2026 NİSAN AYI YURT DIŞI ÜRETİCİ FİYAT ENDEKSİ

Abone Ol

Türkiye ekonomisinin üretim ve ihracat tarafını yakından ilgilendiren göstergelerden biri olan
Yurt Dışı Üretici Fiyat Endeksi (YD-ÜFE), Nisan 2026 verileriyle dikkat çekici bir tablo ortaya
koydu. Açıklanan rakamlara göre YD-ÜFE aylık bazda %4,16, yıllık bazda ise %35,07 yükseldi.
Bu veriler, yurt dışına satılan ürünlerin üretim maliyetlerinde ciddi bir artış yaşandığını
gösteriyor.
İlk bakışta bu rakamlar teknik ve karmaşık görünebilir. Ancak işin özünde YD-ÜFE, Türkiye'de
üretilip yurt dışına gönderilen ürünlerin üretim aşamasındaki fiyat değişimini ölçüyor. Başka
bir ifadeyle, ihracatçıların karşı karşıya kaldığı maliyet baskısını ortaya koyuyor.
Bir vatandaşın günlük yaşamında marketteki fiyat değişimleri nasıl hissediliyorsa, üretici
tarafında da benzer bir durum yaşanıyor. Fabrikalar ham madde satın alıyor, enerji tüketiyor,
işçi çalıştırıyor, taşıma hizmeti kullanıyor. Bu giderlerin artması, sonunda ürünün maliyetini
yükseltiyor.
Nisan verileri de tam olarak buna işaret ediyor.
Son açıklanan verilere göre endeks:
 Bir önceki aya göre %4,16 arttı.
 Yıl başından bu yana artış %15,33 oldu.
 Geçen yılın aynı ayına göre artış %35,07 olarak gerçekleşti.
 Son 12 aylık ortalama artış %31,24 oldu.
Bu rakamlar özellikle üretici tarafında maliyet baskısının halen güçlü şekilde sürdüğünü
gösteriyor.
Daha dikkat çekici olan noktalardan biri enerji grubundaki yükseliş oldu. Enerjide yıllık artış
%125,66 seviyesine ulaştı. Bu oldukça yüksek bir oran.
Enerji yalnızca elektrik faturası anlamına gelmiyor. Bir fabrikanın makinesi elektrikle çalışıyor,
ürünler yakıtla taşınıyor, üretim tesisleri enerji kullanıyor. Bu nedenle enerji fiyatlarındaki
yükseliş, ekonominin birçok alanına zincirleme şekilde yansıyor.
Bir örnek düşünelim:
Bir tekstil fabrikası yurt dışına gömlek ihraç ediyor olsun. Bu fabrikanın:
 Elektrik gideri artıyor,
 Nakliye maliyeti yükseliyor,
 Ham madde fiyatları yükseliyor,
 Ambalaj maliyeti artıyor.

Bütün bunlar birleşince ürünün üretim maliyeti de yükseliyor.
Şirketlerin önünde bu durumda genellikle iki seçenek bulunuyor:
Birincisi, artan maliyetleri kendi kârlarından karşılamak.
İkincisi ise satış fiyatlarına yansıtmak.
Ancak uluslararası pazarda fiyat artırmak her zaman kolay olmuyor. Çünkü ihracat yapan
Türk şirketleri yalnızca kendi iç piyasalarıyla değil, dünyanın farklı ülkelerindeki üreticilerle
rekabet ediyor.
Nisan verilerinde imalat sektörünün yıllık %34,87 artış göstermesi de önemli bir ayrıntı oldu.
Türkiye ekonomisinde ihracatın büyük kısmını imalat sanayisi oluşturuyor. Bu nedenle imalat
tarafındaki maliyet yükselişleri doğrudan dış ticaret performansını etkileyebilir.
Alt gruplara bakıldığında ise şu tablo ortaya çıkıyor:
Yıllık değişimler:
 Ara malları: %29,24
 Dayanıklı tüketim malları: %34,37
 Dayanıksız tüketim malları: %36,90
 Enerji: %125,66
 Sermaye malları: %25,15
Burada özellikle dayanıksız tüketim mallarındaki yükseliş dikkat çekiyor. Bu gruba gıda, tekstil
ürünleri ve günlük tüketim malları gibi alanlar giriyor.
Aylık veriler de hareketliliğin devam ettiğini gösteriyor:
 Ara malları: %3,52
 Dayanıklı tüketim malları: %3,28
 Dayanıksız tüketim malları: %3,01
 Enerji: %14,96
 Sermaye malları: %3,08
Enerjide aylık %14,96'lık yükseliş oldukça güçlü bir artış anlamına geliyor.
Öte yandan ilginç bir ayrıntı da madencilik ve taş ocakçılığı sektöründe görüldü. Bu sektörde
aylık bazda %2,19 düşüş yaşanırken, yıllık artış yine de %46,81 seviyesinde gerçekleşti. Bu da
kısa süreli gerilemelere rağmen genel eğilimin yukarı yönlü olduğunu gösteriyor.
Ekonomistler açısından YD-ÜFE verileri yalnızca üreticiyi ilgilendiren rakamlar değildir. Çünkü
üretici tarafındaki maliyet baskıları zaman içinde tüketici fiyatlarına da yansıyabilir.

Üretici daha pahalıya üretirse, satış fiyatları da zamanla yükselmeye başlayabilir. Bu nedenle
YD-ÜFE verileri, gelecekteki enflasyon eğilimleri konusunda da önemli ipuçları verir.
Nisan 2026 verileri genel olarak değerlendirildiğinde, ihracatçıların maliyet baskısıyla
mücadele etmeye devam ettiği görülüyor. Özellikle enerji maliyetlerindeki sert yükseliş
dikkat çekiyor. Türkiye üretim ve ihracat gücünü korumaya çalışırken, maliyet yönetimi
önümüzdeki dönemde şirketlerin en önemli gündem maddelerinden biri olmaya devam
edecek gibi görünüyor.
Rakamlar şunu söylüyor: Üretim devam ediyor, ihracat sürüyor; ancak üretmenin maliyeti de
giderek ağırlaşıyor.
Kaynak: TÜİK
ZAFER ÖZCİVAN
Ekonomist-Yazar
Zaferozcivan59@gmail.com