Toplantı sonrası Arınç'tan açıklama

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, gündemdeki konulara ilişkin basın toplantısı düzenledi

Toplantı sonrası Arınç'tan açıklama
18 Aralık 2013 Çarşamba 17:08

Dünkü operasyon ve sonrasında yaşanan gelişmeler sebebiyle gözler Ak Parti'den gelecek açıklamada. Hükümet adına açıklamayı Bülent Artınç yapıyor.

İşte Arınç'ın konuşmasından satır başları:

Önemli bir operasyon kapsamında sizlere bilgi sunmak istedim. Bugün öğleden sonra başbakanımızın başkanlığında bir araya geldik. Olayı elimizdeki bilgiler kapsamında değerlendirdik. Bir an önce bir açıklama yapılmasında zaruret bulunduğunu düşündük.Yakinen takip ediyorsunuz, dün sabah erken saatlerde İstanbul merkezli, 28 adrese yapılan baskınlarla 52 kişi gözaltına alındı. İş adamları ve fatih belediye başkanımız da dahil olmak üzere, üç bakanımız emniyete götürüldü. 51 kişinin sorgusuna başlanıldığı öğrenildiği.

"3 AYAKLI OPERASYONUN BİLGİLERİNİ PAYLAŞMAK İSTİYORUM"

Celal Kara’nın yürüttüğü rüşvet yolsuzluk operasyonuyla ilgili iki yeni savcı da görevlendirildi. Dört bakanımızın, bir belediye başkanımız vardır, bazı bakan arkadaşlarımızın çocukları isimleriyle bahsedilmektedir, bürokratlar vardır. İnşaat firmalarının isimlerinden bahsedilmektedir. Rüşvet gibi yolsuzluk gibi kara para aklaması gibi. Türkiye’yi derinden sarsan bu üç ayaklı operasyonla ilgili olarak bilgileri sizlerle paylaşmak istiyorum.

"YARDIM İÇİN İKİ SAVCI GÖREVLENDİRİLDİ"


Başsavcı Çolakkadı tarafından bir basın açıklaması yapıldı. Şunu söylemek istiyorum. Soruşturmaların kapsamı, şüpheli sayısının çokluğu, nazara alınarak, delillerin toplanıp soruşturma için önceden beri uygulandığı gibi bu soruşturmaya yardım etmek üzere de iki cumhuriyet savcısı daha görevlendirilmiştir.

Yeni görevlendirilen savcılar memurlar ve kamu görevlilerinin memur suçları soruşturma bürosunda görevli olup önceden beri memur olup soruşturmayı yürütmektedirler. Yargı mercileri iç düzenlemeler çerçevesinde hakikatlerin ortaya çıkarılması için çalışamkta olup diyerek yaptığı işleri anlatıyor başsavcı. Rutin bir işlemdir.

"GÖREVİ KÖTÜYE KULLANANLARIN YERLERİ DEĞİŞTİRİLDİ"

Bu sırada emniyet genel müdürlüğü tarafından açıklama yapıldı. Basında yer alan emniyet personelinin yerlerinin değiştirilmesiyle ilgili şu açıklama yapılmıştır. Haklarındaki görevi kötüye kullanma iddialarıyla ilgili yerleri değiştirilmiştir. Bu da basına aksetmişti.

Üçüncü bir açıklama HSYK tarafından yapıldı. Burada da Cumhuriyet Başsavcılığı'nın görevleri anlatılıyor. Yani terörle mücadele kanunun 10’ncu maddesine bakanlar hariç, yetki ve görevlerinin tespitine ilişkin, o yer cumhuriyet başsavcısına ait olup kurumumuzun bir yetkisi bulunmamaktadır. İstanbul cumhuriyet başsavcılığı da savcıların görevlerinin başında olduğu, gözaltı sürelerinin dolmadan ifadelerinin alınması için iki savcının daha görevlendirildiğini söylüyorlar.

"SON AÇIKLAMA VALİLİKTEN"

Son açıklama Ankara Valiliği'nden yapılmış. Validen izin almışlar isim vermemişler başlıklı haberlerinin yalan olduğunu ifade ediyor. Bu haberlerin başka illerden gelen polis amir ve memurlarının il valileriyle görüşmeleri mümkün değildir deniyor. Çıkan haberlerin yalan ve maksatlı olduğunu ifade ediyorlar.

Buna bir adli operasyon, yargı süreci başladığını da ifade etmeliyim. Bu konuda hükümetimizin görüşü 11 yıldan bu yana değişmemiştir. Partimiz henüz kurulma aşamasındayken, biz siyasetin yozlaştığı bir noktadaydık. Siyasetçilerin yolsuzluklarla ilişkileri konuşuluyor ve başarılı sayılmıyordu. Bu 3Y yolsuzluklar, yasaklardı. Bizi güvenle destekleyen halkımız bizi desteklemiş ve onaylamıştır. Geldiğimizden bu yana mafya ve çete örgütleri yargının önüne çıkarılmıştır. Pek çoğu dağıtılmıştır. Resmi kayıtlarda sayısının 55 olduğunu biliyoruz. Elbette kararları hakimler savcılar vermektedir. Yakalanmalar gözaltılar yargı süreci içinde değerlendirilmektedir. Bizim görevimiz nedir? Geçmişte olmayan tek şeydir. Siyasi irademiz güçlüdür. Yolsuzuk yapanların kökünü kazımak üzere dimdik ayakta durmuştur.

Bugüne kadar yapılanları şerefle anlatan hükümetimizin yolsuzluktan yana tavır almasını hiç kimse beklemesin. Bunu şu sözlerimle tamamlayayım, eğer bir rüşvet kara para aklama söz konusu ise bunu yargı en iyi şekilde aydınlatmalıdır. Başka olaylarda yargının yanında yer tutan hükümetimiz, bu konda da da yargı sürecinin her zaman arkasında duracaktır.

"BİZİM NAZARIMIZDA HERKES NÖTRDÜR"

İsimler kim olursa olsun, o kişilere ne kadar yakın olursa olsun, geçmişte veya bugün hükümetimizle ne kadar iyi ilişkilerde bulunduğu farkedilsin, bizim nazarımızda herkes nötrdür. Yargı sürecinin vereceği karara her zaman saygılı olacağız. Engelleyecek bir çabanın içinde olmayacağız. Yargı bilmeli ki, her konuda desteği yargımızın arkasında olacaktır.

Hükümet üyelerinin isimlerinin geçtiği, yakın ilişkide olduğu gibi iddialar bizi ilgilendirmiyor. Bu iddiaların gerçekliği kısa zamanda ortaya çıkarılmalıdır. Bu konuda muhalefete bir cümle söylemek istiyorum. Elbette hükümeti eleştirmek, yıpratılmasını istemek, önümüzdeki mahalli seçimlere kırık bir şekilde gitmesini istemek, bu olay sebebiyle tersine döndürmek isteyebilirler. Muhalefetin meşru hakları vardır. Bu olay bugüne kadar cereyan etmiş pek çok olayda olduğu gibi dikkatle takip edilmelidir. Ama peşin hükümle karar vermek, masumiyet ilkesini bertaraf etmek, henüz ispatlanmış hiçbir şey yokken, basına ve internet medyasına servisle vakit geçiriliyorken, peşin hüküm vermesinler.  Bu yolsuzluk iddiasının süratla araştırmasını isteyebilirler, hükümetin tavır almasını isteyebilirler. Ama ne bakanlarla, ne de kişilerle ilgili peşin hükümle suçlama noktasına gitmek, hükümeti sorumlu tutmak doğru bir davranış olamaz. İnsaflı olsunlar.

"DOSYADA NELER OLDUĞUNU BİLMİYORUZ"

Biz hükümet olarak daha dosyada neler olduğunu bilmiyoruz. Bize bunları getirin deme imkanından da mahrumuz. Onlara konulan altyazılar, iş adamların, sanatçıları suçlayacak bir psikolojik savaşın içine sokmak hukuki değildir. Adli yargıyı etkilemek de suçtur.
Bize düşen sabırla ama bir an önce de yargının elindeki delillerle, adil yargılama süreci sonunda da burada ne var, kim neyle suçlanıyor, deliller yeterli midir bu konuda bir karar verilmesidir.

"GİZLİLİĞE UYULMUYOR"

Bir soruşturma süreci var. Gizlidir ama bu sürece uyulmuyor. Ne muhalefet ne basın ne de siyasetçiler uyuyorlar. Lütfen insanları karalamayın. Bir insan kesin hükümle mahkum oluncaya kadar masum sayılır. Bu hukuk herkes içindir. Adalet herkes için yol göstericidir. Bizim beklediğimiz yargı sürecinin şeffaf süratle gerçekleştirilmesidir.

"DÖRT-BEŞ AY ÖNCESİNDEN YAZILIYORDU"


Bu olayların bugün gerçekleşiyor olması ne anlama geliyor? Siyasi bir maksat olabilir mi? Müsaade ederseniz bu meseleye bakma hakkımız var. Çünkü üç dört gün öncesinden, dört beş ay öncesine kadar bu tür suçlamalarla bazı insanların karşı karşıya gelecekleri yazılıyordu. Emniyetten insanlar, güler mi ağlar mı, barış mı derken, İçişleri Bakanımızın oğluyla ilgili işaretleri vermişler.

"SAFLIĞIMIZA VERİN"


Artık her şey bitti, savaşacağız. Herkes için kötü olacak. Şunlar bunlar tutuklanacaklardan, kasetler, fotoğraflar servise konacak tehditlerini biz de duyuyoruz. Bu kadar alçalabileceğini bazılarının, gerçekten düşünmemiştik. Saflığımıza verin. Bir tarafta meşhur bir sanatçıyla evli olan bir iş adamı diyelim, TOKİ’yle ilgili arazilerin şirketlere peşkeş çekildiği iddialar var, haksız kazanç temin ettikleri var. birbirinden farklı isimlerin bir araya getirilmesinin amacı ne olabilir? Böyle bir şey görülmüş değil. 14 aylık bir dinlemeyle bu işin şimdi sonuçlandığı söyleniyorsa, aslında 6 ay önce dinlemenin kesildiği bugünün beklendiğini de duyduk.

"NE AMAÇLA YAPTIKLARINI BİLİYORUZ"

Bu işin planlayıcısını, ne amaçla yaptıklarını az çok biliyoruz. Belki zamanı geldiğinde açıklayabileceğiz.  Bu kadar kişi aynı yerde olmamışlar, niçin birini bir ay önce, iki ay önce, sabahın beşinde evlerine baskınlar yaparak bu işleri başlatıyorsunuz? İkincisi nedir, bu işi yapanlar diyelim ki emniyetteki şube müdürleridir. Bir üstüne haber vermesi istenir. Arkadaşlar şube müdürünün başlattığı operasyondan başındaki müdürün, İstanbul emniyet müdürünün, Ankara emniyet müdür habersizdir. Haber verselerdi önlem alırlardı diyebilirsiniz. Arkadaşlar bir görev ifa ediliyor. En azından bir operasyon yapılacak. İsimleri gizli tutabilirsiniz.  Bir içişleri bakanının, oğlunun gözaltına alındığını basından duyması kadar acı bir şey olabilir mi?

"PSİKOLOJİK HARPLE KARŞI KARŞIYAYIZ"

Bazılarının görev yerleri değiştirilmiştir. Soruşturmanın gizliliği esastır demiştim, şu anda yayınlanmayan tek şeyden haberdar olduk. Bakanlar hakkında fezleke tanzim edileceği, UYAP’a bilgi vermeden gerçekleştirildiği de iddiaların içinde. Psikolojik harple karşı karşıya olduğumuzu söyleyebilirim. Bunun amacı ne olabilir? Hükümetimizin yıpratılması.

"ÖNCE GEZİ İLE ŞİMDİ BU TÜR OLAYLARLA..."

Önce gezi ile şimdi de bu tür olaylarla kamuoyu üzerinde yıpratma kampanyası olduğu çok açık şekilde görülüyor. ANAP için yapılanlardan farklı bir tarafı yoktur. Ancak bilgili hazır olan bir hükümet o tarihte söz konusu değildir.

Başbakan ile birlikte hükümetimizin yıpratılması, birilerine göre yandaş candaş isimleriyle küçük düşürülmeye çalışılan gazeteler gazetecilere yönelik tehditler at başı gitmektedir. İş adamlarına tehditler yağmaktadır. Çocuklarıyla ilgili, montaj da olsa yayınlayabileceklerini söylemektedirler.

"TÜRKİYE EKONOMİSİ KARALANMAK İSTENMİŞ OLABİLİR"


Bunları yerel seçimler ve seçimlere yönelik, yapıldığını bir komplo teorisi olarak söylemiyorum. Bundan uzağız. Unutmayın üç çeyrekte yüzde 4’ün üzerinde büyüme gösteren bir Türkiye ekonomisi, yabancı yatırımları cazibe merkezi olarak çeken Türkiye ekonomisi, yolsuzlukların başını alıp gittiği imajıyla karalamak noktasına getirilmek amaçlanmış olabilir.

CİDDİ DELİLLER VARSA YARGI GEREĞİNİ YAPACAKTIR

Ortada bir iddia vardır. İsmi geçenler, en yakından en uzağa kadar, hükümetle ilgilsi olanlar ve olmayanlara kadar bu iddialar sonuna kadar araştırılmalıdır. Nereye kadar ulaşacaksa bizi ilgilendirmez. Biz hükümet olarak bugüne kadar yolsuzluğa karşı savaş vermeyi varlık sebebi saymış bir iktidarız. Hamdolsun ettik de. Şimdi yargıya düşen bir an önce ifadelerin alınması ve sorgunun yapılmasıdır. İddianamenin hazırlanmasıdır. Gerekenlerin yapılmasıdır. Hakkında ciddi deliller varsa yargı gereğini yapacaktır.

BUNU YAPANLARI BULACAĞIZ

Bu operasyon niçin bu zamanda yapılıyor? Niçin bu eksiklerle yapılıyor. Niçin buna benzer bazılarının daha olabileceği tehditleri savruluyor. Hükümeti yıpratmak için, zor durumda bırakmak için. En başarılı olduğumuz yolsuzlukla mücadele konusunda bizi kamuoyu nezdinde küçük duruma düşürmek amacı vardır. Bunu yapanları en kısa zamanda bulacağız. Eğer devlet içinde yuvalanmış illegal bir örgüt ise bu ortaya çıkaracağız. Bugün bize yarın başkasına yaparlarsa bu Türkiye'ye yakışmaz. Böyle bir örgütten bahsetmek gerekiyorsa en kısa zamanda halkımızın önünde ilan edeceğiz.

KABİNE REVİZYONU

Kabine revizyonu konusunda 15 günü geçti bakanlar kurulu üzerinden. Son bakanlar kurulu toplantısından sonra cevap vermiştik. Aday olacak bakanlarımız ne yapacak diye... O zaman çelişkili bir durum vardı. YSK bakanların istifasına gerek yok dedi. Biz önceden istifa gerekir demiştik. Ben sayın Başbakanımızla o gün konuştum. O da kesinlikle aday bakanların istifasının gerektiğini söyledi. Aralık sonu gibi olabilir. Başbakanımızın takdiri o zaman öyleydi. Şimdi ise ne gibi bir karar verecek öğreneceğiz.

BAKANLAR İSTİFA EDECEK Mİ?


Ben dahi kimin hangi şubede çalışıp çalışmadığını bilmiyorum. Emniyetin açıklamasını okuduk. İçişleri Bakanlığımıza bağlıdır emniyet. Haklarında soruşturma açıldığı için bulundukları yerden başka yerde görevlendirilmeleri zaruridir. Bunları örnek göstererek bakanlar ne yapacak diye soruyorsunuz. Bakanların ne yapacağını yakında görürsünüz. Bu konudaki kararı sayın Başbakan verecek. İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Turan Çolakkadı savcılar devam edecek dedi. 3 ayrı mesele var, 4483 sayılı kanuna göre, iki savcıyı daha görevlendirdim deniliyor. Mevcut savcılar görevden alındı da başkaları mı atandı? Turan Çolakkadı hayır diyor, iki yeni kişi daha görevlendirildi deniliyor. HSYK'da bu görev Başsavcılığın yetkisindedir diyor. Bunlara itibar etmek durumundayız.

"EMNİYET MÜDÜRÜ OPERASYONDAN HABERDAR DEĞİLSE.."

İdari araştırmalardır soruşturmalardır. MİT ve Emniyet genel müdürlüğü de, bizim bakanlıklarımız da bu konuda bir çalışma yaparlar. Bizim işimiz yapacağımız incelemelerle bu işin içerisinde bir görev aşımı varsa başka maksat için yapılmışsa bunları tespit etmektir. Bunun planlı bir hareket olduğu ve psikolojik savaş olduğu kanaatimiz var. Maksadın araştırılmasına matuf yapıyı ortaya çıkarabilmektir amacımız. Bir ilin emniyet müdürü yapılacak operasyondan haberdar değilse, kimin nereye gittiğinden habersizse, yollar kesilmişse, bu ne amaçla yapılmıştır diyerek bir araştırma yapılmasına ihtiyaç var.


BAŞBAKAN ERDOĞAN'IN DİNLENDİĞİ İDDİASI

Başbakanımızın dinlendiğine yönelik bir somut bilgi yok. Bu olaylarla ilgili olarak muhalefet ve basın ve kamuoyu hükümetten bir açıklama bekliyordu. Biz de kamuoyunu aydınlatma maksatlı bu toplantıyı düzenledik. Ben de size elimizdeki bilgileri takdim ettim. Dinlemeler ve yasa dışı dinlemeler yapılmış olabilir mi araştırılacaktır. Başbakan'ın evindeki veya ofisindeki böcekle ilgili daha önce de iddialar çıkmıştı. Sayın Başbakanımız bunlarla ilgili bilgileri yakında açıklayacak.

"BİZ BAKANLARIMIZI SEVİYORUZ"


Bakanların istifası da dahil olmak üzere yapılacak bir işlem varsa yapılacak. Biz bakanlarımızı seviyoruz. Ama suça karışmışlarsa, ya da çocuklarıyla ilgili iddialarda dahilleri varsa bu onları koruyacağımız anlamına gelmez. Beraati zimmet asıldır. Bir insanın suçluluğu ispat edilmedikçe masumiyeti asıldır. Ama siyaseten istifa isterlerse Başbakanımız da bunu değerlendirir. Ne yapacaklarını yakın zamanda görürüz.

"CEMAATİ Mİ KASTEDİYORSUNUZ DERSENİZ.."

Bu kadar sözden sonra siz cemaati mi kastediyorsanız derseniz zikriniz ve fikriniz ortada demektir. Biz fitnenin söndürülmesi noktasındayız. Bu işin ne kadar doğru olduğu ortadadır. Cemaat temiz olduğunu, Türkiye'ye hizmetler yaptığını ve başındaki insana olan sevgimizin büyüklüğünü her yerde söylemişiz. Eğer bir alçaklık sözkonusu ise bu alçaklığı onlara hamletmek bence çok büyük bir yanılgı olur. Bunu bana sorarsanız ben incinirim. Bu sözlerimle cemaati hedef aldığım anlaşılamaz. Onlar kendilerini hedef yaparlarsa bunu bilemeyiz.


"HİÇ DE TASFİYE EDİLMEMİŞ"

Birileri emniyette birilerinin tasfiye edildiğinden ısrarla bahsediyorlardı. Onlar pasifize edildiler atıldılar diyorlardı. Dolayısıyla bu operasyonu kendi üzerine alıp hükümeti hedef tahtasına koyuyorlardı. Hiç de tasfiye edilmemiş demek ki hepsi görevlerinde kalmış.

PARA KASALARI

Para kasalarının gerçek olup olmadığını bilmiyorum. Sosyal medya sorumsuz ve sınırsız bir alandır. Soruşturmanın gizliliği esas ise, nasıl oluyor da bunlar internette yayınlanabiliyor. Bu çok çirkin birşey. Çok ayıp bir şey. İnternette dolaşan ve yayınlanması gerçekten suç olan bir konuda benim düşüncelerimi almayın. Ben onun henüz gerçekliğinden emin değilim. Bir bankanın genel müdürünün evinden para kasası çıkması normal değildir. Evinde para bulundu deyince aklıma Sinan Aygün geldi. Sayın Aygün sonra o konuda aklandı. Burada da bir para makinesi kasalar falan mizansen mi gerçekten bilemiyoruz. Acaba parayı çok seviyorlar da sürekli para sayma makinesiyle mi sayıyorlar. Bu soruşturma bitsin de gerçek olup olmadıkları anlaşılsın. Umarım yanlış çıkar ama doğruysa da yargı gereken kararı verir.
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.