<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Haber Ekspres- İzmir Haberleri- Son Dakika Haberleri</title>
    <link>https://www.haberekspres.com.tr</link>
    <description>Haber Ekspres’ten Türkiye'nin güncel haberlerini, son dakika gelişmelerini, Dünya, İzmir Ekspres, Spor, Yaşam, Bilim-Teknoloji, Ekonomi-Finans, Sağlık ve Politika haberlerini 7/24 takip edebilirsiniz. Haber Ekspres ile her dakika haberiniz olsun.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.haberekspres.com.tr/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2024. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sat, 13 Jun 2026 15:45:40 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.haberekspres.com.tr/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Yeşilay İzmir'de sağlıklı yaşam etkinlikleri düzenleyecek]]></title>
      <link>https://www.haberekspres.com.tr/yesilay-izmirde-saglikli-yasam-etkinlikleri-duzenleyecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberekspres.com.tr/yesilay-izmirde-saglikli-yasam-etkinlikleri-duzenleyecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeşilay İzmir Şubesi, 14 ve 18 Haziran'da düzenleyeceği etkinliklerle bağımlılıkla mücadele ve sağlıklı yaşam bilincine dikkat çekecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İzmir'de Yeşilay tarafından düzenlenecek etkinliklerle bağımlılıkla mücadele ve sağlıklı yaşam bilincinin artırılması hedefleniyor. Yeşilay İzmir Şubesi, 14 Haziran'da Konak Meydanı'nda bisiklet turu, 18 Haziran'da ise Gündoğdu Meydanı'nda geniş katılımlı bir festival düzenleyecek.</p>

<p><img height="1152" src="https://habereksprescomtr.teimg.com/haberekspres-com-tr/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-131421-2.jpeg" width="2048" /></p>

<p>Yeşilay İzmir Şubesi Başkanı Ömer Yahşi, Balçova Termal Otel'de düzenlenen basın toplantısında hem Yeşilay'ın İzmir'deki faaliyetleri hem de Yeşilay Danışmanlık Merkezleri'nin (YEDAM) çalışmaları hakkında açıklamalarda bulundu.</p>

<p>Yeşilay'ın köklü geçmişine vurgu yaptı</p>

<p><img height="1152" src="https://habereksprescomtr.teimg.com/haberekspres-com-tr/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-131421-3.jpeg" width="2048" /></p>

<p>Yeşilay'ın 106 yıl önce işgale ve bağımlılığa karşı bir direniş ruhuyla kurulduğunu belirten Yahşi, derneğin 1934 yılında Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve Bakanlar Kurulu imzasıyla kamu yararına çalışan dernek statüsü kazandığını hatırlattı.</p>

<p><img height="1152" src="https://habereksprescomtr.teimg.com/haberekspres-com-tr/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-131421-4.jpeg" width="2048" /></p>

<p>İzmir'de yeni merkezler hizmete açıldı</p>

<p>Ömer Yahşi, nisan ayında Cumhurbaşkanı Yardımcısı'nın katılımıyla gençlik merkezleri, YEDAM'lar, ilçe temsilcilikleri ve spor alanlarından oluşan 13 merkezin açılışını gerçekleştirdiklerini söyledi.</p>

<p>İzmir'de Buca, Karabağlar, Konak ve Ege Üniversitesi bünyesinde olmak üzere dört YEDAM ile hizmet verdiklerini belirten Yahşi, bu merkezlerin sayısını artırmayı hedeflediklerini ifade etti.</p>

<p></p>

<p><img height="1152" src="https://habereksprescomtr.teimg.com/haberekspres-com-tr/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-131421.jpeg" width="2048" />YEDAM hizmetleri ücretsiz sunuluyor</p>

<p>YEDAM'larda tütün, alkol, madde, kumar ve teknoloji bağımlılıklarına yönelik ücretsiz destek verildiğini aktaran Yahşi, tüm hizmetlerin tam mahremiyet ilkesiyle yürütüldüğünü vurguladı.</p>

<p>Merkeze başvuran danışanların bilgilerinin hiçbir kurumla paylaşılmadığını belirten Yahşi, bağımlılıkla mücadelede gizlilik ilkesinin büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Telefon kısıtlamasına destek verdi</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Milli Eğitim Bakanlığı'nın okullarda telefon kullanımına yönelik uygulamalarını değerlendiren Yahşi, bu adımın akademik başarıyı artırdığını düşündüğünü ifade etti.</p>

<p>Yahşi ayrıca sosyal medya platformlarına yönelik yasal düzenleme çalışmalarını da bir öğretmen ve baba olarak olumlu bulduğunu dile getirdi.</p>

<p>Konak Meydanı'nda bisiklet turu düzenlenecek</p>

<p>Yeşilay İzmir Şubesi Başkanı Yahşi, 14 Haziran'da Türkiye genelinde 81 ilde eş zamanlı olarak gerçekleştirilecek bisiklet turunun İzmir ayağının Konak Meydanı'nda yapılacağını açıkladı.</p>

<p>Etkinlik kapsamında öğrenciler ve vatandaşlar sağlıklı yaşam için pedal çevirecek.</p>

<p>Gündoğdu Meydanı'nda büyük festival yapılacak</p>

<p>18 Haziran'da ise Gündoğdu Meydanı'nda kapsamlı bir festival düzenlenecek.</p>

<p>Yahşi, İzmir'de ilk kez uygulanan Sağlıklı Yaşam Ligi kapsamında 207 okuldan 125 bin öğrenciye ulaştıklarını belirterek, final etkinliğinde drapaj yarışmaları, meslek liselerinin sunumları, sahne gösterileri, halk oyunları ve kitap okuma kulüplerinin etkinliklerinin yer alacağını söyledi.</p>

<p><img height="1152" src="https://habereksprescomtr.teimg.com/haberekspres-com-tr/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-131421-1.jpeg" width="2048" /></p>

<p>İzmirlilere davet</p>

<p>Ömer Yahşi, çocukların bağımsız, özgür ve iradesine hakim bireyler olarak yetişmesi için çalışmalar yürüttüklerini belirterek tüm vatandaşları etkinliklere katılmaya davet etti.</p>

<p>Yahşi, "Çocuklarımızın bağımsız, özgür ve iradesine hakim bireyler olarak yetişmesi için tüm halkımızı Yeşilay bayrağı altında buluşmaya davet ediyorum" ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNCEL, İZMİR EKSPRES, İZMİR ETKİNLİK, SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.haberekspres.com.tr/yesilay-izmirde-saglikli-yasam-etkinlikleri-duzenleyecek</guid>
      <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 13:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereksprescomtr.teimg.com/crop/1280x720/haberekspres-com-tr/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-131354.jpeg" type="image/jpeg" length="78314"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ege Üniversitesi soruşturmasında 41 kişi adliyede]]></title>
      <link>https://www.haberekspres.com.tr/ege-universitesi-sorusturmasinda-41-kisi-adliyede</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberekspres.com.tr/ege-universitesi-sorusturmasinda-41-kisi-adliyede" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir'de Ege Üniversitesi Döner Sermaye İşletme Müdürlüğü ve satın alma birimlerine yönelik soruşturmada 41 şüpheli adliyeye sevk edildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İzmir'de Ege Üniversitesi Döner Sermaye İşletme Müdürlüğü ve satın alma birimlerine yönelik yürütülen soruşturmada yeni bir aşamaya geçildi. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan şüphelilerden 41'i adliyeye sevk edildi.</p>

<p>İzmir merkezli yürütülen soruşturmada, kamu ihaleleri ve doğrudan temin süreçlerinde usulsüzlük yapıldığı, belirli firmalara menfaat sağlandığı ve kamu zararına neden olunduğu iddiaları araştırılıyor.</p>

<p>İzmir merkezli 6 ilde operasyon düzenlendi</p>

<p>İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında, üniversitenin Döner Sermaye İşletme Müdürlüğü ve satın alma birimlerinde görev yapan kamu görevlileri ile bazı firma yetkililerinin örgütlü şekilde hareket ettiği iddia edildi.</p>

<p>Soruşturma kapsamında 47 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. Ekipler, 9 Haziran'da İzmir merkezli 6 ilde eş zamanlı operasyon gerçekleştirdi.</p>

<p>Eski başhekim de gözaltına alındı</p>

<p>Operasyonda eski Ege Üniversitesi Hastanesi Başhekimi Devrim B. ile eski Ege Üniversitesi Hastanesi Genel Sekreteri Muhterem A.'nın da aralarında bulunduğu şüpheliler gözaltına alındı.</p>

<p>Operasyon sırasında 2 ruhsatsız tabanca ele geçirildiği, ayrıca çok sayıda dijital materyale incelenmek üzere el konulduğu bildirildi.</p>

<p>3,1 milyar liralık kamu zararı iddiası</p>

<p>Soruşturmada, Ege Üniversitesi Döner Sermaye İşletme Müdürlüğü bünyesinde gerçekleştirilen ihale ve doğrudan temin işlemlerinde usulsüzlük yapıldığı öne sürüldü.</p>

<p>İddialara göre bazı kurum yöneticileri ve şirket temsilcileri organize şekilde hareket ederek kamu zararına neden oldu. Ayrıca ihale süreçlerinde rekabet koşullarının ortadan kaldırıldığı ve kamu kaynaklarının belirli kişi veya firmalara menfaat sağlamak amacıyla kullanıldığı iddia edildi.</p>

<p>Soruşturma dosyasında yer alan değerlendirmelerde, Sayıştay raporlarında da tespit edildiği belirtilen alım işlemleri nedeniyle yaklaşık 3 milyar 100 milyon lira kamu zararının oluştuğunun değerlendirildiği aktarıldı.</p>

<p>41 şüpheli adliyeye sevk edildi</p>

<p>Gözaltına alınan şüphelilerden 6'sı emniyetteki işlemlerinin ardından serbest bırakıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Emniyetteki işlemleri tamamlanan 41 şüpheli ise 12 Haziran sabahı adliyeye sevk edildi. Soruşturmanın çok yönlü olarak sürdüğü öğrenildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNCEL, ASAYİŞ, EĞİTİM, SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.haberekspres.com.tr/ege-universitesi-sorusturmasinda-41-kisi-adliyede</guid>
      <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 11:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereksprescomtr.teimg.com/crop/1280x720/haberekspres-com-tr/uploads/2026/06/ege-universitesinde-yolsuzluk-operasyonunda-41-supheli-adliyede-19940357-14.jpg" type="image/jpeg" length="77480"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hava sıcaklıklarıyla birlikte artan gıda zehirlenmesi vakalarına karşı uzmanından uyarı]]></title>
      <link>https://www.haberekspres.com.tr/hava-sicakliklariyla-birlikte-artan-gida-zehirlenmesi-vakalarina-karsi-uzmanindan-uyari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberekspres.com.tr/hava-sicakliklariyla-birlikte-artan-gida-zehirlenmesi-vakalarina-karsi-uzmanindan-uyari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gastreonterolog Mustafa Yalçın, yaz aylarında artan hava sıcaklıklarıyla birlikte gıda zehirlenmesi vakalarında da ciddi artış yaşandığını hatırlattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Özellikle açıkta satılan ve uygun şartlarda saklanmayan gıdaların büyük risk oluşturduğunu belirten Uzm. Dr. Yalçın, "Yaz aylarında basit önlemlerle gıda zehirlenmeleri büyük ölçüde önlenebilir. Bu önlemlerden biri açıkta satılan gıdalardan kaçınmaktır." dedi.</p>

<p></p>

<p>Acıbadem Kent Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Mustafa Yalçın, havaların giderek ısındığını, yüksek sıcaklıkların bakterilerin üremesi için ideal ortam oluşturduğunu söyledi. Yaz aylarında gıdaların çok daha hızlı bozulduğunu belirten Uzm. Dr. Yalçın, özellikle et, tavuk, süt ve deniz ürünleri uygun sıcaklıkta saklanmadığında kısa sürede zararlı hale gelebildiğini kaydetti. Yaz mevsiminin başlamasıyla birlikte gıda zehirlenme vakalarını daha çok görmeye başlayacaklarını ifade eden Uzm. Dr. Yalçın "Açıkta satılan yiyecekler, iyi yıkanmamış sebze ve meyveler ile hijyen kurallarına uyulmayan ortamlarda hazırlanan gıdalar risk taşıyor." diye konuştu.</p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p>En sık belirtiler bulantı, kusma ve ishal</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>Gıda zehirlenmesinin genellikle kısa sürede belirti verdiğini ifade eden Uzm. Dr. Yalçın, belirtiler hakkında da bilgi verdi. Bulantı, kusma, ishal, karın ağrısı ve ateşin gıda zehirlenmelerinde en sık görülen belirtiler olduğunu kaydeden Yalçın, bazı durumlarda halsizlik ve sıvı kaybına bağlı ciddi tabloların da ortaya çıkabileceğini söyledi.</p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p>İlk müdahale hayati önem taşıyor</p>

<p></p>

<p>Uzm. Dr. Yalçın gıda zehirlenmesi vakalarında ilk müdahalenin önemine dikkat çekti. Gıda zehirlenmesi şüphesi durumunda en önemli adımın sıvı kaybını önlemek olduğunu vurgulayan Yalçın, şöyle konuştu: "Bol su tüketilmeli, mümkünse elektrolit içeren sıvılar alınmalıdır. Ağır ve yağlı yiyeceklerden uzak durulmalı, mideyi yormayan hafif gıdalar tercih edilmelidir. Şikayetler şiddetliyse mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır."</p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p>Doğru bilinen yanlışlar</p>

<p></p>

<p>Öte yandan Uzm. Dr. Yalçın, toplumda yaygın olarak yapılan bazı yanlış uygulamalara da değinip uyarılarda bulundu. Her gıda zehirlenmesinde antibiyotik kullanımı gerekmediğini, bilinçsiz ilaç kullanımının tabloyu daha da kötüleştirebileceğini kaydeden Uzm. Dr. Yalçın, "Ayrıca kusmayı durdurmak için rastgele ilaç almak veya ‘zehir çıktı’ düşüncesiyle aşırı müdahalede bulunmak doğru değildir." dedi.</p>

<p></p>

<p>Yaz aylarında basit önlemlerle gıda zehirlenmelerinin büyük ölçüde önlenebileceğini belirten Uzm. Dr. Yalçın, özellikle çocuklar, yaşlılar ve kronik hastalığı olanların daha dikkatli olması gerektiğini sözlerine ekledi. Uzm, Dr. Yalçın, gıda zehirlenmelerinden korunmak için önerilerini şöyle sıraladı: "Gıdaları uygun sıcaklıkta saklayın. Açıkta satılan yiyeceklerden kaçının. Sebze ve meyveleri iyi yıkayın. Çiğ ve pişmiş gıdaları ayrı tutun. Son kullanma tarihi geçmiş ürünleri tüketmeyin."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.haberekspres.com.tr/hava-sicakliklariyla-birlikte-artan-gida-zehirlenmesi-vakalarina-karsi-uzmanindan-uyari</guid>
      <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 09:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereksprescomtr.teimg.com/crop/1280x720/haberekspres-com-tr/uploads/2026/06/20260609aw721391.jpg" type="image/jpeg" length="80612"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Menopozda, hormon tedavisi tek alternatif değil]]></title>
      <link>https://www.haberekspres.com.tr/menopozda-hormon-tedavisi-tek-alternatif-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberekspres.com.tr/menopozda-hormon-tedavisi-tek-alternatif-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İnsan ömrünün uzamasıyla beraber kadınların hayatında postmenopozal (menopoz sonrası) dönemin süresi de artmış oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Medicana Sağlık Grubu Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nden Op. Dr. Gültekin Koçun, geçmiş yıllardaki ezberlerin aksine, modern menopoz yönetiminde en kritik unsurun "Zamanlama Hipotezi" olduğunu belirtti. Op. Dr. Gültekin Koçun, küresel kılavuzların artık her hastaya standart bir uygulama yerine kadının yaşına ve menopoz süresine göre planlanan ‘bireyselleştirilmiş modern tedavi’ anlayışını öne çıkardığını söyledi. Hormon tedavisinin tek seçenek olmadığının altını çizen Op. Dr. Gültekin Koçun, "Hormon tedavisi istemeyen ya da kullanamayan hastalarda yaşam tarzı değişiklikleri, bitkisel destekler ve bazı tıbbi alternatiflerle de etkili sonuçlar alınabiliyor" ifadelerini kullandı.</p>

<p><br />
Teknolojik ve tıbbi gelişmelere paralel olarak ortalama yaşam süresinin uzaması, kadın sağlığında menopoz sonrası dönemin yönetimini her zamankinden daha önemli hale getirdi. Dünya genelinde 45-55 yaş, Türkiye’de ise ortalama 47-49 yaş aralığında başlayan menopoz, bir hastalık değil, üreme sonrası döneme geçişi temsil eden doğal bir biyolojik süreç olarak kabul ediliyor. Ancak bu dönemde östrojen ve progesteron hormonlarının azalması; kemik erimesinden kalp sağlığına, uyku bozukluklarından metabolik değişimlere kadar pek çok sistemi doğrudan etkileyebiliyor. Medicana International İzmir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Gültekin Koçun, menopoz semptomlarının yönetiminde tıp dünyasının 1960’lardan günümüze büyük bir evrim geçirdiğini ifade ederek, güncel bilimsel yaklaşımlar hakkında önemli bilgiler paylaştı.</p>

<p></p>

<p>20 yıllık yaklaşım güncellendi</p>

<p><br />
Hormon replasman tedavilerine yönelik tıp dünyasındaki yaklaşımın geçmişte büyük dalgalanmalar gösterdiğini hatırlatan Op. Dr. Gültekin Koçun, "Hormon tedavisine yaklaşım, 1960’lardan beri çok değişti. İlk yıllarda adeta bir ’gençlik iksiri’ gibi görülen bu tedaviler, 2002 yılında yayımlanan büyük bir araştırma (WHI) sonrası ciddi bir kanser ve kalp krizi korkusuna yol açtı. O dönem dünya genelinde büyük bir panik yaşandı, milyonlarca kadın tedaviyi bıraktı ve doktorlar hormon reçete etmekten kaçındı. Ancak günümüzde bu veriler yeniden incelendiğinde, o risklerin sadece 60 yaş üstü veya menopozun üzerinden çok uzun süre geçmiş kadınlarda yoğunlaştığını anlaşıldı. Böylece tıpta ’Zamanlama Hipotezi’ dönemi başladı. Artık biliniyor ki, menopozun ilk 10 yılında veya 60 yaş öncesinde başlanan destek tedavilerinde riskler son derece nadirdir; hatta kalp ve kemik sağlığı üzerinde koruyucu etkileri olabilir. Nitekim FDA de bu tedaviler üzerindeki eski kısıtlayıcı kara kutu uyarılarını kaldırarak bu modern yaklaşımı destekliyor. Bugün hormon tedavisini herkese standart bir paket olarak değil; kadının yaşına, genetik riskine ve şikayetlerine göre tamamen kişiye özel, terzi usulü planlanıyor" açıklamalarını kaydetti.</p>

<p></p>

<p>"Terzi usulü" tedavi rejimleri</p>

<p><br />
Günümüzde modern yaklaşımın ‘en düşük etkin doz’ ve ‘kişiye özel tedavi’ ilkelerine dayandığını belirten Op. Dr. Gültekin Koçun, tedavi öncesi yapılması gereken kritik tetkikleri ve tedavi rejimlerini anlattı. Op. Dr. Gültekin Koçun, sözlerini şöyle sürdürdü: "Menopoz dönemi, özellikle hormon replasman tedavisi (HRT) veya biyo-eşdeğer hormon tedavisi (BHRT) planlanırken kapsamlı bir değerlendirme yapılmasını zorunlu kılar. Tedavi öncesinde onkolojik güvenliği teyit etmek için jinekolojik muayene, endometriyum kalınlığı ölçümü için ultrason, Pap-Smear testi, mamografi ve meme ultrasonu en öncelikli adımdır. Menopozun kesinleşmesi ve eksik olan hormon seviyelerinin belirlenmesi amacıyla kanda FSH, LH, Östradiol (E2), progesteron ve testosteron değerlerine bakılır. Menopoz belirtileriyle karışabilen tiroid bozukluklarını ayırt etmek için TSH testi istenir. Ayrıca vücudun hormonu nasıl tolere edeceğini görmek için karaciğer-böbrek fonksiyon testleri, lipid profili, tam kan sayımı ve açlık kan şekeri incelenir. Menopoz sonrası hızlanan kemik kaybını ve osteoporoz riskini başlangıçta saptamak amacıyla da mutlaka kemik dansitometrisi yapılmalıdır." Ayrıca Op. Dr. Gültekin Koçun, hastanın ihtiyacına göre tedavinin şekillendiğini ifade etti.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tek seçenek hormon tedavisi değil</p>

<p><br />
Menopoz belirtilerini yönetmek için hormon tedavisinin tek seçenek olmadığının altını çizen Op. Dr. Gültekin Koçun, hormon kullanması sakıncalı olan ya da bunu tercih etmeyen kadınlar için alternatif yöntemlerin de olduğunu belirtti. Op. Dr. Gültekin Koçun, sözlerini şöyle tamamladı: "Hormon tedavisi istemeyen ya da kullanamayan hastalarda yaşam tarzı değişiklikleri, bitkisel destekler ve bazı tıbbi alternatiflerle de etkili sonuçlar alınabiliyor. Örneğin; ateş basması ve terleme gibi vazomotor semptomları artırabilen kafein, alkol, baharatlı yiyecekler ve sigaradan uzak durulması ilk adımdır. Ani sıcak basmalarında ısıyı dengelemek için kat kat ve pamuklu kıyafetler tercih edilmelidir. Lif açısından zengin, işlenmemiş gıdalar ile kalsiyum, D vitamini ve Omega-3 içeren bir diyet kemik sağlığını korur ve genel refahı artırabilir. Haftada en az 150 dakika tempolu yürüyüş, yüzme veya yoga gibi egzersizler hem ruh halini iyileştirebilir hem de kemik erimesi riskini azaltabilir. Uyku problemleri, anksiyete ve sıcak basmalarıyla başa çıkmada Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) bilimsel olarak önerilen bir yöntem olarak biliniyor. Bunun yanı sıra stresi yönetmek için akupunktur ve meditasyondan da yararlanılabiliniyor." Destek tedavisindeki amacın hayat kalitesini artırmak ve riskleri azaltmak olduğunu aktaran Op. Dr. Gültekin Koçun, "Bu süreç mutlaka düzenli kontrollerle ve uzman bir doktor tarafından yürütülmeli" mesajını verdi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.haberekspres.com.tr/menopozda-hormon-tedavisi-tek-alternatif-degil</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 14:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereksprescomtr.teimg.com/crop/1280x720/haberekspres-com-tr/uploads/2026/06/20260608aw720560.jpg" type="image/jpeg" length="60741"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İzmir amerikan hastanesi hizmete açıldı]]></title>
      <link>https://www.haberekspres.com.tr/izmir-amerikan-hastanesi-hizmete-acildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberekspres.com.tr/izmir-amerikan-hastanesi-hizmete-acildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir Amerikan Hastanesi, 150 milyon dolarlık yatırımla Balçova'da hizmete açıldı. Hastane ileri teknoloji altyapısıyla sağlık hizmeti verecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İzmir'in Balçova ilçesinde yapımı tamamlanan İzmir Amerikan Hastanesi, düzenlenen törenle hizmete açıldı. 150 milyon dolarlık yatırımla hayata geçirilen sağlık kuruluşu, ileri teknoloji altyapısı ve modern sağlık hizmetleriyle İzmir ve Ege Bölgesi'ne hizmet verecek.</p>

<p><img alt="Izmir Amerikan Hastanesi Torenle Acildi 2 19916330 Amp-1" class="detail-photo img-fluid" height="893" src="https://habereksprescomtr.teimg.com/haberekspres-com-tr/uploads/2026/06/izmir-amerikan-hastanesi-torenle-acildi-2-19916330-amp-1.jpg" width="1200" /></p>

<p>Açılış törenine Koç Holding Onursal Başkanı ve Amerikan Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı Rahmi Koç, Türk Devletleri Teşkilatı Aksakallar Konseyi Başkanı Binali Yıldırım, İzmir Valisi Süleyman Elban, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Balçova Belediye Başkanı Onur Yiğit ve iş dünyasının temsilcileri katıldı.</p>

<p>Rahmi Koç: İzmirliler haklı çıktı</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 05 At 15.50.31" class="detail-photo img-fluid" height="1200" src="https://habereksprescomtr.teimg.com/haberekspres-com-tr/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-05-at-155031.jpeg" width="1600" /></p>

<p>Törende konuşan Rahmi Koç, Amerikan Hastanesi'nin uzun yıllardır İzmir'de açılmasının talep edildiğini belirterek şunları söyledi:</p>

<p>"Seneler senesi birçok dostumuz 'Niye İzmir'de Amerikan Hastanesi kurmuyorsunuz?' diye serzenişte bulundu. Sonra baktık İzmirliler haklı. Dört sene çalıştık ve 150 milyon dolar yatırımla İzmir'deki hastaneyi kuruyoruz."</p>

<p>Koç, Amerikan Hastanesi'nin dünya standartlarında sağlık hizmeti sunduğunu ve birçok yeniliğe öncülük ettiğini ifade etti.</p>

<p>Binali Yıldırım sağlık yatırımlarına dikkat çekti</p>

<p>Türk Devletleri Teşkilatı Aksakallar Konseyi Başkanı Binali Yıldırım ise Türkiye'nin son 20 yılda sağlık alanında önemli bir dönüşüm yaşadığını söyledi.</p>

<p>Yıldırım, sağlık altyapısındaki gelişmeleri rakamlarla anlatarak yatak kapasitesi, doktor ve hemşire sayılarında büyük artışlar yaşandığını belirtti. Türkiye'nin sağlık yatırımları sayesinde özellikle Covid-19 döneminde başarılı bir sınav verdiğini vurguladı.</p>

<p>İzmir'de sağlık yatırımları sürüyor</p>

<p>İzmir Valisi Süleyman Elban, kentte kamu ve özel sektöre ait toplam 64 hastanenin bulunduğunu belirtti.</p>

<p>Elban, mevcut şehir hastanesinin büyüklüğünde yeni bir şehir hastanesinin Buca ilçesinde yapılması için çalışmaların başladığını açıkladı.</p>

<p>Hastanenin kapasitesi açıklandı</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 05 At 15.42.22" class="detail-photo img-fluid" height="1536" src="https://habereksprescomtr.teimg.com/haberekspres-com-tr/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-05-at-154222.jpeg" width="2048" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Vehbi Koç Vakfı Sağlık Kuruluşları Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Erhan Bulutcu, hastanenin teknik özellikleri hakkında bilgi verdi.</p>

<p>Bulutcu, İzmir Amerikan Hastanesi'nin 33 bin metrekare kapalı alana sahip olduğunu, 8 ameliyathane ile hizmet vereceğini söyledi.</p>

<p>Bulutcu ayrıca hastanenin 192 yatak kapasitesiyle hasta kabulüne başladığını belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 05 At 15.42.22 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="2048" src="https://habereksprescomtr.teimg.com/haberekspres-com-tr/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-05-at-154222-1.jpeg" width="1536" /></p>

<p>Protokol açılış kurdelesini kesti</p>

<p>Konuşmaların ardından protokol üyeleri açılış kurdelesini keserek hastaneyi gezdi. Program kapsamında hasta odaları, ameliyathaneler ve sağlık birimleri incelendi.</p>

<p>Törene Koç Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ali Koç, Vehbi Koç Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Semahat Arsel, İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener ile çok sayıda davetli katıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNCEL, İZMİR EKSPRES, SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.haberekspres.com.tr/izmir-amerikan-hastanesi-hizmete-acildi</guid>
      <pubDate>Sat, 06 Jun 2026 09:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereksprescomtr.teimg.com/crop/1280x720/haberekspres-com-tr/uploads/2026/06/05062026-191041.webp" type="image/jpeg" length="60067"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çocuklarda spor seçimi yaşa göre yapılmalı]]></title>
      <link>https://www.haberekspres.com.tr/cocuklarda-spor-secimi-yasa-gore-yapilmali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberekspres.com.tr/cocuklarda-spor-secimi-yasa-gore-yapilmali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Erken yaşta tek branşa yönelmek yerine çok yönlü hareket gelişiminin desteklenmesi gerektiğine dikkat çeken Medicana Sağlık Grubu Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Eralp Kaçmaz, çocuklarda spor seçimi için ailelere dikkat etmeleri gereken faktörleri sıraladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Doç. Dr. Eralp Kaçmaz, "Doğru yaşta doğru sporla tanışan çocuklar, hem daha az sakatlanır hem de sporu hayatlarının doğal bir parçası haline getirir" dedi.</p>

<p><br />
Çocukların vakit geçirmesi ve gelişimlerine katkı sunması amacıyla yaz tatilini değerlendirmek isteyen ailelere Medicana International İzmir Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Eralp Kaçmaz, dikkat çeken önerilerde bulundu. Çocukların spora teşvik edilirken yaşına göre uygun branşa yönlendirilmesinin sakatlık ve gelişim açısından kritik öneme sahip olduğunu belirten Doç. Dr. Eralp Kaçmaz, "Spor, çocukların fiziksel gelişimi kadar özgüven, disiplin ve sosyal becerileri için de güçlü bir araç. Ancak doğru yaşta, doğru branşla başlamak; sakatlanma riskini azaltmak ve sporu sürdürülebilir kılmak açısından belirleyici. Öncelikle şu temel ilkeyi netleştirelim: Erken yaşta tek bir branşa yoğunlaşmak yerine, çok yönlü hareket gelişimi esastır. Çocuğun koşma, sıçrama, denge, koordinasyon ve esneklik gibi temel motor becerileri ne kadar iyi gelişirse, ileride hangi sporu seçerse seçsin o kadar avantajlı olur" mesajını verdi.</p>

<p></p>

<p>Yaşlara göre spor seçiminde öncelikler</p>

<p><br />
Spor yapmanın her yaş grubunda gelişimi farklı yönde desteklediğini belirten Doç. Dr. Eralp Kaçmaz, "Hareketle tanışma 3-5 yaş döneminde oluyor. Bu yaş grubunda amaç spor yapmak değil, hareketi sevdirmektir. Oyun temelli aktiviteler, basit jimnastik çalışmaları, suyla tanışma ve serbest hareket içeren programlar idealdir. Kurallı, rekabetçi ve teknik odaklı antrenmanlar için erken bir dönemdir. Temel becerilerin kazanıldığı 6-9 yaş döneminde ise koordinasyon, denge ve ritim hızla gelişir. Yüzme, jimnastik, dans, temel atletizm gibi branşlar çocuklara geniş bir hareket repertuarı kazandırır. Takım sporlarına giriş yapılabilir; ancak odak hâlâ öğrenme ve eğlenme olmalıdır, performans baskısı değil" sözlerini kaydetti. Sporda branşlaşma için 10-12 yaş döneminin ideal olabileceğini aktaran Doç. Dr. Eralp Kaçmaz, "Çocuklar bu yaşta farklı sporları deneyerek hangisine daha yatkın olduklarını keşfeder. Futbol, basketbol, voleybol, tenis gibi sporlar daha düzenli yapılabilir. Teknik öğrenme kapasitesi artar; yine de tek branşa aşırı yüklenmek yerine çeşitlilik korunmalıdır" dedi. 13 yaşından itibaren, ergenlik dönemiyle birlikte kas gücü ve dayanıklılığın belirgin bir şekilde arttığını dile getiren Doç. Dr. Eralp Kaçmaz, çocukların bu dönemde ve sonrasında bir ya da iki spor branşına odaklanabileceğini söyleyerek, "Performans hedefleri konuşulabilir; ancak büyüme süreci devam ettiği için yüklenme planı dikkatle yapılmalıdır" dedi.</p>

<p></p>

<p>Amacınız erken yaşta şampiyon yetiştirmek olmamalı</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><br />
Çocukları spora teşvik noktasında ailelere dikkat etmesi gereken temel noktaları sıralayan Doç. Dr. Eralp Kaçmaz, "Ebeveyn yönlendirmesi önemli; fakat sürdürülebilir olan, çocuğun keyif aldığı spordur. Zorla yapılan spor, kısa sürede bırakılır. Pediatrik yaş grubuyla çalışmayı bilen, iletişimi güçlü antrenörler tercih edilmelidir. Güvenli zemin, uygun ekipman ve yaşa uygun programlar sakatlık riskini azaltır. Aynı hareketlerin tekrarına dayalı yoğun antrenmanlar (özellikle erken yaşta) aşırı kullanım yaralanmalarına zemin hazırlar. Haftalık plan içinde dinlenme günleri mutlaka olmalıdır. ‘Büyüme ağrısıdır, geçer’ yaklaşımı her zaman doğru değildir. Özellikle tek noktada, aktiviteyle artan ve devam eden ağrılar dikkatle değerlendirilmelidir. Farklı sporları denemek; denge, koordinasyon ve kas gelişimini dengeler. Erken dönemde tek branşlaşma yerine çok yönlü gelişim uzun vadede daha sağlıklıdır. Unutmayın, amaç erken yaşta şampiyon yetiştirmek değil; sporla sağlıklı bir ilişki kuran, aktif bireyler yetiştirmektir. Doğru yaşta doğru sporla tanışan çocuklar, hem daha az sakatlanır hem de sporu hayatlarının doğal bir parçası haline getirir" açıklamasını yaptı.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.haberekspres.com.tr/cocuklarda-spor-secimi-yasa-gore-yapilmali</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 16:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereksprescomtr.teimg.com/crop/1280x720/haberekspres-com-tr/uploads/2026/06/20260605aw718683.jpg" type="image/jpeg" length="40223"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çıplak ayakla yapılan plaj sporu ciddi sakatlığa yol açabilir]]></title>
      <link>https://www.haberekspres.com.tr/ciplak-ayakla-yapilan-plaj-sporu-ciddi-sakatliga-yol-acabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberekspres.com.tr/ciplak-ayakla-yapilan-plaj-sporu-ciddi-sakatliga-yol-acabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Acıbadem Kent Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Dr. Baran Şen, yaz aylarının vazgeçilmez aktiviteleri arasında yer alan plaj sporlarının, eğlenceli olduğu kadar ciddi sakatlık risklerini de beraberinde getirdiğini söyledi. Çıplak ayakla spor yapmanın risk oluşturduğuna dikkat çeken Uzm. Dr. Şen, "Ayağın yeterince desteklenmemesi denge kaybına yol açar.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mümkünse destekleyici spor ayakkabıları tercih edilmeli. Ayrıca çok gevşek kum yerine daha sert ve dengeli zeminler seçilmeli" dedi.</p>

<p><br />
Uzm. Dr. Baran Şen, özellikle kum zeminde yapılan sporların diz ve ayak bileği yaralanmalarına zemin hazırladığını belirterek önemli uyarılarda bulundu. Yaz mevsimiyle birlikte sahillerde yoğunlaşan voleybol, futbol ve koşu gibi aktivitelerin kontrolsüz yapıldığında sakatlanmalara davetiye çıkardığını ifade eden ortopedist Şen, şöyle konuştu:</p>

<p><br />
"Kum zemin her ne kadar yumuşak gibi görünse de dengesiz yapısı nedeniyle ayak bileği burkulmaları ve diz bağ yaralanmaları açısından risklidir. Özellikle ani yön değiştirme ve zıplama içeren hareketler bu riski artırır. Plaj sporları öncesinde yapılan en büyük hatalardan biri ısınma hareketlerini atlamaktır. Kaslar yeterince hazırlanmadan yapılan ani hareketler, kas zorlanmaları ve bağ yaralanmalarına neden olabilir. En az 10-15 dakikalık ısınma egzersizleri sakatlık riskini önemli ölçüde azaltır."</p>

<p></p>

<p>"Uygun ayakkabı ve zemin seçimi önemli"</p>

<p><br />
Çıplak ayakla spor yapmanın da risk oluşturduğuna dikkat çeken Uzm. Dr. Şen, ayağın yeterince desteklenmemesinin denge kaybına yol açabileceğini söyledi. Sakatlanmalara karşı destekleyici spor ayakkabılarının tercih edilmesini öneren Uzm. Dr. Şen, ayrıca spor aktiviteleri için çok gevşek kum yerine daha sert ve dengeli zeminlerin seçilmesini tavsiye etti.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Sakatlık sonrası buz uygulaması şart"</p>

<p><br />
Uzm. Dr. Şen, muhtemel bir burkulma ya da zorlanma durumunda ilk müdahalenin büyük önem taşıdığına dikkat çekti. Şen, "İlk 24 saat içinde buz uygulaması, dinlenme ve etkilenen bölgenin yukarıda tutulması şişliği azaltır. Ancak ağrı ve hareket kısıtlılığı devam ediyorsa mutlaka bir uzmana başvurulmalı" diye konuştu.</p>

<p></p>

<p>"Kontrolsüz spor kalıcı hasar riski oluşturur"</p>

<p><br />
Uzm. Dr. Şen, plaj sporlarının bilinçli yapılmadığında uzun vadeli sağlık sorunlarına neden olabileceğini vurguladı. Özellikle daha önce diz ya da ayak bileği sakatlığı geçirmiş kişilerin daha dikkatli olması gerektiğini ifade eden Şen, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p><br />
"Aksi halde menisküs yırtıkları ya da bağ kopmaları gibi ciddi tablolar ortaya çıkabilir. Yaz aylarında spor yaparken keyfinizin kaçmasını istemiyorsanız bilinçli hareket edin. Basit önlemler alarak ciddi sakatlıkların önüne geçebilirsiniz."</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.haberekspres.com.tr/ciplak-ayakla-yapilan-plaj-sporu-ciddi-sakatliga-yol-acabilir</guid>
      <pubDate>Thu, 04 Jun 2026 09:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereksprescomtr.teimg.com/crop/1280x720/haberekspres-com-tr/uploads/2026/06/20260603aw717151.jpg" type="image/jpeg" length="17184"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Aydın Yeşilay'dan Bağımsız Kart çağrısı]]></title>
      <link>https://www.haberekspres.com.tr/aydin-yesilaydan-bagimsiz-kart-cagrisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberekspres.com.tr/aydin-yesilaydan-bagimsiz-kart-cagrisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aydın Yeşilay İl Başkanlığı, Yeşilay ve Ziraat Katılım iş birliğiyle hayata geçirilen Bağımsız Kart için üyelerine ve gönüllülerine çağrıda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Aydın Yeşilay İl Başkanlığı, Türkiye Yeşilay Cemiyeti ile Ziraat Katılım iş birliğinde hayata geçirilen Bağımsız Kart uygulamasına destek verdi. İl Başkanlığı, üyelerini ve gönüllülerini bağımlılıkla mücadele çalışmalarına katkı sunan finansal kart sistemine katılmaya davet etti.</p>

<p>Türkiye'de bir sivil toplum kuruluşuna özel olarak geliştirilen ilk finansal kart olma özelliği taşıyan Bağımsız Kart kapsamında, Aydın Ziraat Katılım Şube Müdürü İsmail Bulut ile Bireysel Müşteri İlişkileri Yetkilisi Fırat Karadeveci, Aydın Yeşilay İl Başkanı Sencer Gündüz'ü ziyaret etti.</p>

<p>İş birliği olanakları değerlendirildi</p>

<p>Gerçekleştirilen görüşmede Bağımsız Kart'ın üyeler ve gönüllüler için sunduğu imkanlar ele alınırken, kurumlar arasındaki iş birliğinin geliştirilmesine yönelik görüş alışverişinde bulunuldu.</p>

<p>Aydın Yeşilay İl Başkanlığı tarafından yapılan açıklamada, nazik ziyaretleri ve destekleri nedeniyle Ziraat Katılım yetkililerine teşekkür edildi.</p>

<p>Bağımlılıkla mücadeleye destek sağlıyor</p>

<p>Yeşilay tarafından hayata geçirilen Bağımsız Kart'ın, bağımlılıkla mücadeleye katkı sağlayan özellikleriyle dikkat çektiği belirtildi.</p>

<p>Kartın alkol, tütün, bahis ve şans oyunları harcamalarına kapalı olduğu, yapılan harcamaların ise bağımlılıkla mücadele çalışmalarına destek sunduğu ifade edildi.</p>

<p>Modern ödeme sistemleri sunuyor</p>

<p>Katılım bankacılığı prensipleriyle geliştirilen Bağımsız Kart'ın temassız ödeme, QR ödeme ve sanal kart gibi dijital ödeme seçeneklerini desteklediği bildirildi.</p>

<p>Ayrıca 12 yaş ve üzerindeki gençler için ek kart imkanı sunduğu ve belirli alışverişlerde taksit avantajı sağladığı kaydedildi.</p>

<p>Yeşilay'dan üyelere davet</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Aydın Yeşilay İl Başkanlığı, İl Başkanı Sencer Gündüz öncülüğünde tüm üyeleri ve gönüllüleri Bağımsız Kart ailesine katılmaya çağırdı.</p>

<p>Açıklamada, bağımsız ve sağlıklı bir gelecek hedefi doğrultusunda yürütülen çalışmalara destek verilmesinin önemine dikkat çekildi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EGE'DEN, SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.haberekspres.com.tr/aydin-yesilaydan-bagimsiz-kart-cagrisi</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereksprescomtr.teimg.com/crop/1280x720/haberekspres-com-tr/uploads/2026/06/bagimsiz-kart-yatay-2mm-bosluk.jpg" type="image/jpeg" length="76192"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[80 yaşındaki kalp hastasına ameliyatsız mitral kapak operasyonu]]></title>
      <link>https://www.haberekspres.com.tr/80-yasindaki-kalp-hastasina-ameliyatsiz-mitral-kapak-operasyonu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberekspres.com.tr/80-yasindaki-kalp-hastasina-ameliyatsiz-mitral-kapak-operasyonu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aydın’da ikamet eden 80 yaşındaki Tülin Güzel, yıllardır süren yorgunluk, yürümekte zorlanma şikayeti ve sonrasında geçirdiği kalp krizi üzerine tedavi için İzmir’e geldi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Akar Yılmaz’ın uyguladığı kapalı mitral kapak müdahalesiyle yeniden sağlığına kavuşan Tülin Güzel, hastanede geçen uzun tedavi sürecinin ardından yeniden rahat nefes alarak yürümeye başladığını söyledi.</p>

<p><br />
Aynı zamanda şeker hastası olan Tülin Güzel, son zamanlarda yürürken çok çabuk yoruluyor, 1 kilometrelik yolu neredeyse 10-15 kez dükkan önlerindeki sandalyelerde dinlenerek tamamlayabiliyordu. Yaşadığı bu halsizlikleri yaşına bağlayarak önemsemeyen Tülin Güzel, Mayıs ayı başında ani bir öksürük ve karın ağrısıyla uyandı. Semptomların geçmemesi üzerine acilen hastaneye kaldırılan Tülin Güzel’in, göğüste sıkışma veya şiddetli ağrı gibi klasik belirtiler yerine mide bulantısı ve karın ağrısı eşliğinde kalp krizi geçirdiği anlaşıldı. Yapılan acil anjiyoda kalbi besleyen ana damarlardan birinin yüzde 99, diğerinin ise yüzde 80 tıkalı olduğu tespit edilerek stent ve balon yöntemleriyle açıldı. Ancak Tülin Güzel’in tedavi süreci burada bitmedi. Kalp yetmezliği şikayetleri devam eden Tülin Güzel, Medicana International İzmir Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Akar Yılmaz tarafından gerçekleştirilen ameliyatsız kapak operasyonuyla sağlığına kavuştu.</p>

<p><br />
Yaşadığı süreci anlatan Tülin Güzel, şeker hastası olduğu için sağlıklı beslenmesine rağmen yürürken tıkanmasını yaşlılığa yorduğunu belirtti. Kriz gecesi göğsünde hiç ağrı hissetmediğini ifade eden Güzel, "Mayıs ayından beri hastanelerdeyim ama moralimi hiç düşürmedim. Bu tedavi sonrasında nefes almam tamamen düzeldi. Artık yürürken eskisi gibi yorulmuyorum. Şu an sadece geçirdiğim ağır hastalıklar yüzünden bacaklarımda bir güçsüzlük var, kalbimle ilgili hiçbir sıkıntım kalmadı" diye konuştu.</p>

<p></p>

<p>İleri yaşta açık kalp ameliyatı risk oluşturabilir</p>

<p><br />
Operasyon hakkında bilgi veren Prof. Dr. Akar Yılmaz, kalp kapaklarındaki kaçakların hayati risk taşıdığına dikkat çekti. Kalp içindeki kapakçıkların tam kapanamadığı durumlarda kanın geriye doğru sızdığını belirten Prof. Dr. Akar Yılmaz, "Kalp kapağındaki kaçaklar kanın akciğerde birikmesine, bu da hastanın oturduğu yerde bile nefes alamamasına yol açar. Kapaklardaki bu bozulmalar yaşa bağlı kireçlenmelerden kaynaklanabildiği gibi kalbin kendi yapısı dışındaki faktörlerden de etkilenebilir. Kapak halkası kalp kası tarafından oluşturulduğundan; kapakların kendi hastalıkları dışında kalp kasında, kalp yetmezliği sonucu oluşan gevşeklik ya da damar tıkanıklığı sonucu meydana gelen bozulmalar da kapak yetmezliklerine neden olmaktadır. Nitekim 80 yaşındaki hastamızda da bir damar tıkanıklığı tablosu mevcuttu ve açık kalp ameliyatı oldukça yüksek risk taşıyordu. Bu nedenle göğsü hiç açmadan, tamamen kapalı yöntemle kasıktan girerek kapağa mandallama işlemi uyguladık" dedi.</p>

<p></p>

<p>Yemek borusundan ultrason kılavuzluğunda müdahale</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><br />
İşlem sırasında yemek borusuna yerleştirilen küçük bir ultrason kamerasıyla kalbin anlık görüntüsünün alındığını aktaran Prof. Dr. Akar Yılmaz, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p><br />
"Kasıktaki toplardamardan girilerek kalbin sağ tarafından sol tarafına küçük bir iğne yardımıyla geçiş yapılıyor. Kameralarla kapağın sızdıran bölgesi net olarak görülerek mandal sistemi yerleştiriliyor ve kapağın uçları birbirine tutturuluyor. Böylece sızıntı ortadan kaldırılabiliyor. İşlem süresi kapağın yapısına ve takılan mandal sayısına göre değişmekle birlikte ortalama 1 saat sürebilmektedir. Ameliyatsız bir yöntem olduğu için hastalarda büyük kesiler veya yaralar olmuyor. Hastalar, operasyonun ertesi günü taburcu edilebiliyor."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.haberekspres.com.tr/80-yasindaki-kalp-hastasina-ameliyatsiz-mitral-kapak-operasyonu</guid>
      <pubDate>Tue, 02 Jun 2026 16:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereksprescomtr.teimg.com/crop/1280x720/haberekspres-com-tr/uploads/2026/06/20260602aw716447.jpg" type="image/jpeg" length="82693"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Omuz ağrılarını hafife almayın]]></title>
      <link>https://www.haberekspres.com.tr/omuz-agrilarini-hafife-almayin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberekspres.com.tr/omuz-agrilarini-hafife-almayin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir’de yaşayan 57 yaşındaki Kadriye Harmancı’nın, 7 aydır yaşadığı omuz ağrısı ve hareket kısıtlılığı nedeniyle günlük yaşamı belirgin şekilde etkilenirken, yapılan değerlendirmelerde nadir görülen kas-iskelet sistemi rahatsızlıklarından biri olan donuk omuz sendromu tespit edildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Medicana Sağlık Grubu Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Bölümü’nden Prof. Dr. Ömer Faruk Şendur tarafından ultrason eşliğinde uygulanan hedefe yönelik girişimsel tedavi sonrası omuz hareket açıklığında artış gözlenen Kadriye Harmancı, fizik tedavi süreciyle günlük yaşam aktivitelerini daha rahat sürdürebilmeyi hedeflediğini söyledi. Prof. Dr. Ömer Faruk Şendur ise omuz ağrılarının dikkate alınması gerektiğini belirterek, "Erken dönemde teşhis edilirse uygun egzersiz ve fizik tedavi desteği alınması mümkün olur" dedi.</p>

<p><br />
Omuz ekleminde ağrı ve hareket kaybıyla ortaya çıkan, günlük yaşamı ciddi ölçüde etkileyebilen donuk omuz sendromu; omuz çevresindeki kapsül dokusunun kalınlaşması ve sertleşmesi sonucu gelişiyor. Toplumda sık görülmeyen ancak tedavi edilmediğinde kişinin giyinme, saçını toplama, uzanma ve uyuma gibi temel hareketlerini dahi kısıtlayabilen hastalık, çoğu zaman travma, hareketsizlik ya da omuzdaki farklı rahatsızlıkların ilerlemesiyle ortaya çıkabiliyor.</p>

<p></p>

<p>İzmir’de yaşayan 57 yaşındaki Kadriye Harmancı da yaklaşık 7 ay boyunca omzundaki şiddetli ağrı ve hareket kısıtlılığı nedeniyle günlük ihtiyaçlarını tek başına karşılamakta zorlandı. Özellikle geceleri artan ağrıları nedeniyle uyumakta güçlük çeken Kadriye Harmancı, zamanla kolunu başına götüremediğini, dolaba uzanamadığını ve tek eliyle yaşamını sürdürmeye çalıştığını anlattı. Daha önce benzer şikayetleri diğer omzunda da yaşadığını belirten Kadriye Harmancı, kendisine tavsiye edilen fizik tedavi hareketlerini bu kez evde kendi uygulamaya çalışsa da bir sonuç alamadığını söyledi. Hareket ettirdikçe ağrısının arttığını ifade eden Kadriye Harmancı, "Yatamıyordum, kolumu kaldıramıyordum. Ev işlerini bile tek elimle yapmaya çalışıyordum. Daha önce fizik tedaviyle düzelmişti ama bu kez aynı şekilde geçmedi" dedi.</p>

<p></p>

<p>Uygulama sonrası kolumu kaldırabiliyorum</p>

<p><br />
Uzunca bir süre donuk omuz nedeniyle hareket kısıtlığı yaşayan ve bu nedenle Medicana International İzmir Hastanesi’nin Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Ömer Faruk Şendur’a başvuran Kadriye Harmancı, kendisine uygulanan hedefe yönelik tedavi sonrası kolunu hareket ettirmeye başladığını aktardı. Kadriye Harmancı, "Eklem arasına ultrasonla bakarak iğne yaptılar. Ağrılarım daha var tabi ama çok şükür artık kolumu yukarı kaldırabiliyorum. Şimdi de fizik tedaviye başlayacağım" açıklamasını kaydetti.</p>

<p></p>

<p>Donuk omuz bir sonuçtur</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><br />
Donuk omuzun çoğu zaman başka omuz problemlerinin ilerlemesiyle ortaya çıktığını belirten Medicana International İzmir Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Ömer Faruk Şendur, hastalığın özellikle omuzun uzun süre hareketsiz kalmasıyla daha da ağırlaşabildiğini söyledi. Prof. Dr. Ömer Faruk Şendur, "Donuk omuz aslında bir sonuçtur. Çoğu zaman küçük travmalar, zorlanmalar ya da tedavi edilmeyen omuz sıkışma sendromları sonrası gelişir. Zaman içinde omuz kapsülü kalınlaşır ve eklem hareketleri her yöne doğru kısıtlanır. Hastalar saçını bağlayamayacak, kıyafet giyemeyecek noktaya gelebilir" diye konuştu. Hasta Kadriye Harmancı’ya uygulanan tedavi hakkında da bilgi veren Prof. Dr. Ömer Faruk Şendur, omuz eklemine verilen sıvının eklem içindeki hareketliliği artırabildiğini, ancak tek başına işlemin yeterli olmadığını vurguladı. Prof. Dr. Ömer Faruk Şendur, "Tedavi sonrası omuz çevresindeki kasların yeniden güçlendirilmesi gerekiyor. Düzenli fizik tedavi ve doğru egzersiz yapılmazsa omuz yeniden işlev kaybına uğrayabilir. Amaç yalnızca ağrıyı azaltmak değil, omuzu günlük yaşamı sürdürebilecek şekilde yeniden hareketli hale getirmek" dedi.</p>

<p></p>

<p>Omuz ağrılarını hafife almayın</p>

<p><br />
Prof. Dr. Ömer Faruk Şendur, donuk omuz gelişimini önlemek için omuz ağrılarının hafife alınmaması gerektiğini vurguladı. Özellikle omuzda ağrı başladıktan sonra hareketlerin kısıtlanmasına izin verilmemesi, erken dönemde uygun egzersiz ve fizik tedavi desteği alınması gerektiğini belirten Prof. Dr. Ömer Faruk Şendur, uzun süre hareketsiz kalmanın omuz kapsülünde sertleşmeye yol açabileceğini söyledi. Prof. Dr. Ömer Faruk Şendur, bilinçsiz zorlayıcı hareketlerden kaçınmanın önemine dikkat çekti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.haberekspres.com.tr/omuz-agrilarini-hafife-almayin</guid>
      <pubDate>Sun, 31 May 2026 11:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereksprescomtr.teimg.com/crop/1280x720/haberekspres-com-tr/uploads/2026/05/20260531aw715306.jpg" type="image/jpeg" length="98081"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Başhekim Şahla Mammadova'nın doğum günü kutlandı]]></title>
      <link>https://www.haberekspres.com.tr/sahla-mammadovanin-dogum-gunu-kutlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberekspres.com.tr/sahla-mammadovanin-dogum-gunu-kutlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Narimanov Tıp Merkezi bünyesindeki 8 Numaralı Polikliniğin Başhekimi Şahla Mammadova'nın doğum günü dolayısıyla kutlama ve iyi dilek mesajı yayımlandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Narimanov Tıp Merkezi bünyesinde faaliyet gösteren 8 Numaralı Polikliniğin Başhekimi Şahla Mammadova'nın doğum günü dolayısıyla anlamlı bir kutlama mesajı yayımlandı.</p>

<p>Meslek hayatı boyunca insan sağlığını önceleyen yaklaşımı, vatandaşlara gösterdiği yakın ilgi ve sağlık hizmetlerinin geliştirilmesine sunduğu katkılarla tanınan Şahla Mammadova, bölge sakinlerinin takdir ettiği isimler arasında yer alıyor.</p>

<h3>Vatandaş odaklı hizmet anlayışıyla öne çıkıyor</h3>

<p>Başhekim Şahla Mammadova'nın görev yaptığı süre boyunca vatandaşların sorunlarını dikkatle dinlediği, sağlık hizmetlerine erişimde çözüm odaklı bir yaklaşım sergilediği belirtiliyor. Hastalara karşı gösterdiği samimiyet ve mesleki sorumluluk bilinci, onu sağlık camiasında saygın bir konuma taşıyor.</p>

<p>Özellikle yaşlılar, çocuklar ve ihtiyaç sahibi vatandaşlara gösterdiği hassasiyetle bilinen Mammadova'nın, insan odaklı çalışma anlayışı çevresi tarafından takdirle karşılanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>Sağlık alanındaki çalışmalarıyla takdir topluyor</h3>

<p>Narimanov Tıp Merkezi bünyesindeki çalışmalarına özveriyle devam eden Şahla Mammadova'nın, sağlık hizmetlerinin kalitesinin artırılması ve vatandaş memnuniyetinin sağlanması yönündeki çabaları dikkat çekiyor.</p>

<p>Mesleki birikimi, yöneticilik tecrübesi ve insanlara yaklaşımıyla örnek gösterilen Mammadova'nın yeni yaşında da sağlık alanındaki başarılı çalışmalarını sürdürmesi temenni ediliyor.</p>

<h3>Doğum gününde iyi dilekler iletildi</h3>

<p>Şahla Mammadova'nın doğum günü vesilesiyle yayımlanan kutlama mesajında, kendisine sağlıklı, huzurlu ve mutlu bir ömür dilendi.</p>

<p>Mesajda şu ifadelere yer verildi:</p>

<p><i>"Bölge halkına gösterdiğiniz ilgi, sağlık hizmetlerine sunduğunuz değerli katkılar ve insanlara karşı sergilediğiniz samimi yaklaşım nedeniyle teşekkür ediyoruz. Doğum gününüzü en içten dileklerimizle kutluyor, size sağlık, mutluluk, uzun ömür ve çalışmalarınızda yeni başarılar diliyoruz."</i></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.haberekspres.com.tr/sahla-mammadovanin-dogum-gunu-kutlandi</guid>
      <pubDate>Fri, 29 May 2026 22:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereksprescomtr.teimg.com/crop/1280x720/haberekspres-com-tr/uploads/2026/05/chatgpt-image-29-may-2026-23-06-07.png" type="image/jpeg" length="24822"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İstanbul’da bayramın ilk gününde 767 kişi kurban kesiminde yaralandı]]></title>
      <link>https://www.haberekspres.com.tr/istanbul-kurban-kesimi-767-yarali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberekspres.com.tr/istanbul-kurban-kesimi-767-yarali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul’da Kurban Bayramı’nın ilk gününde kurban kesimi sırasında yaşanan yaralanmalar nedeniyle 767 kişi sağlık kuruluşlarına başvurdu. Yaralıların büyük bölümünün ayakta tedavi edilerek taburcu edildiği bildirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1>İstanbul’da kurban kesimi sırasında 767 kişi yaralandı</h1>

<p>İstanbul’da Kurban Bayramı’nın ilk gününde kurban kesimi sırasında yaşanan kazalar nedeniyle yüzlerce kişi hastanelere başvurdu.</p>

<p>İstanbul İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Abdullah Emre Güner, yaptığı açıklamada kent genelinde kurban kesimine bağlı yaralanmalar nedeniyle 767 vatandaşın sağlık kuruluşlarına başvurduğunu duyurdu.</p>

<h2>Yaralıların büyük bölümü taburcu edildi</h2>

<p>Açıklamaya göre yaralanan vatandaşların büyük kısmı ayakta tedavi edilerek taburcu edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sağlık ekiplerinin bayram süresince kesintisiz görev yaptığı belirtilirken, acil servislerde gerekli hazırlıkların sürdüğü kaydedildi.</p>

<h2>Uzmanlardan kurban kesimi uyarısı</h2>

<p>Yetkililer, kurban kesiminin ehil kişiler tarafından ve güvenlik önlemleri alınarak yapılmasının önemine dikkat çekiyor.</p>

<p>Her yıl benzer yaralanmaların yaşandığını hatırlatan uzmanlar, özellikle kesici alet kullanımında dikkatli olunması gerektiğini vurguluyor.</p>

<h2>Bayram boyunca sağlık ekipleri görevde</h2>

<p>İstanbul genelindeki sağlık kuruluşlarında bayram süresince yoğunluğa karşı planlamaların sürdüğü, ekiplerin olası vakalara hızlı müdahale için hazır bulunduğu bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNCEL, SAĞLIK, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.haberekspres.com.tr/istanbul-kurban-kesimi-767-yarali</guid>
      <pubDate>Wed, 27 May 2026 19:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereksprescomtr.teimg.com/crop/1280x720/haberekspres-com-tr/uploads/2026/05/kurban-bayrami-nda-istanbul-da-767-kisi-yaralandi-19888342-7476-amp.jpg" type="image/jpeg" length="70931"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye’nin en sıcak noktası Sarıcakaya’da termometreler 46 dereceyi gösterdi]]></title>
      <link>https://www.haberekspres.com.tr/sarikaya-bayramda-46-derece</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberekspres.com.tr/sarikaya-bayramda-46-derece" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir’in mikroklima iklimiyle bilinen Sarıcakaya ilçesinde Kurban Bayramı’nın ilk gününde sıcaklık 46 dereceye ulaştı. Kavurucu hava nedeniyle vatandaşlar gölgelik alanlara yönelirken, ilçe merkezinde insan hareketliliği belirgin şekilde azaldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1>Türkiye’nin en sıcak noktalarından Sarıcakaya’da sıcaklık 46 dereceye ulaştı</h1>

<p>Eskişehir’in mikroklima iklim özellikleriyle bilinen Sarıcakaya ilçesinde Kurban Bayramı’nın ilk gününde sıcaklık 46 derece olarak ölçüldü.</p>

<p>Geçmişte Türkiye’nin en yüksek sıcaklık değerlerinden birine ulaşarak gündeme gelen ilçede, kavurucu hava günlük yaşamı etkiledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Vatandaşlar gölge alanlara yöneldi</h2>

<p>Öğle saatlerinde etkisini artıran sıcak hava nedeniyle ilçe merkezindeki cadde ve sokaklarda hareketlilik belirgin şekilde azaldı.</p>

<p>Açık alanlarda bulunmakta zorlanan vatandaşların kapalı ve gölgelik alanları tercih ettiği gözlendi.</p>

<h2>Mikroklima etkisi dikkat çekiyor</h2>

<p>Sarıcakaya, coğrafi yapısı nedeniyle Türkiye’nin sıcak noktaları arasında gösteriliyor. İlçe daha önce de yüksek sıcaklık değerleriyle gündeme gelmişti.</p>

<p>Bayramın ilk gününde dijital göstergelere yansıyan 46 derecelik sıcaklık, bölgedeki aşırı sıcak hava dalgasının etkisini ortaya koydu.</p>

<h2>Uzmanlardan sıcak hava uyarısı</h2>

<p>Uzmanlar, özellikle öğle saatlerinde zorunlu olmadıkça dışarı çıkılmaması, bol sıvı tüketilmesi ve yaşlılar ile kronik rahatsızlığı bulunan kişilerin sıcak havaya karşı dikkatli olması gerektiğini belirtiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÇEVRE, SAĞLIK, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.haberekspres.com.tr/sarikaya-bayramda-46-derece</guid>
      <pubDate>Wed, 27 May 2026 18:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereksprescomtr.teimg.com/crop/1280x720/haberekspres-com-tr/uploads/2026/05/turkiyenin-en-sicak-yeri-bayra-19888390-4197-1-m.webp" type="image/jpeg" length="55203"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ülker Livaneli Bodrumda hastaneye kaldırıldı]]></title>
      <link>https://www.haberekspres.com.tr/ulker-livaneli-bodrumda-hastaneye-kaldirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberekspres.com.tr/ulker-livaneli-bodrumda-hastaneye-kaldirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Zülfü Livaneli’nin eşi Ülker Livaneli, Bodrum’daki evinde geçirdiği kazanın ardından hastaneye kaldırıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Muğla’nın Bodrum ilçesinde Ülker Livaneli’nin geçirdiği kaza endişe yarattı. Sanatçı Zülfü Livaneli’nin eşi Ülker Livaneli, Bodrum’un Bitez Mahallesi’ndeki evinde merdivenden düşerek yaralandı.</p>

<p>26 Mayıs gecesi saat 20.00 sıralarında meydana gelen olayın ardından sağlık ekipleri bölgeye sevk edildi. İlk müdahalesi olay yerinde yapılan 78 yaşındaki Ülker Livaneli, ambulansla özel bir hastaneye kaldırıldı.</p>

<p><img alt="Zulfu Livaneli Nin Esi Ulker Livaneli Merdive 4 19886464 Amp" class="detail-photo img-fluid" height="675" src="https://habereksprescomtr.teimg.com/haberekspres-com-tr/uploads/2026/05/zulfu-livaneli-nin-esi-ulker-livaneli-merdive-4-19886464-amp.jpg" width="1200" /></p>

<p>Bodrumdaki evinde dengesini kaybederek düştü</p>

<p>Edinilen bilgilere göre Ülker Livaneli, evinin bahçesinde yürüdüğü sırada dengesini kaybederek merdiven basamağından düştü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Düşmenin ardından yakınları durumu 112 Acil Sağlık ekiplerine bildirdi. Olay yerine kısa sürede sağlık ekipleri ulaştı.</p>

<p>Kırık şüphesiyle tedavi altına alındı</p>

<p>İlk müdahalenin ardından hastaneye kaldırılan Livaneli’nin vücudunda kırık şüphesi bulunduğu öğrenildi.</p>

<p>Hastanedeki tedavi sürecine ilişkin resmi sağlık durum açıklaması ise henüz paylaşılmadı.</p>

<p>Zülfü Livaneli hastaneye geldi</p>

<p><img alt="Zulfu Livanelinin Esi Ulker Li 19886464 8856 1 M" class="detail-photo img-fluid" height="326" src="https://habereksprescomtr.teimg.com/haberekspres-com-tr/uploads/2026/05/zulfu-livanelinin-esi-ulker-li-19886464-8856-1-m.webp" width="640" /></p>

<p>Eşinin kaza geçirdiği haberini alan sanatçı Zülfü Livaneli’nin de kısa sürede hastaneye geldiği belirtildi.</p>

<p>Ailenin sağlık durumuyla ilgili gelişmeleri yakından takip ettiği öğrenildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.haberekspres.com.tr/ulker-livaneli-bodrumda-hastaneye-kaldirildi</guid>
      <pubDate>Wed, 27 May 2026 08:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereksprescomtr.teimg.com/crop/1280x720/haberekspres-com-tr/uploads/2026/05/zulfu-livanelinin-esi-ulker-li-19886464-5764-1-m.webp" type="image/jpeg" length="10700"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Form telaşı sakatlığa neden olmasın]]></title>
      <link>https://www.haberekspres.com.tr/form-telasi-sakatliga-neden-olmasin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberekspres.com.tr/form-telasi-sakatliga-neden-olmasin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yazın gelmesiyle birlikte daha fit görünmek adına plansız ve programsız başlanan sporun kas zorlanmaları, diz ve ayak bileği yaralanmalarına davetiye çıkardığının altını çizen Medicana Sağlık Grubu Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü’nden Doç. Dr. İ. Eralp Kaçmaz, önemli uyarılarda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Doç. Dr. Eralp Kaçmaz, özellikle uzun süredir hareketsiz kalan kişilerin egzersiz yoğunluğunu kontrollü artırması gerektiğini vurgulayarak, basit önlemlerle ciddi sakatlıkların önlenebileceğini ifade etti.</p>

<p></p>

<p>Yazın gelmesiyle birlikte pek çok kişi daha fit görünmek ve form tutmak amacıyla spora yönelirken, bilinçsiz ve hazırlıksız yapılan egzersizler ciddi sakatlıklara neden olabiliyor. Özellikle uzun süredir hareketsiz kalan bireylerin bir anda yoğun tempolu spora başlamasının kas zorlanmaları, diz bağ yaralanmaları ve ayak bileği burkulmaları gibi sorunları beraberinde getirdiğini belirten Medicana International İzmir Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. İ. Eralp Kaçmaz, yaz öncesi spor yapanlara önemli uyarılarda bulundu. Yaz başlangıcında ortopedi kliniklerine spor yaralanmaları nedeniyle başvuruların arttığını ifade eden Doç. Dr. İ. Eralp Kaçmaz, "Kış boyunca hareketsiz kalan vücut, ani yüklenmelere hazır olmayabiliyor. Özellikle halı saha maçları, koşu ve yüksek tempolu egzersizlere bir anda başlamak yaralanma riskini ciddi şekilde artırıyor" dedi.</p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p>Ani bir hareket aylar süren tedaviyle sonuçlanabilir</p>

<p></p>

<p>Doç. Dr. İ. Eralp Kaçmaz, "Kış boyunca ertelenen yürüyüşler, koşular, halı saha maçları bir anda hayatımıza giriyor. Ancak ortopedi kliniklerinde her yıl aynı tabloyla karşılaşıyoruz: Hazırlıksız başlanan spor ve bunun sonucunda oluşan sakatlıklar. En sık gördüğümüz yaralanmaların başında kas zorlanmaları, diz bağ yaralanmaları ve ayak bileği burkulmaları geliyor. Özellikle ani yön değiştirme içeren sporlarda diz yaralanmaları ciddi bir sorun oluşturabiliyor. ’Bir anda hızlanayım, biraz da zorlayayım’ düşüncesi, vücudun hazır olmadığı bir yüklenmeye maruz kalmasına neden oluyor. Sonuç ise haftalar, bazen aylar sürebilen bir tedavi süreci olabiliyor" sözlerini kaydetti. Yazın gelmesiyle birlikte spor sakatlanmalarının artmasındaki nedene de değinen Doç. Dr. İ. Eralp Kaçmaz, "Vücut yüklenmeye adapte olmadan yüksek tempoyla karşılaşıyor. Kış aylarında azalan kas gücü ve esneklik, denge ve koordinasyon kaybıyla birleştiğinde yaralanma riski belirgin şekilde yükseliyor. Buna bir de yetersiz ısınma ve uygun olmayan zemin veya ekipman seçimi eklendiğinde tablo kaçınılmaz hale geliyor" mesajını verdi.</p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p>Basit önlemlerle risk azaltılabilir</p>

<p></p>

<p>Spor sakatlanmalarının önüne geçebilmek adına birkaç basit önlem olduğunu aktaran Doç. Dr. İ Eralp Kaçmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p></p>

<p>"Öncelikle spora kademeli başlamak gerekir. İlk günler yüksek tempo yerine kısa süreli ve düşük yoğunluklu egzersizler tercih edilmelidir. Vücudun alışmasına zaman tanımak, sakatlıkların önlenmesinde en önemli adımdır. Isınma alışkanlığı ise çoğu zaman ihmal edilir. Oysa egzersiz öncesi 10-15 dakikalık hafif tempo ve dinamik hareketler, kasları ve eklemleri spora hazırlar. Bu küçük yatırım, büyük sakatlıkların önüne geçebilir. Antrenman sonunda yapılacak germe egzersizleri de bir sonraki antrenmana hazır hale gelmemize yardımı olacaktır. Bir diğer önemli konu doğru ekipman seçimidir. Özellikle ayakkabı, zemin ve yapılan spor türüne uygun olmalıdır. Sert zeminde uygunsuz ayakkabı ile yapılan spor, ayak bileği ve diz yaralanmalarını davet eder. Benzer şekilde spora özgü koruyucu ekipman (kask, dizlik, bileklik) kullanımına da dikkat edilmelidir."</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p></p>

<p>Spor sırasında ortaya çıkan ağrılara dikkat</p>

<p></p>

<p>Vücudun verdiği sinyalleri ciddiye almak gerektiğinin altını çizen Doç. Dr. İ. Eralp Kaçmaz, şöyle konuştu:</p>

<p></p>

<p>"Spor sırasında ortaya çıkan ağrı, ‘devam et, açılırsın’ diye göz ardı edilmemelidir. Erken dönemde verilen kısa bir ara, uzun süreli sakatlıkların önüne geçebilir. Unutmamak gerekir ki sporun amacı kısa sürede maksimum performans elde etmek değil, sağlıklı ve sürdürülebilir bir yaşam alışkanlığı kazandırmaktır. Bu nedenle sabırlı olmak ve vücudu dinlemek en doğru yaklaşımdır. Yaz ayları aktif bir yaşam için önemli bir fırsat sunuyor. Doğru planlama ve bilinçli hareketle hem form tutmak hem de sakatlanmalardan korunmak mümkün. Spora ideal şekilde başlayarak, yazı sağlıklı geçirebilirsiniz."</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.haberekspres.com.tr/form-telasi-sakatliga-neden-olmasin</guid>
      <pubDate>Mon, 25 May 2026 11:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereksprescomtr.teimg.com/crop/1280x720/haberekspres-com-tr/uploads/2026/05/20260525aw712507.jpg" type="image/jpeg" length="10006"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bahar geldi, göz alerjileri patladı]]></title>
      <link>https://www.haberekspres.com.tr/bahar-geldi-goz-alerjileri-patladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberekspres.com.tr/bahar-geldi-goz-alerjileri-patladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bahar aylarının gelişiyle birlikte alerjik konjonktivit (göz alerjisi) vakalarında belirgin artış yaşandığını belirten Uzm. Dr. Hülya Deveci, bu yükselişin arkasında küresel çevresel değişimler ve modern yaşam tarzının etkili olduğunu söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Özellikle ailesinde alerji öyküsü bulunan kişilerde riskin çok daha yüksek olduğuna dikkat çeken Deveci, işlenmiş ve katkı maddeli gıdaların da alerjik reaksiyonları tetikleyebileceğini vurguladı. Uzm. Dr. Deveci, "Bilgisayar, telefon gibi uzun süre ekran kullanımının yol açtığı göz kuruluğu da alerjilerin daha şiddetli hissedilmesine neden oluyor" diyerek korunma yolları önerdi.</p>

<p><br />
Acıbadem Kent Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Hülya Deveci, baharın doğayı canlandırdığı kadar pek çok kişi için "göz kaşıntısı mevsimi" anlamına da geldiğini ifade etti. Halk arasında göz alerjisi olarak bilinen alerjik konjonktivitin yaşam kalitesini ciddi şekilde düşürebildiğini dile getiren Dr. Deveci alerjinin nasıl ortaya çıktığı konusunda önemli bilgiler verdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>İklim değişikliği ve kirlilik tabloyu ağırlaştırıyor</p>

<p><br />
Alerjik konjonktivitin, gözün en dış tabakası olan konjonktivanın alerjenlere karşı aşırı tepki vermesiyle oluştuğunu belirten Dr. Deveci, şunları söyledi:</p>

<p><br />
"Bağışıklık sistemi zararsız maddeleri tehdit olarak algılayıp histamin salgıladığında; şiddetli kaşıntı, sulanma, kızarıklık ve şişlik gibi belirtiler ortaya çıkar. En yaygın tetikleyiciler polenler, ev tozu akarları, evcil hayvan kepeği ve küf mantarlarıdır. Hava sıcaklıklarının artması polen mevsimini uzatıyor. Atmosferdeki karbondioksit artışı bitkilerin daha yoğun ve güçlü alerjen üretmesine yol açıyor. Öte yandan hava kirliliği, egzoz gazları ve kimyasallar göz yüzeyini tahriş ederek alerjenlere karşı savunmasız hale getiriyor."</p>

<p></p>

<p>Modern yaşam alerjiyi tetikliyor</p>

<p><br />
Aşırı steril yaşam tarzının bağışıklık sistemini zayıflattığını ifade eden Deveci, ev içinde geçirilen sürenin artmasının da toz, küf ve evcil hayvan tüylerine maruziyeti artırdığını söyledi. Dr. Deveci ayrıca uzun süre bilgisayar ve telefon kullanımı sonucunda oluşan göz kuruluğunun, göz yüzeyindeki koruyucu tabakayı bozduğunu hatırlattı, "Bu durum, alerjenlerin gözle temas ettiğinde temizlenmesini zorlaştırır ve daha derin bir inflamasyona (iltihaba) neden olur. Alerjide genetik yatkınlık önemli rol oynar. Ailesinde alerji olan kişilerde görülme oranı çok daha yüksektir. Ayrıca işlenmiş ve katkı maddeli gıdalar, vücuttaki inflamasyonu artırarak alerjileri tetikleyebilir" dedi.</p>

<p></p>

<p>Korunmanın altın kuralları</p>

<p><br />
Alerjiden tamamen kaçmanın zor olduğunu ancak alınacak önlemlerle belirtilerin azaltılabileceğini belirten Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Deveci şu önerilerde bulundu:</p>

<p><br />
"Gözleri ovuşturmaktan kaçının. Geniş çerçeveli güneş gözlüğü kullanın. Evi düzenli havalandırıp temizleyin. Dışarıdan gelince yüzünüzü yıkayıp kıyafet değiştirin. Alerji döneminde kontakt lens yerine gözlük tercih edin."</p>

<p></p>

<p>Tedavi kişiye özel planlanmalı</p>

<p><br />
Öte yandan, alerjik konjonktivit tedavisinin mutlaka uzman kontrolünde yapılması gerektiğini vurgulayan Uzm. Dr. Deveci, soğuk kompres, suni gözyaşı ve antihistaminik damlaların şikayetleri hafifletebileceğini söyledi. Şiddetli durumlarda doktor kontrolünde ilaç tedavisi uygulanabileceğini kaydeden Deveci, gözlerdeki her kızarıklığın alerji kaynaklı olmayabileceğine dikkat çekti. Deveci, yanlış ilaç kullanımının görme kaybına yol açabileceğini belirterek, mutlaka bir göz hastalıkları uzmanına başvurulması gerektiğini sözlerine ekledi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.haberekspres.com.tr/bahar-geldi-goz-alerjileri-patladi</guid>
      <pubDate>Mon, 25 May 2026 10:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereksprescomtr.teimg.com/crop/1280x720/haberekspres-com-tr/uploads/2026/05/20260525aw712471.jpg" type="image/jpeg" length="72099"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Medicana sohbetlerinde kadın gücü ve girişimcilik konuşuldu]]></title>
      <link>https://www.haberekspres.com.tr/medicana-kadin-girisimciligi-izmir-etkinligi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberekspres.com.tr/medicana-kadin-girisimciligi-izmir-etkinligi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Medicana International İzmir Hastanesi’nde düzenlenen Medicana Sohbetleri’nde kadın girişimciliği, üretim ve başarı hikayeleri konuşuldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İzmir’de Medicana International İzmir Hastanesi’nde düzenlenen Medicana Sohbetleri etkinliğinde kadın girişimciliği ve kadınların iş dünyasındaki rolü ele alındı. “Her Başarılı Kadının Bir Ardında Güçlü Bir Hikâye Vardır” temasıyla gerçekleştirilen buluşmada, farklı sektörlerden kadınların deneyimleri katılımcılarla paylaşıldı.</p>

<p>Medicana International İzmir Hastanesi’nin gelenekselleşen etkinlik serisi kapsamında düzenlenen programa iş dünyasından ve sağlık sektöründen davetliler katıldı. Organizasyonda kadınların üretimdeki yeri, girişimcilik yolculukları ve başarıya uzanan deneyimleri öne çıktı.</p>

<p>Farklı sektörlerden kadınlar deneyimlerini paylaştı</p>

<p>Etkinlikte konuşmacılar, kendi kariyer yolculuklarına ilişkin deneyimlerini aktararak kadınların iş yaşamında karşılaştığı fırsat ve zorluklara dikkat çekti.</p>

<p>Katılımcılar arasında üretim, girişimcilik ve farklı iş kollarında faaliyet gösteren isimler yer aldı. Programda kadınların ekonomik ve sosyal yaşamda daha görünür olması gerektiği vurgulandı.</p>

<p>Kadın girişimciliği ve üretim ekonomisi vurgusu yapıldı</p>

<p>Etkinlikte yapılan konuşmalarda, kadınların üretim süreçlerine katılımının ekonomik kalkınma açısından önemine dikkat çekildi. Kadınların iş dünyasında daha güçlü temsil edilmesinin toplumsal gelişime katkı sunduğu ifade edildi.</p>

<p>Bazı konuşmacılar kendi iş yaşamlarındaki dönüşüm hikâyelerini anlatarak girişimcilik yolculuklarına ilişkin tecrübelerini paylaştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İlham veren başarı hikâyeleri öne çıktı</p>

<p>Program kapsamında yapılan değerlendirmelerde, kadınların farklı alanlardaki başarılarının yeni girişimcilere ilham verdiği belirtildi.</p>

<p>Etkinlikte <img height="1536" src="https://habereksprescomtr.teimg.com/haberekspres-com-tr/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-22-at-144502.jpeg" width="2048" />katılımcılar, kadın dayanışmasının ve tecrübe paylaşımının önemine de dikkat çekti.</p>

<p></p>

<p>Medicana Sohbetleri farklı başlıklarda sürecek</p>

<p>Medicana International İzmir Hastanesi tarafından düzenlenen etkinlik serisinin farklı konu başlıklarıyla devam edeceği bildirildi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>İZMİR EKSPRES, SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.haberekspres.com.tr/medicana-kadin-girisimciligi-izmir-etkinligi</guid>
      <pubDate>Fri, 22 May 2026 16:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereksprescomtr.teimg.com/crop/1280x720/haberekspres-com-tr/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-22-at-144513.jpeg" type="image/jpeg" length="88891"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ekrana eğilen nesil: Telefon boynu sendromu tehlikesi]]></title>
      <link>https://www.haberekspres.com.tr/ekrana-egilen-nesil-telefon-boynu-sendromu-tehlikesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberekspres.com.tr/ekrana-egilen-nesil-telefon-boynu-sendromu-tehlikesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Günlük yaşamın ayrılmaz bir parçası haline gelen akıllı telefonlar, fark edilmeden omurga sağlığını tehdit eden yeni bir risk alanı oluşturuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uzun süre başın öne eğilerek ekranlara bakılması, boyun bölgesine binen yükü katlayarak artırırken zamanla kas, bağ ve disk yapılarında kalıcı hasarlara yol açabiliyor. Yaz tatiliyle birlikte çocuk ve gençlerin ekran başında geçirdiği sürenin artması, "telefon boynu sendromu" riskini daha da görünür hale getiriyor. Medicana Sağlık Grubu Beyin ve Sinir Cerrahisi Bölümü’nden Op. Dr. Seyhan Orak, özellikle çocukluk çağında başlayan bu alışkanlığın ilerleyen yıllarda boyun fıtığı ve sinir sıkışmasına kadar uzanabilen ciddi sorunlara zemin hazırlayabileceğini vurgulayarak, "Yaz döneminde ekran süresinin sınırlandırılması ve doğru duruş alışkanlıklarının kazandırılması hayati önem taşımaktadır" dedi.</p>

<p><br />
Günümüzde akıllı telefon, tablet ve benzeri dijital cihazların kullanımının artmasıyla birlikte, omurga sağlığını doğrudan etkileyen yeni bir tabloyla daha sık karşılaşılmaya başlandı: Telefon boynu sendromu. Tıbbi adıyla ‘text neck’ olarak tanımlanan bu durum, başın uzun süre öne eğik pozisyonda tutulmasına bağlı olarak servikal omurgaya binen yükün artmasıyla gelişen bir postür bozukluğu. Medicana International İzmir Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Bölümü’nden Op. Dr. Seyhan Orak, "Normal şartlarda insan başının ağırlığı yaklaşık 4-5 kilogramdır. Ancak baş öne doğru eğildikçe, omurgaya binen yük katlanarak artar. Örneğin 15 derecelik bir eğimde bu yük yaklaşık 12 kilograma çıkarken, 60 derecelik bir eğimde 25-30 kilograma kadar ulaşabilir. Bu durum kısa vadede kas yorgunluğuna neden olsa da uzun vadede kas, bağ ve disk yapılarında mikroskobik hasarlara yol açarak daha ciddi sorunların temelini oluşturur" dedi.</p>

<p></p>

<p>Yaş aralığı giderek düşüyor</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><br />
Telefon boynu sendromunun en sık 12-35 yaş aralığında görüldüğünü ifade eden Op. Dr. Seyhan Orak, son yıllarda bu durumun çok daha küçük yaş gruplarına indiğine dikkat çekti. Özellikle 8-10 yaş grubundaki çocuklarda belirgin artışın gözlemlendiğini söyleyen Op. Dr. Seyhan Orak, şöyle konuştu: "Bu durum, teknolojik cihazların kullanım yaşının düşmesiyle doğrudan ilişkilidir ve erken dönemde başlayan postür bozukluklarının ilerleyen yıllarda kalıcı hale gelme riskini artırmaktadır. Uzun süreli yanlış duruş, yalnızca geçici bir rahatsızlık oluşturmakla kalmaz; zamanla omurganın doğal yapısını da bozabilir. Boyun bölgesinde normalde bulunması gereken servikal lordoz dediğimiz doğal eğrilik düzleşebilir, hatta bazı durumlarda tersine dönebilir. Buna ek olarak kas dengesizliği gelişebilir. Ön taraftaki kaslar kısalırken, arka taraftaki kaslar zayıflayabilir. Bu dengesizlik, omurganın destek mekanizmasını bozar. Diskler üzerinde asimetrik basınç oluşur ve bu durum zamanla disk dejenerasyonuna, faset eklem zorlanmalarına ve miyofasiyal ağrı sendromuna zemin hazırlar."</p>

<p></p>

<p>Belirtiler göz ardı edilmemeli</p>

<p><br />
Telefon boynu sendromunun ilerleyen süreçte daha ciddi nörolojik problemlere yol açabileceğini kaydeden Op. Dr. Seyhan Orak, "Uzun vadede boyun fıtığı gelişimi ve omurilik kanalında daralma görülebilir. Bu durum sinir köklerinin baskı altında kalmasına neden olur. Sinir sıkışmaları, yalnızca ağrı ile sınırlı kalmayıp uyuşma, karıncalanma ve güç kaybı gibi bulgularla da kendini gösterebilir. İleri vakalarda cerrahi müdahale gerektiren tablolar ortaya çıkabilir. Hastalığın en sık görülen belirtisi boyun ağrısıdır. Buna omuz ve sırt bölgesine yayılan ağrılar eşlik edebilir" dedi. Op. Dr. Seyhan Orak, özellikle ense kökenli baş ağrılarına dikkat edilmesi gerektiğini belirterek, "Bunun yanı sıra boyunda sertlik, uzun süreli kullanım sonrasında artan yorgunluk hissi sık görülmektedir. İlerleyen aşamalarda baş dönmesi, kollarda, sırtta ve göğüs bölgesinde karıncalanma ve uyuşma gibi nörolojik bulgular da ortaya çıkabilir. Bu belirtiler, durumun yalnızca kas kaynaklı olmadığını ve sinir yapılarının da etkilenmeye başladığını gösterebilir" diye konuştu. Önlem alınmadığında telefon boynu sendromunun zamanla kronikleşebildiğini söyleyen Op. Dr. Seyhan Orak, "Bu durumda servikal disk hernisi, yani boyun fıtığı gelişebilir. Kronik postür bozukluğu kalıcı hale gelebilir ve servikal spondiloz gibi dejeneratif omurga hastalıkları ortaya çıkabilir. Sinir kökü basıları daha belirgin hale gelebilir. Nadir de olsa ileri olgularda denge problemleri ve ince motor becerilerde kayıplar gibi daha ciddi nörolojik sorunlarla karşılaşmak mümkündür" dedi.</p>

<p></p>

<p>Kullanım süresi sınırlandırılmalı</p>

<p><br />
"Telefon kullanımı için tamamen zararsız kabul edilebilecek kesin bir süre yoktur. Ancak uzun süre kesintisiz kullanım risk oluşturmaktadır" diyen Op. Dr. Seyhan Orak, şu ifadeleri kullandı: "Özellikle 20-20-20 kuralı bu noktada önemlidir. Her 20 dakikalık kullanım sonrası en az 20 saniyelik mola verilmesi önerilir. Günlük kullanım süresi yetişkinlerde mümkünse 2-3 saat ile sınırlandırılmalıdır. Çocuklarda ise bu süre yaşa bağlı olarak daha düşük tutulmalı, ideal olarak 1-2 saat aralığını geçmemelidir. Telefon kullanımında en kritik noktalardan biri doğru duruştur. Cihazın göz hizasında tutulması gerekir. Başın öne eğilmesi, omurgaya binen yükü belirgin şekilde artırmaktadır. Dirseklerin desteklenmesi, sırtın dik tutulması ve mümkünse bir yüzey tarafından desteklenmesi önemlidir. Bunun yanında uzun süre aynı pozisyonda kalmaktan kaçınılmalı, düzenli aralıklarla hareket edilmelidir. Basit gibi görünen bu önlemler, uzun vadede omurga sağlığını korumada oldukça etkilidir. En önemli noktalardan biri de ailelerin rol model olmasıdır. Çocuklar, ebeveynlerin davranışlarını taklit eder. Bu nedenle sağlıklı teknoloji kullanım alışkanlıklarının önce yetişkinler tarafından benimsenmesi gerekmektedir."</p>

<p></p>

<p>Erken dönemde geri dönüş mümkün</p>

<p><br />
Op. Dr. Seyhan Orak, sözlerini şöyle tamamladı: "Telefon boynu sendromu erken dönemde fark edildiğinde büyük ölçüde geri döndürülebilir bir durumdur. Bu süreçte en önemli yaklaşım postür eğitimi ve egzersizdir. Özellikle servikal ekstansör kasları güçlendiren egzersizler ve skapular stabilizasyon çalışmaları önerilir. Fizik tedavi uygulamaları da tedavi sürecine katkı sağlar. Daha ileri vakalarda ilaç tedavisi gerekebilir. Nadir durumlarda ise cerrahi müdahale gündeme gelebilir."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.haberekspres.com.tr/ekrana-egilen-nesil-telefon-boynu-sendromu-tehlikesi</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 13:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereksprescomtr.teimg.com/crop/1280x720/haberekspres-com-tr/uploads/2026/05/20260518aw707263.jpg" type="image/jpeg" length="99325"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ruh sağlığı için sanat reçetesi]]></title>
      <link>https://www.haberekspres.com.tr/ruh-sagligi-icin-sanat-recetesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberekspres.com.tr/ruh-sagligi-icin-sanat-recetesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sanatın toplum ve birey üzerindeki iyileştirici gücüne dikkat çeken Medicana Sağlık Grubu Psikiyatri Bölümü’nden Dr. Öğretim Üyesi Müge Yaşar, toplumun iyi hali için reçetenin sağlık olduğunu vurguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Özellikle şehirde yaşayanlar arasında yoğun olarak görülen depresyon, kaygı, stres gibi hastalıkların yaygınlaşmasını önlemek ve ruhsal açıdan daha sağlıklı toplumlar oluşturmak için sanatın çok büyük bir etkisi olduğunu aktaran Dr. Öğretim Üyesi Müge Yaşar, ailelerin ve okulların sanatsal aktiviteleri programlarına alması gerektiğini dile getirdi.</p>

<p><br />
Sanat; insan ruhunun doğayla, toplumla ve kendi iç dünyasıyla girdiği en derin diyalog... Kimine göre bir kaçış, kimine göre ise hayatın ta kendisiyle yüzleşme biçimi... Bu noktada sanatın insanın kendi iç dünyasında bir iyileştirici gücü olduğu da garipsenemez. Medicana International İzmir Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Müge Yaşar, sanatın insan psikolojisi üzerindeki olumlu etkilerine dikkat çekerek, "Eğitim sistemimiz genellikle analitik düşünen sol beyni odaklar; ancak sağ beyin duygusal zekayı ve estetiği temsil eder. Okulların ve ebeveynlerin rutinlerine müze gezilerini ve sanatsal aktiviteleri dahil etmesi hayati önem taşır" mesajını verdi.</p>

<p></p>

<p>Sanat, dopamini yüzde 15 artırıyor</p>

<p><br />
Sanatın nörobiyolojik etkileri hakkında bilgi veren Dr. Öğretim Üyesi Müge Yaşar, "Sanatla uğraşmak, beyindeki dopamin oranını yüzde 15 oranında artırır. Bu artış, sevdiğiniz bir yemeği yediğinizde hissettiğiniz hazla eş değerdir. Dopamin beynin ödül yolağı ve haz merkezidir. Bunun yanı sıra sanat, temel stres hormonu olan kortizonu düşürür. Normal şartlarda dinlenirken vücudun gevşeme sistemlerinin aktif olması gerekir; ancak zihniniz kaygı doluysa farkında olmadan adrenalin sistemi tetiklenir. Bu durum kortizolü artırarak bağışıklık sistemini baskılar. Araştırmalar, sanatın herhangi bir dalıyla ilgilenmenin kortizol seviyelerini net bir şekilde düşürdüğünü kanıtlamaktadır" diye konuştu. Öte yandan şehir estetiğinin de sanatsal bir etki oluşturduğunu dile getiren Dr. Öğretim Üyesi Müge Yaşar, sözlerine şöyle devam etti: "Toplumda artan şiddet olaylarının temelinde, bireylerin hayata dair anlam arayışlarını kaybetmeleri yatar. Sokaklarda güzel eserlerin, estetik binaların ve sokak sanatının varlığı, kişideki ‘güzele dahil olma’ isteğini uyandırır. Suç oranlarının yüksek olduğu bölgelerde toplumsal aidiyet duygusunun azaldığı görülür. Sanat ise insanları ortak bir paydada toplayarak aidiyet hissi oluşturur. Örneğin İspanyol mimar Gaudi’nin eserleri, doğaya yakın ve yuvarlak hatlı formlarıyla insan doğasına çok uygundur. Estetikten yoksun, köşeli binalar ruhumuzda mikro travmalar oluştururken; Barselona gibi şehirlerde sosyo-ekonomik düzey çok yüksek olmasa bile insanlar çevrelerindeki estetik doku sayesinde daha mutlu yaşarlar."</p>

<p></p>

<p>Depresyon ihtimalini düşürüyor</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><br />
Sanatla iyileştirme yönteminin özellikle post-travmatik stres bozukluğu (PTSB) tedavilerinde sıkça görüldüğünü dile getiren Dr. Öğretim Üyesi Müge Yaşar, "Travma ve yoğun kaygı yaşayan kişiler genellikle iç dünyalarına kapanır ve kendilerini ifade etmekte zorlanırlar. Sanat, bu dışavurumu sağlayan güvenli bir yoldur. Kişi, zihni bir şeyle meşgul olmadığında negatif düşünceleri ‘geviş getirir gibi’ tekrarlamaya meyilli olabilir. Sanat, kişiyi bu sarmaldan çıkararak anda kalmasını sağlar" dedi. Özellikle 13-14 yaş grubunun kimlik bulma sürecinde sanatının kritik bir rol oynadığına değinen Dr. Öğretim Üyesi Müge Yaşar, "Beyinde sinaptik bağlantıları hızlandıran BDNF adlı bir protein vardır. Depresyonda bu proteinin seviyesi düşerken, sanatla ilgilenen gençlerde arttığı kanıtlanmıştır. Çocukluk ve gençlik yıllarında sanatla ilgilenen bireylerin, 30’lu yaşlara geldiklerinde depresyona girme riskinin yüzde 45 oranında azaldığı tespit edilmiştir. Bu nedenle bazı ülkelerde artık ‘müze reçeteleri’ yazılmaktadır" ifadelerini kullandı.</p>

<p></p>

<p>Sokak sanatına ihtiyacımız var</p>

<p><br />
Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) 2019 verilerine göre, şehirde yaşayanlarda anksiyete bozukluğunun yüzde 39, duygu durum bozukluğunun ise yüzde 40 daha fazla görüldüğünü hatırlatan Dr. Öğretim Üyesi Müge Yaşar, sözlerini şöyle tamamladı: "Sanatın tedaviye dahil edildiği durumlarda ruhsal şikayetlerin yüzde 32 oranında gerilediği ispatlanmıştır. Eğitim sistemimiz genellikle analitik düşünen sol beyni odaklar; ancak sağ beyin duygusal zekayı ve estetiği temsil eder. Okulların ve ebeveynlerin rutinlerine müze gezilerini ve sanatsal aktiviteleri dahil etmesi bu noktada hayati önem taşır. Daha çok parka, daha fazla sokak sanatına ve doğayla bütünleşmiş bir estetiğe ihtiyacımız var. Hepimiz bu konuda daha talepkar olmalıyız."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.haberekspres.com.tr/ruh-sagligi-icin-sanat-recetesi</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 11:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereksprescomtr.teimg.com/crop/1280x720/haberekspres-com-tr/uploads/2026/05/20260517aw706736.jpg" type="image/jpeg" length="80130"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[DSÖ Ebola salgını için küresel acil durum ilan etti]]></title>
      <link>https://www.haberekspres.com.tr/dso-ebola-salgini-kuresel-acil-durum-ilan-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberekspres.com.tr/dso-ebola-salgini-kuresel-acil-durum-ilan-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DSÖ, Kongo Demokratik Cumhuriyeti ve Uganda’daki Ebola salgını nedeniyle uluslararası halk sağlığı acil durumu ilan etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dünya Sağlık Örgütü, Kongo Demokratik Cumhuriyeti ve Uganda’da görülen Ebola salgını nedeniyle uluslararası halk sağlığı acil durumu ilan etti. Sağlık otoriteleri, salgının sınır ötesi yayılım riski nedeniyle uluslararası koordinasyonun hızlandırılmasının hedeflendiğini açıkladı.</p>

<p>Afrika’daki son Ebola vakaları, özellikle sınır bölgelerindeki hareketlilik ve sağlık altyapısındaki zorluklar nedeniyle yakından izleniyor. Yetkililer, salgının kontrol altına alınması için ek kaynak ve destek çağrısı yapıyor.</p>

<p>Bundibugyo varyantı tespit edildi</p>

<p>Sağlık yetkililerine göre salgına Ebola virüsünün nadir görülen Bundibugyo varyantı neden oluyor. Uzmanlar, bu varyanta karşı onaylanmış spesifik aşı ya da tedavi seçeneğinin bulunmadığını belirtiyor.</p>

<p>Bundibugyo varyantının daha önce sınırlı sayıda salgında görüldüğü ifade ediliyor.</p>

<p>Vaka sayıları sağlık otoritelerini alarma geçirdi</p>

<p>Afrika Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi verilerine göre Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nde yüzlerce şüpheli vaka bildirildi. Uganda’da da vakaların tespit edildiği açıklandı.</p>

<p>Yetkililer, vaka takibi ve temaslı izleme çalışmalarının sürdüğünü bildirdi.</p>

<p>Sınır hareketliliği riski artırıyor</p>

<p>Salgının, yoğun insan hareketliliğinin bulunduğu sınır bölgelerine yakın alanlarda görülmesi nedeniyle yayılma riski yakından izleniyor. Sağlık ekipleri, erken teşhis ve izolasyon çalışmalarına ağırlık veriyor.</p>

<p>Bölgedeki lojistik zorlukların salgın yönetimini zorlaştırdığı ifade ediliyor.</p>

<p>Bu pandemi ilanı anlamına gelmiyor</p>

<p>DSÖ’nün ilan ettiği uluslararası halk sağlığı acil durumu, Kovid-19 dönemindeki küresel pandemi ilanıyla aynı anlamı taşımıyor. Bu kararın amacı, uluslararası destek mekanizmalarını daha hızlı devreye almak olarak açıklandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uzmanlar, kamuoyunun yalnızca resmi sağlık kurumlarının açıklamalarını takip etmesi gerektiğini vurguluyor.</p>

<p>Ebola nasıl bulaşıyor</p>

<p>Ebola virüsü enfekte vücut sıvılarıyla temas yoluyla bulaşabiliyor. Hastalık yüksek ateş, kusma, ishal, halsizlik ve ciddi vakalarda kanama gibi belirtiler gösterebiliyor.</p>

<p>Yetkililer, riskli bölgelerde koruyucu önlemlerin sıkı şekilde uygulanması gerektiğini belirtiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNCEL, SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.haberekspres.com.tr/dso-ebola-salgini-kuresel-acil-durum-ilan-etti</guid>
      <pubDate>Sun, 17 May 2026 15:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereksprescomtr.teimg.com/crop/1280x720/haberekspres-com-tr/uploads/2026/05/dso-kuresel-acil-durum-ilan-etti-yeni-salginin-ne-19854835-1062-amp.jpg" type="image/jpeg" length="21271"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
