Türkiye’de bir ilk


Gülseren E. YENİÇAY

Gülseren E. YENİÇAY

23 Mayıs 2020, 08:51

Balıkesir’in Körfez ilçelerinden Burhaniye’den gelen haberin başlığı ‘Türkiye’de bir ilk’ idi..

Nedense her kentten hep ‘ilk ilkleri’ duyuyoruz...

Bornova’dan buna alıştık...

Merak edip, ‘Bu ilk neymiş?’ diye habere baktım...

‘Corona virüsü dolaysıyla mağdur olarak işyerlerini kapatmak zorunda kalan ve işsiz kalan vatandaşlar için Burhaniye Belediyesi karşılıksız bin TL nakdi yardım yaptı.’

Gerçekten ilk kez duyuyordum..

Yaklaşık 3 aydır ülkeyi etkisi altına alarak bir çok mağduriyete sebep olan Corona virüs salgınından dolayı Burhaniye Belediyesi tarafından izinli olarak başlatılan yardım kampanyasında toplanan nakdi yardımlar esnafa ve işsiz vatandaşlara ödenmeye başlanmış,,,

Toplanan nakdi yardımlar yaklaşık 800 esnafa ve işini kaybeden vatandaşların banka hesaplarına yatırılmış...

Bir istisna

Türkiye’de istisna olarak yardım toplanması iznini alan Burhaniye Belediyesi 30 Mart tarihinde ilçesinde mağduriyet yaşayan vatandaşlar için kampanya başlatmıştı.

Kısa sürede rekor seviyelere ulaşan kampanyada toplanan nakdi yardımlar bayram öncesi esnafın ve işsiz kalan vatandaşların yaralarına merhem oldu.

Belediyeye müracaat eden ve gerekli şartları sağlayan yaklaşık 800 vatandaşın başvuruları üzerine Burhaniye Belediyesi bayram öncesi bin Tl olan nakdi ödemeleri başvuru sahiplerinin banka hesap numaralarına yatırdı.

Burhaniye Belediyesi bin Tl olarak yaptığı nakdi yardımlarının yanı sıra ilçedeki tüm ihtiyaç sahiplerine 3500 paket gıda yardımı da yaparak gerek ramazanda gerekse Pandemi de vatandaşların mağduriyetini gidermek için çalıştı. 

Başkanın söyledikleri

Nakdi yardımlarla alakalı açıklama yapan Burhaniye Belediye Başkanı Ali Kemal Deveciler şunları söyledi.

‘Burhaniyeliler olarak bu zor zamanlarda güzel çalışmalara imzalar atıyoruz. Duyarlılığın ve dayanışmanın en güzel örneğini bu kampanyamızla tüm ülkeye gösteriyoruz. Bağış kampanyamız gerçek anlamda virüsten dolayı mağdur olan vatandaşlarımızın yaralarını bir nebzede olsa saracak. Bağışlanan her kuruş ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmaya başlandı.

Birlikte hep beraber güzel günlere yürüyoruz.

Kampanyamız devam ediyor. Ben gösterdikleri sorumlulukla kampanyamıza katkı sunan tüm bağışçılarımıza Burhaniyeli hemşehrilerim adına çok teşekkür ediyorum’ dedi.

Bakalım böyle güzel haberleri başka kentlerimizden de alacakmıyız?

Faydası oluyor!

Anımsadığım kadarıyla ilk kez, hiç beklemediğin bir anda soru sormayı beceren Prof. Dr. Erkan Sevinç idi..

Daha sonra ise bilgilendirmeye geçti:

Her gün önünden geçtiğimiz bir yapı, ne bileyim bir çeşme ya da bir mekân için bilgilendirmeler yaptı.

Bildiğimizi sandığımız ama bilmediklerinizin daha çok olduğunu öğrendikçe şaşkınlığımız da artıyor.

Bu arada Nadide Apaydın Akbulut Hanımdan da çok şeyler öğreniyoruz.

Bunları neden yazdım...

Hatırlatayım:

Geçenlerde bir arkadaşımız ‘Hangi marka klima almam gerektiğini’ bana sormuştu...

Ama;

Elektrikli cihazlarda kesin bir öneride bulunmak nedense mümkün olmuyor.

Mucit Mersin’den

Klimanın mucidi Willis Carier aslen bizden biri...

İzmir’e çok benzettiğim Mersinli...

Tabii ki Bornova’nın bir semti olan Mersinli değil...

Akdeniz’in güzel kenti Mersin’li...

Mersinli ile Çınarlı yan yana iki mahallemiz.

Mersinli’de ‘mersin’ yok...

Çınarlı’da da ‘çınar’ yok..

Bir süre önce, ‘Böyle olmaz!’ denilerek çınarlar dikildi...

Ne oldu?

Takip olmazsa böyle oluyor; bir tanesi bile tuttu mu, tutmadı mı belli değil...

Bağışlar yeşillendi mi?

Daha büyük çerçeveye bakalım;

Bazıları ‘Dikili bir ağacım bile yok!’ derken, bizlerin, halkın en azından10-15 dikili ağacımız var..

Daha çok olması lazım...

Ama nerede?

Yıllardır bağış yapıyoruz, ağaç dikimleri için...

Hesaba vurursanız, ‘İzmir’in dağlarında çiçekler açar’ diyerek mutlu oluyoruz ama ağaçlar olsa mutluluğumuz iki katına, üç katına çıkacak...

Neredeler?

Ben görmüyorum, siz biliyor ya da görüyor musunuz?

Tabela ile bu işler yürümez...

Gözümüzle görmemiz, elimizle tutmamız lazım...

Tepkimiz büyük

Akıl alacak gibi değil!

Olacak değil...

İzmir’de bir camimizden müzik çalmışlar...

Hem de bu kutsal ayda..

Hiçbir İzmirli bu işi yapmaz...

Mutlaka ve mutlaka bir düzmece var bu işte...

Dini duyarlılık İzmir’de son derece yüksektir.

Kimse kimseye karışmaz, bayramlar, dini günler kutlanır.

Yani Muharrem İnce’nin de dediği gibi;

Cami minarelerinden müzik yayını yapılması, çav bella çalınması ahlaksızlıktır, terbiyesizliktir, saygısızlıktır.

Bunun sorumlusu kimse bulunmalı ve en ağır ceza verilmelidir.

Ve bugün öğleden sonra CHP İzmir İl Başkanı adliyeye giderek savcılığa suç duyurusunda bulunarak, gerekli işlemin yapılması için resmi başvurusunu yaptı.

Yani ister CHP’li olsun, isterse başka partiden olan bir İzmirli böyle bir olaya ne katılır, ne destekler, ne de yeltenene ses çıkarmazlık etmez...

Bu işi yapanları anlamakta gerçekten zorluk çekiyorum...

Herhalde bugün en fazla yarın bu işi yapan ve yaptırtanlar ortaya çıkarılır.

Tabii ki önemli olan kamera kayıtları, görüntüleri...

Tunç Soyer’den açıklama:

Dünkü Haber Ekspres’te okudunuz:

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer şu açıklamayı yaptı:

‘Mübarek Ramazan ayının sonunda milletçe Bayram’a hazırlanırken İzmir’de dün bazı camilerin minarelerinden şarkı çalınması benimle birlikte tüm İzmirlileri üzmüştür. 

En fazla birlik beraberlik içinde olmamız gereken günlerde, halkımızı birbirine düşürmeye, kutuplaştırmaya çalışanların bu kadar alçakça provokasyona tevessül etmeleri niyetlerini açıkça ortaya koyuyor. Hedefleri halkımızın dirliği, birliğini bozmaktır.

Bu oyuna gelmeyelim.,

İzmirliler adına bekleniyor

Diyanet İşleri Başkanlığımıza bağlı camilerin bazılarının ses sistemine girerek bu eylemi gerçekleştirenleri devletin yetkilileri, emniyet güçlerinin en kısa sürede yakalayarak yüce Türk Adaleti önüne çıkacağına inanıyor, İzmirliler adına bekliyoruz.

Asla kabul etmeyeceğimiz bu provokasyonu gerçekleştirenleri lanetliyor, güzel İzmir’in adını bu olayla yan yana getirip politika malzemesi yapanları da kınıyorum.”

Nasıl değiştiriyoruz...

Bu kadarı olmaz diyoruz ya, siyasetin bazı medya kuruluşları tarafından bilinçli bir şekilde ayağa düşürüldüğünü görüyoruz.

Algı yaratmadan bir örnek vereyim;

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu 7 yıldır, aynı aracı kullanıyordu.

Hatta bir ara kaza da yapmıştı bu araç...

Şimdi aynı marka, aynı model araba CHP’nin kasasından alındı.

Bazıları ‘Haydi yazsana!’ diyor...

Yazdım işte:

Ama yandaşlar gibi, ‘Kılıçdaroğlu’nun lüks merakı!’ demiyorum...

Bir hatırlatma da yapıyorum:

Devlet, Kılıçdaroğlu’na son model zırhlı bir ‘Makam aracı’ verdi.

Kılıçdaroğlu, ‘Benim ihtiyacım ve korkum yok. Bu araç bir başka görevde kullanılsın’ diyerek teslim etti..

Bu akşam teravih yok!

Bugün arafe, yarın ise Ramazan Bayramı...

Gelişmeler ışığında ben de Kâfirûn Sûresinden söz edeceğim;

Bize ‘Gavur İzmirli’ diyorlar ya, onlar için...

Allah’a bir takım ortak isnat eden, Allah’ı bırakıp de kendi elleriyle putlara tapan müşrikler, Müslümanlık karşısında, fikirlerinde o kadar inat ve ısrar ettiler ki, kendilerini doğru yola çağıran peygambere ve ona iman edenlere yapmadık eziyet bırakmadılar.

İnananların bildikleri gibi Hz. Muhammed de, durmuyor, yılmıyordu.

En sonra, Kureyş’in azılılarından beş on kişi, Hz.Muhammed’e gelerek şu teklifte bulunurlar:

‘Sen bu davadan vazgeç!

Biz sana istediğin kadar mal verelim!

Seni kendimize Reis yapalım!’

Bu ahmakça teklif yüzyıllardır, şimdi de olduğu gibi önümüze çıkıyor.

Yani ses kestirmek bu yola sapanlar da hep olmuştur ve olacaktır.

Bu tür cahilce, ahmakça, kafirce teklifleri alanları, dönekleri, sahtekarları, namussuzları biliyor, duyuyoruz, hissediyoruz...

Bakın bu tip adamlar Peygamberimize son söz olarak şöyle diyorlar:

‘Eğer bizim istediğin kadar mal verelim ve diğer tekliflerimizi kabul etmezsen, bir başka uzlaşma yapalım:

Sen bazen bizim putlarımıza tap, biz de ara sıra senin Allah’ına tapalım...’

Bu tür insanlar için sadece ve sadece menfaat vardır.

Zamanımıza göre ise halkın değişiyle Benjamin Franklini severler..

Bilmiyorum, söylediklerimden, yazdıklarımdan hatırlattıklarımdan bir şeyler alanlar olmuş mudur?

Son sözüm çaresizlik yoktur...

Bizim insan kaynaklarımız ve de demokrasi kültürümüz, özgürlüklerimizin ne olursa olsun kısıtlanmasını önler..

Dinimiz de, dilimiz de, ortak paydada mutlaka buluşturur..

Sezgin- Aynur Can çiftinin bir tespitini paylaşayım:

Dedikleri şu:

‘Her yıl kordondaki çimlere, ciddi paralar harcanarak bakım yapılır.

Ama özellikle çiğdem çitleyip (kavrulmuş ve tuzlanmış ayçiçeği tohumu)  kabuğunu çimlere atanlar yüzünden çimler kurur ve yoluk ( yer yer eksik) bir görüntü oluşurdu.

Daha geçen gün aklımdan geçirmiştim.

‘Bu iş çimlere yaradı ‘diyordum.

Buraya kadarmış...

KURDELA

Çemberli sosyal mesafe dönemi

Koronavirüs önlemleri gevşetilirken tedbiri elden bırakmayan İzmir Büyükşehir Belediyesi Türkiye’de bir ilke daha imza attı. Büyükşehir Belediyesi İzmirlilerin uğrak mekanı olan Kordon’da çemberli sosyal mesafe uygulamasını başlattı.

Böylelikle yurttaşların dinlenirken sosyal mesafe kuralına uyması da sağlanmış olacak.

İzmir Büyükşehir Belediyesi Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı ekipleri, 6 futbol sahası büyüklüğündeki yeşil alandan oluşan Kordon’da 2,5 metrelik aralıklarla 4 metre çapında çemberler çiziyor.

Çemberler çizilirken çimlere zarar vermeyen su bazlı reçine kullanılıyor. Çimler büyüdükçe çizgilerin yeniden boyanması planlanıyor.

Büyükşehir’den öğrencilere online deneme sınavları

İzmir Büyükşehir Belediyesi korona günlerinde de öğrencilere destek oluyor. ‘Sokaklar offline sınavlar online” sloganıyla yola çıkan Büyükşehir Belediyesi üniversite sınavlarına hazırlanan mezunlar, 12. sınıf öğrencileri ve Liselere Geçiş Sınavı’na (LGS) hazırlanan 8. sınıf öğrencilerine ücretsiz online deneme sınavı olanağı sunuyor.

Online deneme sınavlarına katılmak isteyenlerin Bizİzmir dijital platformlarından başvuru yapması gerekiyor.

Bizİzmir mobil uygulamalarının ya da www.bizizmir.com web sitesinin ana sayfasındaki “DUY” butonuna tıklayarak açılan sayfada Online Deneme Sınavı kutusuna ulaşılıyor. Önkayıt için bu kutuya tıklamak ve açılan formun 26 Mayıs 2020 saat 23.59’a kadar doldurmak gerekiyor. Başvuru da İzmir il ya da ilçelerinde ikamet etme şartı aranıyor.

Proje İzmir Büyükşehir Belediyesi Sosyal Projeler Müdürlüğü tarafından yürütülüyor.

İlk sınav 30 Mayıs’ta

Kayıt yaptıran öğrencilere girecekleri sınav ile ilgili sınav kodu mesajla gönderilecek. LGS adayları 30 Mayıs ve 6 Haziran’da 09.00-21.00 arası istenilen herhangi bir saatte sınava girebilecek. 12. sınıflar ve mezunlar, 31 Mayıs ve 7 Haziran’da 09.00-21.00 arası istenilen herhangi bir saatte Temel Yeterlilik Sınavı’na (TYT) girebilecek. LGS için sınav süresi 190, TYT için ise 165 dakika olacak. Sınavda ÖSYM ve MEB’in puan hesaplama yöntemleri kullanılacak.

4 bin öğrenciye ulaştı

İzmir Büyükşehir Belediyesi liseli gençlerin kişisel gelişimine katkı sunmak için Birlikte Kolaylaştıralım Hayatı projesi kapsamında 2017’den bu yana merkez dışındaki 21 ilçede ve merkez ilçelerde 4 bin öğrenciye ulaşmıştı. Gelecekleriyle ilgili öğrencilerin olumlu düşünmelerini, hedef ve amaç oluşturmalarını, kişisel farkındalıklarını geliştirmelerini sağlayan projede aynı zamanda dijital şiddet, sosyal medya okur yazarlığı ve teknolojinin mesleklere etkisi gibi konularda eğitimler verilmiş ve üniversitelere teknik geziler düzenlenmişti. Yine proje kapsamında öğrencilerin yaşadığı sınav baskısı hakkında uzmanlardan destek almaları sağlanmıştı.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.