Omurilik yaralanmasında ürolojik düzeltme mümkün

Omurilik yaralanmaları sonucu mesane işlevinde bozukluklar çıktığını ifade eden Prof. Dr. Tufan Tarcan, bunun tedavisinin mümkün olduğunu belirtti. Kontinans Derneği Başkanı Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Tufan Tarcan, uygun tedavi almayan hastaların üriner sisteminde basınç artışı yaşandığını ve bunun da büyük bir risk yarattığını belirterek, "Hastalar eğer ürolojik olarak doğru tedavileri almazlarsa böbreklerini kaybediyorlar" dedi.

Omurilik yaralanmasında ürolojik düzeltme mümkün
04 Nisan 2019 Perşembe 11:41

Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi, Prof. Dr. Tufan Tarcan, omurilik yaralanmalarının görülme sıklığının trafik kazaları ile doğru orantılı olduğunu ve omurilik yaralanmasından sonra hastalarda mesane sorunları ortaya çıkabildiğini ifade etti ve şunları söyledi: "İşeme merkezimiz beyinde pons adı verilen bir bölgede bulunuyor ve bu bölgeden mesanenin ve idrarı tutan sfinkter kası dediğimiz yapının kontrolü sağlanıyor. Ponsta bulunan işeme merkeziyle mesane ve sfinkter arasındaki bağlantıyı ise omurilik sağlıyor. Omurilikte bir yaralanma olduğunda mesane, sfinkter ve merkezi sinir sistemi arasındaki iletişim ve koordinasyon ortadan kalkıyor. Omurilik yaralanması nedeniyle mesane sfinkter kompleksi ile merkezi sinir sistemi arasındaki haberleşme bozulursa, mesane ve sfinkter eş zamanlı kasılabiliyor. Bu uyumsuzluk oluştuğunda hastalar idrar yapamıyorlar ya da ancak çok yüksek basınçla mesanelerini kısmen boşaltabiliyorlar. Mesane sfinkter uyumsuzluğu dediğimiz bu duruma müdahale edilmez ise üriner sistemde oluşan yüksek hidrostatik basınç tekrarlayan böbrek iltihaplarına yol açıyor ve kronik böbrek yetmezliği oluşabiliyor."

6 ay içinde

Omurilik yaralanması sonrası bu tablonun zaman içerisinde oluştuğunu ifade eden Koç Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı Misafir Öğretim Üyesi, Prof. Dr. Tarcan, "Önce spinal şok dediğimiz bir dönem oluşuyor. Ortalama 6 ay süren bu dönemde mesane tamamen gevşek durumda kalıyor ve çok yüksek mesane kapasiteleri ortaya çıkıyor. Bu dönemi çok iyi takip etmek gerekiyor. Spinal şok dönemi geçtikten sonra ise bu sefer mesane tam tersi aşırı derecede kasılmaya başlıyor. Bu aşırı kasılma durumunda öncelikle mesaneyi gevşeten ilaçlarla aktiviteyi düşürmeye çalışıyoruz. Bunlar yeterli olmazsa mesane içine botoks enjekte ediyoruz. Eğer botoks da mesaneyi yeteri kadar gevşetmeye yetmiyorsa o zaman mesane büyütme ameliyatlarını yapıyoruz" dedi.

Tarcan, "Burada hiç yapılmaması gereken şey mesane jimnastiği diye çok eski literatürde tanımlanmış olan ama hiçbir işe yaramayan aynı zamanda da birçok komplikasyona yol açabilecek hastanın kalıcı sondasının aralıklı klemplenmesi işlemi. Temiz aralıklı kateterizasyon uygulanabilir. Ellerini kullanabilen ve bilişsel fonksiyonu normal olan hastalar için kolayca uygulanan bir yöntemdir. Hasta ortalama 4 saate bir yani günde altı kez kendiliğinden kaygan tek seferlik kateterlerle mesane boşaltımını rahatlıkla gerçekleştirebilir. Hastalarımızda kalıcı sondaya ancak çok özel durumlarda izin veriyoruz" dedi.

Takibe girmeli

Mesane hissi kaybolan hastaların mesanelerinin dolduğunu hissetmediğini ifade eden Prof. Dr. Tarcan, "Genelde mesaneleri dolduğunda bir basınç hissediyorlar normal mesane dolum hissini de ne yazık ki kaybetmiş durumdalar. Mesaneyle beyin arasındaki irtibat kaybolmuş durumda. Bu masum bir idrar kaçırma değil, bu çok riskli bir idrar kaçırma. Çünkü idrar torbasında ve üriner sistemde çok yüksek basınçlar oluşuyor. Üriner sistem içi gelişen bu basınçta böbreklere zarar veriyor. Eğer tedavi edilmezlerse tam kesi omurilik yaralanmalarının tamamı 5 yıl içinde böbrek yetmezliğine gidiyor. Dolayısıyla omurilik yaralanmalı hastaların hemen en kısa zamanda bir ürolojik takibe girmeleri hayati önem taşımaktadır" dedi.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.