SPOR

Altay, 110 yıllık geçmişiyle yeni bir yapıya geçiyor!

Prof. Dr. Yüksel Gürbüz ve Prof. Dr. Ahmet Çoker Ege TV’de Hasan Ercazip ile Mutlu Yılmaz’ın sunduğu İleri İkili programına konuk oldu.

Abone Ol

Altay Spor Kulübü, 110 yıllık geçmişini koruyarak yapısal dönüşüme gidiyor. Prof. Dr. Yüksel Gürbüz ve Prof. Dr. Ahmet Çoker, kulübün dernek ve anonim şirket modelini birleştireceği yeni yapılanmayı Ege TV'de açıkladı. Haber Eskpres Gazetesi'nden Burcu Yanar'ın özel haberine göre, Altay Üniversitesi kurulacağı müjdesi de verildi.

Altay Spor Kulübü, tarihindeki en önemli yapısal dönüşüm sürecine girmeye hazırlanıyor. Ege TV’de yayınlanan İleri İkili programına konuk olan Prof. Dr. Yüksel Gürbüz ve Prof. Dr. Ahmet Çoker, kulübün geleceği hakkında önemli açıklamalarda bulundu. 110 yıllık geçmişiyle Türk futbolunun köklü kulüplerinden biri olan Altay, finansal sıkıntılar ve yapısal zorluklarla mücadele ederken, kulübün geleceğini yeniden şekillendirmek için büyük bir adım atılacak. Bu bağlamda, dernek yapısından anonim şirket modeline geçiş ve yeni bir yatırımcıyla işbirliği süreci tartışıldı. Ayrıca, Altay Üniversitesi kurma planı da gündemde. Yatırımcıların desteğiyle yapılacak olan bu dönüşüm, kulübün hem ekonomik hem de sportif alanda yeniden güç kazanmasını hedefliyor.

Prof. Dr. Yüksel Gürbüz, “Biz bir prensip kararına vardık. Ege TV, Haberekspres ve Ege Telgraf bizim adımıza basın sponsorluğunu yürütecekler. Biz Altay’ın Altaylılarca benimseneceği bir idare şeklini yaratmaya çalışıyoruz” dedi.

Divan kurulu ne karar verdi?

Yapısal değişiklik için birkaç farklı öneri sunan Prof. Dr. Ahmet Çoker, “110 yıllık bir kulübün her şeyini temsil ettiğinizi düşünün bu zaten yeterince büyük bir yük. Buna layık olan bir tutum sergilemek lazım. Ben son iki dönemin yüksek divan kurulu başkanıyım. Daha önceden de üyelik yaptım. Yüksek divan kurulunun kompozisyonu Altay’ın yapısal dönüşümünü mevcut gerçekler, yasal uygulamalar ve Altay’ın içindeki durumun değerlendirilmesini gerektiriyordu. Yani futbol kulüplerinin spor dernekleri yasasına göre değil de ticari yasalar paralelinde yönetilmesi gerektiğine yönelik bir tercih var. Bu yapısal dönüşümü değiştiremezseniz eski duygularınızla devam edemezsiniz. Bir diğer faktör çok ciddi ödenmemiş aidatlar olduğunu fark ettik. Burada birkaç şekilde yapısal değişiklik yapılabilirdi. Bir tanesi bütün kulübü olduğu gibi bir anonim şirket yapabilirsiniz. Kulüp ve üye diye bir şey kalmaz. Herkes şirket çalışanı olur. Veya ben dernekler yasasına göre yürüyeceğim diyebilirsiniz. Bir diğeri de ara model bulabilirsiniz. Burada bizim hassasiyetlerimiz ön plandaydı. Altay’ın adının önüne bir şey gelmez. Altay’ın logosu hiçbir şekilde satılık değildir. Bu prensipler çerçevesinde yüksek divan kurulu düşündü, danıştı ve dedi ki; bir şirket kurulur, şirket futbol şubesinin yarışmacı haklarını devralır ve yarışmacı hakları üzerinden yarışır ama kulüp, kulüp olarak kalır. Bütün değerlerini korur. Şimdi Altay 1914 Sportif Anonim Şirketi diye bir şirket var. Bu şirket kenarda duruyor. Bir yatırımcı gelirse para koyarak bu şirketin içini dolduracak. Bu sürecin sonunda şimdi bir yatırımcı olduğunu biliyoruz. Son gelinen noktada ciddi bir teklif var. Bu teklif ara döneme kadar kulübün borçlarını tasfiye edip, transfer yasağına sebep olan ödemeleri yapmak üzerine” diye konuştu.

Dernek ve şirket nasıl olacak?

Dernek ve şirket arasındaki bağın nasıl olacağını da anlatan Çoker, “Bir dernek var. Bir tane de şirket var. Şirkette bir yürütme kurulu olacak. Dernek futbol şubesinin yarışmacı haklarını verecek. Bir tane sportif direktörlük makamı olacak. Bunun altında alt yapı ve diğer branşlar olacak. Yatırımcı şirketin biz amatör kulüplere de talibiz diye bir ifadesi olmuştu ama ancak sponsor olabilirler. İnşallah sonuca varılır. Bir görüşme daha yapılacak. Bu görüşmede alt ayrıntılar görüşülecek. Yatırımcı yurt dışında bir holding. Londra, İran, İsviçre, Almanya ve pek çok ülkede değişik sektörlerde yatırımları var” açıklamasında bulundu.

Altay Üniversitesi kurulacak

Prof. Dr. Gürbüz, “Yatırımcı kişilerin gerçekten çok güzel planları var. Kimin nerede olacağı belli. Bir işletme olacak. O işletmenin başında birimiz olacak. Bir dernek var. O derneğin başında da birimiz olacak. Tek hedef var. Altay için kavgasız, gürültüsüz, dostane ve en iyi çözümü üretebilecek insanlardan bir ekip kurmamız lazım. Ruhu değil hücreleri Altaylı insanlar istiyoruz. Yatırımcı da bunu istiyor. Tünelin ucunda ir ışık var. Bu tünel çok uzun gözükmüyor. Yatırımcı hevesli ve hırslı. Buradan bir müjde daha vereyim. Yatırımcı üniversite kuruyor. Üniversitenin adı da Altay. Spor Bilimleri Fakültesi üzerine olacak” sözlerini kullandı.

Altay sevgisi her yerde karşılık buluyor

Yatırımcının neden Altay’ı tercih ettiğini de anlatan Prof. Dr. Yüksel Gürbüz, “Altay ismi çok kıymetli bir isim. Bu çocuklar İzmir’e gönül vermiş insanlar. Altaylılar. Yıllarca camiaya yakın oldular. Benden dolayı Altaylılar. Bu bir sempati meselesi. Altay sevgisi Türkiye’ni her yerinde karşılık buluyor” ifadelerini kullandı. Yatırımcının planlarından bahseden Prof. Dr. Ahmet Çoker, “Kısa vadede plan önce hayatta kalmak. İkincisi sürdürülebilir bir modeli hayata geçirmek. Ardından bu huzur ortamında sportif başarıyla sırayla yükselmek. Ayrıntılı bir plan var. Şirketin nasıl yönetileceği, sermayenin nasıl konacağı ve bu sermayenin nasıl yönetileceği her şey belirli. Yeni yapılanmada kurumların görevlerinin tanımları var” dedi.