Yunan gazeteleri Yılmaz'ın bu sözlerini manşete taşıyarak büyük tepki gösterdi. Protothema gazetesi "Türk casuslar Yunan ormanlarını yakmış" derken, Ethnos gazetesi de "Mesut Yılmaz açıklamalarıyla yangın çıkardı" başlığını kullandı.
Ülkenin en büyük merkez sağ partisi olan Yeni Demokrasi'nin dış ilişkiler sorumlusu Panos Panagiotopoulos "Sayın Yılmaz'ın Türk derin devletinin Yunan ormanlarını yaktığına ilişkin açıklamaları Türk-Yunan ilişkileri üzerine ağır bir gölge düşürmüştür. Erdoğan hükümetinin bu karanlık olayla ilgili her türlü bilgiyi Yunanistan'a vermesi ayrıca Yunanistan'ın yaşadığı büyük kayıpların tam olarak karşılanması gerekir. Bu açık sözler, böylesine kirli operasyonların Türk gizli servisleri tarafından planlanıp uygulamaya konduğunu da ortaya sermiştir. Bu olayın siyasi yönü, bugünün Türkiye'sinin girmeye çabaladığı AB kurumlarında tartışılmalıdır" tepkisini gösterdi.
Hükümette dört üyeyle yer alan Türk karşıtı aşırı sağcı Ortodoks Halk Partisi LAOS'un lideri Yorgo Karacaferis ise yaptığı açıklamada "Türkiye'nin eski başbakanının dudaklarından bu suçun itirafı dökülmüştür" ifadesini kullandı.
Demokratik Sol Parti lideri Dora Bakoyannis ise "Sayın Yılmaz'ın açıklamaları, Türkiye'nin en korkunç uygulamalarını ortaya çıkarmıştır. Hükümet bu konunun peşini bırakmamalı ve bu konu mutlaka soruşturulmalıdır. Dışişleri Bakanı bu durumu tüm AB kurumlarında ve uluslararası arenada dile getirmelidir. Türkiye'den tazminat ve yangınlardan hasar gören bölgelerin rehabilitasyonu talep edilmelidir" dedi.
Yunan basını, Emin Çölaşan'ın da bu iddiaya daha önce yer verdiğini hatırlattı. Çölaşan, "Şu Benim Gazetecilik" adlı kitabı ve Hürriyet'te 11 Haziran 2006'da yayınlanan yazısında, "Sabah Ketene" isimli Türkmen kökenli bir kişiden bahsetmiş ve bu kişinin Kerkük'te öldürüldüğünü yazmıştı: "PKK terörünün en yoğun olduğu dönemde turistik yörelerimizde birbiri ardına bombalar patlamıştı. O yıllarda yöredeki ormanlarımızı da cayır cayır yakıyorlardı. Bunları bir ülkenin yaptırdığı belli olmuştu. Anlatıyordu: Malzemeleri ayrıca gönderip o ülkeye geçtik. Onların turistik yörelerinde birkaç bomba patlattık, oraları da derhal boşaldı. Onların başkentinde, metronun önünde bir patlama oldu ve halk paniğe kapıldı. Sonra dikkat ettiyseniz, o ülkede de çok büyük orman yangınları çıktı. Güzelim ormanlarına yazık oldu. Ama bizi sabote eden yakındaki ülke pabucun pahalı olduğunu ve ne ekerse onu biçeceğini gördü."