Yalanı seviyoruz!


Gülseren E. YENİÇAY

Gülseren E. YENİÇAY

11 Haziran 2021, 08:19

Cambazın biri, eşeği yularından çekip gelmiş pazara.

Bir başka cambaz yanaşmış:
- Kaça bu eşek?’
- Bin lira!’
- Aldım gitti, ver elini helalleşelim!
Birkaç kişi alıcının kulağına fısıldamış:
‘Yahu görmüyor musun, bu eşek topal. Onun için ucuza verdi!’
- O eşek topal değil, tırnağının arasına taş kaçmış. Bu nedenle topal sanıp ucuza elden çıkarmaya bakıyor!
Eşeği satana koşmuşlar:
‘Yahu bu eşek topal değilmiş, tırnağına taş kaçmış!’
Satıcı gülmüş:
‘Eşek topal olmasına topal da, öyle sansınlar diye taşı tırnağına ben koydum!’
Alıcıya koşmuşlar:
‘Yahu bu eşek gerçekten topalmış, taşı o koymuş. Seni de kandırdı, parayı aldı!’
Alıcı dövünmeğe başlamış:
‘Vay namussuz vay! Eğer verdiğim para sahte olmasaydı, beni kazıklayacaktı!..’
Bu hikâyeyi anlatan Gazeteci Ünal Tümin, çağımız insanının ahlâk yapısının özetini ise şöyle yapıyor:
- Yalan söylediklerini biliyoruz.
- Yalan söylediklerini biliyorlar.
- Yalan söylediklerini bildiğimizi biliyorlar.
- Yalan söylediklerini bildiğimizi bildiklerini biliyoruz.
Sonuç mu?
Ama hâlâ yalan söylüyorlar…
Umarım böyleleri hâlâ varsa kısa zamanda kendilerini gelirler…

Av.Yusuf Akın’da önemli bir noktaya dikkat çekiyor.
Ben de bu arada şunu ilave ediyorum: Anlayana saz, anlamayana davul zurna az!

‘Doğu yönünde yaralı bilinç dolu semiz yılanlar.
Batı adlı ejderhaya yem olmamak için yalanlar.
Güneyde bir kızılın erken çalan paslı borusu.
Kuzey kitapları ağzına kadar; insan kim sorusu.

Ayakları doğuştan içe çekik soğuk sürüngen.
Yalan beslemesi, atadan oğula aktarılmış gen.

Bir kış boyu yatıp, uyumuş kil toprakta gamsız.
Gözleri açık, dalda bekleyen baykuşa selamsız.
Yaban köstebeğiyle iş tutmuş, delik deşik bağ.
Bütün nebatatı öldürmüş, bir tek kendisi sağ.

Suyunu kana kana içtiği dereye atmış zehrini.
Kırk hekim temizleyemez, ruhda oluşmuş irini.
İnsan evladı yılan evcilleştirmeye ederse heves.
Bir yanı yeraltında, bir yanı duyar korkulu ses.

Dili çatallaşan yılanlar, ilk sahibini kılar sessiz.
Yılanla çuval dansı yaptıkça kişi olur kimsesiz.
Yılanları evcilleştirmek kof bir Roma efsanesi.
Yılana bir dokunsan piramitlerden gelir tiz sesi.

Yalan/yılan bir sesli harf seyahatinden ibaret.
Bütün korkaklarca yılan delikleri olmuş ziyaret.
Bilgelerce üzerlerine anlatılmış çokça mesel.
Güven duvarına değerse dili bir an, başlar sel.

Çağın tek tutkusu evcilleştirilmiş yılan oyunu.
Yılanlar evcilleşmez, hiç unutur mu soyunu.
Kartallar yükseklerde yılan dansına pürdikkat.
Güneş vurdukça semiz yılan kav çıkarır kat kat.

Kova dolu süt serilmiş olsa da hakikat yoluna.
Üstün insan, hiçbir yılanı/yalanı takmaz koluna.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.