Erdoğan'dan sert bildiri tepkisi: Hesabını çok ağır vereceksiniz

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM grup toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunuyor. 104 emekli amiralin gece yarısı bildirisine ilişkin Erdoğan, "Çok açık, net söylüyorum. Şu anda emekli amirallerin merkezinde CHP'nin kendisi vardır. Bu 104 kişinin içerisinde şu anda CHP'li olanlar vardır. Bundan sonra hesabını çok ağır vereceksiniz" dedi

Erdoğan'dan sert bildiri tepkisi: Hesabını çok ağır vereceksiniz
07 Nisan 2021 Çarşamba 13:35

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın açıklamalarından satırbaşları;

"Cumhur İttifakı ve AK Parti olarak ülkeye ve millete Meclis çatısı altında verdiğimiz hizmetleri yeni ekibimizle güçlü bir şekilde devam ettireceğiz. Meclis gündemi zaten yoğun. Pek çok yeni konu komisyonlar ve Genel Kurul'da bizleri bekliyor. Yeni anayasa sürecinde de ilerleyen dönemde Meclis ve grubumuza önemli görevler düşecektir. Bugün de Meclis'in ve ülkenin lokomotifi sizler olacaksınız. 2023'e kadarki yol haritamızın hayata geçirilmesini hem Meclis'te hem illerimizde sizlerle birlikte sağlayacağız. 19 yıldaki eserlerimizi ve hizmetlerimizi yeni dönemin başlangıcı olarak görüyoruz.

"BURAM BURAM DARBE KOKAN AÇIKLAMALAR"

Bir grup emekli amiralin buram buram darbe iması kokan açıklamalarını ekonomi ile ilgilendirerek gündem saptırmaya çalışacak kadar şirazesinden koptu. Şu ifadeye bak, darbecinin emeklisi/muvazzafı olmayacağını bilmeyecek kadar bunlar cahil. Yoksa bu bir sinsilik mi, orasının takdirini milletime bırakıyorum. Bizi herkesi terörist, darbeci ilan etmekle suçluyorlar. Kendileri teröristlerle al takke ver külah ilişkisinde oldukları için teröriste terörist dememizden rahatsız oluyorlar.

"SİZ KAÇACAKSINIZ, BİZ KOVALAYACAĞIZ"

Bundan sonra bu işin hesabını vereceksiniz. Siz kaçacaksınız, biz kovalayacağız. Oturduğu koltuğa mide bulandırıcı bir kaset kumpası ile getirilen bu zata, darbecilerin sözcülüğü vazifesinin tevdi edildiği anlaşılıyor. Bu habis zihniyeti en az teröristler ve darbeciler kadar tehlikeli görüyoruz.

"HESABINI ÇOK AĞIR VERECEKSİNİZ"

CHP Genel Başkanı yarısı yalan yarısı yanlış bir sürü iddia ortaya atıyorlar. Kendisi İzmir milletvekili, İzmir'e bu iktidar neler yaptı, bir bak ya. CHP'nin geçmişinden bugününe yaptığı en ufak bir yatırım var mı ya. Çok açık, net söylüyorum. Şu anda emekli amirallerin merkezinde CHP'nin kendisi vardır. Bu 104 kişinin içerisinde şu anda CHP'li olanlar vardır. Bundan sonra hesabını çok ağır vereceksiniz.

KILIÇDAROĞLU'NUN BİLİM KURULU ÜYELERİNE SÖZLERİ

Kılıçdaroğlu dün hızını alamayıp Bilim Kurulu'na saldırdı. Biz salgınla mücadeleyi siyaset üstü, milli bir mesele olarak görüyoruz. Kılıçdaroğlu bir dakikalık şov için bilimi ayaklar altına aldı. Sağlık Bakanımızın atılacak tırnağı olsan ne ala. O kadar zavallısın. Siyasi hayatınızın tamamı bizim projelerimizi engellemeye çalışmakla geçti. Yüzsüzlükte, arsızlıktan tavan yapmışsınız ki dün engellemek istediğiniz projeleri bugün kendileri yapmış gibi gösteriyorlar. Bu ne utanmazlıktır.

"TEK BİR DİKİLİ AĞACINIZ DAHİ YOK"

Sizin örnek gösterecek bir eseriniz, dikili bir ağacınız dahi yok. İstanbul'da ne yapmışsak onları sahiplenmeye çalışıyorlar. CHP'ye gönül veren vatandaşlarımızın bu olup bitenleri ibretle takip ettiğine, hak ettikleri cevabı vereceklerine yürekten inanıyorum.

"ÜLKEMİZİ KALKINDIRMA MÜCADELEMİZİ SÜRDÜRÜYORUZ"

En tehlikeli yalan, içine doğruların karıştırıldığı yalandır. CHP Genel Başkanı da doğruluğunu yanlışlığını bilmediğimiz küçük ve istisnai örnekler üzerinden yanlış, yıkılmış bir Türkiye fotoğrafı çizmeye çalışıyor. Koronavirüs salgınının hizmet sektörü üzerindeki olumsuz etkilerini gayet iyi biliyoruz. Terör örgütleri ile geniş cephede mücadele verirken ülkemizi kalkındırma mücadelemizi sürdürüyoruz.

"ESNAFIMIZIN ÖNÜNÜ BİZ AÇACAĞIZ"

Türkiye'nin dizlerinin üstüne çökmüş bir ülke haline gelmesini sabırsızlıkla bekleyenler olduğunu zaten görüyoruz. Bunlar Türkiye işgal edilse, keyifle kadeh kaldıracak kadar ülkelerinden nefret eder hale gelmiştir. Umdukları görüntüler ortaya çıkmayınca kendi kendilerini gaza getirerek, çarpıtmalarla kurulu Türkiye fotoğrafı çizmek için yırtınıyorlar. Türkiye böyle bir muhalefet tarzını hak etmiyor. Bu ülkede, tenceresini kaynatmakta zorlanan her vatandaşımızın derdine 19 yıldır olduğu gibi bugün de yarın da yine biz derman olacağız. İş bulmakta zorluk çektiği için geleceğine tereddütle bakan her gencimize biz çözüm bulacağız. Ekmek teknesini çevirmekte zorlanan her esnafımızın, sanatkarımızın önünü bugün de yarın da biz açacağız. Tarihimizin en kapsamlı sosyal destek mekanizmalarını bugün de yarın da biz işleteceğiz.

"KARŞIMIZDA BAMBAŞKA BİR RESİM VAR"

Türkiye ekonomisi 2002 yılı öncesi dönemde; yüksek kamu açığı, yüksek enflasyon, zayıf bankacılık sektörü, kırılgan sanayi altyapısı ve yenilikçi faaliyetlerden mahrum bir reel sektöre sahipti. Ülkemize hakim olan bu dinamikler, siyasi dalgalanmalarla birleşerek, istikrarsız ve sağlıksız ekonomik bir yapıyı besleyip büyütüyordu. Türkiye'nin asırlık kalkınma gayretleri, işte bu sebeple derin yaralar alıyor, bir türlü istediğimiz atılımları gösteremiyorduk.

Bugün geldiğimiz noktadaysa, en kısa sürede çözmekte kararlı olduğumuz kimi sıkıntılarımıza rağmen, karşımızda bambaşka bir resim vardır. Her şeyden önce Türkiye ekonomisi, şoklara karşı önemli ölçüde dayanıklılık kazanmıştır, güç kazanmıştır. Küresel çapta meydana gelen krizleri dahi, daha az hasarla ve daha kısa sürede atlatma kabiliyetine kavuşmuştur. Güçlü sanayi altyapımız ve yenilik yapma kabiliyetimizle pek çok gelişmekte olan ülkeyi geride bıraktık, gelişmiş ülkelerle rekabete başladık.

"DÖVİZDEKİ DALGALANMALAR EKONOMİK TEMELLİ DEĞİL"

Dövizdeki dalgalanmalar ekonomik temelli değil. Enflasyonu tekrar tek haneye indirmeye kararlıyız. 2002'de bütçemizden faiz ödemelerine ayrılan pay yüzde 43,2 iken bu oranı geçen sene yüzde 11,1'e düşürdük. 2002'de her 100 liranın 87 lirası faize giderken, 2020 yılında bu rakam 16 liraya indi. İnşallah faizleri de tek haneli rakamlara indirerek bu rakamı çok daha azaltacağız. Mali disiplin borçlanma rakamlarına da yansıdı. Bankacılık sektörüne de özel bir parantez açmak istiyorum. 2002 yılında sağlıksız yapısı ile ekonomi üzerinde ciddi bir yüke dönüşmüştü. Bugün bankacılık sektörümüz finansmana erişimin kesintisiz devamı ile büyüme ve kalkınmamızı destekleyen bir konumda bulunuyor.

"CARİ AÇIĞIMIZ AZALDI"

Uyguladığımız ürün ve pazar çeşitlendirme politikaları sayesinde, küresel değer zincirlerine önemli ölçüde entegre olduk. Böylece ihracatımız, 2002 yılındaki 36 milyar dolar seviyesinden 170 milyar dolar seviyesine çıktı. 1 milyar doların üzerinde ihracat yaptığımız ürün sayısını 9'dan 39'a, ihracatçı sayımızı yaklaşık 3 kat artışla 90 bine yükselttik. İhracatımız bu yılın ocak ayında yüzde 2,5; şubat ayında yüzde 9,5'luk; mart ayında yüzde 16,3'lük artış göstererek yükseliş eğilimini sürdürüyor. Mart ayı, yaklaşık 19 milyar dolarlık ihracat rakamıyla, tüm zamanların rekorunu kırdığımız bir dönem oldu. Bu yılın ilk çeyreğinde ihracatın ithalatı karşılama oranı da yüzde 82'ye ulaşarak, cari açığımızın azaltılmasına önemli bir katkıda bulundu.

"DOĞRU YATIRIMLAR YAPTIK"

Avrupa'dan Çin'e kesintisiz demiryolu ulaşımını başlatarak, dış ticaretimizde yeni ve önemli bir hattı faaliyete geçirdik. Hayata geçirdiğimiz bir düzenlemeyle 17 bin 888 ihracatçımıza hususi damgalı pasaport vererek, yurt dışı seyahatlerini kolaylaştırdık. Son bir yılda ülke genelinde 3 milyon 115 bin esnaf ve sanatkârımıza toplamda 165 milyar lira tutarında faiz indirimli kredi kullandırdık. Güven ve istikrar ortamı ülkemize yönelik doğrudan yabancı yatırımları da hızlandırdı.

Göreve geldiğimizde doğrudan yabancı yatırım toplamı 18,8 milyar dolar iken, bu rakam 2020 yılı itibarıyla 213,2 milyar dolara ulaştı. Şayet salgın olmasaydı, turizmde de güçlü canlanmanın devamı gelecekti. Turizm gelirimizi, 2002'deki 12,4 milyar dolar seviyesinden salgın öncesi son sezon alan 2019'da 34,5 milyar dolara yükseltmiştik. Halen turizm sektörümüz ümit verici bir rezervasyon talebiyle karşı karşıyadır. Ülkemizde ve bölgemizde salgın belirli bir seviyenin altına düştüğünde, eskisinden çok daha güçlü bir turizm hareketliliğine sahip olacağımız görülüyor.

"ESNAF VE SANATKARIMIZI BİZE KARŞI KIŞTIRMAYA ÇALIŞIYOR"

Dün Kılıçdaroğlu kürsüde bir rakam vererek, esnaf ve sanatkârlarımızı bize karşı kışkırtmaya çalıştı. Kılıçdaroğlu, geçtiğimiz yıl 99 bin 588 esnafımızın terkin yaptığını, yani işini terk ettiğini söyledi. Peki, hakikati ifade ediyor mu? Hayır. Çünkü aynı dönemde 365 bin 533 esnaf tescil yaptırmış, yani işe başlama bildiriminde bulunmuştur. Esnafımızın derdini, sıkıntısını, beklentisini dile getirmek başka şeydir; rakamları eğip bükerek yalan söylemek, kışkırtıcılık yapmak başka şeydir. Şayet bu zat, her iki rakamı birlikte telaffuz etmiş olsa, saygı duyardık. Ama birini söyleyip, diğerini gizleyince, kendisini yalancı ve provokatör ilan etmekten başka çaremiz kalmıyor."

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.