İç ve dış mihrakların ihanetleri karşısında yokluk ve zorluklar içinde büyük fedakarlıklarla Anadolu halkının verdiği kurtuluş savaşında, başkomutanlık meydan savaşını da kazanarak 19 Mayıs 1919’da başlatılan kurtuluş Savaşıyla istilacı düşman ordusuna üst üste vurulan darbeler neticesi kazanılan büyük zaferin özüdür “Ya istiklal, ya ölüm” 

***
Mustafa Kemal Atatürk:
24 yaşında Şam’da beşinci Ordu’da 
26 yaşında Selanik’te üçüncü Ordu’da 
28 yaşında hareket ordusuyla İstanbul’da 
29 yaşında Picardie manevralarında 
30 yaşında Trablusgarp’ta Şark gönüllüleri Komutanlığında 
31 yaşında Balkan Savaşları’nda 
32 yaşında Edirne’de 33 yaşında Sofya’da 
34 yaşında Çanakkale’de tümen Komutanı
35 yaşında Diyarbakır’da kolordu Komutanı 
36-37 yaşında Suriye ve Filistin’de ordu ve ordular grubu komutanlıkları 
38 yaşında Anadolu’da başlattığı kurtuluş Savaşı ile bir milletin başında Asker Atatürk ve başkomutan. Sivil olarak, 29 Ekim 1923 cumhuriyetimizin ilanı ile Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu ve ilk cumhurbaşkanımız.  

***
Cumhuriyet kuruluncaya kadar bir asker olarak hayatı savaş meydanlarında geçen Gazi Mustafa Kemal Atatürk şöyle diyor: "Mutlaka şu ve bu sebepler için, milleti savaşa sürüklemek taraftarı değilim. Savaş zorunlu ve hayati olmalıdır. Gerçek kanaatim şudur: Milleti savaşa götürünce vicdanımda azap duymamalıyım, öldüreceğiz diyenlere karşı, ölmeyeceğiz diye savaşa girebiliriz. Lakin millet hayatı tehlikeye maruz kalmıyorsa savaş cinayettir".  20 Nisan 1931 de de günümüzde yol gösterici olacak evrensel bir söylemi dile getirdi “Yurtta sulh, Cihanda sulh”. Onun söylemlerinin ve öngörülerinin doğruluğunu çevremizde olup bitenlere bakınca daha iyi anlıyoruz. 100. yılımızda Türkiye Cumhuriyeti’nin Atatürk’ün ilke ve inkılaplarıyla, izinde. Her daim Atatürk ve onun silah arkadaşlarını, kurtuluş Savaşı’nın tüm şehitlerine minnet ve sevgi ve saygıyla anarak nice 100 yıllar kutlamak dileğiyle.