Belki Sorun Sende Değil, İçinde Bulunduğun Topraktadır

Abone Ol

Canım Kadın,

Hayat bazen bize acımasız bir oyun oynar.

Bir şeyler yolunda gitmediğinde, bir ilişki yürümediğinde, kendimizi yetersiz hissettiğimizde ya da ne kadar çabalarsak çabalayalım ilerleyemediğimizde ilk baktığımız yer kendimiz olur.

“Ben nerede hata yaptım?”

“Neyi eksik yapıyorum?”

“Neden başaramıyorum?”

“Neden mutlu olamıyorum?”

Ve çoğu zaman suçlu sandalyesine kendimizi oturturuz.

Oysa bazen mesele senin yeterince güzel, yeterince güçlü, yeterince zeki ya da yeterince iyi olmaman değildir.

Bazen mesele, büyümeye çalıştığın ortamdır.

Bir çiçeğin açabilmesi için güneşe, suya ve uygun toprağa ihtiyacı vardır. Çiçek bütün potansiyelini içinde taşısa bile eğer sürekli karanlıkta kalıyorsa, susuz bırakılıyorsa ya da kökleri sıkışmışsa açması zorlaşır.

İnsan da böyledir.

Sürekli eleştirildiğin bir yerde özgüven geliştiremezsin.

Değerinin görülmediği bir yerde kendini sevmekte zorlanırsın.

Sürekli tüketildiğin bir ilişkide huzur bulamazsın.

Hep veren taraf olduğun bir düzende güçsüz hissetmeye başlarsın.

Ve sonra dönüp aynaya bakarsın.

Oysa aynada gördüğün şey sorun değil, sadece yorgunluktur.

Canım Kadın,

Bazen hayatındaki her şeyi düzeltmeye çalışıyorsun ama asıl değişmesi gereken şey çevren oluyor.

Çünkü yanlış insanların arasında kendini anlatmaya çalışmak, kurak toprağa tohum ekmeye benzer.

Ne kadar uğraşırsan uğraş, aynı sonucu alırsın.

Bazı kadınlar yıllarca kendilerini değiştirmeye çalışırlar.

Daha sabırlı olmaya…

Daha anlayışlı olmaya…

Daha fedakâr olmaya…

Daha güçlü görünmeye…

Ama bir türlü mutlu olamazlar.

Çünkü sorun karakterlerinde değil, sürekli enerjilerini tüketen koşullardadır.

Kendine şu soruyu sorman gerekir:

“Ben gerçekten gelişemiyor muyum, yoksa gelişmemi engelleyen bir ortamın içinde mi kalıyorum?”

Bu çok önemli bir sorudur.

Çünkü bazen çözüm daha fazla çabalamak değil, bulunduğun yeri yeniden değerlendirmektir.

Unutma;

Bazı insanlar yanında çiçek açtırır.

Bazıları ise solar hale getirir.

Bazı ortamlar sana güç verir.

Bazıları ise senden güç çeker.

Ve bunu fark etmek zayıflık değil, bilgeliktir.

Küçük Bir Farkındalık Egzersizi

Bugün bir kâğıt al ve iki sütun oluştur.

Birinci sütuna:

"Bana iyi gelen insanlar ve ortamlar"

İkinci sütuna:

"Beni sürekli yoran insanlar ve ortamlar"

başlığını yaz.

Sonra dürüstçe doldur.

Kimlerin yanında kendin gibi hissediyorsun?

Kimlerle konuştuktan sonra enerjin yükseliyor?

Kimlerin yanında sürekli kendini ispat etmek zorunda kalıyorsun?

Kimler seni olduğun halinle kabul ediyor?

Bu liste sana hayatınla ilgili çok önemli şeyler gösterecek.

Çünkü bazen iyileşmenin ilk adımı, neyin seni hasta ettiğini fark etmektir.

Her solgunluk eksiklik değildir.

Her yorgunluk başarısızlık değildir.

Her duraksama güçsüzlük değildir.

Bazen sadece yanlış yerde çok uzun süre kalmışsındır.

Kendini suçlamadan önce çevrene bak.

Kendini yargılamadan önce koşullarını gözden geçir.

Ve unutma;

Sen açmayı unutmuş bir çiçek değilsin.

Belki de sadece daha fazla ışığa, daha fazla sevgiye, daha fazla anlayışa ihtiyaç duyuyorsun.

Kendine biraz şefkat göster.

Köklerini besle.

Seni küçülten değil, büyüten yerlere yönel.

Çünkü doğru ortamı bulduğunda, çiçek açmak sandığından çok daha doğal olacaktır.

Bugün bu yazıyı ihtiyacı olduğunu düşündüğün ya da çok sevdiğin bir kadına gönder. Belki onun da kendisini suçlamayı bırakıp, içinde bulunduğu toprağa bakmaya ihtiyacı vardır.