POLİTİKA

Akşener: Özlale İzmir’i kokudan kurtaracak

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, İzmir'de 2019 yerel seçimlerinde İYİ Parti'nin desteği olmadan İstanbul ve Ankara'nın kazanılamayacağını öne sürerek 2024 yerel seçimlerine tek başlarına gireceklerini açıkladı. Akşener, İzmir Milletvekili Ümit Özlale'nin partisinin İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adaylığını resmen ilan ederek "İzmir’e çok iyi gelecek, İzmir’i kokudan, sığınmacıdan kurtaracak" dedi.

Abone Ol

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, İzmir'de partisinin il başkanlığının düzenlediği teşkilat buluşmasına katıldı. Akşener, Swissotel’de gerçekleşen toplantıda partisinin İzmir Büyükşehir Belediyesi başkan adayı Ümit Özlale olduğunu belirterek yerel seçimlere yalnız gireceklerini söyledi.

Toplantıda İYİ Parti’nin kuruluşundan bugüne yaşadıklarını anlatan Akşener, CHP'den 15 milletvekilinin İYİ Parti'ye geçişine ilişkin konuştu. Akşener, "24 Haziran bir soru işareti oldu. Fısıltı halinde bir bilgi geldi, ‘Seçime giremeyeceksiniz’ dediler. 15 milletvekili meselesi oldu. Hem o arkadaşlarıma hem de Kılıçdaroğlu’na teşekkür ediyorum. Ancak son zamanlarda ’15 milletvekili olmasaydı İYİ Parti olmazdı’ diyorlar. Doğrudur olmazdı, siz nerede olurdunuz? İstanbul olur muydu, Ankara olur muydu, Antalya, Adana olur muydu? Bu ittifak sebebiyle pek çok şey yaşadık ama o güzel hareket, o demokrasinin yanında durma hareketinden herkes kazandı. Biraz süre geçtikten sonra biz yerel seçime dair CHP’ye teklifte bulunduk ve iş birliği yapıldı. Bu iş birliğinde de İzmir gibi ‘Nasılsa alınırız’ denilen şehirleri bir kenara bırakırsak 11 büyükşehri aldık. Biz 19 ilçe aldık, bunların 16’sı kaldı. Hepsi ilginç şekilde AK Parti’ye geçti" dedi.

"SEÇİMİ KAZANMAYA ODAKLANMADIK"

14 Mayıs seçimleri üzerinden de açıklamlarda bulunan Akşener, "Onlara göre İstanbul’u alan Türkiye’yi alıyordu. Bu iş birliği İstanbul’u aldı ama sonra gördük ki İstanbul’u alan Türkiye’yi alamıyormuş. Sonra o matematik devreye girdi. Her matematik unutulduğunda sorumlusu Akşener’dir. Sayın Abdullah Gül, Sayın Kılıçdaroğlu cumhurbaşkanı adayı olarak göstermeyi önerdi. Ben de arkadaşlarıma bunu kabul ettiremeyeceğimi söyledim. Kaybedildikten sonra ne oldu? Birden bire ittifak yaptığımız siyasi partilerin iş birlikçilerinden Abdullah Gül’ü benim reddettiğim ve seçimi kaybettirenin nedeninin ben olduğum söylendi. 10 gün çalışmamışım, Allah’tan utanın. Bazıları da dedi ki Abdullah Gül’ü kabul etseymişim seçim alınacakmış, suçlusu benmişim… 2023’te de maalesef başaramadım, kazandırmayı başaramadım. ‘Özür dile’ diyorlar özür diliyorum. Başaramadım. Ancak bilim ortadan kalktığında her şey attaya gider. Osmanlı 200 sene bilimi unuttum. Saray yaptı ama Tanzimat Dönemi züppelik üzerinden tartışıldı. Sonra da hepsi kişiler üzerinden tartışıldı. Atatürkümüz bunu ortadan kaldırmak için bir tutum aldı, ölünceye kadar da bunu başardı. Kişiler üzerinden gidildiğinde yapamazsınız. Türkiye’nin içine girdiği durum budur. Biz Atatürk’ü seviyor, yaptıklarını anlatıyoruz. Atatürk’ü siyasi bir figür gibi anmıyoruz. Bugün geldiğimiz nokta Tayyip Erdoğan nefreti. Halbuki tartışmamız gereken, değiştirmemiz gereken bu ucube sistemdi. Nasıl yapacağız şimdi üç seferidir onaylandı. Çünkü bu seçimi kazanmaya odaklanmadık. Bu seçimi kimin kazanacağına odaklandık. Yapamadım. Bir başarısızlık varsa kabulümdür" diye konuştu. 

"YEREL SEÇİME YALNIZ GİRECEĞİZ, KAZANACAĞIZ"

Konuşmasını Altılı masa üzerinden sürdüren Akşener, "Altılı masanın en büyük özelliği ortak karar almaktı. Bir kişi dahi ‘Hayır’ diyorsa o kararı almamaktı. Arkadaşım Ümit Özlale çok iyi bilir; İYİ Parti’nin yöneticileri dört kurulda çalıştılar, muhteşem sonuçlar ortaya çıkardılar ama hiçbir konu altı kişi de el kaldırmadan kabul edilmedi. Arkadaşımız çok gıcıktır, tavsiye ederim seçin. Onların metninde İstanbul Sözleşmesi yoktu. Arkadaşım Ümit Özlale ‘İstanbul Sözleşmesi Yaşatır’ dedi. Herkes kabul etmek zorunda kaldı. Aday seçilecekti ne yapılması gerekiyordu. Ben ‘Bir oy Kemal’e bir oy Meral’e dedim bu bile sorun olmuş. Bugün Türkiye’de demokrasi arızalı ama bu sistemle demokrasi oluşturabilir misiniz? Birisi Tayyip Erdoğan birisi Kılıçdaroğlu düşmanlığı üzerinden iş gördüğü zaman birbirinize benzersiniz. Neyin iyileştirileceği değil kimin seçileceği konuşulur. Bir taraf pirom seçilsin der, bir taraf reisim. Olan iki tarafa olur sopayı da İYİ Parti yer. Bizim kimseye kavgamız, nefretimiz yok. Ancak asıl mesele ihtiyaç sahibi insanların derdine çare olabilmek için gayret etmek. Bunun için de birinci aşama yerel seçimde kendimizi tarttırmak. Diyeceksiniz ki ‘Sen Ankara ve İstanbul Başkanı’nı layık gördün.’ Ben değil, milletimiz layık gördü. İsterdim beni desinler ama onları dediler. Ben ne yaptım; Osmanlı’nın son dönemine benzemeyim, züppeler, kişiler üzerinden tartışılmasın diye milletin sesini ilettim. Bunun karşılığında iki arkadaşımız ‘Hayır’ dedi. Ben demedim, milletin sesi oldum. Bunun sonucunda İYİ Parti olur cümbür cemaat sopa yedik. Anlatmaya çalıştığım şey şu; GİK’in aldığı benim de şiddetle benimsediğim o kararla biz yerel seçime yalnız başımıza gireceğiz ve kazanacağız!

"İZMİR'E ÇAĞ ATLATACAK"

Toplantıda partisinin İzmir Milletvekili Ümit Özlale’nin İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı adaylığını da resmen açıklayan Akşener, "İzmir’e çok iyi gelecek, İzmir’i kokudan, sığınmacıdan kurtaracak, kimse faşistlikle suçlamasın, İzmir’de sığınmacılara belediyeler üzerinden ekstra yardım, herhangi bir indirim yapılmayacak. Dürüstlüğüne kefil olduğum, bizi proje manyağı etmişti korkarım İzmirliler’i de proje sağanağına tutacaktır. İzmir’e çağ atlatacak adayımızı sahneye davet ediyorum" dedi. 

"İZMİR VARSA ÜMİT VAR"


Akşener’in konuşmasının ardından sahneye çıkan Özlale ise "Herkesin hayatında unutamadığı anlar vardır. Nadiren de olsa bu anlar yılı aynı gününe denk gelir ve size bir şey işaret eder. 20 yıl tarihi o bahsettiğim gün. Bundan üç yıl önce İYİ Parti’ye katıldım; hayatımın en güzel üç senesi. ‘Her türlü engele, tuzağa iftiraya rağmen biz hala buradayız’ diyordu. Ben de bu partinin şerefli bir üyesi olarak bugün o konuşmanın üzerinden üç sene geçmesinden sonra sokaklarında büyüdüğüm, denizine bakarak hayal kurduğum eşsiz şehrim İzmirimin Büyükşehir Belediye Başkan Adayı olarak karşınızdayım. Düzensiz eğitim, sağlık hizmetlerini acilen, çabucak ve bir gün bile kaybettirmeden düzeltmeye adayım. Bir kalkınma ekonomisti olarak İzmir’i kalkındırmaya adayım. Gettolaşan içine kapanan tekinsizleşen, eşitsizleşen ayrışan bir şehrin belediyesi değil; aralarındaki tek tartışmanın Göztepe, Altay, İzmirspor, Bucaspor olduğu bir şehrin belediyesine adayım. İzmir’i emeğin, zenginliğin şehri kılmak istiyorum. Yavaş bir şehir değil gençliğin ve dinamizmin şehri yapmak istiyorum. Ben bir İzmirli olarak İzmir’in bir kale olmasını reddediyorum. Birbirinin kötü taklidi olan siyasi tartışmaların değil zenginliğin şehri olsun istiyorum. Dünyaya açılan gerçek ve büyük bir liman olsun istiyorum. Batıya açılan bir pencere değil bizzat batının kendisi olsun istiyorum. İzmir’i tarihte de olduğu gibi ilklerin şehri yapmak istiyorum. Huzurlarınızda ilk kurşun nasıl atıldıysa haksızlığa ve adaletsizliğe karşı ben Ümit Özlale olarak öyle yola çıkıyorum. Köprünün altından çok sular aktı diyeceksiniz ama emin olduğum bir şey var; o köprü aynı köprüdür, İzmir’dir. İzmir her daim ümidin ta kendisidir ve hepimiz çok iyi biliyoruz ki İzmir varsa ümit vardır!" ifadelerini kullandı.

Ümit Özlale’nin konuşmasının ardından tekrar sahneye çıkan Akşener ve İYİ Partili kurmaylar el ele tutuşarak fotoğraf verdi.

AKŞENER İZMİR BASININI YOK SAYDI

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, İzmir'de partisinin il başkanlığının düzenlediği teşkilat buluşması programının yarısında Gazeteci İsmail Saymaz'ın gelmesi üzerine sabah saatlerinden itibaren İzmir'deki kendisinin programını takip eden kentte görev yapan basın mensuplarını yok sayarak "İsmail bey kardeşim hoşgeldin. Şimdi basın da gelince sormadan sorularınıza cevap vereyim. Bunları söylemeyecektim. İsmail bey kardeşim sen geldiğin için söylüyorum ha" ifadelerini kullandı.