AKLIN BİLİR, KALBİN KABUL ETMEZ

Abone Ol

Canım Kadın,

Bazen hayatında cevabını çoktan bildiğin bir soru vardır.

Aklın gerçeği görür.

Ama kalbin o gerçeği kabul etmek istemez.

“Bunun bana iyi gelmediğini biliyorum.”

“Böyle devam edemeyeceğimi biliyorum.”

“Onun değişmeyeceğini biliyorum.”

“Bu ilişkinin beni tükettiğini biliyorum.”

Ama bilmekle kabul etmek aynı şey değildir.

İşte insanın en yorucu savaşı çoğu zaman burada başlar.

Zihnin sana gerçeği gösterirken, kalbin hâlâ bir ihtimali tutar.

Belki düzelir.

Belki bu kez farklı olur.

Belki beni anlar.

Belki biraz daha sabredersem…

Ve sen, gerçekleşmemiş bir ihtimalin içinde gerçek hayatını ertelemeye başlarsın.

Canım Kadın,

Kabullenmek vazgeçmek değildir.

Kabullenmek, gerçeği değiştirmek için harcadığın enerjiyi, kendini korumak için kullanmaya başlamaktır.

Çünkü bazı şeyleri kabul ettiğinde kaybetmiş olmazsın.

Tam tersine, kendine geri dönersin.

Bazen bir insanı değil, onunla ilgili kurduğun hayali bırakırsın.

Bazen yaşanmış olanı değil, “bir gün nasıl olabileceğini” bırakırsın.

Ve en zor olan da budur.

Çünkü insan çoğu zaman gerçeğe değil, umuduna veda eder.

Ama gerçek değişmediği halde sen sürekli umut ederek bekliyorsan, artık umut sana güç vermiyor; seni aynı yerde tutuyor olabilir.

KÜÇÜK BİR FARKINDALIK EGZERSİZİ

Bugün hayatında kabul etmekte zorlandığın bir gerçeği düşün.

Sonra bir kâğıdı ikiye böl.

Bir tarafına:

“Benim bildiğim gerçek.”

Diğer tarafına:

“Benim hâlâ umut ettiğim şey.”

yaz.

İkisini birbirinden ayır.

Sonra kendine şu soruyu sor:

“Ben bugün hayatımı hangisine göre yaşıyorum?”

Cevabın ne olursa olsun kendini yargılama.

Sadece fark et.

Çünkü bazen iyileşmenin ilk adımı bir şeyi değiştirmek değil, artık kendine karşı dürüst olmaktır.

Canım Kadın,

Kalbinin bir şeyi kabul etmekte zorlanması, zayıf olduğun anlamına gelmez.

Bazı vedalar akılda biter, kalpte biraz daha devam eder.

Buna izin ver.

Ama kalbinin henüz hazır olmaması, hayatının da beklemek zorunda olduğu anlamına gelmez.

Kendine zaman tanırken kendini aynı yerde tutmak zorunda değilsin.

Canım Kadın, hayatındaki bazı gerçekleri kabul etmek canını acıtabilir. Ama gerçeği reddetmek çoğu zaman acıyı ortadan kaldırmaz, sadece uzatır. Aklınla kalbin aynı noktaya gelmesi zaman alabilir. Senin görevin kendini zorla ikna etmek değil; kendine dürüst olmak, gerçeği görmek ve kendi iyiliğin için yeni bir seçim yapmaya cesaret etmektir. Çünkü bazen huzur, istediğin şeyin gerçekleşmesiyle değil, artık gerçekleşmeyecek olanı kabul ettiğin anda gelir.

Bugün bu yazıyı ihtiyacı olan ya da sevdiğin bir kadına gönder. Belki onun da aklının çoktan bildiği ama kalbinin henüz kabul edemediği bir gerçek vardır.