Kamil Okyay Sındır: Fareler oylarımızı kemirmesin diye 17 gün nöbet tuttuk

Seçimlerden sonra geçen 17 gün İstanbul'da oy nöbeti tutan Cumhuriyet Halk Partisi İzmir Milletvekili Kamil Okyay Sındır, milletin iradesine sahip çıktıklarını söyledi. Güvenlik tedbirleri ve kameralara rağmen nöbet tuttuklarına dikkat çeken Sındır, "Kolluk kuvvetleri, güvenlik güçleri tabi ki ordaydı ama herkes uykudayken fareler dolaşabilir. Fareler geçerli oylarımızı kemirip geçersiz olmasın diye oradaydık" dedi.

Kamil Okyay Sındır: Fareler oylarımızı kemirmesin diye 17 gün nöbet tuttuk
20 Nisan 2019 Cumartesi 09:02

Halil Özcan - CHP İzmir Milletvekili Kamil Okyay Sındır, partisinin diğer milletvekilleriyle beraber 17 gün boyunca İstanbul'da oy çuvalı nöbetindeydi. 31 Mart gecesindeki olayları hatırlatan Sındır, "Anadolu Ajansı'nın toplumsal algıyı yönetmek adına toplumunda değişim dönüşüm beklentisi olanları hayal kırıklığına uğratmak adına sandık sonuçlarını manipüle ederek yayınlamaya başlaması, halkımızda ciddi bir rahatsızlık yaratmıştı fakat bu bizim doğrudan harekete geçmemize neden oldu. Bütün endişemiz, seçim sonrasında itirazlar neticesinde sandıkların tutanaklarına, torbalarına dışardan bir elin müdahil olması ve aradaki farkı bizim aleyhimize dönüştürecek sahtekarlıkların yapılabilme olasılığıydı. Buna karşı bütün milletvekilleri olarak Sayın Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu'nun talimatları doğrultusunda İstanbul'un tüm ilçelerinde görev aldık. En son Maltepe'deki sandıkların sayımı yapılana kadar görev yerimizden bir an olsun ayrılmadık" diye konuştu.  

Kamera sistemimizi kurduk

Oy çuvallarının olduğu salonlarda güvenlik güçlerinin nöbet tutması, kapıların mühürlenmesine rağmen görevlendirildikleri yerlerde 24 saat boyunca nöbetleşe beklediklerini ifade eden Sındır, "Spor salonlarında çok fazla giriş olduğu için mevcut kameralarla, eğer yoksa ilçe örgütlerimizin bulduğu kameraları kurduk ve kayda girdik. Torbaları böylece gözetim altına aldık. Sütten ağzı yanan yoğurdu üfleyerek yermiş. Önceki deneyimlerimizin şüphe uyandırması nedeniyle kendimizi güvence altına aldık. Bu herhangi bir avantaj yaratmak değil, oy kullanmış seçmenimizin iradesini güvence altına almak adınaydı. Zaten bütün siyasi partilerin gözetim ve denetim hakkı var" dedi.

Güçlü bir örgüt anlayışı ve güçlü bir dayanışmayla çok güzel 17 gün geçirdiklerini ifade eden Sındır, şu ifadeleri kullandı:

"Tek bir derdimiz vardı, millet iradesi sandıkta ne ise ortaya onun çıkmasıydı. Sandıklardan çıkacak oylara inanıyorduk, güveniyorduk. Bizim tek derdimiz sandıklara dışardan müdahil olunmasın. Yani fare girmesin sandıkların içine. Olur da girerse kemirir oyları, geçerli oylarımız geçersiz olabilir diye, onun için fare girmesini önlemek adına önlem aldık. Kolluk kuvvetleri, güvenlik güçleri tabii ki ordaydı ama herkes uykudayken fareler dolaşabilir."  

Bu yerel seçimler bizi iktidara götürür

İtirazlar üzerine oyların yeniden sayılması esnasında karşılaştıkları bazı sıkıntıları anlatan Sındır, "Üzüldüğümüz bir konu vardı. Bazı devlet görevlileri, AK Parti'nin itiraz gerekçelerini hazırlamak için parti yetkililerine yardımcı olma çabası içerisinde oldular. İtiraz gerekçesi nasıl yaratılabilir konusunda çalışan devlet görevlileri bizi üzdü. Bu bir seçim. Devletin memuru hiçbir partiye yardımcı olmak zorunda değil. Siyasi partiler kendi itiraz dilekçelerini ortaya koyarlar. Ama bunların nafile çabalar olduğunu görerek sineye çektik. Alınan sonucun en hayırlı sonuç olduğunu düşünüyorum. Kimse kaybetmedi, kazanan İstanbul oldu, halkımız oldu. Bu sözlerin ne demek olduğunu halkımız önümüzdeki günlerde anlayacak. Çok güzel çalışmalara imza atacağız. Sosyal belediyecilik olacak. Bu yerel seçimlerin bizi iktidara götüreceğini düşünüyorum" diye konuştu.

Sındır, Yüksek Seçim Kurulu'nun itirazları değerlendirip kesin sonucu açıklayıncaya kadar oy çuvallarının başında örgüt üyelerinin nöbetinin devam edeceğini söyledi. 

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.