Ege TV'de yayınlanan Nevzat Dönmez ile Söz Meclisten Dışarı programında İzmir Büyükşehir Belediyesi Meclis Başkan Vekili Altan İnanç konuk oldu. Haber Ekspres Gazatesi'nden Burcu Yanar'ın haberine göre programda, meclise katılım sürecinden İzmir’in karşılaştığı çevresel sorunlara kadar geniş bir yelpazede görüşlerini paylaşan İnanç, meclis içindeki uyumlu çalışmalara vurgu yaparak, yerel yönetimlerin önemi ve İzmir halkının memnuniyetinin sağlanması üzerine düşüncelerini aktardı. Ayrıca, erken seçim beklentisi ve Türkiye’nin siyasi durumuna dair önemli değerlendirmelerde bulundu. Körfez kirliliğinin siyaset üstü bir mesele olduğunu vurgulayan İnanç, “Körfez’e kurumlar el uzatmalı çünkü ciddi bir bütçe gerektiriyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin bütçesi bunu karşılasın demek doğru değil. Bazı sorunlar siyaset üstüdür’’ ifadelerini kullandı.
"Başta heyecanlandım"
Meclise nasıl girdiğini anlatan Altan İnanç, “Meclise ilk kez gittiğimde heyecan duydum ve bir miktar da acemilikler yaptım. Cemil Başkanımız bana meclisin bir yerinde bundan sonrasını siz yöneteceksiniz dedi. Gerçekten heyecanlandım ve telaşlandım. Yeni yeni alışıyorum. Bunun için de herkese çok teşekkür ederim. Gerçekten sabır gösterdiler. Meclis başkan vekilliğim bu şekilde başladı” dedi.
"Uyum içinde çalışıyoruz"
Mecliste uyum içinde çalıştıklarını vurgulayan İnanç, “Sayın Belediye Başkanımızla uyumlu bir çalışmamız var. İlk meclisleri genellikle Başkanımız yönetiyor. Benim yönettiğim meclis toplantılarında genellikle nezaket içinde çalışıyoruz. Genç, dinamik ve siyasi hevesi olan bir ekibimiz var” diye konuştu.
"Kurumlar Körfez’e el atmalı"
Körfez kirliliği konusuna da değinen Altan İnanç, “Körfez meselesi İzmir’in en önemli sorunlarından biri. Bu sorun sadece İzmirlilerin sorunu değil. Ben İzmir’e geldiğimde 80’li yılların ilk yarısıydı Salhane’de mezbaha ve Yeşildere’de tabakhaneler vardı. Bunlar da İzmir’in kirlenmesinde önemli rol oynadı. İzmir’e kadar gelen bir Gediz Nehri var. Dolayısıyla İzmir’i bütün bu havzalarla düşünmek lazım. Körfez’e kurumlar el uzatmalı çünkü ciddi bir bütçe gerektiriyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin bütçesi bunu karşılasın demek doğru değil. Bazı sorunlar siyaset üstüdür. Sonuçta bir çevre sorunu” açıklamasına yer verdi.
Güzelbahçe Belediyesi meclis üyesi de olan İnanç, “Mustafa Başkan çok iyi çalışıyor. Kendisiyle bir sorunumuz yok ve memnunuz” dedi.
Genel ve yerel siyasete de değinen Altan İnanç, “İzmir siyaseti kendine özgüdür ve Cemil Tugay ile birlikte yeni bir dönem başlamıştır. Siyasette Büyükşehir Belediye Başkanımı lokomotif kabul etmek lazım. Parti içinde seviyeli yarışların olması gerektiğini savunuyorum. Bizim Türkiye’ye karşı sorumluluklarımız var. Önümüzdeki genel seçimin başarısına etki edecek en önemli argüman yerel yönetimler. İyi sonuçlar alamazsak bu bizim vebalimizdir. Önceliğimiz yurttaş memnuniyetidir. Esas duruş noktamız memnuniyet yaratmak ve hizmet etmektir” açıklamasında bulundu.
"Çıkış erken seçimde"
Erken seçim beklediğini de altını çizen Altan İnanç, “Cumhuriyet Halk Partisi tüzüğünün hepimiz için bağlayıcı olduğunu düşünürüm ve buna göre hareket ederim. Türkiye’nin de değişim talebine denk geldi. Türkiye’nin yüzde 60’ını yöneten kadrolara seçmenimiz oy verdi. Bir erken seçim beklediğimi ifade edeyim. Türkiye’nin buradan çıkışının da formülü budur. Ülkenin içinde bulunduğu durum halkın hakemliğine başvurmayı gerekli kılmaktadır. Ülkenin sosyal sorunları çok fazla birikti. Herkes Türkiye’de demokrasi treninin rayda gitmesine katkı koysun. Bu ortam böyle gidemez. En uygun zamanda erken seçim yapılmalıdır” diye konuştu.
"Sorun bir parlamento sorunudur"
Öcalan’ın meclise davet edilmesini ve kayyum atamalarını da değerlendiren İnanç, “Yaşadıklarımızı çok basite indirgenmiş olarak bulunuyorum. Mecliste bir kişinin konuşmasıyla çözülemeyecek kadar ortak bir sorundur. 89 Kürt raporunu kriter alarak söylüyorum ki o günlerde bu sorun demokrasi sorunu olarak görülseydi bu günlere gelinmeyebilirdi. Biz hep barışı savunduk. Atatürk’ün bize miras bıraktığı yurtta sulh cihanda sulh lafını hiç aklımızdan çıkarmadık. Bu kişi konuştuğunda nasıl bir karşılık bulacak? Bunu kabul edilebilir bulmuyorum. Bu sorun bir parlamento sorunudur. Seçilmiş belediye başkanlarını da görevden almak kabul edilebilir bir durum değildir. Sosyal devlet olmanın gereklerini yerine getirdiğimiz sürece bu sorunlar azaltılır. Esasen ekonomik sorunlar çok büyüktür. Bugün sıcak paraya ulaşılamıyor. Bankalar kredi vermiyor. Bütün bunlar ortada duruyorken biri gelsin mecliste konuşsun bu sorunlar çözülsün demek çok havada bir söylem. Demokrasi halkın yararına tavır almayı gerektiren bir yönetim şeklidir” ifadelerini kullandı.