TRT'de ilk kez yer buldu

31 Mart seçimlerinde rakibini geride bırakarak seçilen, ancak YSK üyesi 7 hâkimin kararıyla mazbatası geri alınan seçilmiş İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı CHP'li Ekrem İmamoğlu, devletin resmi kanalı TRT'de ilk kez yer buldu. İmamoğlu, TRT Haber'de Fatih Er ve Şebnem Bursalı'nın sorularına yanıt verdi. Program sırasında İmamoğlu, uzun zaman sonra TRT'ye konuk olması hakkında şunları söyledi: Dedim ki 'Uzun zamandır TRT bizi çağırmıyordu. Onlar beni düşünmüyor ama ben onların yayıncılığını düşüneceğim. Sorulara orada cevap vereceğim.'

TRT'de ilk kez yer buldu
19 Haziran 2019 Çarşamba 10:21

Program sırasında İstanbul'a vaatlerini ön planda tutan İmamoğlu, gençler ve kadınlar için yapacakları ve kreş konusu üzerinde durmaya özen gösterdi. İmamoğlu, şunları söyledi:

"Gençler bu toplumun enerjisi, çocuklar geleceği, kadınlar da vicdanı... Bir toplumda kadınlar hayatın içerisindeyse, topluma gerçekten çağdaş diyebilirsiniz. Aksi takdirde gerçekten problem. 2015 verilerine göre İstanbul güven endeksinde Türkiye'deki şehirler arasında 73'üncü. Yani böyle bir duruma düşmüş İstanbul. 350 bin genci var İstanbul'un. Bu sayılar devletin kurumlarına ait. 18-25 yaş arası genç. Okutamamışız, mesleği yok, işi de yok. 1 milyon 200 bin çocuk var 0-4 yaş arası. Bunların büyük bir kısmı ne yazık ki dar gelirli ailelere ait çocuklar. Gençlere ulaşımda indirim demiştik biz, bunu gelir gelmez yaptık. 85 liradan 40 liraya indirdik. Bu indirimi sadece öğrencilerde bırakmadık. 18-25 yaş arası gençlere de yüzde 40 indirim vaadimiz vardı bizim, görev süremiz yetmedi ama devam edeceğiz yapacağız. Yönetime gelir gelmez 150 mahalleye kreş açacaklarını belirten İmamoğlu, 'İstanbul Çocuk Fonu' kurma sözü verdi.

Seferberlik sözü

'Seferberlik' kavramının anlamı üzerinde de duran CHP adayı şunları söyledi:

"Eğitimle, çocuklarla, gençlerle ilgili seferberlik. Seferberlik çok önemli bir kavram. Ben İstanbul'da sorumluluğu olduğu bir dönemi başlatacağımızı söyledim. Çocuk oyun dünyası merkezlerinden tutun, 0-6 yaş grubuna özel mahalle evleri. Süreci, demokrasiyi mahallelerden çözmeye başlarsınız. Mahallelerden başlar merkezi yönetime doğru gidersiniz. Bu projeyle yoğun sorunların yaşandığı, özellikle çocuk istismarı ve kadına şiddet ile ilgili olarak bu mahalle evlerinde en az iki uzmanı görevlendireceğiz. Dolayısıyla sistem çok katılımcı, çocukları ve kadınları içine alan bir sisteme dönüşecek.
İmamoğlu, kadınlarla ilgili projelerini de şöyle açıkladı: "Annelerimize sosyal tesislerimizi yüzde 40 indirimli, 0-4 yaş arası çocuğu olan annelere eğitimi ücretsiz yapacağız. 2 tane kadın sığınma evi hızlıca devreye alacağız. Kadın sağlığı merkezleri talebi var. Yirmi adet kadın sağlığı merkezi talebi ve kırk adet doğumhane kuracağız. İki üniversiteyle yaptığımız araştırmada bizim elimize gelen talepler bunlar. Yoksulluk, ev kadınını etkiliyor, ocağındaki yemeğini etkiliyor."

Metro projeleri durma aşamasında

İstanbul'un ulaşım sorununa da değinen İmamoğlu, şunları söyledi:

"Bu şehirde trafikten şikayet oranı hiç azalmadı aksine büyüdü. Öncelik neydi, nerede yapılmalıydı. Bence bilimden yeterince faydalanılamadı. Öncelik metro... Bu şehirde metro durağına yürüme mesafesinde ulaşma oranı ne biliyor musunuz? Yüzde 2... Bugün Marmaray dahil, metro ve raylı sistemlerden yararlananların oranı yüzde 18. Önce tespit yapmalıyız ki sorunu çözelim. Metro, bütün dünyadaki metropollerde en önemli ulaşım aracıdır. İstanbul'un 16 milyon nüfusu var 15 milyon değil çünkü bir milyon da mülteci yaşıyor İstanbul'da. 2004'te metro hattı uzunluğu 45 kilometre, 2019'da 170 kilometre. Yılda 8.3 kilometre metro hattı yapılmış. 'Yılda 8.3 kilometre üretim yaptım' demek komedi. 'Efendim inşaatlar devam ediyor 2020'de bitecek'. Ama taahhüt ettiniz. Sadece 2014'de 450 kilometreye çıkacağı taahhütü var. Yarısı bile değil. Biz bu şehre bütünleşik bir ulaşım sistemi vaat ediyoruz. Bütünleşik sisteminden kastımız aslında tümüyle ulaşım ağının birbirine entegre olmasıdır. Bu aslında İstanbul'un gelecek vizyonu. 2029'a kadar olan bütünleşik ağ sistemi. bunun içinde inşaatı devam eden metro hatları ile bizim 'megabüs' hattımız da var. Metrobüs'ün sağlıklı bir kilometrede verimli bir ulaşım sistemi olduğunu yıllardır teknik olarak söyleyen birisiyim. Ama şu anda faydadan çok sıkıntı üretmeye başlamıştır. İstanbul'un bir çok metro ağı yavaş ilerlemektedir. Durma aşamasındadır biliyoruz şantiye tespitleri var bizde. Sebeplerinin bir kısmının mali sebepler olduğunu biliyoruz bir kısmının da başka sebepler olduğunu biliyorsunuz. Basına da yansıdı bir buçuk yıl kadar önce. Bir kısım metro projelerini durduracağız dediler sonra merkezi hükümetin söylemiyle vazgeçildi."

İstanbul'un deniz ulaşımında çok önemli rolü olan İDO'nun ulaşımdaki payının giderek düşürülmesini de eleştiren CHP adayı, deniz ulaşımındaki payın indiği yüzde 3'lerden, tekrar 90'lı yıllarda olduğu gibi yüzde 10 seviyelerine çıkartma niyetinde olduklarını kaydetti.

'Megabüs'le ulaşımın yükü azalacak

640 kilometrelik metro ağı sistemini 2019'a kadar tamamlamak istediklerini belirten İmamoğlu, 'megabüs' projesini şöyle açıkladı:

"İstanbul'un kuzey aksından ve dar gelirli insanların içinde yaşadığı Sultanbeyli, Sancaktepe, Ümraniye, Kavacık, Sultangazi, Bağcılar, Esenler, Esenyurt'a kadar devam eden bir Megabüs hattımız olacak. Yaşadığımız E-5 hattında bulunan Metrobüs gibi yoğun imalatlı bir sistemden bahsetmiyoruz. Tercihli yol sistemi yani acil güvenlik şeridi diye kullandığımız şerit daha büyütülecek. Büyük bir yatırım yapmadan verimli araçlarla beraber metrobüsü daha verimli bir hale getireceğiz. Yükünü megabüs ile beraber yüzde 30-40 azaltacağız. İstanbul'da taksi, minibüs gibi özel araçlarla ulaşımın payı yüzde 67 civarında. Biz onların katılımını sağlayacağız. Mini otogarlar yaparak, kamyon kamyonet gibi lojistik taşımaların sağlıklı bir şekilde gerçekleşmesi sağlanacak. Bununla hem ulaşımda kolaylık sağlamış olacağız, hem de yakıt tüketimini düşürmüş olacağız. En başta ulaşımdaki bu işin başındaki insanlar, aktörleri, hiçbir zaman masada olmadılar. Bu masaya katılmamalarından dolayı üretim yapmadılar."

Belediyede çalışmayan AK Parti'lileri tespit ettik

CHP'li belediyelerden 'ideolojik gerekçelerle' işçi çıkartıldığı iddiaları hakkında ise İmamoğlu şunları kaydetti: "Kim ideolojik bir işten çıkarma yaparsa büyük bir hatadır. Ben AK Parti'li belediyeden Beylikdüzü'nde belediye devraldım ve yapmadım. İdeolojik kavramlarla hiç kimse, hiçbir belediye başkanı çıkartmamalı, yanlıştır. Ben Ak Partili belediyeden Beylikdüzü'nde bir belediye devraldım ve ben yapmadım. Sizinki bir hüküm çıkartmadır. Bence emin olmayın. Niye emin olmayın çünkü ben mesela İzmit'teki işten çıkarma hususlarıyla ilgili haberleri izledim. İzmit Belediye Başkanımız Fatma Hanım'ın açıklamalarını dinledim. Asla öyle bir şey yok.

Evde oturup maaş alan var

Şebnem Bursalı'nın Beylikdüzü'ndeki belediye başkanlığı döneminde işçi çıkarttığı iddiası üzerine İmamoğlu, şunları ifade etti: "Hayır hayır... Bana bir grup gelip niye işten çıkardınız dediler. O dönemde biz kimseyi işten çıkarmadık. Çalışmayanlar var. Maaş alıp çalışmayanlar var. Detayına gireyim mi? İl gençlik kollarında olup çalışmadan maaş alıyor, Beylikdüzü'nde oturmuyor bile, gelmemişler bile... Bunlar tespitli bizde. Bakın 23 müdürün onikisi AK Parti döneminden çalışanlar. Hala da orada müdürlük yapıyorlar. Maaş alıp evde yatan varsa ona bakarız. Alın teriyle çalışacak. Biz İBB'de çalışan 82 bin insanımıza iş garantisi veriyoruz. Biz şunu da vaat ediyoruz, belediyenin önünde birilerinin aleyhine miting de yaptırmayacağız. "
Fatih Er'in "Sosyal paylaşımda bir belediye çalışanı dedi ki 'Ben Ekrem beyi beğenmiyorum, belediye başkanı olmasını istemiyorum.' Siz seçilmeden önce söyledi bunu..." sorusunu İmamoğlu şöyle yanıtladı: "İşini yapıyorsa bir sorun olmaz. Ama sorun nerede oluyor biliyor musunuz? Bana çay getiren personeli Sultanbeyli'ne sürdüler. Başakşehir'de oturuyor. Kötü bir yer olduğu için demedim. Başakşehir'de oturan bir insan Sultanbeyli'ne sürüldü.

CHP bursu iptal ettirmedi

İmamoğlu, 'CHP'nin Anayasa Mahkemesi'nde öğrenciye burs verilmesini iptal ettirdiği' iddiasına karşılık olarak şunları söyledi: "Biz yaparız iştirakler üzerinden. Sağa sola çarçur edilen birçok para var. O da belediyenin şirketi. Buna yöntem çok ama ben size bir şey söyliyeyim. Yanlış bir ifade de bulunuyorsunuz. Yasaklanması değil. Anayasa Mahkemesi'nde çıkan karar ve talep şuydu aslında: Mükerrer işlemler yapılmasın. Eğer bir öğrenci burs başvurusunda bulunuyorsa bunu kredi yurtlar kurumuna bildirilmesinin doğru olacağı ve dolayısıyla adalet sağlanacağı ve bu sistem üzerinde burs verilmesinin o zaman doğru olacağı yönünde CHP üzerinden talebi olmuş. Yoksa verilmesin dememiş. Sen demiş tespit et, tespitini bize bildir. Onun üzerinden verelim kötü bir şey denmemiş yani. Ama bu tolere edilebilir. Her işlemin aslında yapmak isteyene bir çözümü var. Orada eksik bir düzenleme varsa yapılır. İsraf düzeninden vazgeçtiğimiz an, biz kolaylıkla gençlerimizin bursunu verebilecek kaynaklara sahibiz.

Bahsettiğimiz şey israf

İmamoğlu, 'Sayıştay raporu' tartışmasına da değindi: "Sayıştay raporunda benim iddiam üzerine giden bir şey yok. Uzmanlar çalışıyor. Böyle hesaplıyoruz. Bahsettiğimiz şey israf. Bir örnek vereyim. Kötü mali yönetim. Beş yılda İBB'nin borcu beş kat artıyor. Yani 26,7 milyar TL. Örneğin bütçe açığı 18 kat artmış, 3,7 milyar TL. Bütün hemşehrilerime şunu söylemek istiyorum. Biz israfla ilgili belge açıklamıştık, demiştik ki, bir damacana su, belediyenin şirketinden markette gidip alıyorsunuz 9 TL, belediyeye 60 bin tane alıyorsunuz 9,5 TL'den. Uygulanmamış projelere 260 milyon TL harcanmış."
İmamoğlu, İsmail Küçükkaya ile canlı yayın tartışmasından önce buluştuğu hakkında iddiaya da şöyle yanıt verdi: "İsmail bey aradı, o sırada otelde konuşma yapmak için hazırlanıyorum. 'Sizinle görüşebilir miyiz, sizden sonra da Binali beye gideceğim' dedi. Otele geldi, kendisiyle en fazla 10-15 dakika görüşebildik."

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.