düşünürlerken (özellikle son KHK'larda da benzeri bir durum olmuştu) şimdi Doğusu ile Batısı ile Türk milletinin tamamı gördü ki hukuksuzluk varsa her yerde olabiliyor. Ve koskaca İstanbul BB'nin, bir devlet büyüklüğünde kentin seçimleri hukuksuz şekilde iptal ediliyor. Bu vicdanları kanattı. Halk değimiyle bu şerden bir hayır çıkacak. Tekrar birlik içinde yaşayan bir millet oluğunu hatırlamış olacağız" diye konuştu. n Pelin Atmaca

Saadet'e operasyon

Aytun Çıray, İstanbul seçiminin kilit partilerinden Saadet Partisi tabanıyla ilgili çarpıcı bir iddiayı da ortaya attı. Yaklaşık 20 gün önce kendisine AK Partili bazı siyasetçiler tarafından bir bilgi ulaştırıldığını aktaran Çıray, "İstanbul'da olası yeni bir seçim için sayın Temel Karamollaoğlu'nun altını boşaltma operasyonu çalışması yaptıkları bilgisi geldi. Yani Sayın Karamollaoğlu ile SP tabanının arasını bozmaya çalışıyorlardı. (Bu seçimde SP'nin aldığı 100 bin oyu nasıl AK Partili adaya çeviririz) diye bir strateji yürütüldüğünün bilgisi bana geldi" dedi.

Sezer'e çağrı

Abdullah Gül'ün çıkışını 'gecikmiş' olarak değerlendiren İYİ Partili Çıray, "Ama Türkiye'de yaşayan bir cumhurbaşkanı daha var. Doğrusu ben de onun ne düşündüğünü merak ediyorum. Türkiye'nin buyük hadiseleri yanında bugüne kadar yönlendirici, yön verici bir açıklamasını duymadım. Evet, Ahmet Necdet Sezer'i kast ediyorum. Bugün konuşmayacaksanız ne zaman konuşacaksınız. Bu millete borcunuz var. Bu millet sizi Cumhurbaşkanı olarak saygıyla, sevgiyle, başının üzerinde taşıdı. Ve sözünüzün bir ağırlığı var. Bu ağırlığı bugün kullanmayacaksınız ne zaman kullanacaksınız. Doğrusu ben sayın Sezer'den bir açıklama beklerdim. Eğer bugün sağ olsaydı sayın Demirel'den böyle bir açıklama görürdük. Türkiye böyle bir noktaya gelmezdi" ifadelerini kullandı.

Sineden dönüş olmayabilir

Çıray, kamuoyunda dillendirilen 'sine-i millete gitmek' konusu için, "Millet ne istiyorsa onu yapmak doğru. Millet, sine-i millet işaretini bize vermedi. Eğer milletten onay olmadan milletin sinesine giderseniz, o sineden dönemeyebilirsiniz... Bu millet büyük millet. Daima içinden birilerini çıkarıyor. Bir çare olarak ortaya koyuyor. Ekrem İmamoğlu'nu Beylikdüzü'nde iken kimse tanımazdı, bakın şimdi milyonlar biliyor" dedi.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.