Kadın haklarını batılılaşmanın ve çağdaşlaşmanın bir unsuru olarak algılamıştır. Türk kadınına her zaman güvenmiş ve Türk kadınının toplumda hak ettiği yere gelebilmesi için öncü reformlara imza atmıştır. Hiçbir ülkede, hiçbir lider, kadın hakları için böylesine duyarlı olmamış ve böylesine savaşmamıştır.
Şimdi kadını önce ayrıştırdılar sanki bu ülkenin farklı parçalarıymış gibi kapalılar-açıklar, cahiller-okumuşlar, çalışanlar-ev hanımları gibi farklı etiketler yapıştırdılar. Oysa kadın önce annedir. Yarının Türkiye Cumhuriyeti’ni ayakta tutacak, vatanını ailesini, seven çağdaş eğitimli gençlerin ilk sevgisi ilk öğretmeni ve ölene kadar da rehberidir.
Öne adını besleyeceğiz geliştireceğiz güçlendireceğiz. Bu bilgi çağının çocuklarına yetişebilmesi onları geliştirebilmesi için onlardan güçlü, bilgili, yönlendirici olası gerekli. Okullar eğitime annelerle başlamalı, hatta okuldan bir ay önce. Yaşa göre gelişimi, çocuğu anlamayı, problem çözmeyi, kaygıya baş etmeyi, destek olmayı, çalışmayı öğretmeyi, sporu ve yeteneklerini keşfetmeyi öğretmeli ki çocuklar sistemin kölesi olmasın telefonun esiri olmasın. Göstermelik eğitimler yerine gerçek eğitim gerçek destek.
O zaman geri çekilip bakın çocuklardaki değişime. Anneyi eğitime katmadan mutluluk ve başarı gerçekleşemez. On öğretmenle kontrol altına alınmaya çalışılan çocuk yerine her çocuğun bireysel gelişimlerini takip eden üç yüz güçlü kadındır gelişim sağlayacak olan. Göstermelik okul aile birliği çalışması üç beş kermes değil radikal çözümler geliştirilen annelerle zirveye oturacaktır.
Kadını toplumdan soyutlarsanız geriye hiçbir şey kalmaz. Anne-çocuk ilişkisi, çocuğun duygusal, sosyal ve bilişsel gelişimi üzerinde belirleyici bir etkiye sahiptir. Kadınlar, genellikle bu ilişkinin temel taşıyıcısı olarak kabul edilir ve çocuk eğitiminde önemli bir rol oynarlar. İşte kadınların çocuk eğitimindeki rolüne dair bazı önemli noktalar:
Önce çocuk anneye bağlanır ve güven duyar. Duygusal bağ çok güçlüdür. Temel eğitimi aileden daha çok anneden alır. Ailenin değerler eğitimi ile birlikte bu arada annenin çocuğa verdiği duygusal destek onun kendine olan güvenin de pekiştirir. Bağlanma ve güven oluşturma:
Anne, çocuğuyla arasında güçlü bir duygusal bağ oluşturarak, çocuğun güven duygusunun gelişimine katkıda bulunur. Bu bağ, çocuğun gelecekteki ilişkileri ve duygusal sağlığında kadınlar, çocuklarına temel eğitim konularında rehberlik ederler. Okuma, yazma, sayma gibi becerilerin öğrenilmesi, çocuğun gelecekteki öğrenme başarısı için temel oluşturur. Çocuğunun sağlığını korumak ve ona düzenli bakım sağlamakla da sorumludur. Bu, çocuğun fiziksel gelişimi ve sağlığı için kritik bir role sahiptir. En önemli konulardan biri de annenin, çocuğunun sosyal becerilerini geliştirmesine yardımcı olmasıdır. Arkadaşlarla ilişkiler kurma, paylaşma ve başkalarına saygı gösterme gibi sosyal beceriler, anne-çocuk etkileşimiyle şekillenir. Eğlence ve oyunda anne ile başlar. Siz bunca görevi olan kadını eğitmeyip televizyon programlarında kırdırırsanız birbirine, arkadaşının kapısını söken, hakaret eden kadını överseniz, gelin kızları yarıştırıp aşağılarsanız, “Biri bizi gözetliyor” deyip saçma sapan mecralara yönlendirirseniz, modern toplumlardaki gelişim ve pedagoji dışında bırakırsanız o kadınların kolunu bacağını kesmiş ruhunu söndürmüş olursunuz.
Her özel ve tüzel kurumun öncelikli konusudur anne eğitimi. Hayati midir? Evet.