2025 ARALIK AYI TİCARET SATIŞ HACİM ENDEKSİ

Abone Ol

2025 yılının son ayına ilişkin Ticaret Satış Hacim Endeksi verileri, iç talebin yılın son
düzlüğünde nasıl bir denge kurduğunu net biçimde ortaya koyuyor. Genel ticaret satış hacmi
yıllık bazda sınırlı ama pozitif bir artış sergilerken, perakende satışlardaki güçlü yükseliş
dikkat çekiyor. Buna karşılık toptan ticaretteki zayıflama, ekonomik aktörlerin 2026’ya daha
temkinli bir ruh haliyle girdiğini düşündürüyor.
Manşet rakam: Yıllık artış var ama ivme perakendede
Ticaret satış hacmi endeksi Aralık 2025’te bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 3,8 arttı. Bu
artış, ekonomide sert bir daralma olmadığını gösterse de büyümenin homojen dağılmadığını
da açıkça ortaya koyuyor.
Alt kalemlere bakıldığında tablo daha netleşiyor:
 Perakende ticaret satış hacmi: Yıllık %16,3 artış
 Motorlu kara taşıtları ve motosikletler: Yıllık %3,0 artış
 Toptan ticaret satış hacmi: Yıllık %1,0 azalış
Bu dağılım, tüketicinin hâlâ alışverişte olduğunu, ancak üretici ve ara malı tarafında ihtiyatlı
bir duruşun öne çıktığını gösteriyor.
Perakende neden bu kadar güçlü?
Perakende satışlardaki çift haneli artış, ilk bakışta iç talebin son derece canlı olduğu izlenimini
veriyor. Ancak bu artışı tek başına “refah artışı” olarak okumak yanıltıcı olur.
Burada üç temel faktör öne çıkıyor:
1. Enflasyondan kaçış davranışı: Hane halkı, fiyatların artmaya devam edeceği
beklentisiyle harcamalarını öne çekiyor. Dayanıklı tüketim olmasa bile, günlük
tüketim ve zorunlu harcamalar hacmi yukarı taşıyor.
2. Reel gelir baskısı: Gelir artışları fiyat artışlarının gerisinde kaldıkça, hane halkı aynı
sepete ulaşabilmek için daha fazla harcama yapmak zorunda kalıyor.
3. Kredi ve kampanya etkisi: Özellikle yıl sonuna doğru yapılan kampanyalar ve taksit
imkanları perakende satışları destekliyor.
Dolayısıyla perakendedeki güçlü artış, niceliksel olarak canlı ama niteliksel olarak kırılgan bir
tabloya işaret ediyor.
Toptan ticaretteki düşüş ne anlama geliyor?
Toptan ticaret satış hacminin yıllık bazda %1,0 gerilemesi, ekonominin üretim ve stok
tarafında daha temkinli bir faza geçtiğini düşündürüyor. Bu gerileme, birkaç açıdan önemli sinyaller içeriyor: Firmalar stok biriktirmekten kaçınıyor.
 Gelecek talebe dair beklentiler sınırlı.
 Finansman maliyetleri kararları etkiliyor.
Toptan ticaret, genellikle ekonominin “öncü göstergelerinden” biri olarak kabul edilir.
Buradaki zayıflama, perakendedeki canlılığın orta vadede aynı güçle sürmeyebileceğine dair
bir uyarı niteliği taşıyor.
Aylık veriler: Yıl sonu toparlanması mı, geçici sıçrama mı?
Aralık ayında ticaret satış hacmi bir önceki aya göre %2,1 arttı. Aylık bazda tablo daha
dengeli:
 Toptan ticaret: %2,8 artış
 Perakende ticaret: %1,7 artış
 Motorlu taşıtlar: Değişim yok
Bu veriler, yılın son ayında genel bir hareketlenmeye işaret ediyor. Özellikle toptan
ticaretteki aylık artış, yıllık düşüşe rağmen kısa vadeli bir toparlanma çabası olarak okunabilir.
Ancak bu artışın kalıcı olup olmayacağı, 2026’nın ilk çeyrek verileriyle netleşecek.
Motorlu taşıtlar: Bekle-gör dönemi
Motorlu kara taşıtları ve motosiklet ticaretinde yıllık %3,0’lük artış, aylık bazda ise durağanlık
dikkat çekiyor. Bu tablo, sektörde bir “bekle-gör” modunun hakim olduğunu düşündürüyor.
Yüksek fiyatlar, kredi koşulları ve ikinci el piyasasındaki belirsizlikler, tüketicinin karar alma
süresini uzatıyor. Sektör canlılığını tamamen kaybetmiş değil; ancak güçlü bir ivmeden de söz
etmek zor.
Takvim ve mevsim etkilerinden arındırılmış veri neden önemli?
Açıklanan veriler, takvim ve mevsim etkilerinden arındırılmış endeksler üzerinden
hesaplanıyor. Bu, yıl sonu alışverişi, kampanyalar veya tatil etkileri gibi geçici faktörlerin
etkisini minimize ediyor.
Bu nedenle görülen artışlar, “mevsimsel bir sıçramadan ziyade, ekonominin gerçek eğilimine
dair daha sağlıklı sinyaller sunuyor.
Büyük resim: Tüketim var, güven sınırlı
Aralık 2025 verilerinin ortak mesajı şu şekilde özetlenebilir:
 Tüketici harcıyor ama temkinli.
 Şirketler stok ve yatırım tarafında frene basıyor.Büyüme perakende üzerinden taşınıyor.
Bu yapı, kısa vadede ekonomik aktivitenin devam ettiğini gösterse de orta vadede
sürdürülebilirlik sorusunu gündeme getiriyor. Tüketimle ayakta kalan bir büyüme modeli,
üretim ve yatırım tarafı desteklenmediği sürece kırılgan kalmaya devam eder.
2026’ya girerken ne izlenmeli?
Önümüzdeki dönemde özellikle üç gösterge yakından takip edilmeli:
1. Toptan ticarette kalıcı toparlanma olacak mı?
2. Perakende satışlardaki artış hızı düşecek mi?
3. Motorlu taşıtlar ve dayanıklı tüketimde yeniden ivme görülecek mi?
Aralık verileri, ekonominin hâlâ ayakta olduğunu ama ileriye doğru yürürken daha temkinli
adımlar attığını gösteriyor. 2026, bu temkinin kalıcı mı yoksa geçici mi olduğunu netleştirecek
yıl olacak.