Resmi Gazete’de yayımlanan ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasını taşıyan kararla, finansal yeniden yapılandırma uygulamasının süresi iki yıl daha uzatıldı. Böylece ekonomik dalgalanmalar nedeniyle ödeme güçlüğü yaşayan firmalara yeni bir nefes alma imkânı sağlandı.
Uygulama süresi 2027 sonuna kadar devam edecek
Karara göre, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun geçici 32’nci maddesi, 28 Aralık 2025 tarihinde sona erecekken, yapılan düzenlemeyle 28 Aralık 2027’ye kadar uygulanmaya devam edecek. Bu madde, bankalar ile finansal kiralama, faktoring ve finansman şirketlerine borcu bulunan işletmelerin yeniden yapılandırma kapsamına alınmasına olanak tanıyor.
Amaç: Firmaların ayakta kalması ve istihdamın korunması
Finansal yeniden yapılandırma sistemi; borçlu şirketlerin ödeme gücünü yeniden kazanmasını, faaliyetlerini sürdürmesini ve istihdama katkı sağlamaya devam etmesini hedefliyor. Uygulamanın çerçevesi, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) tarafından belirlenen yönetmelikler ve Çerçeve Anlaşmalar ile düzenleniyor. Sürenin uzatılması yetkisi ise Cumhurbaşkanı’na ait.
Kimler yararlanabilecek?
İflasına karar verilmiş borçlular hariç olmak üzere, çerçeve anlaşmayı imzalayan bankalar ve finansal kuruluşlara borcu bulunan tüm ticari işletmeler, yeniden yapılandırma için başvuruda bulunabilecek.
Sağlanan kolaylıklar neler?
Finansal yeniden yapılandırma kapsamında firmalara birçok seçenek sunuluyor. Bunlar arasında:
• Kredi vadelerinin uzatılması
• Kredilerin yenilenmesi
• İlave kredi kullandırılması
• Anapara, faiz, temerrüt faizi ve kâr paylarında indirim yapılması veya bunlardan vazgeçilmesi
• Alacakların kısmen ya da tamamen şirkete ortaklık payına dönüştürülmesi
• Borçların ayni veya nakdi bedelle tasfiye edilmesi
• Alacakların devri veya bilanço dışına çıkarılması
• Vergisel avantajlar
gibi uygulamalar yer alıyor.
Başvuru süreci nasıl işliyor?
Yeniden yapılandırmadan yararlanmak isteyen firmaların, detaylı ödeme planı ve nakit akışı projeksiyonu içeren bir fizibilite raporu hazırlaması gerekiyor. Bu belgelerle birlikte, çerçeve anlaşmaya imza atmış en fazla borcun bulunduğu ilk üç alacaklı kuruluştan birine başvuru yapılabiliyor. Başvurunun reddi halinde ise alacaklılar konsorsiyumu devreye girerek oylama süreci işletilebiliyor.
Uzmanlara göre, sürenin iki yıl daha uzatılması özellikle KOBİ’ler ve yüksek kredi borcu bulunan şirketler açısından önemli bir güvence oluştururken, finansal sistemde olası risklerin de kontrol altında tutulmasına katkı sağlayacak.