İzDoğa, İzBeton ve İZULAŞ şirketlerinde bin 30 işçinin işten çıkarılacak olmasına Belediye-İş Sendikası tepki gösterdi. Belediye-İş’ten yapılan açıklamada “Tüm bu yetkisizliklere rağmen işten çıkarılacak işçilerin tüm sorumluluğunun sendikamıza yüklenmesi akla, mantığa, hukuka ve bilime aykırıdır” denildi.
İzmir Büyükşehir Belediyesine (İzBB) bağlı İzDoğa, İzBeton ve İZULAŞ şirketlerinde bin 30 işçinin işten çıkarılacağı yönündeki açıklamanın ardından Belediye-İş Sendikası yazılı bir açıklama yayımladı. Sendika, İzBB Başkanı Cemil Tugay’ın işten çıkarmalardan kendilerini sorumlu tutmasını eleştirerek, “Toplu sözleşmede attığımız imzanın arkasındayız. Haksız ve hukuksuz şekilde işten atılmak istenen üyelerimizin de her zaman yanındayız” dedi.
22 emekçi işten çıkarma tebligatı gönderilecek
Sendikanın açıklamasında, 22 emekçinin arandığı ve işten çıkarılacaklarının tebliğ edileceği belirtildi. Açıklamada şu ifadeler yer aldı:
“Yarın tebliğ için gitmeleri istendi. Aranan tüm arkadaşlarımız sahada emek harcıyor. Cemil Bey, ekonomik anlamda kriz diyor, yüksek maaş diyor ancak zaten temmuz ayının 1’i itibariyle ağır işkolunda çalışan işçilerin maaşları aynı ücrete yükselecek. Kendisi 2 bine yakın işçi alımı yaptı bu süreçte. Cemil Bey, sendikamıza gelip ‘Arkadaşlar bana zarar veriyorsunuz, toplu iş sözleşmesini (TİS) bitirin. Gerekirse ek protokolle istediğinizi vereceğim’ dedi. Şu anda, ‘Benim adaylığım açıklandıktan sonra imzalar atıldı’ diyor ancak kendisi de Karşıyaka Belediyesinde adaylıklar açıklandıktan sonra TİS’i bitirdi.”
Açıklamada Belediye-İş’in İzmir Büyükşehir Belediyesinin yönetiminde, bütçe belirlemesinde, harcama süreçlerinde, işçi alımı ve çıkarımında hiçbir yetkisinin bulunmadığı hatırlatıldı.
Toplu sözleşme Tugay’ın bilgisi dâhilinde imzalandı
Ekonomik koşulların ağırlaştığı bir dönemde sendika olarak üyelerin haklarını koruyan bir sözleşmeye imza attıklarını belirten Belediye-İş, “Gıda enflasyonunun yüzde 100’ü aştığı, ev kiralarının 25 bin TL’ye dayandığı bu dönemde üyelerimizin menfaatini koruyan bir sözleşme imzalamak sorumluluktur. Üstelik bu sözleşmeye Sayın Tugay’ın bilgisi ve işveren sendikasının onayıyla imza atılmıştır” ifadelerini kullandı.
Belediye-İş, toplu sözleşmeye dair kamuoyuna yansıyan rakamların gerçeği yansıtmadığını belirtti. Açıklamada, “İzmir’de yıllardır sendikal haklara sahip bir belediye işçisinin maaşını yüksek gösterip halkın önünde hedef haline getirmek etik değildir. Belediye emekçileri müteahhitler gibi fiyat artışlarına karşı kendini koruyamıyor. Onların ücretleri iki yıllık toplu sözleşmelere göre ve TÜİK’in resmi enflasyon verileriyle belirleniyor” denildi.
“Belediye işçisi yoksulluğun sorumlusu değildir”
Açıklamada, “Eşit işe eşit ücret” iddiasıyla yapılan eleştirilerin gerçeği yansıtmadığı ifade edildi. Belediye işçilerinin, yaşanan ekonomik krizlerin ve gelir adaletsizliklerinin sorumlusu gösterilmesinin doğru olmadığı vurgulandı. “Belediye işçisi, ülkedeki yoksulluğun ya da muhalefete yönelik mali sıkıştırmaların sorumlusu değildir” denilerek eleştirilere tepki gösterildi.
Belediye-İş, üyelerinin haklarını her koşulda koruyacağını yineledi. Açıklamanın sonunda şu ifadelere yer verildi:
“Sendikamız, toplu sözleşmede attığı imzanın arkasındadır. Haksız ve hukuksuz şekilde işten atılmak istenen üyelerimizin her zaman yanındadır, yanında olmaya da devam edecektir.”