Yalnız İzmir halkı değil


Gülseren E. YENİÇAY

Gülseren E. YENİÇAY

09 Haziran 2021, 08:18

AKP’li bakanların ya da onlara bağlı müdürlerin dışında ne kadar muhalefet varsa, aynen ‘Seyyar Satıcılar’ için söyledikleri gibi ‘’Deprem mağdurlarının haklı talepleri karşılansın’ diyorlar…

İlk günden bu yana biz de her şeylerini kaybeden onlarca depremzedenin yanındayız.
Herkes ‘Müteahhitlerin insafına vicdanına bu insanlarımız bırakılamaz’ diyor…
Ama sonuç ne?
İzmir’i bir yana bırakalım, İstanbul’dan, Ankara’dan gelen müteahhitler ile adamları hala ‘mama’ peşindeler…
Son olarak, CHP İzmir Milletvekili ve TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Üyesi Av. Sevda Erdan Kılıç, yaptığı yazılı açıklamada, 30 Ekim 2020 tarihinde İzmir'de meydana gelen 6.9 şiddetindeki depremin ardından tüm Türkiye'nin İzmir'deki deprem mağdurlarının yaralarını hızla sardığını ancak aradan geçen 7 aya rağmen AKP iktidarının Bayraklı'da yaşayan deprem mağdurlarının sorunlarına çözüm üretmekten çok uzak olduğunu belirtti.
Ama bu arada AKP’nin bir destekçisinin olduğunu da söyleyebilirim…
Adını unuttum:
Bir kadın ‘Ben eski CHP’liyim!’ diyerek iki hafta önce İzmir’e gelen ve TOKİ tarafından yapılan binaları met ederken, kendisine ve AKP Genel Başkanı ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a methiyeler düzdü.
Aslında bu  filmi biz siyasette de gördük..
Örneğin belediye başkanının vefatından sonra yapılan başkanvekili seçiminden hemen sonra, AKP rozetini takan eski CHP’li Meclis üyesinden gördük…
Örnekleri çok ama bunlar aklıma geldi…
Biz kaç zamandır şunu ısrarla söylüyoruz:
‘Deprem mağdurlarının belirtilen ve dayatılan şartlarda ev sahibi olmaları hayalden ileri gidemez!’
CHP'li Av. Sevda Erdan Kılıç, binlerce depremzedenin 6306 sayılı yasanın sağladığı kentsel dönüşüm kredisi imkanından yararlanmak istediğini ancak bu konuda maddi anlamda haklı çekinceleri olduğunu belirterek, devletin ‘evini yık, güçlendir veya kentsel dönüşümle evini yap dediğini’ ifade ediyor.
Ancak ekonomik krizi derin bir şekilde yaşayan Türkiye'de bunun pek mümkün olmadığı aşikardır.
Bankalar 10 yıl vadeli kentsel dönüşüm kredisi olarak 200 bin TL veriyor ve bu krediler güncel faizlere göre veriliyor.
Ekonomik krizden kaynaklı artan inşaat maliyetleri sonucu, Sıfırdan bir ev yapmanın bedeli  400-450 bin liraları buluyor.
Sadece emekli maaşı ile tek maaş ile geçinen vatandaşlar bu maliyeti nasıl karşılayacak?
Geri kalan tutarı nasıl ödeyecek?
Yetkililerin kendi kendine bu soruları sorması ona göre de bir çözüm yoluna gitmesi gerekir.
Yoksa deprem mağdurlarının bu şartlarda ev sahibi olması hayalden öteye gidemez.
Bir sosyal yara da şöyle:
Maddi imkânsızlıklar ve kısa vadeli krediler nedeniyle ev yaptıramayan depremzedeler evlerini düşük fiyata satıp başka yerlerde yaşamak zorunda kaldı.
Birçok deprem mağduru da depremin üzerinden 7 ay geçmesine rağmen hala konteynır kentte ve yurtlarda kalıyor.
Uzmanların belirttikleri gibi; yoksulluğun, işsizliğin tavan yaptığı, insanların pazar artıklarıyla beslenip kuru ekmeğe muhtaç kaldığı, yaklaşık 25 milyon icra dosyasının olduğu, doların 8,50'yi, Euro'nun 10 lirayı geçtiği bir ekonomide bu insanlarımız nasıl tekrar ev sahibi olabilecekler?

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.