Ölümlerden hayatlara bağ kuruyor

Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Organ Nakli Koordinatörü olarak görev yapan Hemşire Nurşen Altuğ, beyin ölümü gerçekleşen kişilerin aileleriyle görüşüp, onları organ bağışı konusunda bilgilendiriyor, yeni hayatların kurtulması için çaba gösteriyor

Ölümlerden hayatlara bağ kuruyor
10 Haziran 2012 Pazar 19:17

Nihal Işık - Kaza veya travma sonucu beyin ölümü gerçekleşen insanlar organlarıyla pek çok kişiye hayat veriyor. Organ bağışının bir de gizli kahramanları var, organ nakli koordinatörleri... Onlar ölümün içinden yeni hayatlar çıkarıyorlar. Beyin ölümü gerçekleştiği anda yeni hayatlara ışık tutuyorlar. Organ nakli koordinatörü olmak için doktor ve hemşire gibi sağlık hizmeti veren biri olmak gerekiyor.

Beyin ölümü zor kabul ediliyor

Kafa travmaları, kurşunlanmalar, beyin kanamaları, trafik kazaları, yüksek tansiyon, intihar vakaları gibi problemlerle yoğun bakıma gelenler tedaviye olumsuz yanıt verirse beyin ölümleri gerçekleşiyor. Beyin ölümü ile kalbin durması arasındaki o sürede de organ bağışına karar verilmesi gerekiyor. Organ bağışına giden ölümler ani ölümler oluyor. Yaklaşık 8 yıldır Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Organ Nakli Koordinatörü olarak görev yapan Hemşire Nurşen Altuğ, "Beyin ölümü olduğunda 4 uzman doktor vakayı görüp imza veriyor. Biz de beyin ölümünü tekrar teyit etmek için kendi merkezimizde ek bir testte yapıyoruz. Yoğun bakım ekibi aileye beyin ölümünün gerçekleştiğini anlatıyor. Ani gelişen vakalar olduğu için ailenin durumu kabul etmesi çok zor oluyor. İnsanlar uzun süren bir hastalık sonucu bile ölen yakınını kaybetmeyi zor kabul ederken, sabah işe, okula gönderdiği birinin ani ölümünü çok zor kabul ediyor" dedi.

Kendimi tutamadığım zamanlar oluyor

Organ bağışı için ailelerin yanına görüşmeye gittiğinde onları ikna etmeye çalışmadığını sadece 'bağış yapmak ister misiniz?' diye teklif ettiğini söyleyen Organ Nakli Koordinatörü Hemşire Nurşen Altuğ, "Ben sadece bilgilendirme yapıyorum, bağış için ısrar etmiyorum. Aile bir soru sorarsa onları cevaplıyorum. Ailenin zaten o an acısı çok fazla oluyor. Acılarına saygı duyulmasını istiyorlar. Organ bağışının kabul edilmediği görüşmelerimin esas nedeninin hala beyin ölümünü ailenin kabul edememesi oluyor. Her görüşmemden sonra etkileniyorum, kendimi benim de tutamadığım zamanlar oluyor" dedi. Altuğ sözlerine şöyle devam etti: "Bağış yapıp yakınlarının organlarıyla bir çok kişiye umut olmak isteyenler de geçtiğimiz yıllara göre daha fazla. Artık insanlar bağışın öneminin, insanlara umut olacağının daha fazla farkında. Ben 8 yıldır görüştüğüm tüm hastaların dosyalarını elime alsam tek tek kiminle ne konuştuğumu hatırlarım. Yıllar geçse de hiçbirini unutmam. 5 yıl önce Bingöl'den İzmir'e tatile gelen bir aile vardı. 18 yaşındaki oğulları karşıdan karşıya geçerken araba çarpmış ve beyin ölümü gerçekleşmiş. O kadar kalabalık bir aileydi ki çok fazla kişiyle görüşme yapmıştım. Amca organ bağışını kabul etmiyor, öğretmen baba ise bağış yapacağım aksini düşünemiyorum diyordu. Tartışmalar sonunda bağışı amca zorla kabul etti. Öğretmen baba çocuğumun organları belki benim okuttuğum çocuklara gidecek dedi. Daha sonra baba bizim toplantılarımıza gelip konuşmalar da yaptı. O babayı hiç unutmam ve hep anlatırım."

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.