Ahmet Aras Artık Efsane mi?

Abone Ol

Bir Şehri 1. Lig Ruhuna TaşımakTesadüf Olabilir mi?
Futbolda bazı başarılar vardır…
Şans dersiniz geçersiniz.
Bazıları vardır, sistem dersiniz.
Ama bazı başarılar da vardır ki; arkasında görünmeyen bir enerji, bir vizyon ve insanları birbirine inandıran bir ruh vardır. Bugün tam da bunu paylaşmak istiyorum sevgili okur.

Çünkü artık kabul edelim…
Muğla’da bir şey değişti.

Ve bu değişimin merkezindeki isimlerden biri hiç kuşkusuz Ahmet Aras.

Açıkçası bu yazım sadece bir futbol yazısı değil.
Bu biraz sosyoloji, biraz liderlik, biraz da şehir psikolojisi yazısı…

Çünkü Bodrumspor’un bir dönem hayal bile edilemeyen şekilde Süper Lig’e çıkışıyla başlayan o özgüven dalgası, bugün Muğlaspor’un 1. Lig başarısıyla başka bir boyuta ulaştı.

Ve açık konuşayım, Bunun tesadüf olduğuna inanmıyorum.

Ahmet Aras’ın Bodrum Belediye Başkanlığı dönemini hatırlayın…
Bodrumspor sadece futbol oynamıyordu.
Kentle bağ kuruyordu.
İnsanlar armaya yeniden inanıyordu.
Tribünlerde yıllardır görülmeyen bir heyecan oluşuyordu.

Çünkü başarı sadece parayla olmuyor. Şehir enerjisiyle oluyor.

Bir belediye başkanı bazen asfalt yapar…
Bazen park yapar…
Ama bazen de şehrin ruhunu ayağa kaldırır. İşte Ahmet Aras’ın en büyük farkı bence burada.
Bodrumspor’un Süper Lig yürüyüşünde sadece yönetimsel destek değil, psikolojik bir sahiplenme vardı. Şehir takımına inandı. İş dünyası inandı. Gençler inandı. Çocuklar forma giymeye başladı.
Şimdi aynı hikâyenin başka bir versiyonunu Muğlaspor’da görüyoruz.

Yıllardır Muğla’da görünmeyen bir duvar vardı.
“Hadi canım…” duvarı…
“Bizden bir şey olmaz” duvarı…
Ve en önemlisi o meşhur önyargı: Muğla yıllarca kendi içinde bile bölünmüş bir şehir psikolojisi yaşadı. Kıyı başka, merkez başka görüldü. Bodrum başka anlatıldı, Menteşe başka hissedildi.

Ama bugün ilk kez insanlar aynı armada birleşiyor. Bu hiç de küçümsenecek bir şey değil. Muğlaspor’un 1. Lig’e çıkması sadece sportif başarı değildir. Bu aynı zamanda Muğla’nın psikolojik eşik atlamasıdır.
Ve bana göre Ahmet Aras burada çok kritik bir rol oynadı.

Çünkü artık o sadece “Bodrumlu başkan” değil.
Rüştünü ispatlayarak Muğla’nın başkanı oldu.

Yani Herkesin Başkanı…Hepimizin Belediye Başkanı

Bakın çok önemli bir detay var; Muğlaspor’un finalinde yaklaşık her ilçeden 100 otobüs taraftar tek yürek olarak...Muğlaspor diyerek Bursa’ya gitti. Kent meydanlarında dev ekranlar kuruldu. İnsanlar birlikte ağladı, birlikte sevindi. Bu organizasyon ruhu kolay oluşmaz. Bir şehir ya inanır. ya da inanmaz. Muğla uzun zaman sonra ilk kez birlikte inandı.

Futbol bazen futboldan büyüktür işte…

Şimdi gelelim işin biraz tebessüm ettiren tarafına; Ahmet Aras’ta bir “şeytan tüyü” olduğu kesin. Girdiği yerde enerji yükseliyor. İnsanlarla temas kurabiliyor. Resmiyetin içinde bile samimiyet bırakabiliyor. Ve açık söyleyeyim…Eğer günün birinde bir siyasi partinin genel başkanı olsa, insan ister istemez şunu düşünüyor: “Acaba onu da 1. Lig’e çıkarır mı?”

Çünkü bazı insanlar sadece yönetmez; Moral verir.
Bazı liderler vardır; odadaki umudu yükseltir.
Bugün Muğla’da hissedilen şey biraz da bu.

Ve bu hikâyede iki önemli isim daha var: Muğlaspor Kulüp Başkanı Menaf Kıyanç ve Bodrum FK Kulüp Başkanı Taner Ankara.

Bazı insanlar vardır; sesi çok çıkmaz ama yaptığı iş konuşur. Menaf Kıyanç bence tam da böyle bir isim, muhteşem bir ışığı, enerjisi ve birleştirici bir sevgi dolu aurası var… Muğlaspor’un yıllardır özlenen o mücadele ruhunu yeniden ayağa kaldırırken sadece bir kulüp başkanı gibi davranmadı; adeta bir ağabey, bir birleştirici oldu. Sessiz ama kararlı duruşuyla şehrin futbol umudunu yeniden büyüttü. Özellikle zorlu süreçlerde kulübü ayakta tutması, taraftarla kurduğu samimi bağ ve inancını hiç kaybetmemesi bugün gelen başarının en önemli nedenlerinden biri. Muğlaspor’un 1. Lig yolculuğunda sadece futbolcular değil, Menaf Kıyanç’ın emeği ve yüreği de sahadaydı.

Bodrum FK’da da son dönemde oluşan yeni enerjide dalgasında Taner Ankara’nın da ciddi payı olduğunu düşünüyorum. Daha sakin, daha sevgi odaklı, daha insan ilişkileri güçlü bir profil çiziyor.En önemliside gözünde yüreğinden süzülen sevgi dolu gözyaşı var.

Bunu anneler gününde Gümbet Değirmenler’de 21. Bodrum Uçurtma Festivali sahnesinde futbolcuları yanındayken konuşması sırasında “anne” sözünde kalakalması ve gözyaşlarını tutamamasında çok net tüm Bodrumlularla birlikte gördük. Tabii ki bu zayıflık değil, büyük bir erdemdir.

İçinde duygu var, hassasiyet var..Tıpkı Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı ve kıyı Ege Belediyeler Birliği Başkanı Ahmet Aras’ta olduğu gibi...

Bu arada bir dip not: Bir yılbaşı Muğla’da basın mensupları yemeğinde Ege TV için yaptığım röportajda mutlu yıllar bana mesajı verdikten sonra benim de ; “Başkanım artık siz aynı zamanda Kıyı Ege Belediyeler Birliği Başkanı’sınızda, sizden birde tüm Ege’ye yeni yıl mesajı istiyorum dememden sonra, aynı masada karşımda oturan eski dostumuz Durmuş Ali Öztürk bana gülümseyerek bravo Serdar işareti yaptı...Ve o günden sonra ünvanına her yerde bu ibare eklendi. Bu konuda da başkanıma böylle bir katkı verdiğimden dolayı mutluyum doğrusu...

Evet ne diyordum: İnsan bazen yöneticinin gözündeki ışığı hisseder.Taner Ankara’da o ışık var. Ve bence Ahmet Aras döneminde oluşan o “birlik enerjisini” devam ettirme konusunda da önemli bir şansı bulunuyor.

Bodrumspor neden yeniden Süper Lig hedefi koymasın? Neden yeniden bir mucize olmasın?

Çünkü şehirler biraz da birbirinin enerjisinden beslenir. Bugün Muğlaspor’un başarısı Bodrum’u da mutlu ediyor. Bodrumspor’un başarısı Muğla’yı da gururlandırıyor. İşte yıllardır eksik olan şey tam olarak buydu.

Rekabet değil…Birlik.

Ben şuna inanıyorum: Bir şehirde spor yükseliyorsa, o şehirde umut yükseliyordur. Çocuklar forma giymeye başlıyorsa, kötü alışkanlıklardan biraz daha uzaklaşıyordur. Tribünler doluyorsa, insanlar yeniden bir araya gelmeyi hatırlıyordur. Belki de bu yüzden bu başarılar küçümsenmemeli.

Çünkü bazen bir futbol takımı sadece maç kazanmaz…Bir şehrin özgüvenini geri getirir. Ve bugün Muğla’da olan şey tam da bu.