Cinsel istismarın nüfusta kaydı var, ancak şikayet eden yok!

Nüfus müdürlüklerinin cinsel istismar vakasını savcılığa bildirmemesinin ardından Adalet Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı'nı 'Suçu bildirmeme suçuna girer' diyerek uyardı. Avukat Arif Cangı, Türk Ceza Kanunu'nun 278'inci maddesi gereğince bu durumun suç sayılacağını belirtirken, İzmir Kadın Emeği Platformu sözcüsü Hazal Beytaş, müdürlüklere bu konuyla ilgili haber verilmemesi hakkında uyarı mı geliyor?' diye sordu

Cinsel istismarın nüfusta kaydı var, ancak şikayet eden yok!

Simge Özden-Nüfus müdürlüklerinin cinsel istismarı bildirmediği ortaya çıktı. Nüfus müdürlüğü, Adana'da 15 yaşında istismara uğrayan iki çocuk dünyaya getiren ve trafik kazasında ölen Deniz Koç'un tecavüze uğramasını savcılığa bildirmedi. Adalet Bakanlığı, İçişleri'ni "Bu, suçu bildirmeme suçuna girer" diye uyardı. Adana'da 15 yaşındayken cinsel istismara uğrayan ve iki çocuk dünyaya getiren Deniz Koç'un ölümü, İçişleri Bakanlığı'na bağlı nüfus müdürlüklerinin istismar sonucu doğan çocukların kaydı sırasında istismarı savcılıklara ihbar etmediğini ortaya çıkardı. Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü, kendisini, "Şikâyet olmadan işlem yapamayız. Yaparsak nüfus kayıtlarının düzgün tutulmasında sorun yaşanır" diye savundu. Konuya ilişkin İçişleri Bakanlığı'na hukuki görüş gönderen Adalet Bakanlığı ise olayları savcılığa bildirmeyen kamu görevlilerinin "suçu bildirmeme" suçunu işleyeceği uyarısını yaptı. 

Yasada suç olarak tanımlanması yetmiyor

Avukat Arif Cancı, 'TCK'nın 278.maddesi "İşlenmekte olan bir suçu yetkili makamlara bildirmemeyi, işlenmiş olmakla birlikte, sebebiyet verdiği neticelerin sınırlandırılması halen mümkün bulunan bir suçu, yetkili makamlara bildirmemeyi suç saymıştır' dedi. Cangı, 'Yasa  maddesi ile mağdurun 15 yaşını bitirmemiş bir çocuk, bedensel veya ruhsal bakımdan özürlü olan ya da hamileliği nedeniyle kendisini savunamayacak durumda bulunan kimse olması halinde, cezanın yarı oranında artırılacağı şeklinde düzenlemiş. Dolayısıyla haberde geçen 15 yaşından küçük çocuğun doğumunun bildirilmemesi suçun nitelikli halini oluşturuyor. Çocukların cinsel istismardan korunması açısından yasal düzenlemenin olması kuşkusuz önemli, ancak ne yazık ki yasal düzenleme olması, yasada suç olarak tanımlanması bu tür olayların yaşanmasına engel olmuyor. Bilinenlerin yanı sıra gizli tutulan çok fazla istismar olayı yaşanıyor. Sorunun çözümü için sosyal, kültürel, eğitim ve diğer faktörlerinin de ele alınması gerekiyor. Her şeyden önce çocukların beden ve ruh sağlıklarının korunmasının bir değer olduğunun yerleşmesi, bu yolda bireysel ve toplumsal sorumluluk bilincinin oluşması gerekir' dedi. 

Bu şekilde kaç vaka var?

Kadın Emeği Platformu Hazal Beytaş ise 'Nüfus müdürlüğünün cinsel istismara uğrayan çocuğu ihbar etmemiş olması korkunç bir şey. Müdürlüklere bu konuyla ilgili haber verilmemesi hakkında bir uyarı mı geliyor bilemeyeceğim' dedi. Beytaş,  15 yaşındaki çocuğun evlenmesi ve 2 çocuk doğurması, bu çocukların nüfus müdürlüklerin kayıtlarının sorunsuz bir şekilde alınması geldiğimiz noktanın en büyük kanıtı' diyerek sözlerine şöyle devam etti: Bu durum çocuk gelinlerinin normalleşmesinin de önünü açacak cinsten. Olay cumhuriyet başsavcısına kadar gitmeden nüfus müdürlüğünde halledilmeli ve çocuğun küçük bir yaşta evlendiği ihbar edilmeliydi. Küçücük yaşta çocukların hayatlarının karartılmasına göz yumma durumu söz konusu. Bir de bu, şu anda Adana'da ortaya çıkan bir durum. Aynı şekilde olan ve ortaya çıkmamış kaç tane bu tarz olay var bilemiyoruz. Hukukun gücü olmayan bir yerde gücün hukuku hakimse devlet adamları hukuku ayaklar altına alıp çiğniyorsa, ülkede tecavüzün yasallaşması gibi bir tartışma başlatılmışsa maalesef ortaya çıkan durumlar da böyle oluyor. Çok fazla tepki çeken cinsel istismar yasasını geri çektiler ama diğer taraftan da buna bir göz yumma var.

Nüfus müdürlüğü kendini savundu

İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü, Adalet Bakanlığı'na yazdığı yazıda cinsel saldırı ile ilgili suçların, "şikâyete tabi suçlar olduğunu" bildirdi ve "nüfus müdürlüğüne ihbar ve şikâyet yapılmadıkça işlem yapılmasının nüfus kayıtlarının düzgün şekilde tutulması açısından sorun yaratacağını" belirtti. İçişleri Bakanlığı, Adalet Bakanlığı'na aynı yazı ile "Müstakil bir şikâyet ve ihbar dışında nüfus müdürlüklerinin doğum bildiriminde bulunan kişilerin cinsel istismara uğrayıp uğramadığı konusunda değerlendirme yapmasının ve ilgililere bu konuda soru sormasının gerekip gerekmediğini, bunun kamu görevlisinin suçu bildirmemesi suçu kapsamına girip girmeyeceğini" sordu.

Yanıt 2 ay sonra geldi

Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü 21 haziran tarihli soruya 31 temmuzda 6 sayfalık bir yanıt verdi. Adalet Bakanlığı'nın yazısında "15 yaşını bitirmemiş olan çocuklara karşı gerçekleştirilen cinsel davranışlar yönünden ilgili kamu görevlisinin yetkili makamlara ihbarda bulunması gerektiği açıktır. 15 yaşını tamamlayan çocuklara karşı gerçekleştirilen cinsel davranışların cinsel istismar suçunu oluşturabilmesi için gerekli olan unsurların bulunup bulunmadığının takdir yetkisi ise cumhuriyet savcısına ait bulunmaktadır" ifadeleri kullanıldı.

İçişleri Bakanlığına olumsuz yanıt 

Yazıda Adalet Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı'na olumsuz yanıt verdi. Bakanlık, "Mağdur 18 yaşından küçük iken gerçekleştiği anlaşılan cinsel ilişki sonucu meydana gelen çocukların doğum bildirimleri ile ilgili olarak; eyleme görevi ile bağlantılı olarak muttali olan kamu görevlilerinin, ilgililerin mağdur olup olmadığı hususunda bir değerlendirme yapmadan ve suçun soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlardan olup olmadığına bakmadan, cumhuriyet başsavcılığına ihbarda bulunmasının zorunlu olduğu, aksi davranışın kamu görevlisinin suçu bildirmemesi suçunu oluşturacağı düşünülmektedir" dedi.
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.