2023 yılını geride bıraktığımız şu günlerde merak edilen rakamlardan bir tanesi de dış ticaret rakamlarıydı. Ticaret Bakanlığı bünyesinde yapılan açıklamada geçtiğimiz yılın hedeflerinin aşıldığı ifade edilirken bu konuda dünyadaki seyrin aksine bir tablonun oluştuğu belirtilmektedir.

Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat: “Dünya Ticaret Örgütünün resmi rakamlarını incelediğimizde dünya ticaretinde ihracat yönünde bir daralmanın yaşandığını; dünya ekonomisinde yaşanan talep gerilemesinin ihracatı da etkilediği görülmektedir” şeklinde yaptığı açıklamada Türkiye’de yaşanan gelişmenin küresel standartların üstünde olduğuna dikkat çekmiştir.

Dış ticaret rakamlarını incelerken bunu bir bütün olarak ele almamız gerekiyor. 2023 yılı dış ticaret rakamlarını ihracat ve ithalat yönünden ele alırsak ihracatın 255.8 milyar $ olarak gerçekleştiği ortamda ithalat 361.8 milyar $ olarak gerçekleşmiştir. Böylesi bir durum yıllık olarak ciddi bir dış ticaret açığına işaret etmektedir. Bu açığın bir önceki yıla nazaran biraz daha azalması umut verici olsa da daha gidilecek çok yol var.

2023 yılı dış ticaret verilerinin açıklandığı toplantıda Ticaret Bakanı ithalat noktasında olumlu bir seyrin olduğunu ifade ederek ithalatın geçen yıla nazaran gerilemesinin umut verici olduğuna dikkat çekmiştir. Toplam dış ticaret açığı bir önceki yıla göre %3.2 gibi bir daralma eğilimi gösterse de bu daralma eğiliminin artarak devam etmesi dış açığın kapatılması açısından önem arz etmektedir. Önümüzdeki yıllar ihracat hedefleri belirlenirken bu noktada ithalatın gidişatını da takip etmek önemli olacaktır.

2023 yılı ihracat açısından özellikle küresel ihracatın 2 trilyon dolara yakın gerilemiş olduğu ortamda hedefini aşan bir grafik çizmesi Türkiye açısından çok kıymetlidir. Fakat ihracat kalemlerinde olumlu bir gelişmeler yaşanmış olsa da bu olumlu gelişmeler hali hazırdaki ithalat kalemlerindeki şişkinliğin bir tehdit olduğu gerçeğini ortadan kaldırmamaktadır. Fakat yaşanan gelişmelerin seyri bu şekilde devam ederse ilerleyen dönemlerde daha olumlu sonuçlar alınabilmesi mümkün gibi gözüküyor.

İhracatın iç ekonomik dinamikleri etkisi yadsınamaz. Bu konuda Türkiye’deki görünüm rakamlar düzeyinde bu tezin doğruluğunu teyit eder niteliktedir. İhracatın bu denli hareketli ve yüksek bir hacimde olması ekonomik büyüme rakamlarına olumlu yönde bir katkı yapmış ve işsizlik ile istihdam noktasında yaşanan olumlu gelişmeler bunu doğrular niteliktedir.

Acısıyla tatlısıyla iyisiyle kötüsüyle bir yılı geride bırakırken ekonomik alana bakış attığımızda olumlu gelişmelerin artan bir hızda devam etmesi gerekliliği bir kez daha gün yüzüne çıkmıştır. Dış ticarette çift başlı bir iyileşmenin yaşanması ve dış açığın kapanması için gidilmesi gereken çok fazla yol var…