Yazıklar olsun!


Gülseren E. YENİÇAY

Gülseren E. YENİÇAY

15 Ocak 2020, 08:57

Nereden başlayacağımı bilmiyorum. Ama konuyu nereye getireceğimi önce söyleyeyim, sonra da çok önceki yıllardan bu yana doğru geleyim:
13 Ocak 2020 Pazartesi günü Bornova Kazımdirik Mahallesi 162 Sokak'ta yangın çıktı. Bir işyeri yani kafe tamamen yandı. Apartman ve çevrede büyük maddi hasar meydana geldi. Zehirlenenler oldu ama çok şükür can kaybı yok!
Sosyal Medya'da çeşitli yorumlar yapıldı.
Örneğin Hülya Bilir Türksoy, yangını duyunca şunları yazmış: 'Bornova, büyük geçmiş olsun.'
Yıllardır Küçükpark ı yazıyorum. Sokak başında 'Ayağına sıkarız' diyen adamlar bugün at koşturuyor. Belediye, zabıta vatandaşı dinlemiyor. Ya bu yangın arka binalara sıçrasa idi. Arka sokak barların otoparkı gibi.
Kaç kez şikâyet edildi. Bahçeler, bodrum katları sanayi tüpü dolu.
Yerel yönetimin de diğer yetkililerin de umurunda değil.
Geçtiğimiz yıllarda yine böyle bir yangında bodrum kata kaçan gençler diri diri bağıra bağıra yandılar. Kokusu aylarca hissedildi..
Nasıl bir vicdanınız var?
Yazıklar olsun!'

Ya dolu olsaydı?

Bizim mahalle Küçükpark'ı ve sakinlerini de tanıtayım.
Yüzlerce, binlerce öğrenci var. Herkesin de bir anısı bulunuyor. Ve de İzmir'in en kalabalık cadde ve sokakları burada...
Kemeraltı ya da Alsancak Kıbrıs Şehitleri Caddesi'nin kalabalığı bile Metro Sokağı (166 Sokak) ya da yangın çıkan 162 Sokağın yanında sessiz ve tenha kalır.
Orada hayat hava kararınca ya da belli saatte biter. Ama Bornova Küçükpark'ta öyle mi! Methini duyan koşup geliyor buraya.
Özellikle barların. Ya da başka şeylerin. Yani öğrencilere ek bunları da düşünün. Kendilerini öğrenci diye tanıtanlar da var. Yani her çeşit insan burada. Bu yüzden birçok kişi de ya evini kiraya vererek, ya da satarak daha sakin yerleri tercih ediyor. Ama gönlü hep burada...
Hiç unutmuyorum. Öğrenciliğinden bu yana tanıdığım rahmetli Prof. Dr. Tanju Nemli'nin ve sevgili eşi Prof. Dr. Yıldız Nemli'nin bir gün yolda, 'Vallahi buradan ayrılamıyoruz, burayı seviyoruz' deyişleri kulağımdan gitmiyor.
Ve de yıllar önce nufus sayımı için gelen anketör öğretmenin şu cümlesi de, 'Sizin sokakta hiç lise mezunu yok mu? Herkes üniversite mezunu, ya da profesör...'
Bornova Profesörler Sitesi değil, Küçükpark ama çok yıllar önce görevli bir öğretmen sosyal yapıyı özetlemişti...

Hizmet unutulamıyor!

Ve Küçükpark'a ilk hizmeti çok yıllar sonra yine profesör bir Kadın Başkan Prof. Dr. Aysel Egemen yapmıştı, yolları ele alarak. Daha sonra 'Sevgi Yolları' moda oldu...
Konak'ın ilk kurucu belediye başkanı rahmetli Süha Baykal, Efes Oteli'nin arka yan sokağını 'sevgi yolu' yaptı. Sıra Bornova'ya da geldi.
Belki de birçok kişi gibi biz de sevinmiştik. Süs havuzları yapılacak, oturma grupları oluşturulacak, cadde şeklindeki sokağımız ağaçlandırılacak ve de trafiğe da kapatılacak. Küçükpark ile birleştirilecek. Ve o günleri de yine  sokağımız esnafından 'Nevzat Bebe'nin sahibi arkadaşımız  Nevzat Karagülle şöyle anlatıyor:
'İsmini vermeyeyim. O bilir zaten kendini!
Benim de o sokakta olduğum dönem ve o dönemin başkanı Küçükpark'ta bir toplantı düzenledi. O zamanki esnaf ve bazı komşular, Küçükparklı oradaydık.
'Bu sokak Alsancak'taki gibi Sevgi Sokağı olacak!' dedi...
Önce anlayamadık!
İtiraz eden de olmadı.
Sonra o sokakta oturan bazı prof. eşleri, önde gelen isimlerin eşleri ve ben belediyeye başkana çıktık. Başkana yakınlığım olmasına rağmen gittik! Böyle bir şeyin sakıncalı olabileceğini anlattık. Yani olabilecekler ortada idi. Ama maalesef dinleyen olmadı.
Bedava versen kimsenin tutmayacağı boş dükkanlar, birer birer ranta kurban gitti, hepsi ruhsat aldı. Beni de mal sahibi tahliye ettirdi. Sonra kafe oldu...
Geriye dönüş olur mu?
NOT: Hızımı alamadın devamı bir sonraki yazımda...

KURDELA

Taktiğe bakın!

Telefonda yıllardır hizmet aldığım şirketi değiştirdim. Aynı şekilde ev yani sabit hizmet aldığım şirketi de değiştirmeye karar verdim.
Bunları aradım: Sorularımı sordum ve iç açıcı yanıtlar alamadım. Hatta sinirlendim. Baktım daha sonra aradılar...
Tabii ki karşında canlı birisi olmuyor. Muhatap bilgisayar:
Az önce kayda alınan görüşme ilgili sorular soruyorlar.
Yanıt vermedim...
Versem gerçeği söyleyeceğim...
Sonuçta ne mi olacak?
Asgari ücreti alan genç kızımızın maaşından ceza olarak  kesilecek...
Yani şimdi yeni moda bu?
Çalışana tam ücreti vermemek için yeni bir taktik uyguluyorlar...
Nedense buna ne dur diyen var, ne de 'ne oluyor?' diye soran...

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.