Fabrikalarda bulunan arıtma tesislerinin göstermelik olduğunu ileri süren Havranlılar, maliyet yüklediği gerekçesiyle bu tesislerin çalıştırılmadığını, atıkların doğrudan deşarj yöntemiyle çaya bırakıldığını savundu ve yetkilileri seyirci kalmakla suçladı. İlçedeki akarsu kirliliğinin kış aylarının vazgeçilmez klasiği olduğunu söyleyen Halil Başaran, "Atık sular, yaydıkları kötü kokuyu bir tarafa bırakın, çaydaki canlı yaşamını yok etti. Toksik maddeler içeren zeytin karasuyu ve kimyasal atıklar Havran Çayı aracılığıyla toprağa, içme ve sulama suyu kaynaklarına, Havran Çayı aracılığıyla da denize karışarak büyük bir çevresel kirlilik kaynağı haline geldi. Yetkililer ise yalnızca seyretmekle yetiniyor” diye konuştu.
Havran Belediye Başkanı Ak Partili Hasan Lofcalıoğlu da özellikle kış aylarında çalışan zeytin fabrikalarının zeytin karasuyunu Havran Çayı’na akıttığını söyledi. Lofcalıoğlu, "İlçemizde 10 tane zeytin ve zeytinyağı fabrikası var. Ancak bunlardan 3 tanesinin durumu sıkıntılı. Karasu atıklarını çay kenarında olmaları nedeniyle buraya tahliye ediyorlar. Bu durum yıllardan bu yana böyle. Zeytin karasuyu bölgenin en önemli sorunlarından başında geliyor ama bir türlü çözüm bulunamadı. Fabrikalara ’üretim yapma’ diyemeyiz, dersek bölge ekonomisinin çarklarını tıkarız. Bu da büyük krizlere yol açar. Zaman zaman sözlü uyarıda bulunmakla yetiniyoruz. Zaman zaman da Çevre ve Orman İl Müdürlüğü cezalar kesiyor" dedi.