İzmir Alsancak Mustafa Denizli Stadyumunda, Ayvalıkgücü Belediye Spor'u, misafir eden Karşıyaka, dosta düşmana net bir mesaj verdi. 2-0
Maçın başlama düdüğünden itibaren, rakibine bariz bir üstünlük kuran Karşıyaka, Ömer Faruk'un sayılarıyla sonuca gitti. Ömer Faruk gerçekten de fark yaratıyor.
Bir diğer fark yaratan oyuncumuz da Erhan. Kendisini büyük keyif alarak takip ediyorum. En çok keyif aldığım yönü ise kendini geliştirmesi. Sene başında, "yetenekli ama çalışmayan öğrenci", izlenimi vermişti bana. Ama Basatemür hoca, bu delikanlıya çalışmanın ne kadar değerli olduğunu öğretmiş. Bir öğretmenin, öğrencisine verebileceği en büyük ders budur! Çalışan kazanır! Çalışmak, çok değerlidir! Ve bu sadece futbol için değil, hayatın bütün noktalarında geçerlidir. Böyle çok çalışarak devam ederse, adını çok duyacaksınız bu çocuğun. İnşallah şımarıp, ben oldum rollerine bürünmez...
Şımarmak dedim de aklıma kim geldi dersiniz? Evet... Bildiniz.. Adem Yeşilyurt.
Naçizane tavsiyem, çok geç olmadan, bir an evvel kendisine gelmesi. Sadece üç dört ayda yürüyüşü bile değişti! Adem kardeşim, kim sana, "Büyük topçusun!, saf yeteneksin!, aslansın! kaplansın!" diyorsa, bil ki onlar senin gerçek dostların değil! Hele seni Arda Güler ile kıyaslayıp, "Adem, Arda Güler'den bile iyi!" diyenler var ya? Onlar, bildiğin düşmanın! Daha yürüyecek çok yolun, yiyecek çok ekmeğin var. Yolun çok başındasın. Aç bak istatistiklerine, kaç maç oynamışsın, kaç golün, kaç asistin var? Arda'dan iyisin diyenlere gösterirsin!
Çok ama çok çalışman lazım. Umarım gönlünden geçen yerlere ulaşırsın.
Çok çalışmak denince de aklıma gelen bir diğer isim Mücahit! Tam bir dinamo! Orta sahada çalışkanlığı ile dikkat çekti. Dilerim bu çizgisini muhafaza eder.
Ayvalıkgücü de, Karşıyaka gibi, iyi bir teknik direktör takımı. Ama yıldızları yok. Tek başına maçı çevirecek bir oyuncuları yok. Ege Tv ekranlarında yayınlanan "Sahada Hukuk" programında, bunları dile getirmiştim. Rahat bir maç olacağını, 3-0 kazanacağımızı da söylemiştim. İlk yarıda, bir ölü topta, defans oyuncularının vurduğu bir kafa şutu dışında, kaleyi bulan şutlarını hatırlamıyorum. Akan oyunda, ceza alanımıza bile giremediler. Hani şöyle ifade edeyim: Ayvalıkgücü forvetleri, bizim kaleciyi, yolda görseler, tanımazlar!
O derece bizim kaleden uzaktılar.
Yine aynı programda, "Ömer Faruk ve Erhan gibi maçı tek başına çevirebilecek yetenekleri yok" da demiştim. Kalite kendini daima hissettirir!
Şimdi bir şey daha söylüyorum. Adaletli oynanırsa, hakemler devreye girmezse, seneye 2. Ligdeyiz! Bu kadro, bu hoca, bu yönetim ve tabii ki bu cefakar taraftar bunu fazlasıyla hak ediyor!
Haftaya Denizli'den de güzel bir sonuçla döneceğimize inancım tam!
Dün maalesef stat da, salon da beklediğim dolulukta değildi. Hadi futbol
maçı, mesai saatine denk geldi, basketbol maçının boş kalmasına çok üzüldüm. Tamam büyük ihtimalle küme düşeceğiz! Ama küme düşeceksek de Karşıyaka gibi küme düşelim! O tribünleri dolduralım, gırtlaklarımızı patlatana kadar bağıralım! Görsünler, küme bile düşsek, küme nasıl düşülür?
Çarşı, basketbol maçlarına mutlaka gelmeli. Bir de bu kadar kalite fakiri yabancıları bize hangi menejerler getirdiyse, isimlerinin üstleri, kırmızı kalemle çizilsin. Telefonlarına bile cevap verilmesin!
Basketbol'da işler çok zor! Kabul ediyorum. Ama sonuna kadar mücadele edeceğiz! Lütfen basketbol maçlarına gidelim! Göğsünde Atatürk'ün armağanı ay-yıldız bulunan takım ve onun kahraman taraftarı, asla ama asla kulübünü yalnız bırakmaz!
Sevgi ve Saygılarımla