Ben bu İzmir müteahhitlerine taktım, dedim ya...
30 yıldır bu işin içindeyim. Ben böyle talan, ben böyle rahat yağmalama görmedim.
“Devletin malı deniz, yemeyen keriz.” derlerdi. “Yok, olmaz; bu kadar vatan haini olmaz.” diye düşünürdüm.
365 gün boyunca, her gün tek tek ayrı ayrı yazsam bunlar bitmez.
Medya grubumuzu taşıdığımız bölgede, her gün önünden geçtiğim bir inşaat firmasının iki yılı aşkın süredir devam eden inşaatını takip ediyorum.
İnşaat yapılır, katma değer üretilir, iş gücü sağlanır; bunlar takdir gören şeylerdir.
Ürettiğiniz yapıları istediğiniz rakama satarsınız, buna kimse karışmaz. Kente görsel bir değer katabilirsiniz. Binalarınızın üzerine kocaman kocaman adınızı yazan tabelalar koyar, marka değerinizi artırırsınız. Bunlara okey, helali hoş olsun.
Ama benim devletime zarar verirseniz, benim devletimin arkasından dolaşarak puan almaya kalkarsanız ben de kamu yararına olan yazımı yazarım kardeşim.
Üstüne üstlük, benim devletimin işini bildiğini sanan yöneticileri bunlara çanak açarsa hiç affetmem. Yazdığım yazıların suç duyurusu olması için sonuna kadar savaşırım.
Şimdi o bürokrata sesleniyorum:
DEVLET ARAZİSİNDE YILLARA YAYILAN KULLANIM
Borçlar, ecrimisil ve tahliye soruları...
Devlet arazisini, komşu parselde inşaat yapan müteahhit tarafından yıllara yayılan şekilde kullanıldığı, devletin kendi resmî yazışmalarına yansıdığı hâlde...
Resmi Belgelenmiş kullanımın 2022 yılında bürokrat tarafından fark edildiğini, daha sonra şirkete farklı tarihlerde “kısa dönem kiralama” yapıldığını, bazı dönemlerde kullanım bedellerinin ödenmediğinin bildirildiğini ve ayrıca 1.645,81 metrekarelik izinsiz kullanım için 839.363,10 TL ecrimisil çıkarıldığını gösterdiği hâlde...
BÜROKRAT, DURUMU 2022’DE TESPİT ETTİ
Bürokrat, 22 Ağustos 2022 tarihli resmî yazısında, müteahhit firmanın komşu parselde yürüttüğü inşaat nedeniyle oluşturduğu çevrelemenin devlete ait taşınmazın sınırını yaklaşık beş metre aşmış olabileceğini ilgili birime bildirdiği hâlde...
Böylece bu resmî kurumun, kendi taşınmazındaki kullanımdan veya sınır aşımından en geç Ağustos 2022 itibarıyla haberdar olduğu anlaşılıyor.
Müteahhit firma, daha sonra 7 Ekim 2022 tarihinde devlete ait alanı kiralamak için talepte bulunuyor.
Mülk sahibi Resmî kurum, 17 Kasım 2022 tarihli yazısıyla yaklaşık 748,67 metrekarelik alanı, 1 Aralık 2022 ile 31 Ağustos 2023 tarihleri arasında dokuz aylığına, kısa dönem kiralama yöntemiyle şirkete veriyor.
Bu dönem için belirlenen toplam kullanım bedeli 137.619,27 TL mi?
Burada cevaplanması gereken ilk soru şu:
Resmi Kurumun Ağustos 2022’de tespit ettiği fiilî kullanım ile 1 Aralık 2022’de başlayan kiralama arasındaki dönem için herhangi bir kullanım bedeli veya ecrimisil tahakkuk ettirildi mi?
DOKUZ AY BİTTİ, YENİDEN DOKUZ AY KİRALANDI
İlk kiralama, 31 Ağustos 2023 tarihinde sona eriyor.
Ancak alan, bu kez 1 Eylül 2023 ile 31 Mayıs 2024 tarihleri arasında yeniden dokuz aylığına müteahhit firmaya kiralanıyor.
Belgelere göre, bu ikinci dönemde 744,48 metrekarelik alan için aylık KDV hariç 13.530 TL kullanım bedeli mi belirlendi?
Böylece “kısa dönem kiralama” olarak başlayan kullanım, art arda yapılan kiralamalarla devam ediyor.
Bu durum karşısında, kamuya ait ve İzmir’in değerli bölgelerinden birinde bulunan bu taşınmazın neden sürekli aynı şirketin kullanımında kaldığını soruyorum.
Peşkeş bitmiyor...
2024’TE YENİ BİR ALAN DAHA KİRALANIYOR
Müteahhit firma, 18 Ocak 2024 tarihli dilekçesiyle, inşaat nedeniyle emniyet alanına ihtiyaç duyduğunu belirterek yeni bir kiralama talebinde bulunuyor.
Kurum, bu kez 802,67 metrekarelik alanı 1 Nisan 2024 ile 1 Temmuz 2024 tarihleri arasında üç aylığına kiralıyor.
Aylık bedel, KDV hariç 22.475 TL olarak belirleniyor.
Ancak kurumun daha sonraki yazıları, kira süreleri sona ermesine rağmen taşınmazın kullanımının devam ettiğini gösteriyor.
Daha çok belge var da...
Ben bugün, benim devletimin bürokratına cevap hakkı vermek için makamını aradım ve bana dönmesi için telefon numaramı bıraktım.
Dönmediği için buradan soruyorum:
BENİM DEVLETİME AİT BU DEĞERLİ KAMU TAŞINMAZI NEDEN YILLARCA AYNI ŞİRKETİN KULLANIMINDA KALDI?
Ve daha önemlisi:
BENİM DEVLETİMİN TÜM ALACAKLARI TAHSİL EDİLDİ Mİ?
Farkındaysanız hep “benim devletim” diyorum. Bu müteahhit ile bürokratın devletleri farklı sanırım!