Erdoğan'dan asgari ücret ile ilgili dikkat çeken sözler!

Cumhurbaşkanı Erdoğan, katıldığı canlı yayında asgari ücretle ilgili değerlendirmelerde bulundu. Bir gazetecinin, "2022 yılı asgari ücreti konusunda adeta sizden bir babayiğitlik bekleniyor." sözlerine gülerek yanıt veren Erdoğan, "Bundan şüpheniz var mı?" diyerek yanıt verdi

Erdoğan'dan asgari ücret ile ilgili dikkat çeken sözler!
01 Aralık 2021 Çarşamba 08:31

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TRT özel yayınında gündeme ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.

Bugün yapılacak ilk toplantı öncesi asgari ücretle ilgili konuşan Erdoğan, "Asgari ücret devlet işçi ve işverenden oluşan üçlü bir yapı, komisyon tarafından belirleniyor. Bizler de bu işin müzakerelerini yaptık asgari ücret konusunda 2022'den itibaren önemli kazanımlar elde edildi. Asgari ücret 184 lira iken 2 bin 825 liraya biz çıkardık. Asgari ücret 2002 yılından bu yana nominal olarak 15,3 kat arttı. Aynı dönem için asgari ücretin reel oranı da yüzde 131 olarak gerçekleşti. Asgari ücretin reel değerinin artması işçilerimizin satın alma gücünün arttığının da göstergesidir. Asgari ücrette 2002 yılında 14. sırada olan ülkemiz 2021 yılında 10. sıraya yükseldi. İşçilerimizin satın alma gücünü yükseltmeye devam edeceğiz. Babayiğitlik bize yakışır evvelallah biz de bunu inşallah ilgili Bakanım gerekse heyeti gerekse yine çalışma arkadaşlarım geniş istişareler yapmak suretiyle çok fazla uzatmadan kararımızı vereceğiz." diye konuştu.


"BU SPEKÜLASYONU ANCAK BİZ ENGELLERİZ"

Düşük faizle ilgili konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Zengini zengin yapan model faizciliktir. Türkiye ne zaman yüksek faiz kıskacından çıkmak için adım atmışsa, döviz kuru üzerinden manipülatif bir baskıyla hep karşı karşıya kalmıştır. Bu kur faiz spekülasyonu ile karşı karşıyayız. Bu spekülasyonu ancak biz engelleriz. Yüksek faiz kazancı için kısa vadeli olarak ülkeye giren küresel fonlar var, bu sıcak para döviz kurunu geçici olarak düşürebilir. Ama bu ideal olan değildir. Yükselen kuru düşürmek için her seferinde daha yüksek faiz vermek gerekir. Sürekli tekrarlanan bu süreç ülkenin kaynaklarını küresel sermayeye aktaran ve ekonomiyi bağımlı hale getiren bir kısır döngüdür." ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları:

"Küresel salgın döneminde Türkiye bu üç çeyrekte de çok farklı bir ayrışma ortaya koydu. Yıl sonu itibarıyla da bu pozitif ayrışmayı devam ettireceğimiz inancındayım. Bunu sadece biz değil, OECD de aynı şekilde açıklıyor. Yılın ilk yarısında güçlü büyüme performansı sergileyen ekonomimiz 3. çeyrekte de bu görünümünü korudu. Beklentileri aşarak böyle bir konuma gelmiş olması da aç kurtlar gibi bekleyenleri şaşırttı.

HEDEF YÜZDE 10

Tahminimiz asgari 10 ama bu 10'un üzerine de çıkabilir. Bazı dostlarla yaptığımız özel görüşmelerde de onlar '10'un üzerine çıkabilir' düşüncesini paylaşıyorlar. Ben de yadırgamıyorum. Yıl sonu itibarıyla enflasyonda da kendisini gösterecek bu. Faiz sebep, enflasyon neticedir. Faizi şu anda düşürüyoruz, enflasyonun da düştüğünü inşallah hep birlikte göreceğiz.

"İKİ DESTEK PAKETİ HAZIRLADIK"

Biz şu anda 2 önemli destek paketi hazırladık. Bunlardan biri ilave istihdama destek paketidir, diğeri de imalata dayalı ithal ikamesi destek paketidir. 19 yıldır nasıl sanayicisinden esnafına, dar gelirlisine kadar milletimizin her kesimine kadar yanında durduysak bu süreçte de kimseyi yalnız bırakmadık, bırakmayacağız. İlave istihdama destek paketimiz nedir diye sorarsanız, küçük ve orta ölçekli işletmelerimize yönelik 50 çalışanın altında olan firmalarımıza her yeni istihdam için 100 bin liraya kadar, kredi garanti fonu kefaletiyle krediye erişim imkanı sağlıyoruz. Yeni istihdam yapacak işletmelerimize faizsiz kredi imkanı sunmuş olacağız. Amacımız 50 bin yeni istihdamın önünü açmak. Bu paketle de uzun vadeli kredi imkanı oluşturarak üretime ve ihracata öncelik veren yatırımları destekliyoruz. Özellikle 3, 4, 5, ve 6. teşvik bölgelerinde yer alan 58 ilimizle ilçelerinde yatırım yaparak istihdam oluşturacak girişimcilere müjdemiz var.

"BU SARMALDA YAŞAMAYACAĞIZ"

Biz kur-faiz-enflasyon sarmalında yaşamayacağız ve yatırımı, üretimi engellemelerine müsaade etmeyeceğiz, büyümeyi istikrarsız hale getirmelerine müsaade etmeyeceğiz. Bu tezgahın bozulmasını istemeyenler kur manipülasyonuyla bizi bu oyuna çekmek istiyorlar.

"GERİ DÖNÜŞ YOKTUR"

Maliyet enflasyonu denen bir tez var. Sanayicinin, yatırımcının en önemli engeli nedir? Maliyet enflasyonudur. Maliyetler ne kadar yükselirse onun yatırımdaki gücü de o kadar azalır. Biz tam aksine istiyoruz ki yatırımda gücünü arttıralım, sonra da uluslararası ihracatta o yatırımcı yarışa çok daha güçlü girsin. Türkiye'nin ekonomide temel göstergeleri çok güçlü. Bunu birileri zayıf göstermenin gayretine giriyor. Bizim ekonomik verilerimiz de gayet iyi durumda. Ülkemiz kısır döngüyü kırma noktasına gelmiştir, geri dönüş yoktur.

"TÜRKİYE KAZANACAK"

Salgın sonrası dünya ekonomisinde oluşan yeni dengelerde de bu süreci hızlandırmıştır. Bu olay Amerika'da, Almanya'da, İngiltere'de, Hollanda'da var. Hepsi de bu ciddi kısır döngüde kıvranıyor. Tüm bunlardan Türkiye olarak biz büyük oranda sıyrılmış vaziyetteyiz. Türkiye'ye uzun vadeli yatırım yapanlar her zaman kazanmıştır, bundan sonra da kazanacaktır.

"DÜŞÜK FAİZLE YATIRIMI VE İHRACATI DESTEKLEYECEĞİZ"

Türkiye'deki sermayenin temsilcisi konumunda olan STK'nın burada kalkıp da bize cevap yetiştirmeye kalkması çok manidar. Ben onlara diyorum ki 'Kredi istiyorsanız kamu bankaları kredi vermeye hazır. Mevcut yatırımlarınızı daha da güçlendirin.' Bizim derdimiz kur-faiz sarmalı değil, tam aksine yatırımı yapacak güçlü yatırımcılar arıyoruz. Yeter ki güven veren yatırımcı olsun. Yeni Ekonomi modeliyle yüksek faiz verecek sıcak para çekme politikasını elimizin tersiyle itiyoruz. Düşük faizle yatırımı ve ihracatı destekleyeceğiz. Biz şu anda ihracatta çok çok iyi konumdayız. 215-220 milyar dolarlara çıktık. Bunlar Türkiye'nin ihracattaki rekoru. Biz şu anda ihracatta çok çok iyi konumdayız. 215-220 milyar dolarlara çıktık. Bunlar Türkiye'nin ihracattaki rekoru.

ALİ BABACAN'A TEPKİ

Benim de yakın çevremde birçok insan bunları geçmişte de savunmadılar. Biz 6 sıfırı atıyoruz dediğimizde, 'Taksim Meydanı'nda anırırım' diyenler vardı. En yakınımda olanlardan bile, şu anda o da siyasette, 'kurmayacağım' dediği halde parti de kurdu. Şimdi 6 sıfır attık diye övünmeye başladı. Benzer birçok ekonomik kararın altında benim imzam var. Sen benim bakanımsın. Artık cari açık verip bu açığı dış borçla finanse eden değil, döviz kazanıp cari fazla veren bir ekonomi olma hedefiyle hareket ediyoruz, bu hedefe çok yakınız. Şu anda yüksek faizle sıcak para çekerek döviz kurunu baskılayıp ithalatı ucuzlatmak enflasyonla mücadele değildir. Bize dayatılan yüksek faiz politikası yeni bir olay da değil. Yerli üretimi yok eden üretim maliyetlerini arttırarak yapısal enflasyonu kalıcı hale getiren bir modeldir. Biz bu sarmala son veriyoruz. Bugün geldiğimiz noktada ihracatımızın, ithalatımızı karşılama oranı yüzde 90'lara ulaştı. Turizmde de hızla toparlanma sürecindeyiz. Şu mevsimde turizmde Rusya'dan ciddi bir turist akını var. Antalya şu anda hiçbir mevsimde görülmemiş Rus turist çekiyor. Bu konuda sayın Putin'le olan, Rusya'yla olan dayanışmamız bu tür turist akınını da sağlıyor. Yıllık cari açığımızı da aydan aya hızla azaltıyoruz

KILIÇDAROĞLU'NUN MGK ELEŞTİRİSİNE SERT YANIT

Ekonomik güvenlik ulusal güvenliğin parçasıdır. Makro göstergelerimiz ve son dönemdeki ekonomik performansımız gayet iyi durumdadır. Döviz kurunda gördüğümüz son hareketlerin ekonomik temeli olmadığı da açıktır. Ülkemizin giderek güçlenmesi ve bağımsız politikalar izleyebilecek duruma gelmesi bazılarını rahatsız ediyor. Ana muhalefetin başındaki kişi bundan ciddi manada rahatsız oluyor. Bu kişi siyaseti anlamış değil. SSK'yı batıran o zihniyet hâlâ aynı yerde. SSK'nın hastanelerinde insanların morglarda öldüğü dönemin sorumlusu sen değil misin? Rahmetli Savaş Ay'ın programını hiç unutmuyorum, bay Kemal'le dalga geçiyordu adeta. Şu anda da aynı konumda, hiç umurunda değil. MGK'de bunları görüşmeyeceğiz de nerede görüşeceğiz? MGK bu işlerin en hassas noktada görüşüldüğü ve görüşüleceği yerdir. Algı operasyonlarıyla, döviz manipülasyonlarıyla bizi zayıflatmak ve engellemek artık mümkün değildir. Tehditler karşısında gereğini yapacak güçte ve kararda olduğumuzu MGK'de de teyit etmiş olduk.

"MUHALEFETİN FAİZ İNDİRİMİ İTİRAZLARI DOĞRU YOLDA OLDUĞUMUZUN TEYİDİDİR"

Ana muhalefetin başındaki zat 'Faizi 1'e indirin, destekleriz' diyor. Ama benim şu anda tek başıma bu tür bir kararı alma yetkim yok. 'MB bağımsız' değil diyor, MB bağımsız değil de sen bağımsız olmayan MB'den randevu talep ettiğinde Tayyip Erdoğan bunu engelledi mi? Ziyaret ettikten sonra yaptığın açıklamalar belli. Yanındaki sözcü olan zat da iyi bir faizcidir. Kendisiyse bu işlerden zaten anlamaz. Biz İnşallah seçim öncesine kadar ciddi manada faizin düştüğünü, kuru tetikleyen yüksek faizin de faizin düşüşü sebebiyle kurda da ciddi bir olumlu iyileşmenin olduğunu hep birlikte göreceğiz, enflasyon da dahil buna. Muhalefetin faiz indirimi konusundaki itirazları bizim doğru yolda olduğumuzun teyididir. Küresel sermayenin geldiği yer ortadadır, faizler, enflasyon dünyada ortadadır.

Küresel ekonomilerde şu anda oralarda da faiz yükseldi, enflasyon yükseldi. Biz şu anda onlarla mukayese edilemeyecek derecede yüksek konumdayız. Şimdi düşürme noktasına geldik. Derdimiz şu: Ülkemizi yüksek faiz çıkmazından kurtarmamız lazım. G-20 ülkeleri olarak baktığımızda 4.9 gözüküyor, İngiltere 6.6 gözüküyor, 7.4 büyüme oranı Türkiye'nin, Rusya'da 4.3, Çin'de 4.9. Hepsinden ayrışmış durumdayız.

"HEDEF DÜŞÜK FAİZ"

Yüksek faiz maliyetleri arttırır mı, düşürür mü? Arttırır. Çünkü bu faizin dayattığı yer maliyetlerdir. Bu maliyetlerde de bunu alan esnaf sattığı ürüne ilave edecektir. Faturasını vatandaş ödeyecek. Esnaf kalkıp da faizin bedelini kendi ödemez, vatandaştan alır. Maliyet enflasyonu dediğimiz olay da böyle doğuyor. Bizim bu süreci tersine çevirmemiz lazım. Onun için de hedef düşük faizle halkımızı, esnafımızı rahata çıkarmak ve daha çok yatırım sağlayabilmektir.

"STOKÇULUK HIRSIZLIKTIR"

Stokçuluk bizim dinimizde de yeri olmayan bir konudur. Stokçuluk bir nevi hırsızlıktır. Bu sadece soğan, patates olayı değil, sanayicilikte de stokçuluk yapanlar var. Stokçulukla ilgili yasal düzenleme yapmamız lazım. Fiyatlama davranışını bozanlara kesinlikle göz açtırmayacağız.

ENFLASYONLA MÜCADELE

Rakamların yükselmesi işi bitirmiyor, bir de malı temin edemiyorsunuz. Demir cevher bizde de var ama istediğimiz oranda yok. O zaman ithalata girdiğin anda bu dev rakamlarla karşı karşıyasın. Camlarda düz camdan otomobil camlarına varıncaya kadar ciddi sıkıntılar var. Bunları da teminde ciddi sıkıntılar var. Bizde de üretim yapan bazı firmalarımız var ama hammadde temininde onlar da sıkıntı yaşıyor. Temenni ediyoruz ki bir an önce bunun önünü açalım. AB'de son 13 yılın en yüksek enflasyonu gerçekleşti, Almanya'da enflasyon 28 yılın zirvesine ulaştı, bazı gelişmiş ülkelerde enflasyonun ötesinde birçok ürünün bulunamaz hale gelmiş olması da buradan kaynaklanıyor. Türkiye de bundan nasibini alıyor. Ancak biz kamu maliyesi imkanlarımızı da kullanarak maliyet artışlarını vatandaşlarımıza yansıtmamak için gerekenleri yapıyoruz.

"VATANDAŞIMIZI ENFLASYONA EZDİRMEYECEĞİZ"

Biz sübvanse etme noktasında özellikle enerjide, doğalgazda Avrupa'da mukayese edilemeyecek derece fiyatlarımız ucuz. Muhalefet bu gerçeği görmek istemiyor. Biz bu kadar ucuz fiyatla verirken yalan, yanlış her tür haberi uyduruyorlar. Biz yalancıyla nereye kadar bu şekilde yarışacağız? Biz rakamları konuşturuyoruz. Biz hanelere doğalgazı 4'te 1 fiyatına veriyoruz. Biz vatandaşımızı enflasyona ezdirmeyeceğiz.

ASGARİ ÜCRET

Asgari ücret konusunda 2002 yılından itibaren ülkemiz adına önemli kazanımlar elde edildi. 2002 sonunda net asgari ücret 184 lira iken 2021 yılında bu tutarı 2 bin 825 liraya biz çıkardık. Asgari ücret 2002 yılından bu yana nominal olarak 15,3 kat arttı. Reel değerinin artması işçilerimizin satın alma gücünün de arttığının açık göstergesidir. Asgari ücretin işçiye bulunduğu ülkede sağladığı satın alma gücüne bakıldığında 2002'de ülkemiz 14. sıradayken 2021 yılında ülkemiz 10. sıraya ilerledi. İnşallah bu asgari ücret çalışmasında da işçilerimizi fiyat artışlarından koruyacağız.

"EMEKLİLERE İYİLEŞTİRMELER YAPILACAK"

Onlara bütçe imkanları zorlanarak önemli iyileştirmeler yapıldı, yapılmaya da devam edilecek. Emekliler için eziyet olan fiş toplama mecburiyeti vardı, onu da kaldırdık. Vergi iadesi yerine emeli aylıklarına yüzde 4-5 iade yaptık. 2018'de Ramazan ve Kurban bayramlarında yılda 2 bayram için 2 bin lira bayram ikramiyesi vermeye başladık, 1000-1000. Bu tutarı 2021'de toplam 25 milyar lira bayram ikramiyesi ödedik. En düşük emekli aylığını dosya bazında 1500 liraya çıkardık. Emeklilerimize verilen bayram ikramiyeleriyle 2002-2021 döneminde emekli aylıklarına reel olarak yüzde 44 ile yüzde 388 oranında artış sağlamış olduk. 2002'de emekli sayımız 6.5 milyondu, 2021 Ekim itibarıyla 13.5 milyona ulaştı. 6. dönem toplu sözleşmede 3600 ek gösterge düzenlemesinin 2022 yılı sonuna kadar tamamlanmasını da kararlaştırdık. Yürürlüğe girmesiyle faydalanacak öğretmen, polis, hemşire, din görevlisi, emeklilerimizin haklarında iyileştirmeler sağlanacak.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.