Bir Yere Ait Hissedememek de Bir Yaradır

Abone Ol

Canım Kadın,

Hiç fark ettin mi?

Bazı insanlar yeni bir eve taşınır ama aylar geçse de koliler açılmaz.

Duvarlar boş kalır.

Perdeler ertelenir.

Bir köşe hep eksik kalır.

Dışarıdan bakan biri bunu üşengeçlik sanabilir.

Oysa bazen mesele tembellik değildir.

Bazen mesele, sinir sisteminin hâlâ "Burada güvende miyim?" diye sormasıdır.

Çünkü insan, sadece yaşadığı eve değil; hissettiği güvene yerleşir.

Eğer geçmişinde sevgi bir gün var olup ertesi gün yok olduysa...

Eğer huzur bir anda korkuya dönüştüyse...

Eğer değer görmek ile değersiz hissettirilmek arasında gidip geldiyse...

Zihnin bir şey öğrenir:

"Hiçbir yere tam bağlanma."

İşte bu yüzden bazı insanlar hep gitmeye hazır yaşar.

Valizi görünmezdir ama hep kapının yanındadır.

Kalbi sever ama temkinlidir.

Bir yere alışır ama tam yerleşemez.

Çünkü ait olmak, onun için huzurdan çok risk anlamına gelir.

Canım Kadın,

Travma bazen sadece acı bir anı değildir.

Travma, bedenin tehlike geçtiği halde hâlâ alarmda kalmasıdır.

Bu yüzden geçmişte sürekli tetikte yaşadıysan, bugün her ihtimali hesaplıyor olabilirsin.

Kimse bir şey söylememişken alınabilirsin.

Her sessizliği bir terk ediliş sanabilirsin.

Mutlu olduğunda bile "Acaba ne zaman bozulacak?" diye düşünebilirsin.

Bu zayıflık değildir.

Bu, sinir sisteminin seni korumaya çalışırken yorulmuş halidir.

Ama güzel bir haberim var Canım Kadın...

Sinir sistemi öğrenebilir.

Ve öğrendiği gibi yeniden de öğrenebilir.

Kendine güvenmeyi...

Bir evi gerçekten yuva gibi hissetmeyi...

Bir ilişkiye korkmadan emek vermeyi...

Ve en önemlisi...

Kaçmadan da güvende kalabileceğini...

Şimdi küçük bir egzersiz yapalım.

Bulunduğun odanın içinde yavaşça etrafına bak.

Sana huzur veren üç eşya seç.

Sonra elini kalbine koy ve bulunduğun yere bakarak şu cümleyi üç kez söyle:

"Şu an güvendeyim. Buradayım. Gitmek zorunda değilim."

İlk başta sadece bir cümle gibi gelebilir.

Ama tekrar ettikçe bedenin de bunu duymaya başlayacaktır.

Ve unutma Canım Kadın...

Ait hissetmek, bir eve sahip olmak değildir.

Kendini sürekli kaçmaya hazırlamadan yaşayabilmektir.

Kök salmak cesaret ister.

Ama en güçlü ağaçlar da bir zamanlar rüzgârdan korkan küçücük fidelerdir.

Sen de yavaş yavaş, güvene kök salabilirsin.

Çünkü geçmişin seni şekillendirmiş olabilir.

Ama geleceğini belirlemek zorunda değildir.

Bugün bu yazıyı ihtiyacı olan ya da sevdiğin de olabilir bir kadına gönder.