14 ŞUBAT: “SEVGİYİ” MADDEYLE ÖLÇENLERİN ZAMANI!

Abone Ol

Kimi için kırmızı güllerin, pahalı hediyelerin, vitrinlere sığmayan kalp figürlerinin günü.
Kimi içinse içi boşaltılmış bir takvim yaprağı.
Doğrusunu söylemek gerekirse;
Sevginin çıkara devşirildiği, mananın değil maddenin ciddiye alındığı, çocukların bile birbirine kıydığı, yıllarca aynı yastığa baş koyup sonra eşinin canına kastedenlerin arttığı bir dünyada, “14 Şubat” anlamsız da görülebilir.
Ama…
Tam da böyle zamanlarda, “gerçek sevginin hâlâ var olduğunu hatırlamak” gerekir.
Çünkü mesele “gün” değil, mesele “gül” değil, mesele pahalı kutuların içindeki gösterişli hiçlik hiç değil…
Mesele “yürektir”!
Bugün öyle bir çağdayız ki;
“Sevgi”; kredi kartı limitine, “aşk”; marka etiketine, “sadakat”; sosyal medya paylaşımına indirgenmek isteniyor, ne yazık ki “tik” ve “tok” indirgeniyor.
İlişkiler vitrinleşti, duygular paketlendi, insanlar ise birbirinin kalbine değil, cebine bakar hâle geldi.
Sonra da çıkıp “neden bu kadar yalnızız?” diye soruyoruz.
Sorunun cevabı zor değil: Çünkü “kibir” sevginin düşmanıdır.
“Bencillik” aşkın mezar kazıcısıdır.
“Yalan ve riyakârlık” ise sevginin olduğu yere zaten uğramaz.
Bunlarla yan yana duran şeye sevgi denmez. Dense dense: “Alışveriş ortaklığı” denir.
Hele “sevgililik”? Bu “kelimeyi de” hoyratça harcadık.
Sevgililik; gösteriş değildir.
Sevgililik; menfaat anlaşması hiç değildir.
Sevgililik; “ben ne alacağım?” hesabı yapanların taşıyabileceği bir yük de değildir.
Sevgililik; zor günde omuz vermektir, susarken anlaşmaktır, kalabalık içinde değil, yalnızlıkta da aynı yürekte buluşabilmektir.
Madde gölge ediyorsa orada sevgi yoktur.
Çünkü gerçek sevgi “parlamaz — aydınlatır.”
Herkes bilmeli: “Sevgiyi” kibirle kirletenler, “aşkı” hesaba kitaba boğanlar, “duyguyu” çıkar terazisine koyanların yolu “nuranî” değil, “nefsânîdir.” Bu dil ise “şükrânî” değil, “şeytanîdir”.
Gerçek sevgi ise sessizdir…
Gösterişsizdir…
Ama en karanlık kalbi bile ısıtacak kadar güçlüdür.
14 Şubat’ı ister kutlayın ister eleştirin, fark etmez.
Ama “sevginin hakikatini” unutmayın. Çünkü bu çağın en büyük yoksulluğu parasızlık değil, sevgisizliktir.
Gerçek sevgi; vitrinde satılmaz, paketle ölçülmez, kibirli yüreklerde asla barınmaz!
Sevgi, ancak “temiz kalplerde” yer bulur.