Çemberin Birleştirdiği Köy

Abone Ol

Ege’de bir köy hayal edin; tepelerin ve zeytinliklerin arasına gizlenmiş ne denize kıyısı var ne de anayolun tam yanı başında… Dayanışma içinde dünyada iz bırakmak her köyün harcı değildir. Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü tarafından "En İyi Turizm Köyü" unvanına layık görülen Barbaros böyle bir yer. Ancak bu unvan, tesadüflerle değil, kökleri derinlere uzanan bir toplumsal mirasa dayanıyor.

Eski adıyla Sıradam, köylünün anlatımıyla adını Barbaros Hayrettin Paşa’dan alan bu topraklar, tarih boyunca bedel ödemiş ve üretmiş. Çanakkale Savaşı’nda Urla’nın en çok şehit veren köyü olan Barbaros, aynı zamanda Cumhuriyet’in aydınlanma meşalesini en önde taşıyan, bölgenin en çok Köy Enstitülü mezununu ve öğretmenini yetiştiren aydınlık bir hafızaya sahip. O kadar ki, geçmişte farklı ideolojilere sahip köylülerin köy meydanındaki kahvehaneleri ayrı olsa dahi konu Cumhuriyet Bayramı olduğunda akan sular durur; davullar çalınır, köy ürünleri meydanda paylaşılır ve o kahveler meydanda aynı coşkuda birleşirmiş.

Ancak zamanla tarlada koruncak ürün azalınca "oyuklar" (korkuluklar) işlevsiz kalmış, tarımsal üretim gerilemiş ve gelenekler zayıflamaya başlamış. Üreticiyi yeniden toprağa teşvik etmek ve köye canlılık katmak amacıyla başlatılan hareketle, tarlada yalnız kalan oyuklar bu nedenle sokaklara indi; Barbaros’ta yerel üretimin ve imecenin simgesi haline geldi. 21-22-23 Ağustos tarihlerinde Barbaros sokakları, bu seneki teması "Çember" (Yazma) olarak düzenlenen Oyuk Festivali sayesinde yine şenlenecek. Festivalin çıkış noktası, köylünün 'Yere diken yerinmez' diyerek toprağa ve üretime yeniden sahip çıkma arzusu.

Barbaros’un dayanışma kültürü, doğayla kurduğu bağda da kendini gösteriyor. Geçmişte yaşanan susuzluğun simgesi olan tarihi su kuyuları, bugün köyde yürütülen su bilinci ve iklim farkındalığı çalışmalarına temel oluşturuyor. Üstelik tüm bu çabalar sadece yerli halkla sınırlı değil. Barbarosluların diliyle 'Mal mala uymaz, insan insana uyar' misali; İstanbul gibi büyükşehirlerden gelip köye yerleşen Barbaroslular ile yerli halk, tüm festival ve kalkınma projelerini omuz omuza yürütüyor.

Barbaros; bugün festivalinin ötesinde açık hava sineması, sanat galerisi ve kooperatifiyle kültürü ve üretimi gündelik hayatın parçası kılan, yaklaşık 700 yıllık bir Ege köyü. Kınasından düğün yürüyüşüne kadar köy ritüellerini meydanlara taşıyan bu dayanışmaya tanıklık etmek isteyen herkesi festivalde buluşmaya bekliyor.