Çocuklarda düşmeyen ateş ve karın ağrısına dikkat!

Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı ve çocuk acil öğretim üyesi Prof. Dr. Murat Duman, COVİD-19 vakalarına ilişkin olarak özellikle çocuklar söz konusu olduğunda karın ağrısı ve düşmeyen ateşin ciddiye alınması gerektiğine işaret etti. Duman “MIS-C dediğimiz bu tablonun COVID-19 enfeksiyonu geçirildikte 4-6 hafta sonra düşmeyen yüksek ateş, karın ağrısı, bulantı kusma ve ishal şikayetleri ile ortaya çıktığını, başta kalp ve koroner damarları etkilemesi nedeni ile erken tanı konulup tedavi edilirse komplikasyon oranının çok düşük olduğu” ifadelerini kullandı

Çocuklarda düşmeyen ateş ve karın ağrısına dikkat!
11 Ocak 2022 Salı 13:10

Dokuz Eylül Üniversitesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı ve Çocuk Acil öğretim üyesi olan Prof. Dr. Murat Duman ile yeni muayenehanesi olan Sağlıklı Nesiller Çocuk Sağlığı Kliniği’nde güncel çocuk sağlık sorunlarını konuştuk. Çocuklara karşı şefkati ve yerinde tespitleriyle çocukları kısa sürede sağlığına kavuşturan,  çocukların güven ve sevgiyle kendilerini teslim ettikleri Prof. Dr. Murat Duman bağışıklık sistemini güçlendirmek için kullanılan ilaçların kanıtlanmış net bir faydasının olmadığının altını çiziyor ve “asıl önemli olan çocukların sağlıklı beslenmeleri” diyor.
 

Viral üst solunum yolu enefeksiyonlarında antibiyotik tedavisi uygulanmamalı
 

Çocukluk çağı enfeksiyonlarının, özellikle bu dönemde ateşli enfeksiyonların giderek arttığını ifade eden Prof. Dr. Murat Duman “Bunların büyük çoğunluğunu gribal enfeksiyonlar oluşturuyor. En önemlerinden biri son dönemde omikron varyantı ile birlikte koronavirüs enfeksiyonları. Geçtiğimiz sonbahar ve kış pandemi döneminden farklı olarak özellikle çocuklarda, koronavirüsün yanında diğer çocukluk çağı viral enfeksiyonları da belirgin şekilde artış gösterdi. Özellikle bir yaşın altındaki çocuklarda bronşit ve zatürreye neden olan RSV dediğimiz viral enfeksiyonlarda belirgin bir artış var. Bunun yanında özellikle yüksek ateşle gelen çocuklarda influenzaya bağlı grip enfeksiyonuda çok yaygın görülüyor. Daha da artmasını bekliyoruz. Bu enfeksiyonların ortak özelliği ateş ve öksürükle başlıyor oluşu. Üst solunum enfeksiyonlarıyla gelen çocuklarda, otit ve sinüzit bulguları yoksa sadece beta hemolitik streptokok enfeksiyonuna bağlı tonsillitlerde antibiyotik kullanım endikasyonun vardır. Bu tabloda, özellikle bu dönemde sadece on çocuktan birinde görülmektedir.  Bu nedenle her üst solunum yolu enfeksiyonu olan çocukta gereksiz yere antibiyotik tedavisi başlanmaması gerekmektedir” şeklinde konuştu.
 

Sağlıklı florayı bozuyor


 
Gereksiz antibiyotik kullanımının, aslen var olan sağlıklı florayı bozduğu için viral enfeksiyonların uzamasına ve antibiyotiğe bağlı ishal tablolarına neden olduğunu ifade eden Duman “Hem bağırsak florasında hem de ağız florasındaki yararlı olan mikroorganizmaları ortadan kaldırır. Bu da immun sistemin baskılanmasına sebep olur” dedi.
 

Beslenme önemli
 

Duman sözlerine şöyle devam etti: “Özellikle iki yaşın altındaki çocuklarda alt solunum yolu enfeksiyonu neden olan RSV enfeksiyonunu geç sonbahar ve kış döneminde sıklıkla görüyoruz.  Bu nedenle özellikle 2 yaş altı çocukları kalabalık ortamlardan ve enfeksiyonu olan büyüklerle  temastan uzak tutmak gerekiyor. İnfluenza enfeksiyonlarından korunmak içinse 6 ay’da büyük, özellikle 5 yaş altı sağlıklı çocuklar ve altta yatan kronik hastalığı ve immün sistemi bağışıklığı azalmış çocukların grip aşısı ile aşılanması bizim için çok önemli. Bu dönemde çocuklara immün sistemi güçlendirici çok sayıda ilaç kullandırılıyor. Bunların etkinliği net gösterilmiş durumda değil. Burada önemli olan nokta çocukların sağlıklı beslenmesi, beslenmelerinin idame ettirilmesi ve viral enfeksiyonlara karşı koruyucu tedbirlerin alınmasıdır.”
 

Karın ağrısı ve düşmeyen ateşe dikkat!
 

Koronavirüsün omikron varyantı ile birlikte, şu anda çok hızlı yayıldığını vurgulayan Duman “Test yapılan her beş çocuktan birinde koronavirüs pozitif çıkıyor. Koronavirüs enfeksiyonunun  çocuklarda çok daha hafif klinik bulgularla seyrettiğini, ağır vakaların çok nadir olduğunu ve bu çocuklarında malasef altta yatan kronik hastalığı olan çocuklarımız olduğunu ifade etti. Yine Çocuk Acil Tıp ve Yoğun Bakım Derneğinin, çocuk acil servislere gelen 9000’e yakın çocuk hastada yaptıkları çalışmada, yoğun bakım yatışı gerektiren hastaların oranının yüzde 1 olduğunu ve bu çocukların yarısında süregen bir hastalık olduğunu belirtti.  ‘’Çocuklarda önemli olan nokta COVİD- 19 enfeksiyonu geçirdikten 4-6 hafta sonrasında gelişen MIS-C dediğimiz Multisistem Inflamatuvar Sendromu denilen klinik tablodur. Bu tablo az görülmekle beraber bizim için önemlidir. Bu açıdan dikkatli değerlendirme gereklidir. Özellikle düşmeyen yüksek ateş, karın ağrısı, bulantı kuasma ve ishal şikayetleri ile getirilen çocuklarda enflamasyon markırları olan laboratuvar tetkikleri çok yüksek ve öncesinde COVİD-19 enfeksiyonu geçirdiği klinik ve laboratuvar bulguları ile doğrulanırsa MIS-C klinik tablosuda düşünülmelidir. Bu tablo özellikle kalbi ve koroner damarları etkilediği için erken tanı konulup, tedavi başlanmasının bu komplikasyonların gelişmesini önlediği için önemli olduğunu ifade etti” dedi.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.