MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Kara Harp Okulu mezuniyet töreninden sonra beş teğmenin Yüksek Disiplin Kuruluna (YDK) sevk edilmesiyle ilgili “Milli Savunma Bakanlığı (MSB) hassas bir bakanlık. Onun verdiği karara saygı duymak gerekir” dedi. Son zamanlarda “Cumhur İttifakı'nda kriz” konusunun gündeme gelmesine yönelik ise “Öküz altında buzağı arayacaklarına gitsinler kendilerine münasip kapak arasınlar, sanıyorum onlar için daha yararlı olacak” ifadelerini kullandı.
Kara Harp Okulu’nun 30 Ağustos’ta düzenlenen mezuniyet töreninde teğmenlerin “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” sloganı atması ve protokolde resmi yemini okuduktan sonra protokolün tören alanından ayrılmasının ardından kılıçlarını çatarak geleneksel yemini okumaları gündem olmuştu.
Başlatılan soruşturma kapsamında Teğmen Ebru Eroğlu, Teğmen İzzet Talip Akarsu, Teğmen Serhat Gündar ve Teğmen Deniz Demirtaş’ın dışında son olarak Teğmen Batuhan Gazi Kılıç’a da "TSK'dan ayırma cezası verilmesi amacıyla'' Yüksek Disiplin Kuruluna sevkine ilişkin tebligat yapıldığı öğrenildi.
Teğmenlerin kılıçlı yeminiyle ilgili gelen soruyu yanıtlayan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “MSB çok hassas bir bakanlıktır. TSK'nın her konuda yetişmesini sağlayan bir kurumdur. Oranın ortaya koyduğu değerlendirmeler dışında sadece sorgulama yoluyla hareket edenlere heves etmemeliyiz. MSB'nin kararına saygı duyuyorum” ifadelerini kullandı.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında İsrail’le ticaret, Cumhur İttifakı’nda krizi iddiaları, “Vakit Tamam“ paylaşımları ve İzmir’de beş kardeşin ölümü gibi konularda konuşan Bahçeli’nin konuşmasından satırbaşları şöyle:
“İsrail'e silah yaptırımları doğrudan hayata geçirilmelidir“
- Sınırlarımızda oynanan oyunların son sahnesi Türkiye üzerinde oynanmak istenmektedir. Sınırlarımızda karanlık oyunlar var. Adaletsiz ve dengesiz güç dağılımı küresel barışı tehdit edecek boyuta geldi. Beyrut ve Gazze'deki soykırıma yenileri eklenmektedir. Katliamların hız kesmeden devam etmesi medeni dünyanın iflas beyannamesi değilse nedir? Zalimlerin hesap vermesi gerekirken hâlâ bir arpa boyu yol alınmaması adaletsizliktir. İnsancıl hukuk ayaklar altındadır. İsrail Siyonist barbarlığı artıyor. Roma statüsü gereğince Filistin'in uluslararası hukuk nezdinde devlet olarak görülmesi nişanesidir. Adalet mutlaka tecelli edecektir. İsrail'e silah yaptırımları doğrudan hayata geçirilmelidir. Türkiye'nin tutumu gayet açıktır.
“İsrail ile ticaret sayfası kapandı“
- Türkiye İsrail ile ticaret sayfasını kapatmıştır. Türkiye-İsrail 2 Mayıs 2024'te tüm ticari anlaşmalarını askıya almıştır. Bu tarihten itibaren hiçbir gümrük beyannamesi açık seçik ortadadır. Bu karalama olsa olsa siyonizme hizmet olur. Türk milleti mazlumların feryatlarına kulak tıkayamaz, soykırım dilini konuşan iblise yoldaşlık edenlere asla seyirci ve sessiz kalamaz.
Cumhur İttifakı'nda ‘kriz’ iddiası
- Son günlerde tartışmaların odağında yer alan bazı açıklamalardan sayın cumhurbaşkanımızın haberi olup olmadığını araştıran aramızda bir anlaşmazlık çıkıp çıkmadığını yorumlayan zevata diyeceğim öz itibariyle şudur; mevzu bahis vatan bayrak millet ve devlete ebet müddetse cumhurbaşkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan arasında hiçbir ayrılığın ve ayrışmanın söz konusu dahi olmayacağını mühürlü kalplere görmeyen gözlere duymayan kulaklara hatırlatmak dava ve vicdan görevidir. Öküz altında buzağı arayacaklarına gitsinler kedilerine münasip kapak arasınlar. Sanırım onlar için daha yararlı olacaktır. Bu sözüm de alayına kapak olacaktır.
İzmir’de beş kardeşin ölümü
- İzmir’in Selçuk ilçesinde elektrikli sobanın devrilmesi neticesinde beş evladımız hayatını kaybetti. Biz uzaklardaki çocukların hakkını hukukunu konuştuğumuz kadar daha doğrusu onlardan daha da öncelikli olmak kaydıyla kendi çocuklarımızı konuşmalı ve dert etmeliyiz. Eşi cezaevinde bulunan annenin geçimini sağlamak amacıyla kapıyı çocuklarının üzerine kilitledikten sonra hurda toplamaya gittiği anlaşılmaktadır. Bu felaketi sadece ekonomik kefeden ele almak yoksulluk ve mağduriyet ekseninde değerlendirmek bizi doğru sonuçlara ulaştırmayacaktır. Sorunlu ailelerin çocuklarını ruhen ve zihnen kazanmak her birini hayata hazırlamak rehberlik ve rehabilite ihtiyaçlarını karşılamakla birlikte çok ciddi bir şekilde gözlemlemek ve takip etmek devletin başlıca vazifeleri arasındadır. Mesele sadece az vermek veya çok vermekle yani maddi ve fiziki yardımlarda bulunmakla sınırlı görülmemektedir. Manevi moral desteklere eş zamanlı olmak kaydıyla ilgiye sevgiye ve sahiplenmeye muhtaç evlatlarımızın devletin müşfik dokunuşlarıyla sağlıklı dengeli ve iç huzuru yakalamış birer dert olmaları mümkündür.
“Vebali hepimizin omuzlarındadır“
- Türkiye Yüzyılı hedeflerinin izinden yürüyorken ilkel şartlara hapsedilmiş çocuklarımıza bir vesile ile tanık olmak bunları göz göre göre kaybetmek maalesef hepimiz adına hüsrandır. Türkiye’de bir çocuk gece yatağa aç giriyor sabah mutsuz ve umutsuz uyanıyorsa bunun vebali hepimizin omuzlarındadır!
“Vakit Tamam“ paylaşımları
- 'Vakit tamamdır, söz konusu vatandır' paylaşımlarımızla neyi amaçladığımızı merak edenlere de, önce vatan nedir onu öğrenmelerini teklif ve temenni ediyorum. Osmanlı devlet ricalinin taktığı sarıkların içinde kefen vardı, ki ölümü unutmasınlar diye. Biz de millet ve ülkü davasına baş koyarken, Cumhur İttifakı’nı kurarken kefenimiz mücadelemizdir dedik, kefenimiz yeminimizdir dedik, vatana duyduğumuz eşsiz sevda ve bağlılığının bir bedeli varsa da seve seve öderiz inancını ve iradesini gösterdik. Milletimizi bölmek için fırsat kollayanlara, bozgunculuk çıkarmak için pusuya yatanlara, yalancılara, talancılara, yabancıların yerli acentesine dönmüş siyasi devşirmelere itibar etmek kendimizi inkârdır.