CHP Genel Başkan Yardımcısı Ulaş Karasu, İstanbul Boğazı’ndaki köprüler ile bazı otoyolların özelleştirileceğine yönelik iddiaları gündeme taşıyarak, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın açıklamalarının kamuoyunu tatmin etmediğini savundu. Karasu, “Gerçeği açıklamıyorlar, milletin malını gizlice satışa hazırlıyorlar. Buna izin vermeyeceğiz” dedi.
Soru önergesine yanıt
Karasu, söz konusu iddiaları TBMM gündemine taşıyarak Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’e yazılı soru önergesi yöneltti. Bakanlıktan verilen yanıtta, 2026 yılı için öngörülen özelleştirme gelirlerinin köprü ve otoyollarla bağlantılı olmadığı belirtildi. Yanıtta, beklenen gelirin geçmiş yıllarda yapılan özelleştirmelerden kaynaklanan taksit ödemeleri ile 2026’da imzalanması planlanan sözleşmelerin peşinatlarından oluşacağı ifade edildi.
Ancak Karasu’nun; son yıllarda yapılan özelleştirmelerden elde edilen toplam tutar, satılan taşınmaz ve araç sayıları ile danışmanlık ve benzeri harcamalara ilişkin ayrıntılı bilgi taleplerinin karşılıksız kaldığı öne sürüldü.
OVP’deki hedefler tartışma yarattı
2026-2028 dönemini kapsayan programda özelleştirme gelirlerinin artırılmasının öngörülmesi, muhalefetin eleştirilerini beraberinde getirdi. Karasu, bu artışın hangi varlıklardan sağlanacağının açık biçimde ortaya konulması gerektiğini belirterek şeffaflık çağrısı yaptı.
“Beş yıllık gelir için uzun vadeden vazgeçiliyor”
Karasu, kamuoyuna yansıyan iddialarda adı geçen köprü ve otoyolların yıllık gelirinin yaklaşık 600 milyon dolar seviyesinde olduğunu dile getirerek, “Kısa vadede elde edilecek bir bedel uğruna uzun yıllara yayılan kamu gelirinden vazgeçildiği görülüyor. Bu yaklaşım kabul edilemez” görüşünü savundu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın geçmiş yıllarda benzer varlıkların değerine ilişkin yaptığı açıklamaları da hatırlatan Karasu, kamu mallarının gelecek kuşakların hakkı olduğunu söyledi. Karasu, “Bu ülkenin birikimlerinin günü kurtarmak için elden çıkarılmasına karşı duracağız” dedi.
Bakanlık ne diyor?
Hazine ve Maliye Bakanlığı ise OVP’de yer alan hedeflerin belirli projelere bağlanamayacağını, özelleştirme takvimi ve yöntemlerinin ilgili mevzuat çerçevesinde yürütüldüğünü ifade ediyor. Bakanlık kaynakları, kamuoyunda dile getirilen bazı iddiaların gerçeği yansıtmadığını savunuyor.
Özelleştirme başlığı önümüzdeki günlerde de siyasetin sıcak gündem maddelerinden biri olmaya devam edecek gibi görünüyor. Tartışmanın merkezinde ise hem bütçe dengeleri hem de kamu varlıklarının geleceği yer alıyor.