Üzücü ama mecburum...


Nurşen HACIEYÜPOĞLU

Nurşen HACIEYÜPOĞLU

22 Ağustos 2019, 08:16

Biri sönmeden diğeri başlayan İzmir'deki orman yangınları , yetkililerden çok insanımızı üzmüşe benziyor.

Bazı üst yetkililer öyle açıklamalar yapıyor ki, çocuklar bile güler...

Bunları zaten biliyoruz...

Ben halkımızın ve yetkili olarak gördüğüm ve inandığım veterinerlere inananlardanım.

Tabii ki, Güzel İzmir'imizde farklı noktalarda olmak üzere başlayan orman yangınları hepimizin canını yakmıştır.

İlk belirlemelere göre,  toplamda yangının 500 hektar kadar bir alanda etkili olması, Karabağlar, Menderes, Seferihisar ilçelerindeki orman varlığımızda, kırsal yaşamda hatta belli bir kentsel alanda kaybımız olması üzücüdür.

Dileriz yangınlar en kısa sürede kontrol altına alınarak soğutma çalışmaları gerçekleştirilebilir.

Ama bu konuda da kesin bilgi sahibi değiliz.

Belirttiğim gibi biri sönmeden, ya da söndü diye düşündüğümüz anda bir başka yerde esrarengiz şekilde başlıyor.

Bu süreçte orman yangınları nedeni ile mağdur olan köylülerimiz, yani insanımız kadar, yaralı yaban hayvanları için elimizden gelen katkıyı koymalıyız.

Her zaman hatırlattığımız gibi; yanan sadece ormanlarımız değil, kaybımız da sadece hektarlık alanlar değil.

Kaybettiğimiz doğal varlığımızın içinde yaban hayatının üyesi ve bizlere emanet canlılar da var.

Acaba, bu zor zamanda, yangınla mücadele sırasında yaralanmış olan yaban hayvanlarına ilk müdahalelerini yapmak amacıyla gönüllü klinisyen ya da resmi veterinerlerden yararlanıldı mı?

Akla geldi mi?

Ya da 'hayvanseverim' diyenler ya da dernekler ne yaptı?

Bence bu konularda, İzmir Veteriner Hekimleri Odası Yönetimi ile Başkanı H. Gökhan Özdemir'den yararlanılmalıdır.

İhmal yukarıdan başlıyor!

Tekerlek kırıldıktan sonra yol gösteren çok olurmuş...

İzmir'in çiçekler açan dağları cayır cayır yanarken, yangın söndürme çalışmalarındaki ihmaller de ortaya çıktı.

Daha doğrusu ileri sürülüyor.

İzmir'in Karabağlar ilçesinde başlayıp Seferihisar ve Menderes ilçelerine yayılan orman yangını kaç gündür devam ediyor.

Belediye ekiplerinin, Orman Genel Müdürlüğü ekiplerinin ve bölge haklının yangını söndürme mücadelesi sürüyor.

Sürüyor ama;

Çalışmalarda çok büyük bir koordinasyon eksikliği olduğu ortaya çıktı.

Haber Ekspres'te yazdığı gibi,  Bakan Bey helikoptere binip havadan bakıyor ama aşağıdaki koordinasyonsuzluktan haberi yok.

Çeşitli kentlerden gelen araçlar var, yol bilmiyor iz bilmiyor, nereye nasıl gideceklerini ne yapacaklarını köylüye soruyorlar.

Arazöz yangının yanında su sıkmıyor, vatandaş 'neden sıkmıyorsun' diyor, 'amirimden talimat almadım' diyor...

Mazotları yok, mazot takviyesi yapabilecekleri tanker yok, araçlar yangın bölgesini terk edip taa Gaziemir'e mazot almaya gidiyor.

Diğer kentlerden gelen ekiplerin yemeği yok...

Koordinasyon hiç yok!

Tüm bunları sabaha kadar bizzat yaşayarak gördük" diye konuşuyor, açıklayanlar...

Bilen de bilmiyor

Bu arada aklıma takıldı:

Bakan Bey; Daha kötü bir tablo beklerken daha iyi bir tablo gördük. Sabah saatlerinde çok hızlı müdahale edeceğiz, yarın öğleden önce kontrol altına almayı umut ediyoruz' diyor.

Bir kere yangın alttan yayılıyor!

Çam ağaçlarının altında çamın ince kurumuş yaprakları var ve bu yangının alttan yayılmasına neden oluyor.

Bunu yukarıda baktığınızda görmüyorsunuz, alanda görüyorsunuz.

Uçaklar zaten yok!

Nedenlerini duymuşsunuzdur, hem de Bakan Bey'ın ağzından...

Eskiden askeri birliklerden de yardım istenirdi, biz alanda askeri ekip de görülmedi...

Acaba kimler?

İşin özeti Ali Güreli'den;

İzmir yanıyor .

Kim yaktı İzmir'i?

Kaçarken Yunan mı yaktı, affedersiniz Ermeni işbirlikçi mi?

Yoksa Sakallı Nurettin Paşa mı?

Tabi tartışmak lazım!

Aslında İlber Ortaylı biliyordur, anlatsa bize yumuşak yumuşak, ya da, karşıt görüş tamburi Murat Bardakçı .

Ya da depremci Prof. Celal Şengör.

Bence 97 sene önce kim yaktıysa İzmir i yine o yakıyor belki.

Neyse nasıl olsa kimin yaktığı / yaktırdığı bilinmeyecek hiç bir zaman. Mangalcı makambolar yüzünden yandı vs gibi bir şeyler söyler devletimiz (Orman şefi filan )

Olan: yanan ağaçlara, bitkilere, kuşlara, böceklere ve ülkemize olmuştur. O yüzden aklınızdan kim geçiyorsa yakan / yaktıran, o yapmıştır!

Ben aklımdan geçene küfür ediyorum, bela okuyorum isim vermeden.

Tek bildiğim, ağaç diken insanlar, ağaç yakmaz .

Şimdiye kadar ağaç kesip inşaat yapan, maden arayan, otel yapanlar belki de insan değil, bozkır ayıları idi...

***

HAFTANIN HABERİ

Çok ilginç!

Orman Bakanlığının açtığı ihaleye THK 70 milyon TL, mimarlık firması 113 milyon TL vermiş.

Bugüne kadar yangın söndürme işini THK yapıyordu.

İhaleyi alan mimarlık firması helikopterleri ve pilotları Kanada 'dan kiralıyor.

Niye Kanada?

Kaz Dağları'nda siyanürlü altın arama işini yapan taşeron firma ile yangın söndürme işini alan firma arasında ilinti var.

Helikopter ile yangın söndürme tüm dünyada çok elzem olmadıkça kullanılmıyor.

Özellikle çam ormanlarında helikopter pervanesinin yarattığı rüzgar, kozalakları metreler öteye fırlatması nedeniyle yeni alanların yanması anlamına geliyor.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Gul solak - 3 hafta önce
Esas nokta bu! ormanlarimizi altin icin katleden. kanadalikanadali firmayla yangin sondurme anlasmasi !!ormanlarimizin surekli yanipta 3gun sonmemesinin cevabidir.ormanlarimizi cayir cayir yakiyorlar.bu firmaylads orman garantili altin arama anlasmasimi yapti lar,.yzaninz cok aydinlatici.tum turkiye bilmeli bunu