2026 İLK ÇEYREK İŞGÜCÜ VERİLERİ

Abone Ol

Türkiye'nin 2026 yılı ilk çeyrek işgücü verileri çalışma hayatının ilginç bir fotoğrafını ortaya
koyuyor. Rakamlar ilk bakışta karmaşık görünebilir ancak günlük hayata çevrildiğinde aslında
çok net bir hikâye anlatıyor: İşverenler çalışan bulmaya devam ediyor, ücretler hızla
yükseliyor ancak çalışan başına üretim ve çalışma saatlerinde zayıflama görülüyor.
Vatandaşın diliyle söylersek; işyerlerinde personel sayısı biraz artıyor ama çalışanların toplam
çalışma süresi azalıyor. Aynı zamanda işverenlerin çalışan için ödediği maliyet de ciddi şekilde
yükseliyor.
Yılın ilk çeyreğinde istihdam endeksi geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 1,2 arttı. Bu artış
çok yüksek görünmese de iş dünyasında işe alımların tamamen durmadığını gösteriyor.
Ancak sektörler arasında önemli farklar var.
Sanayi sektöründe istihdam yüzde 3,2 geriledi. Buna karşılık inşaatta yüzde 3,8, ticaret ve
hizmet sektörlerinde ise yüzde 3,1 artış yaşandı.
Bu durum ekonomide önemli bir değişimi gösteriyor.
Bir dönem ekonominin temel lokomotifi sayılan sanayi tarafında yavaşlama dikkat çekiyor.
Fabrikalarda üretim maliyetlerinin yükselmesi, küresel talebin değişmesi, ihracat
koşullarındaki zorluklar ve finansman maliyetleri sanayi üzerinde baskı oluşturuyor olabilir.
Buna karşılık inşaat sektöründe yeniden hareketlenme görülüyor. Kentsel dönüşüm projeleri,
yeni yatırımlar ve altyapı çalışmaları sektörün istihdamını destekliyor olabilir.
Hizmet sektöründeki artış da dikkat çekiyor. Restoranlar, mağazalar, turizm işletmeleri,
lojistik şirketleri ve çeşitli hizmet alanlarında çalışan ihtiyacı sürüyor.
Ancak verilerin en dikkat çekici taraflarından biri çalışma saatleri oldu.
Toplam çalışılan saat endeksi geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 1,7 geriledi.
Burada şu soru ortaya çıkıyor:
Çalışan sayısı artarken çalışma süresi neden düşüyor?
Bunun birkaç nedeni olabilir.
İlk neden üretimde yavaşlama olabilir. İşletmeler daha fazla personel istihdam etmiş olsa bile
siparişlerdeki yavaşlama nedeniyle çalışanların toplam mesaisi düşebilir.
İkinci neden daha esnek çalışma modelleri olabilir. Kısmi zamanlı çalışma, vardiya
düzenlemeleri ve çalışma saatlerindeki değişiklikler bu tabloyu etkileyebilir.
Üçüncü neden ise verimlilik arayışı olabilir. Şirketler daha kısa sürede daha fazla iş üretmeye
çalışıyor olabilir.

Özellikle sanayide çalışılan saatlerin yüzde 5,1 düşmesi dikkat çekici. Bu rakam üretim
tarafındaki yavaşlamaya ilişkin önemli bir sinyal olarak okunabilir.
Ancak iş dünyasının asıl dikkatle baktığı bölüm maliyetler tarafı.
Brüt ücret ve maaş endeksi geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 37 arttı.
Bu çok yüksek bir oran.
Bir işveren açısından düşünelim.
Geçen yıl bir çalışan için 100 liralık ücret ödeyen bir işletme, aynı çalışan için bugün yaklaşık
137 liralık maliyetle karşı karşıya kalıyor.
Ancak mesele yalnızca maaş değil.
Saatlik işgücü maliyeti yüzde 41,4 yükseldi.
Üstelik maaş dışındaki işgücü maliyetleri çok daha hızlı artmış durumda.
Saatlik kazanç dışı işgücü maliyeti yüzde 51,4 yükseldi.
Bunun içinde sosyal güvenlik ödemeleri, yan haklar, ek giderler ve diğer işveren yükleri
bulunuyor.
İşveren açısından bakıldığında tablo şu şekilde okunabilir:
"Çalışanı elde tutmak daha pahalı hale geliyor."
Çalışan açısından ise farklı bir durum var.
Maaşlar yükseliyor gibi görünse de vatandaşın günlük hayatındaki soru farklı:
"Gelirim arttı ama alım gücüm ne kadar değişti?"
Çünkü ücret artışları tek başına yeterli olmuyor. Market fiyatları, kira giderleri, enerji
maliyetleri ve genel yaşam masrafları da belirleyici oluyor.
Bu nedenle çalışanlar maaş artışının gerçek etkisini cüzdanlarında hissetmek istiyor.
Veriler ayrıca çeyreklik bazda da önemli mesajlar veriyor.
Bir önceki çeyreğe göre istihdam yüzde 0,2 artarken çalışma saatleri yüzde 0,7 düştü. Buna
karşılık ücretler yüzde 10,3 yükseldi.
Bu tablo iş dünyasının yeni dengesini anlatıyor:
İşe alımlar tamamen durmuş değil ancak üretim temposunda temkinli bir görünüm var.
Bunun yanında çalışan maliyetleri hızla yükselmeye devam ediyor.
Önümüzdeki dönemde ekonominin önemli sorularından biri şu olacak:
Yükselen işgücü maliyetleri üretimi ve yatırımları nasıl etkileyecek?

Eğer işletmeler maliyet baskısını yönetebilirse istihdam artışı devam edebilir. Ancak
maliyetler çok hızlı yükselmeye devam ederse şirketler daha temkinli davranabilir.
Bugün açıklanan rakamlar aslında çalışma hayatının kısa bir özetini veriyor:
İnsanlar çalışmaya devam ediyor, işletmeler çalışan arıyor, maaşlar yükseliyor ama
ekonominin dengesi daha hassas hale geliyor. Önümüzdeki aylarda bu dengenin hangi yöne
doğru gideceği hem çalışanların hem işverenlerin yakından takip edeceği en önemli
konulardan biri olacak.
Kaynak: TÜİK
ZAFER ÖZCİVAN
Ekonomist-Yazar
Zaferozcivan59@gmail.com