İzmir’de son günlerde kamuoyunda tartışılan vakıf taşınmazlarının tescili ve İzmir Limanı’nın işletme devri sürecine ilişkin AK Parti İzmir Milletvekili Şebnem Bursalı Aksoy açıklama yaptı. Bursalı Aksoy, 1 Mart 2026 tarihinde yaptığı açıklamada sürecin hukuki olduğunu ve kamuoyunun yanıltıldığını savundu.
Bursalı Aksoy, İzmir Büyükşehir Belediyesi yönetimini eleştirerek “Haberimiz yoktu” yönündeki açıklamaların gerçeği yansıtmadığını öne sürdü.
Vakıf taşınmazları sürecinin hukuki olduğu vurgulandı
AK Partili Bursalı Aksoy, İzmir Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nün 3 bin 800 taşınmazı ve 2 binden fazla kiracısı bulunduğunu belirterek kiralamaların mevzuat çerçevesinde ihale usulüyle yapıldığını söyledi.
Taşınmazların mülkiyet meselesi olduğunu ifade eden Bursalı Aksoy, Osmanlıca tapu kayıtları, arşiv belgeleri ve vakfiye incelemeleriyle vakıf bağlantısının tespit edildiğini ve tescil işlemlerinin mevzuata uygun şekilde tamamlandığını dile getirdi.
Egemenlik binası ve tebhrhane tescil süreci
Bursalı Aksoy, Konak Tepecik Mahallesi’nde yer alan Tebhirhane niteliğindeki taşınmazın 12 Aralık 2024’te Bayezid Baba Vakfı adına, “Egemenlik Binası” olarak bilinen taşınmazın ise 12 Ocak 2026’da Yakub Bey Camii Vakfı adına
Tescil işlemlerinin ardından belediyeye resmi bildirim yapıldığını belirten Bursalı Aksoy, sürecin 5737 sayılı Vakıflar Kanunu kapsamında yürütüldüğünü ifade etti.
İzmir Limanı devri tartışmasına yanıt
Bursalı Aksoy, İzmir Limanı’nın işletme devrine ilişkin eleştirilere de yanıt vererek işletme devrinin mülkiyet devri anlamına gelmediğini söyledi. Limanın İzmir ve Türkiye ekonomisine hizmet etmeye devam edeceğini belirten Bursalı Aksoy, amaçlarının limanın kapasitesini ve rekabet gücünü artırmak olduğunu kaydetti.
CHP yönetimine hizmet eleştirisi
Açıklamasında İzmir Büyükşehir Belediyesi’ni eleştiren Bursalı Aksoy, altyapı, su kayıp kaçakları ve temizlik hizmetlerine ilişkin eleştirilerde bulundu. Bursalı Aksoy, “İzmir’e sahip çıkmak istiyorsanız hizmet üretin” ifadelerini kullandı.
Hukuki sürecin devam ettiğini belirten Bursalı Aksoy, tartışmaların ideolojik değil hukuki zeminde yürütülmesi gerektiğini vurguladı.