Siyah ile beyaz


Gülseren E. YENİÇAY

Gülseren E. YENİÇAY

15 Haziran 2021, 08:17

Son zamanlarda yurtdışı haberlere de bir göz atıyorum, biraz daha rahat nefes alabilmek için…

Çünkü öyle haberlere tanık oluyorum ki, bunalıma girmemek için bir neden kalmıyor.
Önce Mustafa Özdemir ile Venezuela’ya gidelim…
Bizim büyüklerimizin özel ilgi gösterdiği Venezuela'da peynir artık gramla satılıyor!
Herhalde diyetisyenlerin isteği gerçekleşmiş bu petrol ülkesinde…
İlk kez geçen yıl Ağustos ayında Türkiye'yle Venezuela arasında imzalanan imtiyazlı ticaret anlaşmasıyla tartışma konusu olan Venezuela peyniri, geçtiğimiz haftalarda Venezuela’da peynir kalıpları içinde kokain ele geçirildiği haberinin organize suç örgütü liderli olmakla suçlanan birinin uyuşturucu sevkiyatı iddialarıyla ilişkilendirilmesiyle yeniden gündeme gelmişti.
21. yüzyılın en ağır ekonomik krizlerinden birini yaşayan Venezuela’da halkın et ve et ürünlerine erişiminin zorlaşmasıyla birlikte, son yıllarda halkın en önemli protein kaynağı olarak gösterilen peynir, aynı zamanda Venezuela mutfağında önemli bir yer işgal ediyor.
Yaklaşık 30 çeşit peynir üretilen ülkede, en fazla tüketilen peynir ‘queso duro’ dedikleri inek sütünden yapılan sert beyaz peynir ve genelde rendelenerek tüketiliyor.
Bu peynir kısa zaman öncesine kadar, zengin fakir demeden hemen her evde sabah kahvaltılarında mısır unundan yapılan tortillalardan siyah fasulyeyle ya da makarnadan çeşitli tatlılara kadar birçok tabağın vazgeçilmez bileşenlerinden biriydi.
Ancak son zamanlarda peynir tüketimi de üretimi de azaldı, bunun en temel nedeniyse peynirin kilosunun 8 milyon bolivara kadar çıkması. 8 milyon bolivar Türk Lirasıyla yaklaşık 21 liraya karşılık gelse de asgari ücretin ayda 10 milyon bolivar olduğu ülkede sofralarda peynire rastlamak birçok hane için artık bir lüks.
Bir kilo peyniri nakit ödeyebilmek için dolaşımdaki en değerli banknot olan 500 bin bolivardan 16 adet kâğıt paraya ihtiyaç duyuluyor.

Madalyonun diğer yüzü

Şimdi de zengin ülkelere gidelim…
Almanya ve Avusturya'dan 36 milyoner, zenginlerden daha fazla vergi alınmasını ve çok yüksek gelirli kesimler için olağanüstü ek vergiler oluşturulmasını talep etti.
Hayret değil mi?
Cem Devran’dan öğrendiğime göre İsimlerini de belirteyim:
Aralarında ülkenin önde gelen IT firmalarından STP’nin sahibi Ralph Suikat, Schwarz Pharma adlı ilaç üretim şirketinin sahibi Antonis Schwarz ve ailesinden kalan mirasla milyarder olan Stefanie Bremer gibi isimlerin bulunduğu katılımcılar, devletin kendileri gibi aşırı zenginlerden az vergi almasından rahatsız olduklarını ve sosyal programlara katkı sağlanması koşuluyla daha fazla vergi ödemek istediklerini açıkladılar.
Sosyal medya üzerinden paylaştıkları "taxmenow" (beni şimdi vergilendir) adlı ortak çağrıda, zenginlerin ödediği gelir vergisinin arttırılmasının yanı sıra somut öneriler arasında 500 bin Euro’nun üzerinde mal varlığı olan mükelleflerden devletin yüzde 5 servet vergisi alması, miras vergisinin yükseltilmesi ve vergi kaçakçılığına karşı daha katı kurallar gündeme getiriliyor.
Ülkede yıllık geliri 500 bin Euro'dan fazla 2 milyon insan bulunurken, bunlardan alınan verginin iki yıl boyunca yüzde 5 oranında arttırılması 100 milyar Euro ek gelir anlamına geliyor.
Çağrıya destek veren aşırı zenginler, çok sayıda zengininin karlı yatırımları olduğunu ve bu yatırımları satmadıkları sürece vergi ödemediklerine de dikkat çekti.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.