CHP İzmir'de kendi kalesini yıkıyor

Abone Ol

CHP Genel Merkezi tarafından İzmir İl Başkanı olarak atanan Utku Gümrükçü'nün göreve başlama görüntülerini izledim.
Üzüldüm...
Çünkü ortada bir devir teslimden çok, adeta bir hesaplaşma havası vardı.
Birileri hırsını kontrol edememiş olacak ki duvardaki fotoğraflar indiriliyor, parçalanıyor. Makam odası bir siyasi partinin il başkanlığı değil de fethedilmiş bir kale görüntüsü veriyor. Başkan koltuğuna oturuyor ama çevresindekilerin heyecanı başkandan daha büyük. Kimileri makam masasına çıkıyor, kimileri sloganlar atıyor.
İnsan ister istemez soruyor:
Bu nasıl bir öfke?
Bu nasıl bir kin?
Bu nasıl bir intikam duygusu?
Atılan sloganlara, sergilenen tavırlara bakınca insanın aklına siyasi bir görev değişimi değil, sanki yüzyıllardır süren bir savaşın son sahnesi geliyor.
Oysa ortada yenilen de CHP'li, kazanan da CHP'li...
Peki bu görüntüler kime karşı?
Düne kadar aynı partinin çatısı altında omuz omuza siyaset yaptığınız insanlara mı?
Şimdi asıl soru şu:
Yarın seçim meydanlarına çıktığınızda İzmirlilere ne anlatacaksınız?
"Düne kadar sizi yönetenler yanlış insanlardı, şimdi doğrular geldi" mi diyeceksiniz?
"Düne kadar yönetenler kötüydü, şimdi iyiler geldi" mi diyeceksiniz?
Eğer bunu söylerseniz, yıllardır yönettiğiniz belediyelerin ve teşkilatların hesabını da vermek zorunda kalırsınız.
Çünkü bir siyasi partiyi en çok yıpratan şey rakibinin eleştirisi değil, kendi içinden yükselen suçlamalardır.
Bugün birbirine hain diyenler, yarın seçmenden güven bekleyemez.
Bugün birbirini hırsızlıkla, yanlış yapmakla itham edenler, yarın halka birlik ve beraberlik masalı anlatamaz.
Bu nedenle CHP'nin duayen isimlerinden Yüksel Çakmur'un yıllar önce söylediği söz bugün her zamankinden daha anlamlı:
"Kavgalı eve kimse kız vermez."
Siyasette de böyledir.
Sürekli kavga eden, sürekli birbirini yiyen, sürekli hesaplaşan bir yapıya seçmen güven duymaz.
İzmir seçmeni sanıldığı kadar duygusal değil; aksine son derece dikkatli ve hafızası güçlüdür. Her görüntüyü kaydeder, her sözü not eder ve günü geldiğinde sandıkta kararını verir.
Bugün makam masalarına çıkanlar...
Bugün fotoğrafları parçalayanlar...
Bugün zafer naraları atanlar...
Belki o an kendilerini güçlü hissediyor olabilirler.
Ama siyasette asıl fotoğraf seçim gecesi çekilir.
İşte ben o geceyi merak ediyorum.
Çünkü bugün yaşananlar bana bir kehaneti değil, tarihin defalarca gösterdiği bir gerçeği hatırlatıyor:
Kendi içinde kavga eden partiler, rakiplerinden önce kendilerini tüketirler.
Ve gün gelir, yıkılan kale dışarıdan değil içeriden açılan kapılar yüzünden düşer.
Son söz: Bu CHP ilk yerel seçimde İzmir’de üçüncü parti olursa büyük başarı kazanmış olur.