CHP’li Kılıç, Yüreğir Belediye Meclisi’nin iradesinin ve hukukun üstünlüğünün korunması gerektiğini vurgulayarak şöyle konuştu:
“Bugün burada bir belediye başkan vekilliği seçimini konuşmak için değil, Yüreğir’in iradesine ve hukuka sahip çıkmak için bulunuyoruz. Çünkü mesele bir koltuk meselesi değildir. Mesele çok daha vahimdir; mesele demokrasi ve hukukun katledilmesidir.
Önce gelin, bu sürecin nasıl başladığını hep birlikte hatırlayalım. Çünkü bugün yaşananları anlamak için Yüreğir’de bugüne kadar ne olduğunu bilmek gerekiyor. Belediye Başkanımız Ali Demirçalı’nın geçici olarak görevden uzaklaştırılmasının ardından, Belediye Meclisi başkan vekilini seçmek üzere toplandı.
İlk seçim 29 Nisan’da yapıldı. Seçimin ilk turunda sonuç çıkmadı. İkinci turda da sonuç çıkmadı. Üçüncü turda ise Cumhuriyet Halk Partisi’nin adayı Cafer Boyraz 21 oy aldı ve başkan vekili seçildi. Yani Yüreğir Belediye Meclisi iradesini ortaya koydu. Fakat bu seçime itiraz edildi. Yapılan itiraz sonucunda mahkeme, seçim sürecinde usulsüzlük bulunduğu gerekçesiyle seçimin üçüncü turunun yenilenmesine karar verdi. Bunun üzerine Belediye Meclisi 31 Temmuz’da yeniden toplandı. Bu kez üçüncü turda AK Parti’nin adayı 19 oy, CHP’nin adayı Cafer Boyraz ise 18 oy aldı. Üçüncü turda 20 oy çıkmadığı için seçim dördüncü tura kaldı. Dördüncü turda en fazla oyu alan aday seçilecekti. Cafer Boyraz 19 oy, rakibi ise 17 oy aldı. Ve Cafer Boyraz yeniden Yüreğir Belediye Başkan Vekili seçildi.
Şimdi bugün tartıştığımız mesele tam olarak burada başlıyor. Ve dün hukuk katledilerek bir karar verildi diyemeyiz, bir karar çıkartıldı diyelim. Neymiş? Belediye başkanı görevden uzaklaştırıldığı için üye tam sayısı 37’ymiş, salt çoğunluk da 19’muş ve üçüncü turda bu sayıya ulaşıldığı için AK Parti’nin adayı başkan vekili seçilmişmiş. Tam bir hukuk katliamı, tam bir adrese göre karar!
Arkadaşlar, Belediye Meclisi Çalışma Yönetmeliği açık: Belediye başkanı da meclis üye tam sayısına dahildir.
Yani 37 artı 1… 38!
38’in salt çoğunluğu kaç?
20!
19 değil, 20!
Geçici olarak görevden uzaklaştırılan Belediye Başkanımız Ali Demirçalı üye tam sayısından çıkarıldı. Bir anda 38, 37 oldu. 38’in salt çoğunluğu olan 20 de 19 oldu. Şimdi buradan açıkça soruyorum:
Hangi kanun değişti? Hangi madde değişti? Hangi matematik değişti?
Yoksa sadece siyasi sonuç mu değiştirilmek istendi?
Bizim itirazımız tam olarak budur!
Çünkü hukuk sonuca göre hesaplanmaz.
Hukuk kişiye göre değişmez.
Hukuk partiye göre değişmez.
Hukuk şehre göre değişmez!
Üstelik burada çok önemli bir gerçek var.
Ali Demirçalı görevden geçici olarak uzaklaştırılmıştır.
Belediye başkanlığı sıfatı ortadan kalkmış değildir. Ne oldu, belediye başkanı makamını mı kaldırdınız?
Danıştay kararları açık açık söylüyor!
Bırakın geçici uzaklaştırmayı, belediye başkanının hayatını kaybettiği durumda bile meclis üye tam sayısının değişmeyeceğine karar verilmiş.
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu da belediye başkanlığı veya meclis üyeliklerindeki boşalmaların üye tam sayısını değiştirmeyeceğini açıkça ortaya koymuş.
Şimdi soruyorum:
Başkan hayatını kaybettiğinde bile üye tam sayısı değişmiyorsa, geçici olarak görevden uzaklaştırıldığında nasıl değişiyor?
Bunun cevabını istiyoruz!
Ama mesele sadece Yüreğir de değil.
Üsküdar’da tutuklu üyeler olmasına rağmen üye tam sayısı düşürülmedi.
Üçüncü turda gerekli salt çoğunluk bulunamayınca dördüncü tura geçildi.
Etimesgut’ta da aynı şekilde tutuklu üyeler olmasına rağmen üye tam sayısı esas alındı.
Şimdi soruyoruz:
Üsküdar’da başka hukuk, Etimesgut’ta başka hukuk, Yüreğir’de başka hukuk mu var?
Olmaz!
Hukuk Ankara’da başka, İstanbul’da başka, Adana’da başka uygulanamaz!
Adanalının suçu günahı ne? Neden onun seçtiği partiye, başkana saygı duymuyorsunuz? Devlet baba Adanalıyı üvey evlat mı görüyor?
Aynı Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde aynı kanun nasıl olur da siyasi sonuca göre farklı yorumlanır?
‘Benim adayım seçilsin de nasıl seçilirse seçilsin’ anlayışını kabul etmiyoruz. ‘Her yol mubah’ anlayışını kabul etmiyoruz.
Önce kuralı koyup, sonuç istediğiniz gibi çıkmayınca kuralı değiştiremezsiniz.
Önce 38 deyip sonra işinize gelmediğinde 37 diyemezsiniz. Önce 20 deyip sonra sonuç değişsin diye 19 diyemezsiniz. Hukuk, siyasi sonuca ulaşmak için eğilip bükülecek bir araç değildir. Sandıkta istediğiniz sonuç çıkmadığında başka bir hesap yapamazsınız. Çünkü demokrasi sadece kendi adayınız kazandığında demokrasi değildir. Hukuk da sadece işinize geldiğinde hukuk değildir. Bizim mücadelemiz tam olarak bunun içindir. Yüreğir’in iradesi kişisel hesaplara kurban edilemez. Hukuk siyasi hesaplara göre değiştirilemez.
Biz ayrıcalık istemiyoruz. Biz sadece eşitlik istiyoruz! AK Partiliye başka, CHP’liye başka hukuk istemiyoruz. İktidardakine başka, muhalefettekine başka hukuk istemiyoruz. Adana’ya başka, İstanbul’a başka, Ankara’ya başka hukuk istemiyoruz.
Herkese aynı hukuku istiyoruz!
Değerli Yüreğirliler;
Şunu özellikle bilmenizi isterim: Bizim mücadelemiz bir koltuk mücadelesi değildir. Bizim mücadelemiz sizin oyunuza sahip çıkma mücadelesidir.
‘Ben sandığa gittim, oyumu verdim. Benim iradem neden yok sayılıyor?’ diyen Yüreğirlinin mücadelesidir. Çünkü demokrasi sadece sandıkta oy kullanmak değildir. Demokrasi, sandıkta verdiğiniz oyun hukuk tarafından korunmasıdır! Avukatlarımız gerekli itirazları yapıyorlar. Bölge İdare Mahkemesi’ne başvurdular.
Şimdi beklentimiz açık:
Hukuk birliği yeniden tesis edilsin. Çelişki ortadan kaldırılsın. 38 yeniden 38 olarak görülsün. 20 yeniden 20 olarak hesaplansın. Çünkü hukuk matematiği siyasi sonuca göre değiştirilemez!
Buradan bir kez daha söylüyorum: 19, 20 değildir! Ne kadar isterseniz isteyin değildir. Hangi siyasi sonucu hedeflerseniz hedefleyin değildir. Hukuk izin vermediği sürece 19’u 20 yapamazsınız; 20’yi de 19’a indiremezsiniz!
Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak Yüreğir’in iradesine sahip çıkacağız. Sandıkta verilen oyun hakkına sahip çıkacağız. Hukukun üstünlüğüne sahip çıkacağız. Ve herkes için eşit hukuk istemeye devam edeceğiz. Çünkü bu belediye sizin belediyenizdir. Bu belediye Yüreğirlinin evidir! Bu belediyeyi siz bize emanet ettiniz. Biz de o emanete sahip çıkacağız. Yüreğir’in iradesini hiç kimseye teslim etmeyeceğiz!
Buradan açıkça söylüyoruz:
Yüreğir burada!
Adana burada!
Cumhuriyet Halk Partisi burada!
Ve biz buradayız.
Emanetinize sahip çıkacağız.
İradenize sahip çıkacağız.
Hukuka sahip çıkacağız!
Bu belediye sizin evinizdir.
Bu belediye bize emanetinizdir.
Ve söz veriyoruz:
Emanetinize de, iradenize de, hukuka da sonuna kadar sahip çıkacağız!
Yüreğir sizin!
Belediye sizin!
Karar sizin!
İrade sizin!
Bizim istediğimiz çok açık:
Hukuk kişiye göre değişmeyecek.
Partiye göre değişmeyecek.
Şehre göre değişmeyecek.
Siyasi sonuca göre hiç değişmeyecek!
Adana’ya bu kaçıncı zulüm?
Zeydan Başkan’dan Adanalıyı koparmaya çalışıyorsunuz, başaramayacaksınız. Ali Başkan’dan Yüreğirliyi koparmaya çalışıyorsunuz, başaramayacaksınız. Cumhuriyet Halk Partisi’ni Adana’dan koparmak istiyorsunuz, başaramayacaksınız. Bu zulme sessiz kalmayacağız. Sonuna kadar tüm hukuki yollara başvuracağız.