İzmir Barosu: Çocuk istismarında, idam ve hadım çözüm değil

İzmir Barosu Çocuk Hakları Merkezi'nden Avukat İlke Erol, merkeze 6 ayda 585 başvuru yapıldığını söyledi. Yaşanan istismar ve şiddetin önüne geçilmesi için idamın ve hadımın çözüm olmadığını söyleyen Erol, 'Toplum bu konularda eğitilmedikçe idam, işlenen suçları azaltmayacağı gibi hak, hukuk, adalet kavramlarını da gölgede bırakacaktır' dedi

İzmir Barosu: Çocuk istismarında, idam ve hadım çözüm değil
12 Temmuz 2018 Perşembe 15:58

Burcu Özkan- Türkiye gündemini günlerdir sarsan, bir türlü kesilmek bilmeyen ve giderek artan çocuğa yönelik saldırı haberlerine ve olaylara İzmir Barosu da sessiz kalmadı. İzmir Barosu Çocuk Hakları Merkezi, konuya ilişkin açıklamalarda bulundu.

 

Açıklamayı yapan İzmir Barosu Genel Sekreteri ve Çocuk Hakları Merkezi Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Avukat İlke Erol, "İzmir Barosu Çocuk Hakları Merkezi'ne 6 ayda 585 başvuru yapıldı. Geçen yıl Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) sistemine  gelen başvuru sayısı 780 idi. Yılın ilk 6 ayında bu rakamlara ulaşıldı. Daha artması bekleniyor" dedi.

Yaşanan istismar ve şiddetin önüne geçilmesi için idamın ve hadımın çözüm olmadığını söyleyen Erol, "Çözüm zihniyetin değişmesidir. Zihniyet değişmediği sürece ve toplum bu konularda eğitilmedikçe idam, işlenen suçları azaltmayacağı gibi hak, hukuk, adalet kavramlarını da gölgede bırakacaktır" şeklinde konuştu.

Çözüm, adalet ve korumadır

Avukat İlke Erol açıklamaya şu sözlerle devam etti: İdam ve hadım cezasının uygulandığı ülkelerdeki sonuçlara bakıldığında, tüm örneklerde görüleceği üzere bir şiddet türünün ortadan kaldırılması için asla çözüm yöntemi olmadığı net olarak görülecektir. Çocuğa yönelen her türlü istismar için çözüm, çocuğa özgü adalet, koruma ve rehabilitasyondur. Bu bağlamda şiddete şiddet ile karşılık vermek yerine çocukların korunması odağında bütüncül çözüm üretilmelidir.

Cinsiyetçi söylem kalkmalı

"Çocuğa dönük şiddeti önleme planları yapılmalıdır" diyerek açıklamaya devam eden Avukat İlke Erol, "Bağımsız özgür düşüncenin gelişme ortamına sahip üniversitelerde bilimsel akademik çalışmalar yapılmalıdır. Ciddi bir saha çalışması yapılmalı ve veri toplama, değerlendirme çalışması gerçekleştirilmelidir. Riskler, nedenler belirlenmelidir. Eril cinsiyetçi söylem ortadan kaldırılmalı, çocukların evrensel değerlere uygun, kız erkek birlikte eğitim almaları sağlanmalıdır, bilimsel referanslarla günlük yaşamın şekillenmesi için hukuki düzenlemelere gidilmeli, çocukların cinsel obje olarak değerlendirilmelerinin önüne geçilmelidir. Hukuk güvenliği ve belirliliği sağlanmalı, vatandaşın aynı olaya aynı hukuksal korunmanın ayrımsız herkes için sağlanacağı inancı sağlanmalıdır" ifadelerini kullandı.

Mecliste komisyon kurulmalı

İstismarın çözümü için Meclis'te kurulması önerilen çocuk hak ihlallerine ilişkin komisyonların hızlıca kurulması gerektiğini vurgulayan Erol, "Yıllardır bekletilen Çocuğa Yönelik Şiddeti Önleme Ulusal Eylem Planı'nın çıkması ve uygulanmaya başlanması, bu alanda çalışan sivil toplum örgütleriyle ortak çalışmalar yürütülmesi ve bu çalışmaların kamu idaresi tarafından desteklenmesi gerekmektedir. Çocuğa yönelik şiddet 3-5 münferit olaydan ibaret olarak ele alınmadan, görünür olan ve olmayan çok sayıda şiddet türü ve vakasının mevcut olduğu ve tüm istismar hallerinin bir bütün olduğu, çok zaman iç içe geçtiği bilinciyle hareket edilmelidir" şeklinde konuştu.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.