Yeni İmar Yönetmeliği'ne tepki: İnsan odaklı kentleşme dışlanıyor

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın yaklaşık 2 yıldır gündeminde olan ve 1 Temmuz itibariyle hayata geçmesi beklenen ve daha sonra 3 ay uzatılan Yeni Tip İmar Yönetmeliği kabul edildi. Yeni yönetmeliğin katılımcı süreçlerden uzak hazırlandığını belirten İzmir Mimarlar Odası Başkanı Halil İbrahim Alpaslan, 'Yönetmelikle insan odaklı kentleşme ve planlama dışlanıyor. Kentlerin yapımında insan yararı değil de ekonomik amaçlar yararı düşüncesi yerleşiyor' dedi

Yeni İmar Yönetmeliği'ne tepki: İnsan odaklı kentleşme dışlanıyor

Ali Budak- Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın yaklaşık 2 yıldır gündeminde olan ve 1 Temmuz itibariyle hayata geçmesi beklenen Yeni Tip İmar Yönetmeliği'nde müteahhitlerin istediği oldu. Müteahhitlerin, yeni yönetmeliğe uyum sağlamak için uygulamanın en az 3 ay daha uzatılması isteğini Bakanlık kabul etti.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın 'Yeni Tip İmar Yönetmeliği'nin 1 Temmuz'dan itibaren yürürlüğe gireceğini açıklaması inşaat sektöründe paniğe neden olmuştu. Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki'nin yönetmeliğin kesinlikle ertelenmeyeceği yönündeki açıklamalarının ardından müteahhitler yaptıkları açıklamada proje, statik hesaplamaları, mimari çizimler gibi işlemlerin 6 ay sürdüğünü, 1 Temmuz'a kadar inşaat ruhsatı alamamaları halinde tüm bu işlemlerin yeni yönetmeliğe göre sil baştan yapılması gerekeceğini söyleyerek yönetmeliğin yürürlülük tarihinin en az 3 ay ertelenmesini istemişti. Bakanlık kabul etti ve uygulama 1 Ekim 2017 tarihinde yürürlüğe girecek. Müteahhitler Federasyonu Başkanı Necip Nasır ve İzmir Ticaret Odası İnşaat Meslek Grubu Üyesi Levent Bendeş, 'Sesimizi duyan ve süreçte nefes alıp, işlerimizi tamamlayacağımız 3 ay süre kazanmamızı sağlayan bakanımıza teşekkür ederiz' dedi.


İnşaat, ekonomik çarkı döndürüyor


İnşaat işini düzenlerken öncelikle gözetilmesi gerekenin toplumun sağlıklı çevrelerde ve mekanlarda yaşamasını sağlamak olması gerekliliğine dikkat çeken İzmir Mimarlar Odası Başkanı Halil İbrahim Alpaslan, 'Ne yazık ki son 5-10 yıldır inşaat sektöründe kaliteli çevre yaratmak yerine ekonomik açıdan motivasyon sağlaması ön plana alındı. İktidar tarafından da sık sık inşaatın ekonomik çarkı döndürdüğüne vurgu yapılıyor. İnşaatın insanlara kaliteli yaşam alanları sunması yerine ekonomiye can vermesi savunuluyor. Bu mantık ön plana geçtiği için inşaat nasıl olursa olsun çarkı döndürsün bakış açısını getirdi. Bu da doğal olarak hazırlanan yönetmelikleri etkiliyor. İnsanların, nasıl daha sağlıklı kentlerde yaşayabileceği yerine inşaatçıların nasıl daha fazla inşaat yapabileceği, çarkın daha rahat nasıl döneceği dert edinildi. Bu da ekonomik olarak sektördeki aktörlere yaradı. Sağlıklı kentler ve mekanlar bakış açısı olmadıkça yönetmelikler de sorunlu oluyor. Yönetmelikle insan odaklı kentleşme ve planlama dışlanıyor. Kentlerin yapımında insan yararı değil de ekonomik amaçlar yararı düşüncesi yerleşiyor. Düzenlemeler insan odaklı ve kamu yararını öncelik kabul eden kentleşme, mimarlık ve planlama esaslarına uygun olmalı' diye konuştu.
 

Estetik komisyonlar kurulmamalı


Belediyelerin kuracağı estetik komisyonların mimarların yaptığı binalardaki müelliflik haklarını ortadan kaldıracağına işaret eden Alpaslan, şöyle konuştu: Mimari projelerin müellifi vardır ve o müelliften izin almadan binada herhangi bir değişiklik yapılamaz. Aynı bir sanat eserini korur gibi yasalarımız da yapılarımızı korurdu. Ancak getirilen maddeyle Estetik Kurul, binada hoşuna gitmeyen yerin yapımına karar verebilecek. Yani kurul müelliflik hakkını ortadan kaldırıyor. Bina hoşuna gitmediğinde binada istediği şekilde değişiklik yapabilecek. Kurulun ise hangi yöntem ya da uzmanlık taşıyacağı da belirli değil. Belediye; 2 harita mühendisi, 1 çevre mühendisi ve 3 inşaat mühendisiyle böyle bir kurul kurabilir. Yani içinde mimar ya da ilgili birisi olmadan bunu yapıp, istediği binaya müdahale edebilecek. Bu sorunlu bir karar. Estetik kurullar olmamalı, eğer olacaksa da kurullarda alanın temsilcileri (yani sanat tarihçisi, mimar gibi) olması gerekiyor. Çünkü kurul kararının ucu çok açık.


Odalar denetim yapamayacak


Odaların mesleki denetimlerinin ortadan kaldırılmasının çok ciddi sorunlar doğuracağını ve doğurduğunu defalarca gördüklerini söyleyen Alpaslan, 'Geçenlerde Çevre ve Şehircilik Bakanı, imarın yürümediğini, çok ciddi açıkların ve kazançların olduğunu söyledi. Hem ortamda denetimsizlikten dolayı sorunların olduğunu söylüyorsunuz hem de odaların elinden denetim yetkisini alıyorsunuz. Bu bir çelişkidir. Sürekli bakanlığa bu konudaki eleştirilerimizi sunduk. Odaların kamu yararına bu denetimleri yaptığını ve yapması gerektiğini defalarca dile getirdik. Ancak bu yönetmelikte de mesleki denetimin ortadan kaldırıldığını gördük. Bakan ise denetimsizliğin ne kadar kötü olduğunu dile getiriyor ama denetimsizlikte ısrar ediliyor. Umarım bu yanlışlıktan dönülür' dedi.


'Projesiz, inşaat başlayacak' dönemi


Yeni süreçte proje olmadan kazı ruhsatı alınıp inşaata başlanabilmesinin doğru bir yöntem olmadığını da vurgulayan Alpaslan, şöyle devam etti: Proje olmadan inşaata başlamak mantıklı değil. Buradaki amaç müteahhitlerin önünü açıp, hızlı iş yapmalarını sağlamak olduğu için yine kente ve insanlığa yararlı inşaat fikrinden uzaklaşılıyor. İnşaat sektörünün karının maksimize edilmesi için çalışılıyor. Proje olmadan kazı ruhsatı verelim de inşaat başlasın, daha kısa sürede bitsin ve daha fazla kazansın gibi düşünceler oldukça sıkıntılar da devam edecek.


Binaların fiyatları artacak


İş yerleri ve evler için arttırılan kot farklarına da değinen Alpaslan, 'Bu konuya fenni açıdan bakıldığında iyi bir gelişme. Daha fazla yükseklikle psikolojik olarak daha sağlıklı ortamların olması sağlanacak. Özellikle ofis binalarında yangın söndürme ve havalandırma sistemlerinin daha sağlıklı kurulmasını sağlayacak. Ancak belli bir yükseklik getirilmesi de binaların fiyat fiyat artışına neden olacak' dedi.
 

'Derin nefes aldık'


İnşaat sektörünün yakından takip ettiği yönetmelik geçtiğimiz pazartesi günü Resmi Gazete'de yayınlanmasıyla müteahhitler istediklerini elde etmiş oldu. Bakanlık, son dakika sürprizi yaparak yönetmeliğin uygulanma tarihini 1 Ekim 2017'ye çekti. Resmi Gazete'ye heyecanla incelediğini ve yürürlülük tarihinin Ekim ayına ertelendiğini sevinerek gördüğünü belirten Müteahhitler Federasyonu Başkanı Necip Nasır, 'Oldukça derin bir nefes aldık. Bu konuda, sayın bakanımızın 3 ay süre uzatımına gitmesi de çok önemliydi. Meslektaşlarımız anlaşmasını yapmış oldukları projelerini gönül rahatlığıyla sürdürebilecekler' diye konuştu.


Artı ve eksileri Ankara'da tartışılacak


Toplam 80 sayfalık Yeni Tip İmar Yönetmeliği'ni halen inceleme sürecinde olduklarını vurgulayan Başkan Nasır, 'Çıkan yönetmeliği son derece olumlu buluyoruz. Ama gerek konfederasyon gerekse konfederasyonlar olarak gerekli incelemeleri de yapıyoruz. 13 veya 18 Temmuz'da Ankara'da Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) İnşaat Müteahhitleri Meclisi'nde yönetmeliği ayrıntılarıyla değerlendireceğiz. Sektörde müteahhitlerin işlerini zorlaştıracak, zorlayacak maddeler varsa bir değerlendirme yapıp kamuoyuyla paylaşacağız. Ayrıca eksileri kadar artılarını da ele alacağız' ifadelerini kullandı.

'İşsizliği de önlemiş oldu'

İzmir Ticaret Odası İnşaat Meslek Grubu Üyesi Levent Bendeş, 'Bu 3 aylık ertelemenin çıkmaması; işlerin durmasına, işsizliğe neden olacaktı. 3 aylık süre ekonominin çarklarının dönmesine ve işsizliğin de azalmasını sağladı' dedi.
Ekim ayından sonra alınacak yeni inşaat ruhsatıyla yapılacak projelerin daha maliyetli olacağını vurgulayan Bendeş, şöyle devam etti: Örneğin kot farkından dolayı düşük kotlarda konut yapılamayacak olması buraların maliyetinin diğer dairelere yansıtılmasına neden olacak. İnşaat maliyetleri yaklaşık yüzde 15 civarında artabilir. Bu artışın daire fiyatlarına yansıması ise yüzde 20'yi bulabilir. Bu nedenle özellikle eğimli araziler karlı olmayacağı için arsa çöplüğüne bile dönebilir" diye konuştu.
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.