Yaşlıların ailesi oluyoruz

İzmir Büyükşehir Belediyesi Huzurevi Şube Müdürü Gülgün Yılmaz

İzmir Büyükşehir Belediyesi Huzurevi Şube Müdürü Gülgün Yılmaz



22 Mart 2019, 08:05

Doğancan Bingöl - Aile büyükleriyle birlikte yaşadığımız dönemde çekirdek aileye doğru evriliyoruz. Bu süreçte yaşlılar huzurevinde kalmayı çok daha ciddi düşünür oldu. İzmir Büyükşehir Belediyesi Huzurevi Şube Müdürü Gülgün Yılmaz, huzurevlerini bir iş yeri olarak görmediklerini, huzurevi sakinlerinin mutluluğu için 7/24 çalıştıklarını belirterek, 'Artık huzurevleri yaşlıların evlerinden daha konforlu ve sağlıklı, 900 kişi sırada bekliyor' dedi

Son dönemlerde aile yapısının değişmesi ve çekirdek aile yapısının egemen olduğu günümüz toplumunda huzurevinde yaşam fikri yavaş yavaş kültürümüze yerleşmeye başlıyor. Toplumda huzurevi denildiğinde akla gelen sorumsuzluk ve vefasızlık kalıpları yıkılırken yerini yaşlının kendi isteğiyle kayıt olduğu otel konforunda hizmet veren bir mekana bırakıyor. Durum böyle olunca yaşlılar huzurevlerine kendi iradeleriyle kayıt yaptırmak için sıraya giriyor. Bazı aileler yakınlarını huzurevine bırakmak istemese bile aile büyüğü kendi talebi doğrultusunda huzurevine kayıt olarak yaşıtlarıyla birlikte zaman geçirmekten keyif alıyor. Huzurevleri ise yıktıkları olumsuz kalıpları arkada bırakarak sosyal aktivitelerin bol olduğu, yaşlıların keyifli zaman geçirip eğlendiği bir yer halini almaya başlıyor. Kimsesiz yaşlılar ise özel günlerde gözleri kapıda gelecek ziyaretçisini bekliyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi Huzurevi Şube Müdürü Gülgün Yılmaz, topluma düşen görev yaşlıları unutmadan, saygı, sevgi ve ilgiyi yitirmeden yaşanmış yılların içinde herkese yarayacak pek çok dersten kendine pay almak.

Huzurevine giriş koşulları nelerdir?

60 yaş üzeri yaşlıları alıyoruz. Kendileri gelip bizzat başvuru yapıyorlar. Koşulumuz akli dengesinin yerinde olması. Kendi işini kendisi görmesi lazım. Kabul edildiği takdirde sağlık hizmeti, sosyal hizmet, üç öğün yemek, oda temizliği, kuaför, çamaşırhane gibi her türlü hizmetimiz var. Evde olan bir yaşlı burada olan bir yaşlı kadar rahat değil.

Zihinlere yerleşen "huzurevi kötüdür" algısı yıkıldı mı?

Huzurevi bilinci gerçeği daha önceki yıllarda öyleydi. Ama şu anda o şekilde değil. Bu algı şu şekilde yıkıldı. Buraya kayıt olmak isteyen kişi buradaki bir arkadaşından tavsiye alıyor. Huzurevi çok güzel, sen de gel rahat edersin gibi konuşmalar yapılıyor. Muhtarlıklardan veya gazetelerden haber alıyorlar. Burada baskıcı bir sistem yok. Sürekli ziyarete açık. Aileler buraya ziyarete de geliyorlar. Yıllık 90 gün izin alma hakları var. Tabiki tamamını değil. Parça parça izinler alarak sosyal hayata katılabiliyorlar. Çocukların torunların yanlarına gidip kalabiliyorlar. Turlara çıkan yaşlılarımız bile var. Burada bir arkadaş grubu bir araya gelip geçen sene Karadeniz turuna gittiler. Burayı onların evi gibi düşünün. Odalarının anahtarları, kilitleri her şeyleri mevcut. Çalışan yaşlımız bile var. Sabah 9'da mesaiye gidiyor akşam gelip evinin kapısını açıp odasında istirahate çekiliyor. Sıkıcı bir yer değil.

Özel günlerde nasıl bir ruh hali içinde oluyorlar? Kimsesi olmayan yaşlılar nasıl bir ruh hali içinde oluyor?

Özel günlerde, anneler gününde, babalar gününde, bayramlarda aileler sabah erken saatlerde buraya gelerek aileleri ile bir araya geliyorlar. Biz kendimiz de onların yokluklarını hissettirmiyoruz. Hissettirmemeye çalışıyoruz. Biz zaten sürekli buradayız. Kimsesi olmayan yaşlıların aslında çok fazla yalnız kalmaya vakti de olmuyor. Sürekli aktiviteler düzenliyoruz. Haftanın 3 günü el sanatları çalışmalarımız var. Türk halk müziği koro çalışmamız var. Çeşitli spor dallarıyla ilgileniyorlar. Çarşamba günleri çarşı, pazar etkinliğimiz var. Bugünlerde yaşlılarımızı sabah saatlerinde pazar alanlarına bırakılıyor. Akşam 4.30 gibi hepsi servis ile toplanıp evlerine getiriliyor. Perşembe günü yürüyüşlerimiz var İnciraltı Kent Ormanı'nda yürüyüş yapıyorlar. Sabah erken saatlerde gidiyoruz öğlen 12'ye kadar yürüyüş yapıp temiz hava alıyorlar. Canları balık yemek istiyorsa öteki haftaya program yapıyoruz ve canları ne istiyorsa onları gerçekleştiriyoruz. Yılbaşında etkinliklerimiz oluyor. Çeşitli sanatçılarımızı buraya getirerek onları eğlendiriyoruz. Sürekli ziyaretçilerimiz oluyor.

TERCİH NEDENLERİ

Yaşlının evde ailesiyle mi kalması tercih edilmeli yoksa huzurevine mi gelmeliler?

Evde yaşaması çok zor. Aile bireyleri işe gittiği zaman tek başına yaşayan yaşlı düştü mü ? ihtiyacı var mı ? gibi bir sürü soru akla geliyor. Aklınız hep evde kalıyor. Ama burada odalarımızda hemşire çağrı cihazları var. Başına herhangi bir şey geldiği an direkt cihaz devreye giriyor ve hemşireyi yanına çağırıyor. Burada sağlık hizmetlerimiz var. Bence burada kalmaları onların fazlasıyla avantajına. Burada aslında ailenin tercihinden çok yaşlının kendi tercihi önemli. Aileler gelip yaşlılara 'Artık burada kalma, evine geri gel, biz sana bakarız' diyorlar ama yaşlılar burada kalmayı tercih ediyor. Aileler toplum baskısına maruz kaldıklarını söylüyorlar. Arkadaşları annen baban neden huzurevinde, neden sahip çıkmıyorsun diyorlar. Ama işin aslı yaşlımız burada kalmak istediği için kalıyor. Burada keyfim yerinde yemeğim, temizliğim, odam her şeyim istediğim gibi diyerek eve gitmeyi kabul etmiyor. Burada benim yaşıtlarım var diyerek keyifli zaman geçirdiğini söylüyor.

ALGILAR YIKILDI

Huzurevi denildiğinde akla vefasızlık, terkedilmişlik, sorumsuzluk gibi kelimeler geliyor. Bu algı yıkıldı mı? Huzurevinde kalmak kötü bir şey olarak algılanmıyor mu?

Bence bu algı kırıldı. Şu anda bizim huzurevimize kayıt olmak isteyen 900'ün üzerinde insan var. Yaşam koşulları huzurevine olan ihtiyacı gerçekten arttırdı. Önceden ataerkil bir toplumda insanlar geniş aileleriyle birlikte yaşıyorlardı. Ama o yapı değişti. Çekirdek aile yapısı toplumumuzda hakim. Şimdi anne baba ve çocuk işe veya okula gidiyor. Aileler küçülmeye başladı. Coğrafi uzaklıklar devreye girmeye başladı. Benim 2 çocuğum var. İlerleyen yıllarda yanımda olup olmayacaklarını bilmiyorum. Belki okuyup yurtdışına gidecekler orada evlenecekler. Toplum yapısı eskisi gibi değil. Artık huzurevinde kalmak bir ihtiyaç halini almaya başladı.

ANLAŞMAZLIKLARI ÖNLÜYORUZ

Buradaki arkadaşlar nasıl ilerliyor?

Burada çok iyi arkadaşlıklar da var ama bazı anlaşmazlıklar da yaşanıyor. Biz onun önüne geçmeye çalışıyoruz. İyi anlaşan kişileri aynı odaya koyuyoruz. Anlaşmazlık yaşıyorlar oda değişikliği oluyor. 3, 2 ve 1 kişilik odalarımız var. Aile odalarımız da var. Burada evlenen çiftimizde var. 7 sene önce burada tanışıp evlenen çiftimiz var. Son olarakta yaklaşık 1 sene önce bir çiftimiz daha evlendi. Burada tanıştılar. Nikahlarını da biz burada yaptık. Bizim zemin katımızda balo salonumuz var. Düğün yapıldı, gelinlik giyildi. Gelinin ayakkabısının altına isim yazan bile oldu. Yaşlılarımız aileleriyle yaşasalar bu kadar sosyal aktiviteye katılamayacaklar belki.

Sosyal aktivitelerden arta kalan zamanlarda yaşlılar neler yapıyor?

Burada zaten çok yoğun bir sosyal aktivite devam ediyor. Burada Bekir isimli bir amcamız var. Bir tel ile çeşitli el sanatları icra ediyor. Atölyemiz var. Orada resim yapan müzik aleti çalan ya da el sanatlarıyla uğraşan yaşlılarımız var. Mesela burada resim yapan teyzemizin resimlerini duvarlarımıza asıp huzurevimizi renklendiriyoruz.

TEKNOLOJİYLE UYUMLULAR

Yaşlılarımızın tecrübelerinden faydalanabiliyor muyuz?

Artık toplum yapısı çok değişti. Önceden yaşlıya çok fazla hürmet vardı. Biz burada elimizden geldiğince o hürmette kusur etmemeye çalışıyoruz. Tecrübelerinden faydalanmamız gerkiyor. Eski hatıralarını anlatıyorlar. Oturup dinliyoruz. Faydalanmaya çalışıyoruz. Ama tabi toplum yapısı değiştiği için onlarda eskisi gibi değil. Cep telefonunu en az bizim kadar iyi kullanan yaşlılarımız var. Yaşlı jenerasyonu da çok değişti tabi. Sosyal medyayı çok aktif kullanan yaşlılarımız da var. Toplumla birlikte yaşlılarda evriliyoruz.

HER ANI PAYLAŞIYORUZ

Yaşlılar an gelip hayatlarını kaybettiklerinde buradaki duygu ve düşünceler neler oluyor? Moral bozukluğu yaratıyor mu?

Yaşlılarımız hayatını kaybettiğinde biz yakınlarına haber veriyoruz. Kimsesi olmayan yaşlılara da kol kanat vermek için mücadele veriyoruz. Beklenmedik ölümlerde biz de çok etkileniyoruz. Biz akşam saat 5'te burayı kapattık mesai bitti diye düşünüp gitmiyoruz. Acil bir durumda gece 1'de de buraya gelip yapmamız gereken şeyleri yerine getiriyoruz. Biz burada anı paylaşıyoruz. Genelde huzurevi diye dışarıdan işin hep soğuk yüzü gözükür ama biz bunu kırmak için insani değerlerimize hizmet ediyoruz. Ne kadar samimi ve güleryüzlü yaklaşırsak onlarda bize o derece güvenip bir bağ kuruyorlar. Ama dediğim gibi beklenmedik kayıplarda biz de çok üzülüyoruz. Gündüz çay içip akşam kaybettiğimiz biri olduğu zaman mutlaka sarsılıyoruz.

Kayıplar diğer yaşlıları nasıl etkiliyor?

Burada sürekli aynı ortamı aynı sofrayı paylaşan arkadaş gruplarından biri hayatını kaybettiğinde arkada kalan arkadaşları için mutlaka zor oluyor. Biz bu durumlarda moral kaybını minimum seviyeye indirmek için psikolojik destek sağlıyoruz. Boşluk yaşıyorlar haklı olarak. Geçen senelerde 3 kişilik bir arkadaş grubunda bir teyzemiz hayatını kaybettiğinde geride kalan diğer yaşlılarımız için gerçekten çok zor olmuştu. Boşluğa düşmüşlerdi. Elimizden geldiğince yanlarında olmaya çalışmıştık.

BURAYI İŞİM GİBİ GÖRMÜYORUM

Huzurevinde çalışmak size ne hissettiriyor? Yaşlılar ile beraber olmak nasıl bir duygu?

Yaşlının mutlu olduğunu görmek iyi hissettiriyor. Sosyal işlerin en büyük hazzı manevi haz. Buraya iş gibi bakmakta aslında doğru değil. Eğer iş gibi bakarsan zorluk yaşayabilirsin. Çünkü çalışma saati yok. Özel günler yok. Hayatını buraya endeksli bir şekilde yaşaman gerekiyor. İnsanların tatil yaptığı günde biz çalışıyoruz. Bizi evlat gibi görmeye başlıyorlar. Bu çok değerli. Onların saygısını kazanmak bizim için çok kıymetli.

EVLENENLER BİLE VAR

İzmir Büyükşehir Belediyesi Huzurevi'nde tanışan ve birbirlerine âşık olan Nazmi Andaç ile Hasibe Önder, düzenlenen renkli nikah töreniyle evlenmişti. Büyükşehir Belediyesi'nin Buca'da kurduğu Sosyal Yaşam Kampüsü'nde sıra dışı bir gün yaşanmış, yıllardır Gürçeşme'de hizmet verdikten sonra Sosyal Yaşam Kampüsü'ndeki yeni binasına taşınan huzurevinin sakinleri, burada tanışarak birbirini seven 69 yaşındaki Hasibe Önder ile 76 yaşındaki Nazmi Andaç'ın mutluluğuna tanıklık etmişti. İzmir'de ikinci baharlarını yaşayan çiftin nikah töreni, huzurevinde kalan yaşlılar ile personele, kolay kolay unutamayacakları bir gün yaşatmıştı. Balayına giden çift, evlilik hayatlarını yine çok mutlu oldukları İzmir Büyükşehir Belediyesi Buca Sosyal Yaşam Kampüsü'nde sürdüreceklerini belirtmişlerdi.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.