Çocuk gelinliğin sonu dram!

İzmir'de yaşayan 4 kadın. Bazısı aile zoruyla bazısı ise mahalle baskısıyla çocuk yaşta evlenmiş. 15-16 yaşında kendi çocukluklarını yaşayamadan kucaklarına çocuklarını almışlar. Hepsinin yaşadığı şey ise: Şiddet, aşağılanma ve pişmanlık

Çocuk gelinliğin sonu dram!
27 Şubat 2018 Salı 09:34

Ayşegül Başcı/Gülsen Elbir-Türkiye yıllardır çocuk gelinlerini konuşuyor. Çocukluğunu, gençliğini yaşayıp reşit olduktan sonra evlenmesi gereken kız çocukları daha 12-13 yaşında 'dünya evi'ne giriyor. Birçoğu aile zoruyla evlendirilirken bazıları ise gençlik heyecanıyla evinden kaçıp evleniyor. Bu evliliklerin de nerdeyse tamamı büyük sorunlara yol açıyor. Çocuk gelinler, evlilikleri boyunca şiddete maruz kalıyor, hakaret işitiyor. Boşanmak, kaçmak onlar için çözüm yolu olarak da gözükmüyor. Çocukluklarında başlayan dram ömür boyu sürüyor.


Çocukken, çocuk doğurdu!


Kendinizden biraz bahseder misiniz?

-İsmim Gülseren Elbir, 29 Haziran 1952'de Karşıyaka'da doğdum. 5 kardeşiz, iki ağabeyim ve iki erkek kardeşim var. İki ağabeyimi ve bir erkek kardeşimi yaklaşık 15 yıl önce kaybettim. İlkokul  5. sınıfa kadar Bayraklı Süleyman Eczacıbaşı İlköğretim Okulu'nda okudum, hep okumak istedim ve öğretmenlerim benden çok memnundu, çalışkan bir öğrenciydim. Okul kurumu beni, Manisa'daki yatılı öğretmen okulu için aday seçti, fakat ailem izin vermediği için gidemedim. Matematik öğretmeni olmak hayalimdi.

Kaç yaşında ve kimin isteği üzerine evlendiniz?

-13 yaşında annemin isteği üzerine nişanlandım ardından kimlikteki yaşımı büyüttüler. 14 yaşında olmama rağmen kimlik yaşımı 16'ya çıkartıp beni zorla evlendirdiler. Kendimden 12 yaş büyük biriyle evlendim.

Eşinizi evlenmeden önce tanıyor muydunuz, yoksa görücü usulü mü evlendiniz? Eşinizi evlendiğiniz sıra seviyor muydunuz?

-Görücü usulü evlendim. Hayatım da hiç görmedim, tanımıyordum ki nasıl sevebilirdim. 15 yaşında ilk çocuğumu kucağıma aldım. Daha küçüktüm, sezaryen doğum yaptım ölümlerden döndüm, ben de daha çocuktum kendi çocuğum olduğuna inanamıyordum ona nasıl bakacağım diye düşünüyordum. 17 yaşında bir çocuk daha doğurdum. Bir kızım oldu bakımını yapamadığım için hastalanmaya başladı. 18 aylıkken onu kaybettim. Çok fazla düşük yaptım, sürekli hamile kaldım, doktora götüren bile olmadı köle gibi kullanıldım.

Evliliğiniz boyunca eşinizden hiç şiddet gördünüz mü?

-Şiddet gördüm eşim beni hep döverdi, ailesinin lafını dinleyip bana şiddet uygulardı. Küçük olduğumdan derdimi kimseye anlatamıyordum. 2 tane ağabeyim vardı. Evlenmeme hep karşı çıktılar babam da istemedi ama annem hepsini kandırdı.

Sevmesem de özlüyorum


Evlendiğinize hiç pişman oldunuz mu?

- Düğün yaptılar, eğlendiler. Ben mutlu değildim, kimse bunu göremiyordu, daha küçüktüm ve hiçbir şeyden haberim yoktu. Çok pişman oldum. Ama 20 yaşından sonra akıllandım, tüm kontrolü ele aldım, evde benim sözüm geçmeye başladı. Kimse bir şey diyemiyordu. 24 yaşında 3. çocuğumu dünyaya getirdim. Artık her şeyin farkındaydım. 48 sene evliliğimizin ardından 13 Temmuz 2013 tarihinde eşim vefat etti. 5 senedir onsuz yaşıyorum onu hiç sevmedim ama alıştığım için onu özlüyorum. Ben de ahdettim çocuklarımı 20 yaşın altında evlendirmeyecektim, dediğimi de yaptım. 2 tane aslan gibi delikanlı yetiştirdim. Gelinlerim, torunlarım bana çok iyi davranıyorlar. Allah hepsinden razı olsun. Allah kimseyi bu acıyla sınamasın.
 

Evcilik oynayacağım yaşta evledim


Biraz kendinizden bahseder misiniz?

- Adım Şariye Kılıç. 1 Ocak 1956 yılında Muş'un Varto ilçesinde doğdum. Hiç okula gitmedim, okuma yazmam yok. 40 yaşına kadar evlere gündelik temizlikçi olarak gidip çalıştım. Şu an çalışmıyorum. Emekli değilim, 20 yıl boyunca çalıştım ama maalesef sadece 5 yıllık sigortam var.  İki erkek bir kız çocuğum ve 4 tane de torunum var. Böbrek yetmezliği rahatsızlığımdan dolayı bir böbreğim yok ve diğerinde küçülme var.

Kaç yaşında ve kimin isteği üzerine evlendiniz?

- Tüm olan bitenlerden habersiz bir şekilde annemin isteği üzerine 16 yaşındayken kendimden 6 yaş büyük biriyle evlendim. Kimse benim isteğimi, eşim olacak insanı sevip sevmediğimi sormadı. Evcilik oynayacağım yaşta kendi evimi kurdum.

Eşinizi evlenmeden önce tanıyor muydunuz yoksa görücü usulü mü evlendiniz? Eşinizi evlendiğiniz sıra seviyor muydunuz?

- Evlenmeden önce eşimle tanışıyordum, aynı köyde yaşıyorduk ama onunla evleneceğimi bilmiyordum. Görücü usulü evlendik, istemeye geldiklerinde öğrendim eşimin kim olacağını. Evlendiğim zaman eşimi sevmiyordum, daha önce ona hiç o gözle bakmamıştım.

Evliliğiniz boyunca eşinizden hiç şiddet gördünüz mü?

- Eşimden ve eşimin ailesinden sürekli bilmediğim sebeplerden dolayı şiddet görüyordum. Hiç kimseye derdimi anlatamıyordum. Her ne yaparsam yapayım onların gözünde sürekli suçlu oluyordum. Yaşım küçük olduğu için kimse beni dikkate almıyordu. O sıralar İstanbul'da yaşıyorduk. İşittiğim hakaretler, küfürler ve yediğim dayaklar canıma tak ettiği için erkek kardeşimin düğün töreninden sonra İzmir'e geldim. Kısa bir süre sonra eşim buraya yanıma geldi ve beni tekrardan alıp İstanbul'a döndük. Bir dönem İstanbul'da kaldıktan sonra yaz aylarında köye gittik. O sıra kızıma hamileydim ve eşim de askere gitmişti. Askerliğini bitirene kadar köyde kaldım daha sonra askerden geldi ve İstanbul'a geri döndük. Orada arsa aldıktan sonra kendimize ev yaptık ve kendi evimizde yaşamımızı sürdürmeye devam ettik.  

Evlendiğinize hiç pişman oldunuz mu?

- Evlendiğime çok pişman oldum. Resmi olarak boşanmadık ama 20 senedir ayrı evlerde yaşıyoruz. Resmi olarak boşanmadığımız için hiçbir maddi gelirim de yok. Yıllar önce kendisinden boşanmak istediğimde nafaka bile talep etmeden yalnızca bir daire istedim. Onu bile çok gördüğü için boşanmayı kabul etmedi. Bir gün çocuklarımla eve döndüğümüzde kapının kilidinin değiştiğini fark ettim. Kasım ayının ortasında beni ve çocuklarımı sokağa atmıştı. Ben de son çare evleri ayırmak zorunda kaldım.
 

Severek evlendi, şiddet gördü


Biraz kendinizden bahseder misiniz?

-İsmim Derdi Seven. 13 Mart 1948 tarihinde Muş'un Varto ilçesinde doğdum. 8 kardeşiz, bir ağabeyim, bir erkek kardeşim, 2 kız kardeşim  ve 3 ablam var. 21 sene önce en büyük ablamı, 8 sene önce erkek kardeşimi, 3 sene önce de ağabeyimi kaybettim. Okul okumadım, okuma yazmam yok. Sürekli ev temizliklerine gittim. 3'ü kız, 2'si erkek 5 çocuğum var. Okuma, yazma öğrenmek en büyük hayalim.

Kaç yaşında ve kimin isteği üzerine evlendiniz?

-13 yaşında kendi isteğim üzerine nişanlandım. Yine kendi isteğimle 1 sene sonra evlendim. Aile büyüklerimin de rızası vardı. Evlendiğimizde ikimizde 14 yaşındaydık. Evlendiğim zaman ablamla da eltiydim. İlk evlendiğimiz zaman köyde kendi evimizde kalıyorduk.

Eşinizi evlenmeden önce tanıyor muydunuz yoksa görücü usulü mü evlendiniz, severek mi evlendiniz?

-Zaten eşimle aynı köyde yaşıyorduk. 10 yaşından beri birbirimizi tanıyoruz, biz birbirimizi sevdik, ailelerimize evlenmek istediğimizi söyledik ve istemeye geldiler. O zamanlar başlık parası vardı fakat benim ailem istemediği için almadılar. İlk kızıma 15 yaşında hamile kaldım. Maddi durumumuz el vermediği için ev temizliklerine gitmek zorundaydım. Kızım daha çok küçük olduğu için onu emanet edebileceğim herhangi birisi yoktu. Ev temizliklerine mecburen kızımla beraber giderdim. 3 yılın ardından ikinci kızıma hamile kaldım. 1'er yıl arayla küçük kızımı ve büyük oğlumu dünyaya getirdim. 22 yaşında ise en küçük oğluma hamileydim.

Eşinizden evliliğiniz boyunca hiç şiddet gördünüz mü?

- Evlendikten, yaklaşık 4 yıl sonra eşim askere gitti. Hamileliklerim süresince el kaldırmadı ama onun dışında sinirlendiği zaman çok şiddet gördüm. Sürekli hakaretler ve küfürler işitiyordum.

Evlendiğinize hiç pişman oldunuz mu?

-Severek ve kendi isteğimiz üzerine evlendiğimiz için pişman olmadım. Eşimin hiçbir kötü alışkanlığı yoktu. Sürekli ailesi için çalışırdı. 9 Mart 2013 tarihinde eşimi KOAH hastalığı yüzünden kaybettim.
 

Çeneleri kapansın diye


Kendinizden bahseder misiniz ?

-İsmim Cansu Buluç. 24 Aralık 1987 tarihinde Bayraklı'da doğdum. Bir erkek kardeşim var. Başımdan bir evlilik geçti. Güzel bir çocukluk geçirdim fakat babası tarafından fazla sevgi görmeyen bir kız çocuğu olarak büyüdüm. Her zaman sevgi eksikliğini hissederek yaşadığım için hep kendimden büyük insanlarla arkadaşlık kurdum. Bayraklı Anadolu Lisesi'nde okudum, çalışkan bir öğrenciydim. Üniversite okuyup İngilizce öğretmeni olmak en büyük hayallerimden biriydi. Fakat erken yaşta evlendiğim için hayalimi gerçekleştiremedim.

Kaç yaşında ve kimin isteği üzerine evlendiniz?

-17 yaşında kendi isteğim üzerine evlendim. Ailem istemiyordu evlenmemi, çok sevdiğim için evlendim, kimse zorlamadı beni, hayatımın en büyük hatalı kararını verdim. İlk sevgilimdi ve benden 5 yaş büyüktü. Baba sevgisi görmeden büyüdüğüm için onda hep sevgi arayışı içindeydim. Beni kollaması, arkamda durması, savunması belki de aradığım sevgi buydu.

Eşinizi evlenmeden önce tanıyor muydunuz ? Görücü usulü mü yoksa severek mi evlendiniz?

-5 yıllık sevgili sürecimiz oldu. Kendisini seviyordum zaten görücü usulü evlenmedik ben istedim evlenmeyi, çocukluk aklı işte. Çok fazla dedikodu yapan insanlar vardı oturduğumuz mahallede. Sevgililik dönemimizde beni ne zaman eşimle yan yana görseler dedikodumuzu yaparlardı. Eğer uzun süren bir ilişkiniz varsa hemen evlilikle sonuçlandırılacağı düşüncesi dayatılmıştı insanlara. 5 yıl sonra biraz ailemin başı, çıkan dedikodular yüzünden ağrımasın diye, biraz konuşanların çenesi kapansın diye biraz da birbirimizi seviyoruz diye evlendik.

Evlendiğinize hiç pişman oldunuz mu?

-Tabi ki de pişman oldum. O anın heyecanıyla ve biraz da canım cicim dönemlerinin verdiği mutlulukla pek bir şey anlaşılmıyordu ama 19 yaşımda oğlumu kucağıma aldığım zaman anladım ne kadar sorumluluk sahibi olduğumu. Hep ailesini savunurdu eşim. Beni koruyup kollamazdı, arkamda durmazdı hiçbir zaman. O an anladım evlenmekle hayatımın en büyük yanlışını yaptığımı.

Eşinizden evliliğiniz boyunca hiç şiddet gördünüz mü?

-Hem sözlü hem fiziksel olarak çok şiddet gördüm. Yaptıklarına ve söylediklerine ancak 7 yıl katlanabildim. Çocuk doğunca daha iyiye gider sanmıştım ama tam tersi olunca canıma tak etti ve boşanma davası açtım. Kısa zaman içinde boşandıktan sonra bir kendime bir börekçi dükkanı açtım. Şu an çok daha güzel bir hayata sahibim. Oğlumla beraber mutlu bir şekilde hayatımızı devam ettiriyoruz. Bir işim var, çalışarak kendi emeğimle arabamı da aldım. Çok mutluyum ve hiçbir erkeğe muhtaç değilim. Gençlere tavsiyem küçük yaşta bir hevesle geleceklerini karartmasınlar, er ya da geç evlilik olur. Hayatlarını yaşamaya baksınlar.
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.