CHP KİMLİĞİNİ Mİ UNUTTU?

Abone Ol

Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde milyonlarca emekliyi ilgilendiren maaş düzenlemesi konuşuluyor.
En düşük emekli aylığının 20 bin liradan 23 bin liraya çıkarılması tartışılıyor.
Pazarda soğanın kilosu 80 liraya dayanmış. Patates 50 lirayı aşmış. Bir zamanlar "Menemen soğanlı mı olur, soğansız mı?" tartışması yapılırdı. Bugün emekli de, asgari ücretli de yapabildikleri yemeklerin hiç birine koyacak soğanı alamıyor.
Öte yandan CHP'li belediyelere yönelik operasyonlar da gündemin en sıcak başlıklarından biri olmayı sürdürüyor. Son olarak İzmit Belediye Başkanı'nın da tutuklanması siyaset kulislerinde geniş yankı buluyor.
Tam da böyle bir dönemde gözler doğal olarak ana muhalefet partisine (Yeni Parti’nin kurulmasıyla birlikte bu ünvan da ellerinden gitti…) çevriliyor.
Ancak Ankara kulislerinde son günlerde farklı bir değerlendirme yapılıyor. CHP yönetiminin enerjisinin daha çok iç tartışmalara ve parti içi dengelere yöneldiği, ülkenin ekonomik sorunları konusunda ise kamuoyunda beklenen görünürlüğü sağlayamadığı konuşuluyor.
Benim dikkatimi çeken de tam olarak bu.
Kemal Kılıçdaroğlu'nun mahkeme kararıyla genel başkanlık görevine gelmesinin ardından ekonomi, emekli, asgari ücret ve hayat pahalılığı gibi başlıklarda kamuoyunda daha güçlü ve sürekli bir muhalefet dili bekleyenlerin sayısı az değil. Elbette farklı platformlarda açıklamalar yapılmış olabilir. Ancak kamuoyunda oluşan algı, bu başlıkların geri planda kaldığı yönünde.
Siyasette bazen söylenen kadar, söylenmeyen de konuşulur.
Ankara kulislerinde bugünlerde dolaşan en dikkat çekici yorumlardan biri de şu:
"CHP artık iktidara karşı sert muhalefet yerine, kendi iç gündemiyle meşgul bir görüntü veriyor."
Bu değerlendirmeye katılan da var, katılmayan da...
Bunun yanında kulislerde başka yorumlar da dolaşıyor. CHP'nin yeni yönetim anlayışının belediyelere yönelik soruşturma ve operasyonların seyrini etkileyip etkilemeyeceği de konuşulan başlıklardan biri. Ancak bunların tamamı şu aşamada siyasi kulislerde dile getirilen değerlendirmelerden ibaret. Bu konuda kesin bir yargıya varmak için zamanın göstereceklerini beklemek gerekiyor.
Siyasette en büyük güç, vatandaşın gündemini kendi gündemi yapabilmektir.
Bugün vatandaşın gündemi ise çok net:
Geçim sıkıntısı...
Hayat pahalılığı...
Emekli maaşı...
Asgari ücret...
Muhalefetin başarısı da, iktidarın başarısı da, sonunda bu başlıklarda verecekleri sınavla ölçülecek.
Çünkü seçmen, siyasetçilerin kendi aralarındaki tartışmalardan çok, mutfağındaki yangının kim tarafından söndürüleceğine bakıyor.